Portal
Geri git   Yenidendogus > İslam > Ashab-ı Güzin Efendilerimiz
Portal Forum Kayıt ol [Yardım Masası] Kuran-ı Kerim Dinleme Arapça Dersleri Konularım Cevaplarım Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle

Bayan Sahabeler

Üye Etiketleri


Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 15.05.2006, 08:26   #21
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Aldığı Beğeniler : 23
Beğendiği Mesajlar : 0
Standart

ÜMM-İ HABİBE (r anha)
Ebu Süfyan, kızının odasına girip, Peygamberimizin her zaman oturduğu mindere oturmak üzere iken, Ümm-i Habîbe; Sen bu mübarek yere oturmaya lâyık değilsin diyerek oturmasına mâni oldu.

Ebu Süfyan, kızından bu sözleri işitince, onun dinine bağlılığına hayret etti.
(Her kim her gün oniki rekat nafile namaz kılarsa, o kimse için cennette bir ev hazırlanır) hadis-i şerifini rivayet ettikten sonra buyurdu ki:

- Ben bunu işittikten sonra, o namazları hep kıldım.

Bu nafilelere verilecek sevaplar, farz borcu olmayanlar içindir.

Babası Ebu Süfyan bin Harb vefat ettikten bir müddet sonra, güzel kokular sürünüp, iyi ve yeni elbise giymişti. Etrafındakilere Peygamber efendimizin şu hadis-i şerifini de nakletti:

(İman sahibi bir kadın için, herhangi bir şekilde üç günden fazla matemli bulunmak caiz değildir. Ancak, kocası için, bunun müddeti dört ay ve on gündür.)

Hz. Ümm-i Habîbe, kardeşi Hz. Muaviye'nin hilafeti zamanında hastalandı. Hasta yatağında Hz. Aişe'yi çağırtıp dedi ki:

- Benimle senin ve diğerlerinin arasında münasebetler vardı. Eğer her ne suretle olursa olsun, aramızda hataen bir şey geçmiş ise, senden affetmeni isterim. Affeyle ve hayır duâ ile yâd edip, benim için mağfiret talep et.

Hz. Aişe bu söz üzerine duâ edip buyurdu ki:

- Sen beni memnun etmişsin. Hak teâlâ da seni memnun kılsın.

Medine-i münevverede 664 senesinde yetmişüç yaşında vefat etti.

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 16.05.2006, 15:39   #22
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Aldığı Beğeniler : 23
Beğendiği Mesajlar : 0
Standart

ÜMM-İ HÂNİ (r anha)
Peygamber efendimiz hicretten bir yıl önce Tâife gidip, Tâif halkına bir ay nasîhat edip, onları îman etmeye dâvet etmişti. Tâif halkından hiç kimsenin îman etmemesi ve işkence yapmaları üzerine Mekkeye dönmüştü.

Misâfir geldim

Çok üzgündü ve her taraf düşman doluydu. Bir gece Mekkede Ümm-i Hânînin Ebû Tâlib mahallesinde bulunan evine geldi. Ümm-i Hânî, o zaman îman etmemişti. Peygamber efendimiz kapısını çaldı. İçeriden Ümm-i Hânînin sesi duyuldu:

- Kimdir o?

- Amcanın oğlu Muhammeim, kabûl edersen, misâfir geldim.

- Senin gibi doğru sözlü, emin, asil, şerefli misâfire can fedâ olsun. Yalnız, tesrif edeceğinizi önceden bildirseydiniz bir şeyler hazırlardım. Şimdi yedirecek bir şeyim yok.

- Yiyecek, içecek istemem. Hiçbiri gözümde yok. Rabbime ibâdet etmek, yalvarmak için bir yer bana yetişir.

Ümm-i Hânî, Resûlullahı içeri alıp, bir hasır, bir leğen, ibrik verdi. Gelen misâfire ikrâm etmek, onu düşmandan korumak, Araplar için en şerefli vazife sayılırdı. Bir evdeki misâfire zarar gelmesi, ev sahibi için büyük yüzkarası olurdu.

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 16.05.2006, 15:41   #23
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Aldığı Beğeniler : 23
Beğendiği Mesajlar : 0
Standart

ÜMM-İ HÂNİ (r anha)
Ümm-i Hânî, kocası Hübeyre bin Ebî Vehbin müşrik olması sebebiyle, hicret sırasında îman etmemiş olarak Mekkede kalmıştı. Bu durum Mekkenin fethine kadar devam etti. Mekkenin fethedildiği gün, kocası Necrâna kaçtı.

Ümm-i Hânî ise Kureyş kadınlarından on kişilik bir grupla Peygamberimizin yanına gelip, Müslüman oldu. Vefât tarihi kesin olarak bilinmemekte olup, Hz. Aliden sonra vefât ettiği rivâyet edilmiştir.

Ebû Tâlibin kızı ve Hz. Alinin kızkardeşi olan Ümm-i Hânînin asıl adı Fakite idi.

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.05.2006, 16:30   #24
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Aldığı Beğeniler : 23
Beğendiği Mesajlar : 0
Standart

ÜMM-İ HİRAM (r anha)
Ümm-i Hiram, Enes bin Malik in teyzesidir. Resulullahın da teyzeleri tarafından akrabasıdır. Cahiliyye devrinde Amr bin Kays ile evlendi. İman ile şereflenip, müslüman oldu. Kocası iman etmeyince, ayrıldılar. Ondan Kays ve Abdullah adında iki oğlu oldu. Müslüman olduktan sonra, ensarın büyüklerinden Ubade bin Samit ile evlendi. Bundan da Muhammed adında bir oğlu oldu.

Gazaya giderler

Ümm-i Hiram in Medine-i Münevveredeki evini, Resulullah efendimiz sık sık ziyaret ederdi. Ümm-i Hiram da bundan çok memnun olur ve çok ikramda bulunup, hizmet etmekle şereflenirdi.

Yine Resulullah efendimiz evine teşrif etmiş ve istirahat için evinde uyumuştu. Bir müddet sonra Peygamber efendimiz gülümseyerek uyandılar. Bunun üzerine Ümm-i Hiram sordu:

- Ya Resulallah! Niçin güldünüz?

- Ey Ümm-i Hiram! Ümmetimden bir kısmını gemilere binmiş hâlde, kâfirlerle gazaya giderlerken gördüm.

- Ya Resulallah! Duâ et, ben de onlardan olayım!

Peygamberimiz de onun bu arzusunu geri çevirmeyip, kabul etti ve şöyle duâ buyurdular:

- Ya Rabbi! Bunu da onlardan eyle

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.05.2006, 16:32   #25
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Aldığı Beğeniler : 23
Beğendiği Mesajlar : 0
Standart

ÜMM-İ HİRAM (r anha)
Ümm-i Hiram, Resulullah efendimizin vefatından sonra, kocası Ubade bin Samit Şam a gönderilen ilmî heyet içinde olduğundan, Humusa yerleştiler.

Seksenaltı yaşında idi

Halife Hz. Osman in izniyle, 647 yılında Hz. Muaviye, Kıbrıs adasındaki insanların da saadete kavuşmaları, cehennemden kurtulmaları için bir deniz seferi düzenledi. Bu sefer, müslümanların ilk denız savaşıydı. Bu sefere gönüllü seçilen kimseler arasında eshab-ı kiramın ileri gelenleri de vardı. Bunlar arasında Hz. Ebu Zer, Hz. Ebüdderda, Hz. Ubade bin Samit ve hanımı Ümm-i Hiram da vardı.

Hz. Muaviye, bu orduya Hz. Abdullah İbni Kays ı kumandan tayin etti. Deniz yoluyla yolculuk başladı. Hz. Ümm-i Hiram, seksenaltı yaşında olmasına rağmen, bu zahmetli yolculuğa katlanıyor, oradaki insanlara İslâmiyeti bildireceklerini, onların da kurtuluşa, saadete kavuşacaklarını düşünerek, teselli buluyordu.

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 29.05.2006, 15:55   #26
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Aldığı Beğeniler : 23
Beğendiği Mesajlar : 0
Standart

ÜMM-İ RUMAN (r anha)
Ümm-i Ruman, Yemen'de, Abdullah bin el-Haris-i Ezdî ile nikahlandı. Peygamberimizin davetinden önce, Yemen'in Serat şehrinden Mekke'ye göç ettiler. Tufeyl adında oğlu, bundan oldu. Kocasının vefat etmesi üzerine, Hz. Ebu Bekir ile evlendi.

Bu evlilikten Hz. Aişe-i Sıddıka ve Abdurrahman adında iki çocuğu oldu. İslâm dini tebliğ edilmeye başlayınca, kocası Hz. Ebu Bekir ile beraber müslüman oldu.

Sana gizli değildir

Hicretten sonra Medine-i Münevvereye hicret ettiler. Kızı Hz. Aişe, burada Resulullah efendimiz ile evlendi. Peygamber efendimizin kayınvalidesi olmakla şereflendi.

Ümm-i Ruman'in faziletleri çoktur. Peygamber efendimiz, onu cennetle müjdelemiş ve buyurmuştur ki:

(Her kimi, cennet hurilerinden birine bakmak sevindirirse, Ümm-i Ruman'a baksın!)

Yine hakkında mağfiret diledikten sonra buyurmuştur ki:

(İlâhî! Ümm-i Ruman'ın, senin yolunda ve Resulünün uğrunda çektiği sıkıntılar sana gizli değildir.)

Ümm-i Ruman, Resulullah efendimizi çok severdi. Kızı Hz. Aişe'nin, Resulullaha gelin olmasına pek taraftar olup, gerçekleşmesine de çok memnun oldu

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 29.05.2006, 15:57   #27
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Aldığı Beğeniler : 23
Beğendiği Mesajlar : 0
Standart

ÜMM-İ RUMAN (r anha)
Çok iyilik ve ikram severdi. Hadis-i şerif ile övüldü.

Hicretin altıncı senesinde, müslümanların eshab-ı Soffaya yemek gönderdikleri bir sırada, Hz. Ebu Bekir, Eshab-ı Soffadan bazılarını eve gönderdi. Kendisi de Resulullah efendimizin yanında kaldı. Geç vakitte evine döndüğünde, Ümm-i Ruman sordu:

- Misafirleri gönderdin de, kendin nerede kaldın?

Hz. Ebu Bekir buyurdu ki:

- Yoksa onlara yemek yedirmedin mi?

- Abdurrahman ile yemek gönderdim. Ancak onlar, sen gelmedikçe yemek yemeyeceklerini söylemişler.

Sonra hazırlanan yemeği yemeye başladılar. Hz. Ebu Bekir'in oğlu Abdurrahman der ki:

- Yemin ederim ki, aldığımız her lokmanın altından yeni bir lokma çıkıyordu. Nihayet hepimiz doyduk, ancak yemek önceki gibi, aynen duruyordu.

Gönderdiğim gibi duruyor

Bu hâli gören Hz. Ebu Bekir sordu:

- Bu nedir ey Ümm-i Ruman?

Ümm-i Ruman dedi ki:

- Efendim, yediğiniz yemek gönderdiğim gibi aynen duruyor.

Bunun üzerine kalan yemeği Resulullah efendimize gönderdiler.

Ümm-i Ruman'in ismi Zeynep, künyesi Ümm-i Ruman olup, bununla meşhurdur. Nesebi; Ümm-i Ruman Zeynep binti Amir Kinaniyye-i Firasiyye'dir. Kinane kabilesinin Benî Firas koluna mensuptur. Yemenlidir.

Ümm-i Ruman 630 senesinde, Medine-i Münevverede vefat etti. Resulullah efendimiz, cenaze namazını kıldırıp, defninde bulundu. Kabre bizzat Resulullah efendimiz indirdi.

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 29.05.2006, 17:21   #28
fzehra
Onursal Üye
 
fzehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.08.2005
Nereden: İstanbul
İletiler: 9.551
Aldığı Beğeniler : 1432
Beğendiği Mesajlar : 2619
Standart

ALLAH cc ebeden razi olsun kardeşim çok güzel konulari işliyorsunuz
__________________


fzehra.blogcu.com

fzehra isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.05.2006, 04:13   #29
Onur
˚͜˚

 
Onur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.10.2005
Nereden: Karaman
İletiler: 7.719
Aldığı Beğeniler : 3101
Beğendiği Mesajlar : 971
Standart

Allah razı olsun bol paylaşımlarınız için teşekkürler..
__________________
İletişim:
Yönetim : www.yenidendogus.net/forum/iletisim
Şahsi : onur{at}windowslive.com

Onur isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.05.2006, 08:18   #30
Necmeddin
Onursal Üye
 
Necmeddin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2006
Nereden: Batman
İletiler: 10.533
Aldığı Beğeniler : 5146
Beğendiği Mesajlar : 120
Standart

abi bu faydalı bilgilerin için ALLAH seni kevser havuzunun başında S.A.V ile beraber olan muttakilerden etsin....ALLAH razı olsun senden ve tum ümmeti MUHAMMED s.a.v den..
__________________

Necmeddin isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Cevapla

Seçenekler
Stil



Konu Etiketleri
http wwwyenidendogusnet forum ashab y guezin efendilerimiz 5764 bayan sahabeler 3html , byan sahabeler , bayan sahabeler ,


Saat : 07:10 |

Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Beta 1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
Yandex.Metrica