Portal
Geri git   Yenidendogus > İslam > Büyük Şahsiyetler
Portal Forum Kayıt ol [Yardım Masası] Kuran-ı Kerim Dinleme Üye Listesi Konularım Cevaplarım Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle

Veysel Karani Hz.

Baykan İlçesinin en önemli özelliği, büyük zatlardan olan Hz. Veysel Karaninin türbesinin İlçenin 8 Km. güneybatısında bulunan Ziyaret Beldesinde bulunmasıdır. Türbenin burada olması nedeniyle binlerce insan İlçeye akın etmekte ve İlçeyi canlandırmaktadır. Türbesinin İlçede olması

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 15.05.2006, 08:29   #1
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Teşekkürler: 0
19 Mesajına 23 kez Teşekkür Edildi
Standart Veysel Karani Hz.

Baykan İlçesinin en önemli özelliği, büyük zatlardan olan Hz. Veysel Karaninin türbesinin İlçenin 8 Km. güneybatısında bulunan Ziyaret Beldesinde bulunmasıdır. Türbenin burada olması nedeniyle binlerce insan İlçeye akın etmekte ve İlçeyi canlandırmaktadır.
Türbesinin İlçede olması nedeniyle burayı önemli bir ziyaret merkezi haline getiren Hz. Veysel Karaninin 555-560 yılları arasında doğduğu tahmin edilmektedir. Doğum yeri Yemenin Karen Köyüdür. Soyu Yemen Kabilelerinden Muradoğullarından gelmektedir. Babasının ismi Amirdir. Kendisinin asıl ismi Üveys Bin Amir-i Karenîdir. Karen Köyünün bir mutlu seherinde dünyaya gelen küçük Üveys, Muradoğullarından Amirin mütevazı evini mutlulukla doldurur. Dört yaşında iken babası vefat eder. O, annesinin başka kimsesi bulunmadığından bin bir güçlükle herhangi bir tahsil görmeden, semavi dinlere ve kitaplara ait herhangi bir bilgisi olmadan büyür.
Üveys büyüdükçe kendisinde doğuştan mevcut olan Tek Tanrıya İnanç hissi de gelişir. Onu kimse anlamaz, söylediklerine güler, alay ederler. Kendisini anlayan, dinleyen, derdine ortak olan tek insan annesi idi.
Gönlü ulvi hislerle kaynaşan ve artık çalışıp annesine bakabilecek çağa gelen genç Üveys, bir iş aramaya koyulur. Sonunda kendisine en uygun işi seçer. Kendisiyle alay eden, kendisini anlamayan insanlardan uzaklaşmak ve endi iç dünyasıyla başbaşa kalabilmek için deve çobanlığı yapmaya başlar.
Hz. Veysel Karani deve çobanlığı yapmaya başlayınca ihtiyar ve hasta annesi olmasa deve otlattığı sakin vadilerden Karene inmeyi hiç istememektedir. Kendi uzletgahında Allah ile başbaşa kalmaktan bir an olsun ayrılmak istememektedir. Artık Hz. Veysel Karaninin ufku öyle geniş, aydınlık, gönlü öyle duyarlıdır ki, her an bir kurtarıcının haberini beklemektedir.
Ve beklediği kutlu haber çok geçmeden kendisine ulaşır. Bu haber Allahın son Peygamberi Hz. Muhammedin zuhur ettiği ve insanları Hak Dine davet ettiği haberidir. Hz. Veysel Karani bf haberi duyunca hiç kimsenin irşad ve teşviki olmadan Müslüman olur, İslama ve Hz. Muhammede gönülden bağlanır. Annesine de Kelime-i Tevhidi bizzat kendisi öğretir.
Hz. Veysel Karani Müslüman olunca yüce peygamberin nurlu yüzünü görebilmek aşkıyla yanar tutuşur. Hz. Veysel Karani, Allah Resulünü görme arzusunu birkaç defa pek sevdiği annesine açarsa da, çok ihtiyar ve âmâ (kör) olan annesi, kendisine bakacak kimse olmadığından izin vermez. Hz. Veysel Karaninin yaşı kırın üzerine gelir. Oğlunun gönlünde patlayan yanardağları çok iyi hisseden anne, çaresiz Ancak Medineye gidip hemen gelmek, Hz. Peygamberi orada bulamayacak olursa teşriflerini beklemeden dönmek. Şartıyla kendisine izin verir.
Gönlü Allah aşkıyla, Peygamber muhabbetiyle dolu olan Hz. Veysel Karani, izin alınca durmaz ve Medine yollarına koyulur. Issız vadiler, dağlar, tepeler, kızgın çölleri aşar ve Peygamber beldesi Medineye ulaşır. Hz. Peygamberin evine giden Hz. Veysel Karani, Peygamberimizi evde bulamaz. Peygamber Efendimiz o sırada Tebük Seferindedir. Peygamberimizi bulamayınca çok üzülür. Hz. Veysel Karani, annesine verdiği sözü hatırlar. Hz. Aişe (R.A.)ye - Kainatın efendisine selamımı söyleyiniz. Cennet sabahlarını andıran mübarek yüzlerini doya doya görmek isterdim. Lütfen, içimin aşk-ı Muhammedi (S.A.V.) ile yandığını, gönlümün bitmez niyazını bildiriniz. Diyerek ayrılır ve tekrar Yemen yolunu tutar.
Peygamber Efendimiz seferden dönünce Hz. Aişeye şöyle hitap ettiler:
- Ya Aişe, evimize hangi ulu kişi geldi? Bu Rahmani kokular, bu İlahi lezzet nedir?
Ey Allah in Resulü; Yemen Oymağından Karen Köyünden Üveys adında bir zat sizi ziyarete geldi. Mukaddes Cemâlinizin bağrı yanık aşıklarındanmış. Zat-ı âlinizi bulamayınca çok üzgün bir halde ayrıldı. İşte o adam gittikten sonra evin içinde bu ulvi kokuları hissettim.

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 15.05.2006, 08:32   #2
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Teşekkürler: 0
19 Mesajına 23 kez Teşekkür Edildi
Standart

Ya Aişe, sen o zatı gördün mü?
Evet ey Allahın Resulü. Sağ gözümün ucu ile baktım.
Öyleyse o gözünü bende ziyaret edeyim. Görüşün ve gördüğün mübarek olsun.
Bir müddet sonra Mescid-i Nebeviye geçen Resulullah, Sahabelerine seslendiler;
Müjdeler olsun, Üveysi gören gözü ziyaret ettim, gelin siz de benim gözümü ziyaret edin.
Ve buyurdular; Bana Yemen tarafından rahmani kokular geliyor. Şüphesiz tabiinin en hayırlısı Üveystir.
Resulullah son hastalıklarında Hz. Ömer, Hz. Ali ve Hz. Aişeye vasiyet buyurdular :
Benden sonra arkamdaki hırkamı, Üveyse veriniz.
Yine Resulullah buyurdular :Benim ümmetimde Üveys adında bir kişi vardır. Kıyamet gününde Rebia ve Mudar Kabilelerinin koyunları tüyü sayısınca günahlı kişilere şefaat edecektir.

Resulullahı göremeden tekrar Karene dönen Hz. Veysel Karani yine deve çobanlığı yapmaya devam eder. Yine Karen halkı ona divane gözüyle bakar ve Onunla alay ederlerdi. O yine herkesten uzak kendi uzletgahında ibadetleriyle meşgul olur, gönlü Allah aşkı, Peygamber sevgisiyle dolar taşardı.
Peygamberimizin vefatından sonra Hz. Ali ve Hz. Ömen Üzeys Hz.ni bulur ve Peygamberimizin vasiyeti üzerine Hırka-i Şerifi Hz. Veysel Kananiye verirler. Peygamberimizin hırkasının Hz. Veysel Karaniye verilmesinden sonra ve Peygamberimizin Onun hakkındaki övgülerinin duyulmasından sonra Hz. Veysel Karaninin gözünde değeri artar, herkes ona hürmet eder.
Annesi vefat etmiş bulunan Hz. Veysel Karaninin yüceliği bu hadiseden sonra Karende bilindiği ve kendilerine olan hürmet arttığı için köyden ayrılırlar. Kûyeye giderler.
Hz. Veysel Karaninin Kûye ve Basra taraflarındaki hayatı da eskisi gibi yine ıssız vadilerde, tabiatın kucağında ve kendi uzletgahında Hakka niyazla geçmektedir.
Hz. alinin halifeliği sırasında iki Müslüman grup arasında çıkan Sıffin Savaşının hazırlıkları esnasında Hz. Ali tarafında, safında savaşa katılması ricasıyla Medineye davat edilirler. Memnuniyetle bu davete icap eden Hz. Veysel Karani hemen Medineye hareket ederler, daha sonra da Hz. Alinin yanında Sıffin Savaşına katılırlar.
Sıffin Savaşı esnasında Veysel Karanide yaralanarak, Hicretin 37. Senesinde (Miladi 657) Şevval ayının 18. günü Fırat Nehri kenarında savaş meydanında şehit olur.
Sıffin Savaşında şehitlerin büyük çoğunluğu savaşın olduğu yerde toprağa verildi. Şehitlerini memleketlerine götürmek isteyenler için tabutlar yaptırıldı. Şehitlerin içinde Hz. Veysel Karanide vardı. Mübarek naaşı için üç ayrı kabile toplanmış ve sahip çıkmışlardır. Şehit birdi, ancak sahipleri üçtü. Saatlerce tartıştılar. Ne var ki, hiçbir kabile diğerini tatmin edip inandıramadı. Sonunda iş Hz. Aliye ulaşınca O, olayı islami açıdan anlatmaya çalıştı. Hz. Veysel Karaninin köken itibariyle Yemenli olduğunu ve Yemenlilere verilmesi gerektiğini belirtti. Ancak, diğer iki kabile bu teklife razı olmadılar. Hz. Ali kura çekme teklifinde bulundu ise de buna da razı olmadılar. Bunun üzerine Hz. Ali Peki, dedi... Veysel Karaninin mübarek naaşını ben korumaya alıyorum... Yarın görüşürüz. dedi ve her üç kabile başkanları dağıldılar. Hz. Veysel Karani son kerametini gösterdi ve sabah kalktıklarında her üç kabilenin tabutlarında da göründü. Her kabile birbirinden habersiz naaşın kendilerine verildiğini zannederek sessizce naaşı alarak, biri Yemen yolunu, biri Şam yolunu, biri de Bitlis yolunu tuttu.
Allah aşkının potasında eriyen Veysel Karani Hz.nin kerameti böylece yeni olayların çıkmasını önler. Rivayetler Onun şahadetini ve kerametini böyle anlatır. Ancak, her şeyi bilen yüce Allahtır. Onun defni ve mezarıyla ilgili anlatılanlar birer rivayete dayanır. Nereye ve nasıl defnedildiği konusunda kesin bir bilgi yoktur. Nerede olduğunu ancak yüce Allah bilir.

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.05.2006, 09:16   #3
peri
Yenidendogus Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01.12.2005
İletiler: 952
Teşekkürler: 0
7 Mesajına 7 kez Teşekkür Edildi
Standart

VEYSEL KARANİ


Rumda, Acemde aşık oldum
Yemen İllerinde Veysel Karani
Enbiya sevdi ve dostum dedi
Yemen illerinde Veysel Karani

Anasından doğdu dünyaya geldi
Melekler altına kanadın yaydı
Resulün hırkasın, tacını giydi
Yemen illerinde Veysel Karani

Erenler önünde kemer belinde
Aknurdan beni var o sağ elinde
Üveys sultan derler Hak divanında
Yemen illerinde Veysel Karani

Sabah ibadetin yapar giderdi
Gizlice Rabbine niyaz ederdi
Anın işi gücü deve güderdi
Yemen illerinde Veysel Karani

Bin deveyi bir akçeyi güderdi
Anın da nısfını zekat ederdi
Develer bilesine tevhid ederdi
Yemen illerinde Veysel Karani

peri isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.05.2006, 10:58   #4
ExELaNcE
Sonsuzluk Yolcusu
 
ExELaNcE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.09.2005
İletiler: 3.490
Teşekkürler: 15
71 Mesajına 109 kez Teşekkür Edildi
Standart

Rasulullah'ı görmeden sevenlerin belkide numunei temsil kişisi..
Allah razı olsun güzel yazınız için..
bu yazı hasebiyle veysel karani için sizlere slayt hazırladım..

TIKLA
__________________

Ölüler gibi donmuş bizlere de Belki Mescid-in ateşinden bir köz düşer de Buzlarımız çözülür
ey yahudi..
Sezai Karakoç

ExELaNcE isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.05.2006, 13:28   #5
hakan_48
Yenidendogus Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22.09.2005
İletiler: 580
Teşekkürler: 1
8 Mesajına 12 kez Teşekkür Edildi
Standart

Allah razı olsun kardeşim o degilmi efendimiz (s.a.v.)mübarek dişleri uhutta şehit olunca aynı acıyı hissetmek için hangisi hangisi diye diye bütün dişlerini kıran. Rabbim bu güzel inasnın şefatine bizleride dahil etsin

hakan_48 isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 16.05.2006, 06:48   #6
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Teşekkürler: 0
19 Mesajına 23 kez Teşekkür Edildi
Standart

ALLAH razı olsun kardeşim o degilmi efendimiz (s.a.v.)mübarek dişleri uhutta şehit olunca aynı acıyı hissetmek için hangisi hangisi diye diye bütün dişlerini kıran. Rabbim bu güzel inasnın şefatine bizleride dahil etsin

amin.

ALLAH cümlemizden razı olsun.

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 16.05.2006, 06:51   #7
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Teşekkürler: 0
19 Mesajına 23 kez Teşekkür Edildi
Standart

Hz. Veysel Karani, dünyanın batıl inançlarla karanlık içinde yüzdüğü bir dönemde, İslamın doğuşundan önce Yemenin Karen Köyünde bu aleme gözlerini açan bir velidir. Hem de velilerin öncüsüdür. Doğuşunda gönlünü ışıklandıran tek Allah inancı daha çocukluk yıllarında başlamış, olgunluk çağına geldiğinde bu inanca Peygamber sevgisi eklenince, iç aleminde dış alemleri görür pencereler açılmıştır. Okul görmediği, bir harf bilmediği halde yüce Allah ona gayb alemlerini açmıştı. Hiçbir öğretmene gerek duymadan gizli hazinelerini öğrenmek ve görmek mutluluğunu bağışlamıştır.
Onun zengin gönül ikliminde sürekli olarak Allaha ve yüce Peygamberine sevgi çiçekleri yeşermişti. Hz. Peygamber daha dünyayı aydınlatmadan yıllar önce tek tanrı görüşüne ve peygamberin geleceğine inanmış olması, Onun erdem dolu niteliklerinin en üstünüydü.
Alemler serdarı Hz. Peygamberi dünya gözüyle görmeden Ona aşık olmuştu. Onu görebilmek iştiyakıyla doluydu. Ne var ki, gönül gözüyle her zaman gördüğü Hz. Peygamberi dünya gözüyle görememiştir.
Hz. Peygamberin " Cennet anaların ayakları altındadır. Hadisi ile buyurduğu anne sevgisinin kutsallığını, yatalak annesine bir ömür boyu gösterdiği üstün hizmet ve ilgisiyle, insanoğluna en güzel örneği hiç kuşkusuz Veysel Karani Hz. vermiştir.
Hz. Veysel Karaninin tabiinin en ulusu olduğu, Allah ve Resulü nezdinde çok sevilen bir kişi olduğu, gerek Peygamber efendimizin hadislerinden, gerekse İslam alimlerinin ortak yorumlarından anlaşılır.
Veysel karani Hz.nin hayatı, derinliklerine erişilmeyen bir ummandır. Bütün yaşamını deve çobanı yanında ibadet ve itaatle sürdürmüştür

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 16.05.2006, 06:52   #8
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Teşekkürler: 0
19 Mesajına 23 kez Teşekkür Edildi
Standart

Allahın bahşettiği eşsiz yüceliği de Peygamberin hırkasının kendisine verilmesinden sonra anlaşılabilmiştir. Böylece o güne kadar deli divane olarak görülen Veysel Karani Hz. halkın gözünde kutsallaşmış, gönüllerde layık olduğu altın tahta oturmuştur.
Allahın velileri her zaman insanların gönlünde taht kurmuştur. Onları her toplum kendilerine mal etmek istemiştir. Sahip çıkmışlardır. Kendileri tek olduğu halde Anadolumuzun birçok yerinde makamları bulunmaktadır.
Hz. Peygamber bir hadisinde;
Beni ziyaret etmek imkanına erişemediğinizde, kardeşim Veysel Karaniyi Makamını-ziyaret ediniz. buyurmuştur.
Velilerin öncüzü Veysel Karani Hz.ne izafe edilen ve İslam devletlerinin topraklarına kubbeler yapılarak serpilmiş bulunan makamların en önemlilerinden biri hiç kuşkusuz Baykan İlçesi sınırları içindeki bu kutsal makamdır.
Siirt, Baykan İlçesindeki Veysel Karani Hz. makamı, en çok ziyaret edilen makamların başında gelir. Yıllık ziyaretçi adedi yüzbinleri aşar. Burada Veysel Karani Hz. huzurunda eller duaya kalkar, dilekler tutulur, kurbanlar kesilir.
Veysel Karani Hz.ne ait külliyenin temeli Selçuklular Döneminde atılmış, ilk olarak ta Veysel Karani Türbesi yapılmıştır. Daha sonra 1967de onarım görmüştür.
Veysel Karani Külliyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğünün girişimleriyle 1974 yılından itibaren çok daha bakımlı bir görünüme kavuşmuştur. 1982 yılında avlu düzenlenmesinden sonra, 1983te kesimhane binaları, daha sonra da otel ve konukevi binaları devreye sokulmuştur

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 16.05.2006, 06:53   #9
MuhacirEnsar
Onursal Üye
 
MuhacirEnsar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.10.2005
Nereden: MEDİNE
İletiler: 6.522
Teşekkürler: 161
292 Mesajına 452 kez Teşekkür Edildi
Standart

çok sağol....paylaşım için....

MuhacirEnsar isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.06.2006, 05:35   #10
FurkanCan
Portal Yerlisi
 
Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.778
Teşekkürler: 0
19 Mesajına 23 kez Teşekkür Edildi
Standart

Veysel Karani Hazretleri bazen sehere kadar secdede, bazen sabahlara kadar rükûda kalır. 'Bırakın üç kere Sûbhane rabbiyel âla demeyi, ben bir keresini bile beceremiyorum' diye yakınır. Eh onun özlediği ibadet meleklerinkinden farksız olmalıdır. 'Namazda huşu öyle olmalıdır ki' der: 'Bağrına bıçak sokulsa duyulmaya.'

Biri sorar: 'Nasılsın?' Cevap manidardır: 'Akşama çıkacağını bilmeyen biri nasıl olursa!' Sevenleri ısrarla nasihat isterler. O gülümser:
- Allahü teâlâyı bilir misiniz?
- Evet biliriz.
- Öyleyse başka şeyleri bilmeseniz de olur.
- Aman efendim bir nasihat daha.
- Allahü teâlâ sizi bilir mi?
- Elbette bilir.
- Öyleyse başkaları bilmese de olur.
Mübarek, Allahü teâlâdan çok korkar ve buyururlar ki: İnanın Allahü teâlâ'yı tanıyana gizli kalmaz.

Veysel Karani hazretleri hayatını kendi ifadesiyle şöyle hülâsa eder. 'Yüksekliği tevazuda buldum, liderliği nasihatte... Nesebi takvada buldum, şerefi kanaatte... Rahatlığı zühdde buldum, zenginliği tevekkülde

FurkanCan isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Cevapla

Seçenekler
Stil



Konu Etiketleri
, , , , , , , karen neresidir , , veysel karani kimdir ,


Saat : 00:18 |

Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tesettür
Yandex.Metrica