Portal
Geri git   Yenidendogus > Edebiyat Konulari > Güzel Sözler ve Edebi Yazılar
Portal Forum Kayıt ol [Yardım Masası] Kuran-ı Kerim Dinleme Üye Listesi Konularım Cevaplarım Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle

Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl Kısakürek ” Tam 30 yıl saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum Marifetli hokkabaz başını kaldır da bak Gökte bir oynayan var yıldızlarla kaydırak ÜSTAD Kadın ; Hristiyanlıkta yol kesici bir engel,

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 30.10.2009, 14:41   #1
>Zeliha<
Üye
 
>Zeliha< - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.10.2009
Nereden: İstanbul-Elazığ
İletiler: 28
Teşekkürler: 30
18 Mesajına 56 kez Teşekkür Edildi
Icon17 Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl Kısakürek ”



Tam 30 yıl saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum

Marifetli hokkabaz başını kaldır da bak
Gökte bir oynayan var yıldızlarla kaydırak
ÜSTAD

Kadın ; Hristiyanlıkta yol kesici bir engel, islamda ise yol açıcı bir kanattır

Kalbimi ve aklımı hep sağ elime verdim
Görevi olmasaydı, sol elimi keserdim

Gözler, ya merhamet ya da neferetin ışıldadığı bir kandildir

Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın
Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın

Fikir besler, siyaset öldürür Siyaset, fikrin kendisi değil; posasıdır

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya
Alsa buz gibi taşlar, alnımdan bu ateşi
Dalıp; sokaklar kadar esrarlı bir uykuya
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi!

imanın ticaretini yapanda, iman arama !

1400 e bir yıl var, yaklaştı zamanımız
Bu asırda gelir mi dersin kahramanımız

Bir hadiseyi düşünebilmek için filozof olmaktan başka çare görmemek, düşünme hakkından vazgeçmek değil midir ?

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar
Onu ‘İstanbul’ diye toprağa kondurmuşlar

Bir tohumda ; gövdesi, dalları, yaprakları ve meyvesiyle bütün bir ağaç gizlidir

Kader, beyaz kağıda sütle yazılmış yazı
Elindeyse beyazdan, gel de sıyır beyazı

Ruh, dal budak salmış bir ağaç gibi göz önünde bulunan hakikatlerde değil, en derin ve en gizli yerdedir Ruh, insanın tohumudur

Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar

Sabır, çekilen şeyi duymamak değil, ona dayanmayı bilmektir

Arı bal yapar, fakat balı izah edemez

Beni kimsecikler okşamaz madem
Öp beni alnımdan, sen öp seccadem

Zaman insanları değil armutları olgunlaştırır

Şiir, Allah’ı sır ve güzellik yolundan arama işidir

Çaycı, getir ilaç kokulu çaydan
Dakika düşelim senelik paydan
Zindanda dakika, farksızdır aydan
Karıştır çayını zaman erisin
Köpük köpük, duman duman erisin

Biz hohlaya hohlaya buz dağlarını erittik; şimdi ortalık çamurdan geçilmiyor

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber( sav )?

İhya etmek için ne kadar ilim lazımsa imha için de o kadar cehalet kafidir

Dağı tanıyan, nasıl tanımaz uçurumu?
Madem ki yükseliş var, iniş olmaz olur mu?

Akıldan büyük nimet, zekâdan da ağır yük tanımıyorum

Tutuşturanşlar lügat kitabını elime
Bilsin, Allah’tan başka bilmiyorum kelime

Olunmayacak herşeyle olabilecek herşeyin kefalet ve keyfiyeti islamda Herşey islamda

Geçti, isteme gelmeni
Yokluğunda buldum seni

Bir kalbim var ki benim,sevdiğinden burkulurKahredenden ziyade,sevilenden korkulur

>Zeliha< isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 8 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
an-ı seyyale (31.10.2009), CiLeKTiNa (18.08.2010), Fetih (02.09.2010), Geceler (01.11.2009), Katre-i Matem (30.10.2009), mostar66 (19.10.2010), serdengecti (06.07.2010), turquaz (30.10.2009)

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 30.10.2009, 14:46   #2
Katre-i Matem
Men câle nâle.
 
Katre-i Matem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.10.2009
Nereden: İstanbul
İletiler: 4.272
Teşekkürler: 4.644
2.222 Mesajına 4.439 kez Teşekkür Edildi
Standart

Kapı kapı bu yolun son kapısı ölümse
Her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse

Anladım işi ; San’at ALLAH ı aramakmış, Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış

Dipsiz hasrete tuzak
En yakınken en uzak
Tadı zehrinde erzak;
KADIN!

Gençliğine güvenipte vakit çok erken derken;
Bir bakmışsın elveda bile diyememişsin giderken
ALLAH bir demektense, ecel teri dökerken
Ölüversem, beklenmez bir anda ALLAH bir derken

Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın

Bu yük senden Allah’ım, çekeceğim, naçarım
Senden Sana sığınır, Senden Sana kaçarım

Annesi gül koklasa ağzı gül kokan çocuk
Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk
Çocukta uçurtmayla göğe çıkmaya gayret
Karıncaya göz atsa niçin? Nasıl? ne hayret

Ölenler yeniden doğarmış, gerçek!
Tabut değildir bu, bir tahta kundak
Bu ağır hediye kime gidecek
Çakılır çakılmaz üstüne kapak?

Sual = ey veli, insan nasıl olmalı, söyle!
Cevap = son anda nasıl olacaksa hep öyle!

Dostlarım ev eşyamdı, bir bir gitti diyorum
Artık boş odalarda ölümü bekliyorum

Bir anlık emanete ne türlü övünelim
Gel, rahmet kapısında ağlaşıp dövünelim

Tel tel ve iple iplik dikseler de ağzımı
Tek ses duyarlar, ALLAH..yoklayanlar nabzımı

Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var
Akıl için son tavır, saçlarını yolmak var

Ellerime uzanan dudakları tepeyim
Allah diyen, gel, seni ayağından öpeyim

Neye yaklaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık
Anla ki yok, Allah’tan başkasıyla yakınlık

Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde
Allah’tan nasıl korkmaz, insan onu sevse de

Bal Sensin ( sav ), varlık petek

Ben, haritada deniz görmüş boğulmuş
Dokuz köyün sahibi dokuz köyden kovulmuş

” Nefis için yazdığı Şiir’i”

Güneşle bir tutsam girmez hizaya
Dar bulur sığmam der, dipsiz fezaya
Kuyruk salar, sonra hırlar ezaya
Benim nefsim, benim nefsim..ne köpek

Nefsimin ardından koştum perişan
Ondan bir kıl bile avlayamadım

Her ağızda her telde fanilik dırıltısı
Sonunda tek bir şarkı, tabutun gıcırtısı

Gözüm, aklım, fikrim var deme hepsini öldür
Sana çöl gibi gelen, o göl diyorsa göldür

Tahtadan yapılmış bir uzun kutu
Baş tarafı geniş, ayak ucu dar
Çakanlar bilir ki bu boş tabutu
Bir gün kendileri dolduracaklar

Allah dostu odur ki nefsine tek pay biçmez
Kırk yıl bir ekşi ayran özler de onu içmez

Cılız vücuduma tam görünse de
İçim bu dar yere sığılmaz diyor
Geride kalanlar hep dövünse de
İnsan birer bire yine giriyor

Eklense de başıma, dünyada kaç baş varsa
Başım, onların hepsi için secdeye varsa

Açı doyurmaksa kabirde meram
Yemeğim fatiha, günde beş öğün

Öyle bir devim ki, hakikatte pireyim
Bir delik gösterin de utancımdan gireyim

Minarede ‘ölü var’ diye bir acı sala
Er kişi niyetine saf saf namaz..ne ala
Böyledir de ölüme kimse inanmaz hala
Ne tabutu taşıyan, ne de toprağı kazan

Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam
Alıp beni götürsün, tam 4 inanmış adam
__________________
Zihin 'Fukara' Olunca , Akıl 'Ukala' Olur"....


Katre-i Matem isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 2 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
an-ı seyyale (31.10.2009), CiLeKTiNa (18.08.2010)
Alt 30.10.2009, 15:26   #3
menzil_gülü
Ne Mutlu Müslüman olana..
 
menzil_gülü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.03.2008
İletiler: 2.591
Teşekkürler: 2.405
1.020 Mesajına 1.690 kez Teşekkür Edildi
Standart

Rahman cc razi olsun insALLAH
__________________
єη вüуüк нιŹмєт,ĞüŹєℓ αнℓαкℓı νє є∂єρℓι вιя ιηѕαη σℓмαктıя"

мєνℓαм ѕєη´∂єη gєℓєηє,gєℓмєуєηє; ηє ѕєкιℓ∂є вєℓιяℓємιѕѕєη кα∂єяιмє,вυ σуυη∂αкι вι¢∂ιgιη яσℓüмє,уüяєктєη кσ¢αмαη вιя єуναℓℓαн....

menzil_gülü isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.10.2009, 21:05   #4
an-ı seyyale
br garip gezgin
 
an-ı seyyale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2009
Nereden: bir garip dünya
İletiler: 1.672
Teşekkürler: 3.572
817 Mesajına 1.559 kez Teşekkür Edildi
Standart

Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten,
Affet senden habersiz aldığım her nefesten...
***************
Tel tel ve iplik iplik dikseler de ağzımı;
Tek ses duysalar; ALLAH... Yoklayanlar nabzımı.
****************
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
****************
Çocukken gün battı mı, bir köşede ağlardım;
Nihayet döne döne aynı noktaya vardım.
__________________
.
Yusuf/86

an-ı seyyale isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.11.2009, 14:52   #5
Geceler
Sükut_u Sonbahar
 
Geceler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.04.2007
İletiler: 20.776
Teşekkürler: 27.271
9.880 Mesajına 14.466 kez Teşekkür Edildi
Standart

Emegine saglik üstadinda yüregine cok güzel bir paylasimdi kardesim tesekkürler
Cenab-i hak razi olsun
Selam ve Dualarimla........
__________________




Suskunluğumu Bağışla, Tüm Sözcüklerim Sana Duâda...

Henüz Resmedilmemis Bir Hüznün Cizgilerini Tasir Suretim...
Iste Bu Yüzdendir Icten Ice Döküntülerim...

Geceler isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 01.11.2009, 15:18   #6
Hafız_70
Onursal Üye
 
Hafız_70 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.09.2007
İletiler: 7.884
Teşekkürler: 2.503
3.113 Mesajına 5.125 kez Teşekkür Edildi
Standart

Paylaşım yapan ve katkı yapan kardeşlerimizden Allah razı olsun.
__________________

Hafız_70 isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için Hafız_70'a Teşekkür Edenler :
Katre-i Matem (02.11.2009)
Alt 18.08.2010, 00:51   #7
aldimeola1122
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 08.08.2010
İletiler: 3
Teşekkürler: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Standart

Şimdi din yobazına geldik.

Dış görünüşle fazla alâkam yok, ama, din yobazının fiziği de çarpıyor gözüme:
Kazma gibi dişler… Şu kefereye bu lâfları söyleten bir kıyafet… Gözlerinde bir nefret… Bir katran fıskiyesi gibi… Ezberci, bilgisiz, hissiz… Öyleleri vardır ki, sırmalı belediye elbisesini giyer, ötelere ait büyük bir hissizlik içinde, başına geçecek ölü aramaya koyulur.
Bu gençlik varken düşünmemek gerekir ama, vasiyetime yazacağım gelir;

«—Cenazemi böyle biri kaldırmasın!..»


Zarafet ve estetikten tamamiyle uzaktır!.. Zarafet ve estetik… Burada duracağız efendim!..
Zarafet büyük şey… Avlıyacaksınız!.. İslâm’a av getireceksiniz!.. Ve onları tam müslüman kılacaksınız!.. Sizi sevecek ki, hidayete ersin!.. Hidayete erecek ki, ebedi hayatı bulsun!..
Gözlerimle gördüm. Bir gün salonda, sosyetenin içinde, piyanoda (Bethoven) çalıyordu. Yerinden kalkan bir papaz, piyanisti nazikçe durdurup «yanlış çalıyorsunuz!» dedi ve adamın şaşkın bakışları içinde piyanonun başına geçerek doğrusunu çalmaya başladı.

Batı, bir çirkini hudutsuz güzelleştirmek dâvasında, biz ise hudutsuz bir güzeli çirkinleştirmek yolundayız!..

Zarafet ve estetik o kadar müthiştir ki, müslüman, kılığına, başına, saçının taranışına, bir odaya girişine ve bir iskemleye oturuşuna kadar herkese nümûne olmalıdır!. İslâmın numunesi!.. Mesuliyet budur!.. İslâm’a karşı, Allah’ın Resulüne karşı… Bundan uzağız!.. Yobaz yüzünden…

Bir de Japon misâli vardır ki, dehşettir!..
Abdülhamîd Han’ın davetiyle muhafazakâr bir Japon heyeti… Gaye bu heyete din telkin etmek… Kendilerine saray arabası tahsis ediliyor.. İstanbul’da tarihî yerleri gezmek için… Yanlarına da din adamı zannedilen biri veriliyor. Yolda giderken, hoca, sağ eliyle sokağa sümkürüyor ve elini eteğine siliyor. Japon derhal arabayı durduruyor ve
«Ben böyle birinden din telkini kabul etmem!..» diyor.

İslâm’da zarafet hiçbir dinin ulaşamıyacağı seviyede olduğu halde, işte böyle ihanet etmişizdir dine!..
Yobaz yüzünden!..

Asam Hazretlerinin huzuruna bir kadın gidiyor. Dertli bir kadın.. Yana yakıla derdini anlatırken, kadından ihtiyatsızca kötü bir ses çıkıyor. Ve kadın hayata geldiğine pişman…
Ve eğiliyor Asam Hazretleri;

«—Hanım diyor; bağır!.. Yüksek sesle konuş!.. Sağır oldum, bilmez misin?..»
İşte zarafet!.. Ve bu yüzden ismi, «sağır» mânasına gelen «Asam» oluyor.
Hile-i Şer’iye… Bunu çok duydunuz… Şeriat hiç hileye düşer mi?.. Bunu yobaz çıkarmıştır. Çünkü o, ilâve edicidir, yükleyici’dir, ekleyicidir, saptırıcıdır, eksilticidir!.. «Kitaba uydurmak» derler adına… Kitaba uydurulur mu?.,Kitaba uyulur!..

Nitekim Karamanoğlu’nun Fatih’e oynadığı oyunu hepiniz bilirsiniz. Sadakat yemini için koynuna güvercini koyuyor ve «buradaki can baki kaldıkça sana sadıkım!» diye yemin ediyor. Fatih gidince de koynundaki güvercini çıkartıp başını kesiyor. Yani böylece yeminden kurtulduğunu sanıyor.
İşte yobaz!..
Ve hadis:
«Yemin, ettirenin niyeti üzeredir. Edenin değil…»

(Tarihte Yobaz ve Yobazlık’tan)
Zerafet ve Estetik

aldimeola1122 isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 18.08.2010, 13:45   #8
affedermisin
Çilelerimin amacı GEL
 
Üyelik tarihi: 18.08.2010
Nereden: KASTAMONU
İletiler: 3
Teşekkürler: 0
Bu Mesajına 2 kez Teşekkür edildi.
Standart

HAMUŞ= derdi MEVLANA kendine. Yani SUSKUN. Düşündünmü hiç hiç; bir şairin yani işi gücü varlığı kimliği ve hatta soluduğu hava bile kelimelerdem müteşekkil olan ve elli binden fazla muhteşem dizeye imza atmış bir insanın nasıl olupda kendine SUSKUN adını verdiğini...

affedermisin isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 18.08.2010, 14:57   #9
CiLeKTiNa
Portal Yerlisi
 
CiLeKTiNa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.12.2009
İletiler: 1.686
Teşekkürler: 1.351
554 Mesajına 733 kez Teşekkür Edildi
Standart

Gençliğine güvenipte vakit çok erken derken;
Bir bakmışsın elveda bile diyememişsin giderken
ALLAH bir demektense, ecel teri dökerken
Ölüversem, beklenmez bir anda ALLAH bir derken


hepsi çok güzel her okunuşta ayrı tadı var fakat bugün bu dizeler içime işledi
Allah razı olsun tüm emek sahiplerinden
__________________
.



CiLeKTiNa isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için CiLeKTiNa'a Teşekkür Edenler :
loreS (02.09.2010)
Alt 24.08.2010, 15:10   #10
aldimeola1122
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 08.08.2010
İletiler: 3
Teşekkürler: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Standart

Çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin yatağınız yorganını satardın diye de güzel bir sözü var üstad Necip Fazıl Kıskürek'in

aldimeola1122 isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Cevapla

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Var Son İleti
Necip Fazıl Kısakürek sümeyya Şairlerimiz 2 25.08.2010 01:14
Necip Fazıl Kısakürek menzil_gülü Şiir Penceresi 3 31.03.2009 06:28
Necip Fazıl Kısakürek - Hatırına Düşeceğim Gölge Şiir Penceresi 7 06.11.2008 11:55
Üstad Necip Fazıl Kısakürek ... Gölge Şiir Penceresi 16 09.12.2007 18:01
Necip Fazıl Kısakürek keremm Güzel Sözler ve Edebi Yazılar 2 05.10.2005 03:11


Konu Etiketleri
gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum , tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum , tam 30 yıl saatim işlemiş ben durmuşum gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum , necip fazıl kısakürek tam otuz yıl şiiri , saatim işlemiş ben durmuşum gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum , ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın , kalbimi ve aklımı hep sağ elime verdim görevi olmasaydı sol elimi keserdim , necip fazıl kısakürek uçurtma , uçurtma uçurmuşum , ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın ,


Saat : 17:30 |

Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tesettür
Yandex.Metrica