Portal
Geri git   Yenidendogus > İslam > Efendimiz (S.A.V) > Hayatı
Portal Forum Kayıt ol [Yardım Masası] Kuran-ı Kerim Dinleme Üye Listesi Konularım Cevaplarım Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle

Peygamber Efendimiz'in (SAV) Fetaneti - Kısa hikayelerle

HUNEYN'DE MEDİNELİLERLE Huneyn zaferiyle birlikte akıl almaz boyutlarda ganimet elde edilir. Hz. Muhammed (asv), bu ganimetin önemli bir kısmını kısa bir süre önce Müslüman olmuş ve henüz din kalplerinde sağlamca yerleşmemiş bulunan Mekke’nin ileri gelenleri

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 04.05.2011, 13:37   #1
MalcolmX61
İyi olmaya çalışan biri
 
MalcolmX61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.09.2007
Nereden: Kâf Dağı'ndan
İletiler: 242
Teşekkürler: 97
42 Mesajına 68 kez Teşekkür Edildi
Standart Peygamber Efendimiz'in (SAV) Fetaneti - Kısa hikayelerle

HUNEYN'DE MEDİNELİLERLE


Huneyn zaferiyle birlikte akıl almaz boyutlarda ganimet elde edilir. Hz. Muhammed (asv), bu ganimetin önemli bir kısmını kısa bir süre önce Müslüman olmuş ve henüz din kalplerinde sağlamca yerleşmemiş bulunan Mekke’nin ileri gelenleri arasında dağıttırır. Beklenen etki gerçekleşir. Şimdi Mekke yöneticileri,

"Muhammed gerçekten peygamberdir, yoksa bu kadar cömert olamazdı.", demektedirler.

Fakat bu durum Medine'den gelen bir kaç gencin de yanlış anlamasına neden olur. Küçük bir dedikodu çıkar. Denmektedir ki:

“Allah'ın Elçisi kendi halkı ve akrabalarına kavuştu ve galiba artık hep onlarla kalacak.”

Dedikodu kendisine ulaşınca zaman kaybetmez. Emir verir bütün Medinelileri bir vadiye toplar. Aralarında Medineli olmayan birisinin bulunmasına ise izin vermez. Herkes merak ve heyecanla beklemektedir.

"Ey Medineliler; duydum ki benim hakkımda bazılarınız, halkına ve akrabalarına kavuştu, artık hep onları tercih edecek demektedir." der.

Böyle ağır ve çirkin bir iddianın O'nun (asm) ağzından da tekrarlandığını duyan bütün Medineliler, pişman, ağlamaktadır. Özür dilerler. Fakat O (asm) sözü bırakmaz:

"Siz, şaşkınlık içinde, putlara tapan bir topluluk değil miydiniz? Allah benim elimle sizi doğru yola eriştirdi."

“Evet, ey Allah'ın Elçisi! Bütün minnetimiz Allah'a ve sanadır.”

“Siz, birbirine düşman, birbirinin kanını döken paramparça bir halde değil miydiniz? Allah benim elimle sizi birleşirdi, güçlü kıldı.”

Pişmanlık ve utanç dalga dalga artmaktadır.

“Evet, ey Allah'ın Elçisi! Bütün minnetimiz Allah'a ve sanadır.”

"Siz, fakir, aç, zavallı insanlar değil miydiniz? Allah benim elimle sizi zengin ve onurlu kıldı."

“Evet, ey Allah'ın Elçisi! Evet!”

Bir an durur. Sonra devam eder:

“Ama isterseniz siz şöyle de diyebilirsiniz. Kendi halkın ve akrabaların sana düşman oldular, aralarında barınma imkânı vermediler. Biz bağrımızı açtık, sana ve dinine sahip çıktık.”

Birçok Medineli bu sözlerden duyduğu utancın ağırlığı altında şimdi, katıla katıla ağlamaktadır. Artık sözüne son verip, kendilerini bağışlaması için yalvarırlar. O devam eder:

“Ya da isterseniz şöyle de diyebilirsiniz: Herkes seni yalanladığı sırada biz doğruladık. Herkes sana düşman olup üzerine yürüdüğü sırada biz canlarımızı, mallarımızı uğrunda, saymadan harcadık, siper olduk...”

Medineliler daha fazlasını kaldıramayacaktır. Ortalık biraz yatışınca sözü tekrar ele alır:

“Yeni Müslüman olmuş bazı insanlara sizden biraz fazla mal ve para verdiysem ne olur? O insanlar kendi memleketlerine koyun, deve sürüleriyle dönerken, siz de Medine'ye payınıza Allah'ın elçisi düşmüş olarak dönseniz... İstemez misiniz? Allah'a yemin ederim ki Allah beni muhacir olarak yaratmış olmasaydı ben Medineli olmayı isterdim. Allah'a yemin ederim ki bütün insanlık bir vadiye gitse, Medineliler bir vadiye gitse, ben Medinelilerin yanında olurdum.”

Sonuçta, büyümeye yatkın bir toplumsal sorun daha işin başında ve kökünden halledilmiştir.[1]

ANNEN OLSAYDI...

Müslümanlardan bir genç zina etmek için izin ister. Kendince mantıklı bir gerekçesi de vardır:

Bu sayede namuslu kadınlar onun tehlikesinden korunmuş olacaklardır. Hz. Muhammed (asv) sorar:

“İstediğin şeyi başkalarının annenle yapmalarını kabul eder misin?”

“Vallahi, hayır!”

“Başkaları da anneleri için böyle bir şeye razı olmazlar. Kızın için kabul eder misin?”

“Vallahi, hayır!”

“Başkaları da kızları için böyle bir şeye razı olmazlar. Kız kardeşin için kabul eder misin?”

“Vallahi hayır!”

“Başkaları da kız kardeşleri için böyle bir şeye razı olmazlar.”

Gencin sağduyusuna seslenerek, izin istediği şeyin gerçekte ne kadar kötü ve çirkin olduğunu gösterir. İkna eder. Sonra "Yaklaş", der. Elini gencin kalbinin üzerine koyarak dua eder:

“Ya Rabbi! Bunun günahlarını affet, kalbini temizle, günahtan koru.”

Genç o günden sonra bir namus örneği olarak yaşar.[2]

KAÇ TANRIYA İNANIRSIN?

Mekke'deki ilk ve en sıkıntılı yıllardır. Kendisine iman edenler, henüz bir avuçtur. Bu bir avuçtan bir tanesi de İmran’dır ki, babası Hüseyin Mekke'nin en akıllı, en iyi konuşan insanlarından biri kabul edilir. Oğlunun da Müslüman olduğunu duyunca onu bu kötülükten geri çevirmek ve Hz. Muhammed (asv)'i, tartışıp mat ederek başlattığı bölücülüğü(!) bitirmek için O'nun yanına gider. İyi hazırlanmıştır, sorar:

“Nedir bu duyduklarımız! Bizim tanrılarımızı reddediyormuşsun. Oysa senin baban, deden ve ataların herkesle beraber bu tanrılara inanıyordu. Ve onlar akıllı, şerefli insanlardı.” Hz. Muhammed (asv):

"Şimdilik senin atalarını da, benim atalarımı da bir kenara bırak." der ve devam eder"Sen kaç tanrıya inanıyorsun?”

“Sekiz.”

“Bunların kaçı yerde kaçı gökte?”

“Yedisi yerde biri gökte (Allah).”

“Sana bir musibet gelirse kime dua edip, yardım dilersin?”

“Göktekine.”

“Malın helak olursa, kime dua edersin?”

“Göktekine.”

“Rızkı kimden istersin?”

“Göktekinden.”

“Hastalanınca şifayı kimden beklersin?”

“Göktekinden.”

“Yalnız O, senin duanı kabul ettiği halde diğerlerini ne diye ona ortak ediyorsun?” Hüseyin, şaşırmıştır.

"Şimdiye kadar böyle bir kimse ile hiç konuşmamıştım." der. Hz. Muhammed (asv) son hamlesini yapar:

“Hüseyin, Müslüman ol ki kurtulasın Hüseyin”

“O zaman ben kabileme ve akrabalarıma ne derim, yüzlerine nasıl bakarım?”

“De ki: "Allah'ım benim için en doğru yolu göster."

Hüseyin Müslüman olur. Oğlu İmran sevinçle babasının boynuna sarılır. Hz. Muhammed (asv), manzarayı mutluluktan ağlayarak seyrederken, Allah'a hamd etmektedir.[3]

YERSEN RIZKINDIR

Medineli Yahudilerden biri karşısına geçer, elinde bir parça ekmek vardır. Çevrelerini, Yahudi, Müslüman, putperest, münafık birçok insan sarmış onları izlemektedir. Yahudi ekmeği göstererek sorar:

“Ey Muhammed! Bu benim rızkım mıdır?”

Tuzak bellidir. Hz. Muhammed (asv) "Evet" derse, ekmeği yemeyip atacak... "Hayır" derse, bu defa yiyecek ve her durumda O'nu yalanlayıp, insanlar karşısında küçük düşürmeye çalışacaktır.

Hz. Muhammed (asv) uzun boylu düşünmeden cevap verir:

“Eğer yersen rızkındır!”[4]

BİR HALKIN EFENDİSİ

Mescidde arkadaşlarıyla beraberdir. İçeri hızla yabancı bir ulak girer. Elinde önemli bir diplomatik mektup bulunmaktadır. Medine'nin ve Müslümanların tamamen yabancısı olan ulak soluk soluğa sorar:

“Bu halkın efendisi kimdir?”

O sırada Hz. Muhammed (asv) ayaktadır ve oturmakta olan arkadaşlarına kendi elleriyle ikramda bulunmaktadır. Ulağın sorusunu duyunca hiç düşünmeden cevap verir:

“Bir halkın efendisi ona hizmet edendir.”

Hiç düşünmeden verilen bu cevapla, ulağın sorusunu cevaplamış, arkadaşlarına ve bütün Müslümanlara nezaket dersi vermiş ve siyaset felsefesine önemli bir prensip koymuştur. Hem de hiç düşünmeden bir anda, aynı cümleyle...[5]

BİZİ SEN YÖNET

Necran Hristiyanlarını temsil eden bir heyet kendisini Medine'de ziyaret etmektedir. Hz. İsa (as)'ın Allah'ın oğlu olduğu iddialarını tekrarlayıp, bunu Hz. Muhammed (asv)'in de onaylamasını isterler. O ise onları mantık ve sağduyuya davet eder.

“Allah'ın ölmeyeceğini ve İsa (as)'ın ölmeye mahkûm olup öleceğini bilmiyor musunuz?”

“Evet, biliyoruz.”

“Rabbimizin her şeyin koruyucusu ve rızıklandırıcısı olduğunu bilmiyor musunuz?”

“Evet.”

“İsa (as), bunlardan herhangi birini yapabilir mi?”

“Hayır.”

“Ne yerde ne gökte hiçbir şeyin Allah'a gizli kalmadığını bilmiyor musunuz?”

“Evet.”

“İsa (as) bunlardan hiçbir şeyi bilir mi?”

“Hayır.”

“Rabbimizin dilediği şekilde İsa (as)'ı ana rahminde suretlendirdiğini, ne yemek yediğini ne su içtiğini, ne de abdest bozduğunu bilmiyor musunuz?”

“Evet.”

“Her anne gibi, İsa (as)'ın annesinin de ona hamile olduğunu, sonra her annenin çocuğu gibi doğurduğunu, sonra her çocuk gibi emzirdiğini, yemek yiyip, su içtiğini ve abdest bozduğunu bilmiyor musunuz?”

- “Evet.”

“Öyleyse, iddia ettiğiniz gibi nasıl olacaktır?”

Necran hristiyanları bakakalırlar. Müslüman olmazlar, fakat “Bizi sen yönet” derler. O da arkadaşlarından birisini onlara vali olarak tayin eder.[6]

___________________________________________

[1]Afzolur Rahman, Siret Ansiklopedisi, III/118.
[2]Afzolur Rahman, a.g.e., III/118.
[3]Afzolur Rahman, a.g.e., III/119.
[4]Gerçeğe Doğru (I), s. V-34.
[5]Gerçeğe Doğru (II). s. II-23.
[6]Afzolur Rahman, a.g.e., I/118

MalcolmX61 isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 2 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
enqin (04.05.2011), Seyma (04.05.2011)

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 04.05.2011, 17:05   #2
Seyma
Özel Üye
 
Seyma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.12.2010
Nereden: IstanßuL
İletiler: 553
Teşekkürler: 939
291 Mesajına 569 kez Teşekkür Edildi
Standart

Emeğine saglıkk
__________________
' Allah’ım nimetinin zevalinden , verdiğin afiyetin gidivermesinden , musibetin birden bire gelmesinden , bütün gazabından Sana sığınırım.'

Seyma isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 07.05.2011, 22:07   #3
MalcolmX61
İyi olmaya çalışan biri
 
MalcolmX61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.09.2007
Nereden: Kâf Dağı'ndan
İletiler: 242
Teşekkürler: 97
42 Mesajına 68 kez Teşekkür Edildi
Standart

Teşekkür ederim. Faydalı olmasını diliyorum.

MalcolmX61 isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
efendimiz, peygamber, peygamberimizin, sav

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Var Son İleti
Peygamber Efendimiz'in (SAV) Şakacılığı MalcolmX61 Hayatı 3 02.05.2011 22:21
Peygamber Efendimiz'in (asm) günlük hal ve hareketleri blackholes Efendimiz (S.A.V) 0 26.09.2010 15:26
Peygamber efendimiz'in şekli ve şemâili vakkas Efendimiz (S.A.V) 1 05.03.2009 09:38
Peygamber Efendimiz'in Akşam duası elifg Dua Ufku 3 26.02.2009 05:16
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) sabrı... aolcen_43 Efendimiz (S.A.V) 4 26.12.2008 04:07


Konu Etiketleri
, , , , , , , fetanet ile ilgili hikayeler , , ,


Saat : 06:26 |

Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tesettür
Yandex.Metrica