Portal
Geri git   Yenidendogus > Edebiyat Konulari > Hikayeler
Portal Forum Kayıt ol [Yardım Masası] Kuran-ı Kerim Dinleme Üye Listesi Konularım Cevaplarım Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle

Züleyha Ne Kadar Ateşse, Yusuf da O Kadar İffetti

Yusuf surette güzel, öz de güzeldir. Güzel bir insandır Yusuf. Güzelin seveni çok olduğu gibi, kıskananı da çok olur. Önce kardeşleri kıskanır Yusuf’u. Tutarlar bir kuyuya atarlar O’nu. Güzelliğin dostu da çoktur , düşmanı da.

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 09.07.2008, 08:06   #1
KaTrEe
Enderun-i
 
KaTrEe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.03.2008
Nereden: Şehr-i Şahane
İletiler: 1.474
Teşekkürler: 670
336 Mesajına 539 kez Teşekkür Edildi
Standart Züleyha Ne Kadar Ateşse, Yusuf da O Kadar İffetti

Yusuf surette güzel, öz de güzeldir. Güzel bir insandır Yusuf. Güzelin seveni çok olduğu gibi, kıskananı da çok olur. Önce kardeşleri kıskanır Yusuf’u. Tutarlar bir kuyuya atarlar O’nu. Güzelliğin dostu da çoktur , düşmanı da. Yusuf’u kuyudan çıkaran tacirler, Mısır’a götürüp köle olarak satarlar O’nu.Yusuf’u satın alan Mısır Aziz’i Potifar’dır. Çocukları olmadığı için evlatlık olarak yanına alır Yusuf’u. Güzelin imtihanı büyük olur. Aziz’in karısı Züleyha, gün geçtikçe serpilip güzelleşen Yusuf’a, tutkuyla bağlanıp aşık olur.

Züleyha’ nın Hz. Yusuf’a karşı duyduğu aşk tanımsızdır. Bütün servet ve güzelliğini aşkı uğruna feda eder.. Kocasına, ailesine tüm Mısır halkına karşı durmuştur bu aşk.. Derler ki yetmiş deve yükü mücevher ve gerdanlığı vardır, ancak hiçbir şey gözünde değildir..Bugün Yusuf’u gördüm diyen, ondan haber veren herkese dağıtmış mücevherlerini. Aşkın ağır tutkusuyla karşılaştığı herkesi Yusuf,Yusuf diye çağırır olmuş.

Güzelin dedikodusu çok olur. Züleyha’nın Yusuf’a aşkı Mısır kadınları arasında dedikodu konusu olur. Züleyha kölesine aşık olmuş diye konuşulur. Konuşulanlardan haberdar olan Züleyha, Mısır’ın ileri gelen bütün kadınlarını saraya davet eder. Ziyafet düzenleyerek önlerine meyve koyar ve onları soymaları için ellerine bıçak verir. Kadınlar meyveleri yemeye başlayacakları sırada, Yusuf’a seslenerek, ortaya çıkmasını ister. Karşılarına çıkan Yusuf’u gören kadınlar, güzelliği karşısında öyle büyülenmişler ki Bıçakla ellerindeki meyveleri soyacakları yerde parmaklarını kesmişler de farkına bile varmamışlar. Bu güzelliğe kapılmamak mümkün mü?, diyerek hak vermişler Züleyha’ya. İşte sizin gördüğünüz bu güzellik, benim Aşkımdır! diye haykırmış Züleyha.

Bir gün Züleyha, tahtırevanıyla sokaktan geçiyordu. Hizmetçileri eşliğinde geldiğini görenler saygı ve hayranlıkla kenara çekiliyor ve Züleyha’ya yol açıyorlardı. Zengin ve güçlüydü, çok ta güzeldi.

Birden delinin biri, askerleri, atları ve arabaları aşarak Züleyha’ nın tahtırevanının önünde dikiliverdi. Yürüyüş durdu. Züleyha tül perdeyi aralayarak bu duraklamanın nedenini anlamak istedi. Delinin aradığı fırsat buydu. Gözlerini kaldırarak Züleyha’nın yüzüne bakmaya başladı ; “Züleyha… dedi, sevindir beni!”

Züleyha, askerlerine meczubun sevindirilmesi için işaret etti. Hizmetçiler para dolu kadife bir keseyi uzattılar deliye. Ancak meczub oralı bile olmadı. Tekrar inler gibi konuştu ; “Züleyha… dedi, Sevindir beni, bana gülümse! Başka bir şey istemem. Bana gülümsemen yeter!”

Züleyha bu sesi bir yerlerden hatırlıyordu. Dikkatlice baktı delinin yüzüne. Aşkını reddettiği, bir zamanların ordu kumandanı olan adamdı bu. Usulca gülümsedi Züleyha. İstediğini almıştı meczup; bir tebessüm, bir gülümseme. Züleyha’nın gülümsemesi.. Başını önüne eğdi Meczub.. Sessiz ve sakin, geldiği gibi çekiliverdi.

O günden sonra Mısır’ın lisanına ;sadaka vermek; anlamına gelen yeni bir deyim yerleşti: Züleyha’nın gülümsemesi…. O günden beri bilinir ki: Gülümsemek sadakadır…

Aşk, tutku ve hırsa dönüşünce, vesvese karıştı Züleyha’ nın aşkına. Kadınlığını kullanmaya karar verdi. En güzel kıyafetlerini giydi. Bütün hizmetçilerini saraydan uzaklaştırdı. Emretti, Yusuf odasına geldi. Yusuf Züleyha’nın odasına girdi,başı önde,gözleri yerde. Allah şahitti; Züleyha ne kadar ateşse,Yusuf ta o kadar iffetti. Arkasından kapıları kilitledi Züleyha. Alelacele putlarının üzerine örtüler attı. Baş başa kaldıklarında aşkını ilan etti Yusuf’a. Seni istiyorum dedi.Bu teklif karşısında çarpıldı Yusuf.

Züleyha’nın baştan çıkaran güzelliği karşısında ,istememeyi istedi Yusuf, Rabbinden. İlahi bir işaretle, iffet aşka galip geldi o an. Züleyha’nın odası kardeşlerinin attığı kuyu gibi geldi Yusuf’a. Sen putlarını örttün ama benim Rabbim her şeyi görür. Ben Allah’tan korkarım dedi. Efendime ihanet edemem diyerek kapıya yöneldi. Allah’tan korktu ,Allah’a kaçtı Yusuf. Züleyha’nın yüreğinde yangın, gözlerinde hasret acısı. Züleyha koştu Yusuf’un peşinden .Yakaladı sırtından.Yusuf’un eli kapıda. Züleyha’nın elinde Yusuf’un yırtılan gömleği. Dün babası Yakub’un kollarına bırakılmıştı yırtık gömleği, kurt kaptı diye, şimdi tutkunun kollarında paramparça Yusuf’un gömleği.

Kilitli kapı açıldı birden. Kapıda Züleyha’nın eşi Aziz. Şaşkınlık, hüzün,kırgınlık… Neler oluyor burada,dedi Aziz. Aşk iftiraya dönüştü birden. Züleyha dedi ki; Yusuf saldırdı bana. Aziz yırtılan gömlekten çok, edep ve terbiyesinden anladı Yusuf’un suçsuzluğunu . Ancak Mısır Azizi’nin ülkede ki şeref ve onuru düşünülerek, Yusuf zindana gönderilir.

Bir zamanlar güzelliğinin bedelini kuyuya atılmakla ödeyen Yusuf, şimdi de zindana atılmıştır suçsuz yere. Züleyha,Yusuf zindanda kaldığı süre içinde o kadar acı çekti ki, gençliğini ve güzelliğini yitirdi. O da aşkın ve tutkunun bedelini bu şekilde ödüyordu.

Yûsuf senelerce hapiste kaldı. Züleyha’da vicdanında hapsetti kendini. Gözyaşı ve tevbe ile temizledi günahını. Yusuf zindanda hükümdarın şerbetçisi ve aşçısı ile tanıştı. Onların gördükleri rüyaların yorumunu yaptı. Birisinin, kurtulup efendisinin hizmetine devam edeceğini, diğerinin ise öldüreceğini söyledi. Sonunda dediği çıktı. Hz. Yûsuf, kurtulana, kendisini efendisinin yanında anmasını istedi.

Hükümdar bir gece rüyasında yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini ve yedi yeşil başakla yedi kuru başak gördü. Bu rüyanın yorumunu yaptırmak istedi.Şerbetçisinden Hz. Yûsuf’un rüya yorumu yaptığını öğrendi ve onu hapisten çıkarıp, rüyasını anlattı.

Hz. Yûsuf, önce suçsuz yere zindana atıldığının ilanını istedi hükümdardan. Olayı öğrenen Hükümdar Züleyha’yı dikti Yusuf’un karşısına. Züleyha’nın eşi Aziz ölmüştü. Tam on iki yıl sonra karşı karşıya gelmişlerdi yine. Züleyha hem aşkını hem de suçunu itiraf etti.

Yusuf Hükümdarın bu ihsanı üzere rüyanın yorumunu yaptı. Yedi sene bolluk olacağını, pesinden gelen yedi senenin ise kıtlıkla geçeneğini söyledi.Yusuf’un erdem ve tecrübesini fark eden hükümdar O’nu maliye bakanlığına getirdi. Sonra Züleyha ile evlendirdi.

Züleyha aşkına ermeden önce Rabbine ermişti. Öyle ki Yusuf’una erince dua etti, gençliği ve güzelliği geri verildi. Hikaye edilir ki ;Yusuf ile Züleyha baş başa kaldıklarında çoğu kere secde ve ibadette idi artık Züleyha…



__________________


Sana akan bir damla yaşta ben olayım

EY nebi..

Konu KaTrEe tarafından (09.07.2008 Saat 18:01 ) değiştirilmiştir..

KaTrEe isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 5 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
aydilge (11.07.2008), Geceler (11.07.2008), katresu (12.08.2011), OkuSEN (09.07.2008), sseeniyye (11.07.2008)

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 09.07.2008, 09:46   #2
Necmeddin
Onursal Üye
 
Necmeddin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2006
Nereden: Batman
İletiler: 10.533
Teşekkürler: 120
2.609 Mesajına 5.143 kez Teşekkür Edildi
Standart

yüreğine gönlüne sağlık.ALLAH cc her iki cihandada mutlu kılsın..

Necmeddin isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için Necmeddin'a Teşekkür Edenler :
KaTrEe (09.07.2008)
Alt 09.07.2008, 09:51   #3
vuslatt
Bilgili Üye
 
vuslatt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.01.2008
İletiler: 1.134
Teşekkürler: 140
357 Mesajına 575 kez Teşekkür Edildi
Standart

Allah razı olsun cok güzel paylaşımdı emeğine saglık
__________________




Sen yine sükutu giyin! Dilersen hiç konuşma. Ben
kelamlarımı çürüttüm yolunda. Çarpsada bir tokat gibi yüzüme, her harfi
yoluna heceledim. Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim, Söz verdim ben
bu yüreğe, Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim...


Hz. Mevlana...


Uğruna fedakârlık yapmadığın sevgiyi, yüreğinde taşıyıpta kendine yük etme,!''

vuslatt isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için vuslatt'a Teşekkür Edenler :
KaTrEe (09.07.2008)
Alt 09.07.2008, 10:19   #4
KaTrEe
Enderun-i
 
KaTrEe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.03.2008
Nereden: Şehr-i Şahane
İletiler: 1.474
Teşekkürler: 670
336 Mesajına 539 kez Teşekkür Edildi
Standart

katkılarından ötürü okusen,e teşekürler..
__________________


Sana akan bir damla yaşta ben olayım

EY nebi..

Konu KaTrEe tarafından (09.07.2008 Saat 21:37 ) değiştirilmiştir..

KaTrEe isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için KaTrEe'a Teşekkür Edenler :
OkuSEN (11.07.2008)
Alt 11.07.2008, 05:24   #5
OkuSEN
Onursal Üye
 
OkuSEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.09.2005
İletiler: 2.924
Teşekkürler: 2.234
1.565 Mesajına 3.550 kez Teşekkür Edildi
Standart

Kimi zaman sevdiğimizin ne olduğunu bilmeden severiz. Ve insan henüz neyi sevdiğini bilmediği böyle zamanlarda O’ndan başkasını sevdiğini zannedebilir :

Bir çiçeği, bir kuşu,
denizi, yağmuru,
gökyüzünü, yazıyı,
yazıyı yazanı, kalemi tutanı,
bir yaratılmışı hasılı.

Söz gelimi Leylâ Mecnun’u, Şirin Ferhâd’ı, Züleyha Yûsuf’u sevdiğini zannedebilir.

Oysa sevmek, en fazla, neyi sevdiğini fark etmek demektir ve seven biraz da neyi sevdiğini bilendir.

Çünkü ışığın kaynağı tektir ve kim aydınlığının kendinden menkul olduğunu iddia edebilir?

Her aşk O’na çıkar sonunda, O’ndan başkasını sevmek imkânsız gibidir. Seven neyi sevdiğini bilse de bu böyledir, bilmese de bu böyledir.

Bu yüzden değil mi ki kendini kaybetmek gibi görünen aşk, aslında kendini bilmek. İstese de insan O’ndan özgeyi sevme şansı yok. Şans sözcüğü yok lügatlerde bundan böyle. O’ndan özgeyi sevme ihtimali yok. Ve neyi sevdiğini bilenle bilmeyen arasındaki fark sadece bilmenin bilincinden ibaret.

Küçük bir biliş farkı.
Mülk gibi aşk da Allah’tan.
Ruhun da O, kalbin de O, aklın da O.
Tenin de O, canın da O, cismin de O.

Ve aradan perdeleri kaldırarak O’nu bilmek olarak tanımlanan şey, bu seyr ü sefer, sadece O’nu bilmeyi bilmenin sancısından ibaret.

Sevginin yanılgısı yok. Yanlış olan neyi sevdiğini bilmemek ve yolu yanlış çizmek. Hangi kaynaktan geldiğini suyun, hangi dağın üstünden döküldüğünü aydınlığın, bilmemek. Bilmemek yanlış kılar sevgiyi.

Züleyha ki Yûsuf’u sevdi. İbtida, neyi ve kimi sevdiğini bilmedi. Sonra aşkın kaynağını bildi, Yûsuf’u değil, Yûsuf’ta tecellâ eden nuru sevdiğini fark etti. Yûsuf da, ki rüyasında güneş, ay ve on bir yıldız ona secde etmişti, bir kuyuya atılmış ve kendisine zindanda rüya yorumu verilmişti, önce aşkın kaynağını bildi sonra nurun Züleyha sûretinde tecellâ ettiğini fark etti. Biri sûretten nura yükselirken diğeri nurun sûrette tecellâ ettiğini idrak etti.

İşte bütün hikâye: Kim düştü kuyuya, Yûsuf mu, Yakub mu, Züleyha mı? Zindan kimin kader, Yûsuf’un mu, Yakub’un mu, yoksa Züleyha’nın mı? Yûsuf, Yakub ve Züleyha yok aslında. Hepsi bir, hepsi O bir, hepsi tek bir.

OkuSEN isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 2 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
Geceler (11.07.2008), KaTrEe (11.07.2008)

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 11.07.2008, 05:26   #6
OkuSEN
Onursal Üye
 
OkuSEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.09.2005
İletiler: 2.924
Teşekkürler: 2.234
1.565 Mesajına 3.550 kez Teşekkür Edildi
Standart

Mülk gibi söz de, ne senin ne benim.
Cümle gibi aşk da ne senin ne benim.
Söz de,
aşk da,
ne benim ne senin.
Bir yaz sabahına doğan ve su değdiğinde kokusunu salan kırmızı sardunya,
ağustos göklerinde başımın üzerinden geçen bulut,
mayıs gülü,
ışıklı nisan yağmuru
ne kadar Allah’tansa,
mülk gibi söz de ve aşk da
O’ndan.

Sen” tahtına yazıcı kimi oturtsan da,
beşerî bir sevgili ya da cismanî bir aşk gibi görünen,
hiçbir yol O’ndan özgeye çıkmıyor aslında, “gönül tahtına O’ndan özge sultan” olmuyor.
Değil mi ki her şey O’ndan,
gidecek yer yok O’ndan başka. Gelinen yer yok O’ndan başka.
NAZAN BEKİROĞLU...

OkuSEN isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için OkuSEN'a Teşekkür Edenler :
KaTrEe (11.07.2008)
Alt 11.07.2008, 06:19   #7
KaTrEe
Enderun-i
 
KaTrEe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.03.2008
Nereden: Şehr-i Şahane
İletiler: 1.474
Teşekkürler: 670
336 Mesajına 539 kez Teşekkür Edildi
Standart

'' çok zordu yusuf'u görmeyen gözün züleyha'yı anlaması !!
çok kolaydı yusuf'u görmeyen gözün züleyha'yı kınaması !! ''

“Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.”
A’raf, 176
__________________


Sana akan bir damla yaşta ben olayım

EY nebi..

KaTrEe isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 11.07.2008, 14:50   #8
KaTrEe
Enderun-i
 
KaTrEe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.03.2008
Nereden: Şehr-i Şahane
İletiler: 1.474
Teşekkürler: 670
336 Mesajına 539 kez Teşekkür Edildi
Standart

Aşk, Züleyha olacağını bile bile...

Yusuf'a vurulmaktır.

Yusuf olduğunu bile bile...

Kuyuya atılmaktır.

Kuyu olduğunu bile bile...

Yusuf'u saklamaktır.



Aşk; hem Züleyha hem Yusuf hem de kuyu...

Aşk; olduğunu olabilmektir belki de...
__________________


Sana akan bir damla yaşta ben olayım

EY nebi..

KaTrEe isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 11.07.2008, 16:44   #9
aydilge
Bana Seni Gerek ,Seni !.
 
aydilge - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.01.2008
Nereden: Tokat'ta doğdum,Bursa'da doydum...
İletiler: 1.871
Teşekkürler: 727
474 Mesajına 920 kez Teşekkür Edildi
Standart

Müzikle daha güzel olmuş...Teşekkürler kardeşim...
__________________
HAYRA AÇ, KAZAN

ŞERRE KAPA, KAZAN

AÇ KAZAN, KAPA KAZAN

HEP KAZAN

aydilge isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için aydilge'a Teşekkür Edenler :
KaTrEe (11.07.2008)
Alt 11.07.2008, 17:00   #10
Geceler
Sükut_u Sonbahar
 
Geceler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.04.2007
İletiler: 21.150
Teşekkürler: 27.730
10.173 Mesajına 14.964 kez Teşekkür Edildi
Standart

Gercekten cok güzel bir yazi paylasan yüregine saglik Katree kardesim kalbi tesekkürler
Cenab-i Hak herdaim razi olsun
Selam ve Dua ile.......
__________________




Suskunluğumu Bağışla, Tüm Sözcüklerim Sana Duâda...

Henüz Resmedilmemis Bir Hüznün Cizgilerini Tasir Suretim...
Iste Bu Yüzdendir Icten Ice Döküntülerim...

Geceler isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için Geceler'a Teşekkür Edenler :
KaTrEe (11.07.2008)

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Cevapla

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Var Son İleti
İncitmeyecek Kadar Uzak, Üşümeyecek Kadar Yakın Olabilmek nakşi_bendi Paylasmak Istediklerim 4 22.06.2008 17:06
Her An, son An kadar degerlidir...! DuayaSevdali Yürek Esintileri 3 25.02.2008 08:10
Ne kadar isterdim Necmeddin Şiir Penceresi 6 30.05.2006 09:14
Mesel: Yûsuf İle Züleyha TebessüM Güzel Sözler ve Edebi Yazılar 5 09.03.2006 07:40
Bu Kadar Da Olmaz Kı! silaucan Paylasmak Istediklerim 10 12.12.2005 05:13


Konu Etiketleri
, , , , , , , , http wwwyenidendogusnet forum hikayeler 19540 zueleyha ne kadar atethse yusuf da o kadar yffettihtml , ,


Saat : 04:17 |

Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tesettür
Yandex.Metrica