Portal
Geri git   Yenidendogus > İslam > Büyük Şahsiyetler
Portal Forum Kayıt ol [Yardım Masası] Kuran-ı Kerim Dinleme Üye Listesi Konularım Cevaplarım Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle

Humeyni kimdir?

Esselamun aleyküm ve rahmetullah “Dünyanın her tarafında İslam’ın izzet ve şerefi için mücadele eden aziz gençlerin el ve pazılarından öperim” (Ruhullah Musevi el Humeyni) Yirminci yüzyılın son çeyreğinde dünya görkemli bir devrim ve o devrimin

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 05.07.2008, 09:27   #1
PeygamberGülü
سَيِّد مُجْتَبيٍ جَيْلاَن
 
PeygamberGülü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.02.2008
Nereden: اَهْلِ قُبُرْ
İletiler: 382
Teşekkürler: 208
147 Mesajına 282 kez Teşekkür Edildi
Standart Humeyni kimdir?

Esselamun aleyküm ve rahmetullah

“Dünyanın her tarafında İslam’ın izzet ve şerefi için
mücadele eden aziz gençlerin el ve pazılarından öperim”
(Ruhullah Musevi el Humeyni)
Yirminci yüzyılın son çeyreğinde dünya görkemli bir devrim ve o devrimin önderiyle tanışıyordu: İmam Humeyni…1979’da, “Devrimler çağı bitti” denilen bir zamanda iki bin beş yüz yıllık şehinşahlık rejimi, emperyalistleri büyük bir kaygıya sevk ederek yerle bir oldu.

İran İslâm Cumhuriyeti kurucusu, İmam Humeyni, 24 Eylül 1902’de Humeyn şehrinde doğdu. Asıl ismi Ruhullah Mustafavî olan, ancak Musevî-yi Humeyni olarak tanınan İmam Humeyni’nin babası, zamanın ulemasından sayılan Seyyid Mustafa idi. Beş aylık iken babası dönemin hükümetine yakın yerel güçler tarafından öldürülen imam, on beş yaşlarında iken annesini de kaybetmiştir.
Küçük yaşlardan itibaren dinî medreselerde temel dersleri (Arap dili ve edebiyatı, mantık, fıkıh ve usul) almaya başladı ve Mirza Mahmut İftiharu’l-Ulema, Hac Mirza Necefî-yi Humeynî, Ayetullah Şeyh Ali Muhammed Burucerdî, Ayetullah Muhammed Gulpayganî ve Ayetullah Abbas Erakî gibi bölgenin büyük ulema ve hocalarından dersler alarak 1919 yılında Erak İlmiye Medresesine girdi. Burada birçok dersleri okuduktan sonra Kum İlmiye medresesine geçerek felsefe ve ahlak derslerini, Ayetullah Şahabadî ve Seyyid Ebu’l-Hasan Hakîm Kazvinî ve Hac Mirza Cevad’ın yanında okudu. Fıkıh ve usul derslerini ise Ayetullah Abdulkerim Hairî ve Ağa Mir Seyyid Ali Kaşanî’den aldı. Bu derslerde çok başarılı olarak kısa zamanda ictihad derecesine ulaştı.
İmam Humeyni, Hicri 1339 yılında Abdulkerim Hairî’nin vefatından sonra artık kendisi felsefe ve ahlak derslerinde Kum’un ünlü ulemasından biri olmuş; daha sonraları ise fıkıh ve usul derslerinin de ünlü hocaları arasında yer almıştır. O dönemde hükümet karşıtı olan şahsiyetlerle irtibat halinde olan İmam Humeyni, genç yaşına rağmen Şah Rıza Pehlevî ve İslam dışı uygulamalarına karşı çıkıyordu. Hairî’den sonra Kum’un önde gelen âlimlerinden Ayetullah Burucerdi’ye bir süre güncel meseleler hususunda yardımcı olan İmam Humeyni, o zatın da vefat etmesinin ardından, Kum Medresesi ve ilmî çevrelerde "Ayetullahi’l-Uzma" olarak tanındı.
1958’de Eyalet ve Vilayet Cemiyetlerinin kurulması ve Şah’ın "Altı maddelik tasarıları"nın ortaya konulmasıyla, Şah rejimi aleyhine şiddetli mücadelesini başlattı. 5 Haziran 1961’de meydana gelen kanlı olaylardan sonra rejim aleyhine yaptığı bir konuşma sonucu tutuklanarak Tahran’daki İşretâbâd askeri ceza evine konuldu.
Serbest kaldıktan bir yıl sonra, şahın “Ak Devrim” dediği kapitülasyon tasarısı aleyhine yaptığı şiddetli muhalefetin ardından tekrar tutuklandı. 4 Kasım 1965’te Türkiye’ye sürgüne gönderildi. Bir süre sonra İmam Humeyni, Türkiye’den Irak’a geçti ve bu, Irak’ın Necef kentinde talebe yetiştirmekle meşgul olacağı on beş yıllık uzun bir sürgünün başlangıcıydı.
İmam’ın oğlu Seyyid Mustafa’nın Şahın gizli istihbarat servisi (savak) tarafından öldürülmesinin ardından İran’da karışıklıklar meydana geldi. Şah rejiminin aleyhine bir ayaklanma başlatıldı. İmam Humeyni’nin önderliği altında yürütülen bu hareketler sonucunda İmam, Irak’tan Fransa’nın başkenti Paris kentine geçti. 1 Şubat 1979’da Şah’ın İran’dan kaçmasının ardından İmam Humeyni on beş yıllık bir sürgünün ardından büyük bir karşılama ile İran halkına İslâm Cumhuriyetini hediye olarak getirerek İran’a döndü. Onun dönüşü devrimin gidişatını daha da hızlandırdı ve kukla Şahpur Bahtiyar hükümeti devrildi. 11 Şubat 1979’da İmam Humeyni’nin başlattığı uzun mücadele zafere ulaştı ve halkın büyük desteği ile Şah rejimi tarihe karışarak yerine İran İslâm Cumhuriyeti kuruldu.

Devrim, dostlar kadar düşmanlar da edinmişti. Irkçı, solcu ve komünist çevreler ilk günlerin ardından şiddetli bir muhalefet başlattılar. Herkes ideolojisine uygun bir idare şekli istiyordu. Buna karşılık İmam Humeyni İslam Cumhuriyeti ilan edileceğini söyledi. Anayasa, İslami esaslara uygun olarak hazırlanacaktı.

Suikastlar başladı. Devrim, öncü kadrolarının çoğunu kısa sürede kaybetti. Bu yetmezmiş gibi ABD ve diğer emperyalistlerin desteğini alan Saddam, İran’a savaş açtı. İç karışıklıklarla uğraşan İran, Irak karşısında fazla tutunamadı. Irak ordusu ilerlerken her tarafı yakıp yıktı. Hürremşehir ve Abadan yerle bir olmuştu.

İçte münafıklar, dışta savaş ve ambargolarla boğuşan İran ordusu buna rağmen toparlanıp karşı saldırıya geçti. Saddam yenilmeye başladı. Batılılar İran’ı barışa zorlamak için Saddam’a kimyasal silahlar verdiler. Halepçe ve Huvayziya bataklığında büyük katliamlar yaşandı. İmam Humeyni “Zehirli kadeh” diye tarif ettiği ateşkesi kabul etmek zorunda kaldı.

Savaş bitmiş; ama geride bir milyonu aşkın ölü, milyonlarca yaralı ve yıkım kalmıştı.

Vefatının ardından gazeteler, “Bir diktatörün ölümü” şeklinde başlıklar attılar. Ama dünyada hiçbir diktatörün ardından milyonlarca insan gözyaşı dökmemişti. Cenazeye katılanlarla ilgili rakamlar on milyonla on altı milyon arasında değişiyordu.

İmam Humeyni, dünyada Müslümanlarca çok sevilen ve İslam düşmanlarınca çok nefret edilen liderlerden biriydi; ama herhalde vefatına en çok İsrail ve ABD sevinmişlerdi. İmam Humeyni’ye göre ABD yeryüzünde en büyük kötülük odağıydı ve “Büyük şeytan” ismini hak ediyordu. Şahlık rejimi zamanında İran, ABD’nin orta doğudaki en önemli jandarmasıydı. İran’ın tüm zenginlikleri ABD tarafından sömürülüyordu; öyle ki devrimin olduğu sene ABD ekonomisi ciddi bir kriz geçirmiş, enflasyon % 19’lara fırlamıştı.

Büyük şeytanın gayri meşru çocuğu İsrail ise ciddi bir düşmanla karşı karşıya kalmanın telaşını yaşıyordu. İmam Humeyni, Filistin konusunu ümmetin ve dünyanın gündeminde tutma konusunda ciddi çabalara girişiyordu. İsrail’i korkutan şey, İmam’ın çabalarının siyasi prim yapmak ya da milliyetçi kaygılar taşımamasıydı. İsrail için orta doğudaki kukla diktatörlüklerle uğraşmak hiç de zor değildi oysa. Yaşından beklenmeyen bir mücadeleci ruha sahipti. Şöyle diyordu: “Küfür ve şirk varoldukça mücadelemiz devam edecek. Mücadele varoldukça biz de varolacağız. ”

İmam Humeyni, tebliğ, hicret, fetih ve devrimle görevini ifa etti. Sovyet lideri Gorbaçov’a gönderdiği mektup, siyasi kişiliğini ve ilmi derinliğini göstermesi; Komünizmin bittiğini görmesi, ferasetini göstermesi açısından önemlidir. Antiemperyalist duruşu, tavizsiz kişiliği ile ümmete devrimci bir miras bırakmıştır. Siyasi bir konuşmasında söylediği şu sözler zihin dünyasını açıklaması açısından önemlidir: “İslam peygamberinin komprador camilerine ve süslü minarelere ihtiyacı yoktur. O, bağlılarının şeref ve azametini istemektedir ki o şeref ve azamet istikbarın uşağı rejimlerce ayaklar altına alınmıştır.”

İmam Humeyni’yi mezheplerin dar kalıpları içinde değerlendirmek büyük bir haksızlık olacaktır. Evet, o, yetiştiği kültür itibariyle bir Şia âlimidir; ama doğu ve batı blokları arasında İslam’ın sesini yükseltmiş, inkılabi ruhun dirilişine büyük katkısı olmuştur. Yaşamında ise son derece mütevazi bir insandır İmam Humeyni. Basit bir evde oturur, sade yaşardı. Eserleri genellikle ahlaki hastalıklar ve manevi gelişimle ilgiliydi.

İmam Humeyni, gençlerle ilgilenir, onların inkılâpçı ruh kadar manevi gelişmeye de ihtiyaçları olduğunu söylerdi. Gençlere bazı nasihatlerini tekrarlayarak onu rahmetle yâd ediyoruz.
1- Beş vakit namazı vaktinde kılın, gece namazı da kılmaya çalışın
2- Vacipleri yerine getirip, haramlardan uzak durun.
3- Pazartesi ve Perşembe günleri mümkün oldukça oruç tutmaya çalışın.
4- Çok fazla uyumayın ve Kur 'an-ı Kerim'i çokça okuyun.
5- Sözünüzde durun ve anlaşmalarınıza önem verin.
6- Sade ve gösterişten uzak giyinin.
7- Yoksullara yardım edip, her gün sadaka vermeye çalışın.
8- Çok masraf edilmiş lüks toplantılara katılmayın, kendinizde böyle toplantılar düzenlemeyin.
9- Çok konuşmayın, çok dua edin.
10- Kendinizi bilgi yönünden geliştirin, dini konuşmalara katılın.
11- Yaptığınız iyilikleri unutun ve geçmişte işlemiş olduğunuz günahları hatırlayın...
İmam Humeyni devrimin zaferinden on yıl sonra, 4 Haziran 1989’da Tahran’da vefat etti. Allah rahmet etsin.

__________________
"Kalbine Muktedir olmayan nefsine Muktedir olamaz."(S.M.G)


PeygamberGülü isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 2 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
enqin (05.07.2008), kalkan_yumruk (13.07.2013)

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 21.06.2013, 09:34   #2
Berceste
Dert etme' Dua et'
 
Berceste - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.10.2009
İletiler: 7.766
Teşekkürler: 8.388
4.748 Mesajına 7.261 kez Teşekkür Edildi
Standart

__________________




'O, sevgilisinin rengine boyanmıştır, artık solmaz '
"aşıktır,
artık ölmez...''
[Necip Fazıl Kısakürek]






Berceste isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Var Son İleti
Şah-ı Nakşibendi Kimdir ? Hekimoglu Büyük Şahsiyetler 11 28.03.2011 22:17
Fakir kimdir? Necmeddin Tasavvuf 5 31.03.2008 05:24
Akıllı ve Abîd kimdir ? Necmeddin Dini Içerikli Yazılar 5 28.02.2008 11:16
Sufi kimdir? rumeysa Dini Içerikli Yazılar 5 11.06.2007 12:03
iyi insan kimdir??? mabed Dini Içerikli Yazılar 2 14.06.2006 22:49


Konu Etiketleri
humeyni kimdir , , humeyni , humeyni kim , imam humeyni kimdir , humeyni devrimi , humeyn kimdir , , , ,


Saat : 13:58 |

Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tesettür
Yandex.Metrica