|
|||||||
| Portal | Forum | Kayıt ol | [Yardım Masası] | Forum Kuralları | Üye Listesi | Konularım | Cevaplarım | Arama | Son 24 Saatteki Konular | Forumları Okundu Olarak İşaretle |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Administratör
![]() Üyelik tarihi: 25.08.2005
Nereden: İstanbul
İletiler: 8.969
Takım :
Teşekkürler: 725
498 Mesajına 761 kez Teşekkür Edildi
|
Bazı Erkekler Neden Kudurur
;Mehtap Hanım ben 39 yaşında 4 çocuk annesi bir ev hanımıyım. Eşim benden iki yaş büyük. Zamanında evlenirken eşimin çok iyi bir insan olması, ahlaklı olması, edepli olması gibi gerekçelerle evlendim. İnanın ki son derece salih bir insandı. Son dönemde ona ne oldu anlamadım. Birkaç yıldır internet alışkanlığı başladı. Önceleri kötü sitelere girip çıkmaya başladı. ***** içerikli yerlerden çıkmaz oldu. Şimdilerde güya kötü bir amacı olmadan kumar oynanan yerlere giriyor. Sadece kadınlarla oyunlar oynuyor. Orada tanıştığı bayanlarla buluşuyor, tanışıyor, sohbet ediyor. Yaptıklarından rahatsız olduğumu dile getirince, yaptıklarının içinden geldiğini, beni ilgilendirmediğini, onun özel hayatı olduğunu söyleyerek kestirip atıyor. Resmen koptuk. Aile hayatı diye bir şey kalmadı bizde. Hatta onunla birlikte olurken, iğrenç filmler izlemek istiyor ve bana da zoraki izletmeye çalışıyor. Orada gördüğü şeyleri bana yaptırmaya çalışıyor. Çok utanıyorum bunları yazarken ama, ilişkide haram şeyler istemeye başladı. Ben kabul etmeyince de kızıyor. Beni boşanmakla tehdit ediyor. Çok bunaldım. Ne yapacağımı bilemiyorum. Anlayamıyorum Mehtap Hanım geçmişte dininde olan, Salih bir kul olan, kimseye kötülüğü dokunmayan kocama ne oldu? Niye böyle şeyler yapıyor? Adam resmen kudurdu Bazı arkadaşlarım da aynı şeylerden şikayetçi Bu erkekler belirli bir yaşa gelince neden kuduruyor? içerikli bir mail Bayanın eşini Kudurmak fiiliyle tanımlaması dikkatimi çekti. Aldım elime sözlüğü, başladım kelimeyi aramaya Kuduz hastalığına yakalanmak, kuduz olmak fiilinden, mezaci olarak türetilen Kudurmak kelimesi, azmak, şiddetli şekilde kızmak anlamına gelirken; aynı zamanda şiddetli ve tehlikeli hal almak anlamına da geliyor. Kelimeden yola çıkınca kuduran insan için kullanılan Kudurgan tabiri ise, azgın, kudurmuş, mütecaviz, sağa sola saldıran kelimelerini de tarif ediyor. Kudurgan kişiyi tanımlarken arada geçen Mütecaviz kelimesini de cımbızla çeker, onun anlamını da verecek olursak ortaya şöyle bir ifade çıkıyor Tecavüz eden sarkıntılık yapan saldıran saldırgan Peki ne oluyor da geçmişte efendi/Salih olan bazı erkeklerimiz kudurgan adam& pozisyonuna geçiyor Nedir bu erkekleri dürten onlara sorunca cevap veremedikleri; ama kendilerini tanımlarken içimden geldi dedirten Nedir bu ten gelen İçten gelen şeyin adına biz dürtü diyoruz sevgili okurlar! Çünkü dürtü içeriden bir yerden içten gelir. Yani sevgili Vehbi Keserin bir kongrede esprili bir dille söylediği gibi dürtü, içeriden dürter Psikoloji disiplini açısından bakılacak olursa, eyleme enerjisini veren şeyin adıdır dürtü. Nedeni anlaşılamayan bir davranış sergilendiğinde, verilen tipik yanıt İçimden geldi şeklindedir. Çocuk kardeşini dövdüğünde evladınız, kız arkadaşının saçını çektiğinde değişmeyen cevap; kocanızı ***** sitelerinde yakaladığınızda da değişmez Biliyorum doğru değil ama içimden geldi Aslına bakarsanız dürtüyü hep içerden dışarıya çıkmak istediğinde tanırız. İçerdeyken farkına varmadığımız ihtiyaçlarımız, dürtülüp de dışarı çıkmaya çalıştığında adı konulur bir hal alır fark edilir görülür İçeriden gelen, içeride bir yerde dürtülerek, bedenimiz yoluyla dışarıya süzülmek ister. Dışarıya çıkmak ve hep doyurulmak ister. Psikoloji açısından dürtü, içten gelir. Dış dünyanın kural ve yasalarının işlemediği yerlerden. Doyurulmak ister. Doyum ister. Çünkü dürtü tamamen içe aittir, dıŞIı tanımayandır. peki dürtü, istediği an, koşulsuz bir biçimde duyuma ulaşmak zorunda mıdır? Doyuma ulaşmadığı zamanlar olamaz mı? Eğer doyuma ulaşmıyorsa, onu engelleyen ve doyumu engelleyen nedir? Bizim günlük yaşantımız anlamında olaya bakacak olursak sevgili okurlar, içten gelen, içimizden gelip bizi dürten ve hemen her şeyin olmasını isteyen yanımızın karşısında duran güçlü bir benlik algımızın olması gerekir. ben dediğimiz kendim diye tarif ettiğimiz egomuz, tüm bu kuralsız istek ve doyum dayatmalarıyla baş edebilir nitelikte oluşturulmuşsa, içten gelenler dıştaki dünyanın istekleriyle çatışmayabilir. Çünkü benlik(ego), dışın oldukça farkındadır ve dışta olanları dikkate alır. Bizler büyürken, gelişirken, gelenek ve göreneklerimizle beslenerek yetişirken, aslında bir yandan da kendi dışımızdaki gerçeklerin kurallarıyla da donatılmış oluyoruz. İçinde bulunduğumuz hayat, inançlarımız, değer yargılarımız, bizi biz yapan insani yanlarımız, ideolojilerimiz içten gelenle dışta bulunanlar arasında denge unsuru olacaktır. Çünkü istesek de istemesek de hayat hep doyum-doyumsuzluk, haz-hoşnutsuzluk gibi ikilemlerin arasında gidip gelecektir. Hangi dünya görüşüne, hangi ideolojiye sahip olursak olalım, toplumsal yaşam kuralları gereği birçok hazzımızı ertelemek zorundayız. İster Amerikada yaşıyor olalım, ister Malezyada ister Türkiyede. Dünyanın neresinde olursak olalım dışımızda olanlarla uyum içinde yaşamak zorundayız. sırf içimden geliyoR diye eşimize zoraki ***** filmler izletip, onunla aynı şeyleri yapmaya zorlayamayız. Zamanında haram olduğunu inandığımız ve kaçındığımız davranışları, bugün sanki o konuların üzerinden haram olduklarına dair hükümler kalkmış gibi uygulayamayız. Uyguluyorsak da onlara kılıf uydurmak için içimizden gelenleri delil olarak gösteremeyiz. çünkü çünkü içimizden gelenler hep vardı ilk insandan bugüne, bugünden kıyamete kadar var olmaya devam edecektir de. İçimizden gelenler var ama; dışta olanlar da var. Bu ve benzeri durumlarda bence unutulmaması gereken en önemli mesele şudur sevgili okurlar yaşam devam ettiği müddetçe hayat hep ikili bir zeminde sürüp gidecektir. İçten gelenler hep olacaktır dışta duranlar da Bazen doyum olacaktır hayatımızda bazen doyumsuzluk bazen haz aldığımız olaylar olacaktır bazen haz alamadığımız veya ertelediğimiz için hoşnutsuz olduğumuz zamanlar Önemli olan; her şeye karşın yaşamdan tat almanın başka yolları olabileceğini bilmektir bence bir yerde ertelenen doyum, başka bir ilkeli ve edepli platformda kolaylıkla hazza dönüştürülebilir. ve o eskinin salih eşlerine gelince! Açıkça söylemem gerekirse, ben o kişilerin yetirince salih olduklarına inanmıyorum. Gerçekten Allah tan korkan, kuldan utanan insanların bireysel ihtiyaç ve beklentilerinin yönünü değiştirme gücüne sahip olduklarına inanıyorum ben. Ona bakarsanız dürtü herkeste var. Ama canımız bir şey istediğinde, istediğimiz o şeyin haram fiil olduğuna inanıyorsak eğer, kendimizi o faaliyetten uzaklaştırmanın bir yolunu elbette buluruz. Ama uzaklaştıracak daha faydalı alanlar bulmuyorsak/bulamıyorsak, sağa sola saldırıyorsak, ***** yayınlar takip ediyorsak, cinsel içerikli faaliyetlere yöneliyorsak bunun adı kudurmak oluyor kolaylıkla. Günümüzde yeni moda insanlar var. Akşama kadar bilgisayar başında oturan ve cinsel doyumdan başka bir şey yapmayan insanlar. Şimdi bu kişiler isteseler, cinsel enerjilerini sanata, edebiyata, bilime, insanlığa yönlendiremezler mi? Çok da güzel yönlendirirler bence. Yanlışı hatırlatılınca Sen karışma diyen, İşine geliyorsa gelmiyorsa kapı orada! diye eşine yol gösteren beyler olmazlar Ben bu kişilerin psikolojik sorunları olduğuna inanıyorum. içten gelenler için en iyi çözüm içe yolculuktur sevgili okurlar! içe yolculukiçin en iyi yollardan birisi de psikoterapi görmektir. Başka yollar yok mudur? Elbette vardır. Yeter ki bu kişiler içten gelenle içe gidecek bir yöntem bularak mücadele etmek istesinler Son olarak dürtü için önemli bir hatırlatma daha. Dürtü, hangi yolla yatıştırılmaya alışırsa o yolu kendisine ilke edinir. Alıştığı doyum nesnesinden uzaklaşması zorlaşır. Tam da bu nedenle ilk başta doyum nesnesi olarak yanlış alışkanlıklara ilk adımı atmamak için mücadele etmek gerekir. Adım atılınca, gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Bunun için olsa gerek Allah(cc) Kuranda Haram işlemeyin demiyor Harama yaklaşmayın diyor& Sevgiyle kalın ALINTI |
|
|
|
| Bu Mesaj için fzehra'a Teşekkür Edenler : | Ulubey (02.12.2009) |
| Reklamsız bir forum için sitemize destek olun... | |
|
|
#2 |
|
Portal Yerlisi
![]() Üyelik tarihi: 04.09.2005
İletiler: 2.212
Takım :
Teşekkürler: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
|
az okudum cok igrenc bisey ya okumak istemedim devamını..... allah islah eylesin insallah böyle erkekleri....
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Yenidendogus Üyesi
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 27.11.2005
İletiler: 476
Takım :
Teşekkürler: 0
2 Mesajına 2 kez Teşekkür Edildi
|
Fakat, maalesef, insan bir işle meşgul olurken her zaman zaruret ya da ihtiyaç sınırları içinde kalamıyor; bazen gereksiz ve faydasız şeylere de bulaşabiliyor. Hususiyle gençler, İnternet'i kullanırken lâubâlîliğe açılabiliyor ve mâlâyânîliğe girebiliyorlar. Harama karşı gözünü kapayacak, kalbini zabt u rabt altına alacak, duygu ve düşüncelerine vize soracak kadar iradeli olamayanlar, seyahatlerini kendi âlemlerinde devam ettiremiyor ve zamanla başkalarının karanlık dünyalarına kayabiliyorlar. Sahilden bir kere ayrılınca da bâtılın tasvirine iyice dalıyor, sâfî zihinlerini tamamen bulandırıyor ve o bataklıklardan çıkamaz hale geliyorlar. Heva ve heves peşinde zaman tükettikçe en ulvî insanî hislerini de birer birer kaybediyor ve bir daha geriye dönmemek üzere bataklığa gömülüyorlar. Hem öyle bir gömülüyorlar ki, anne-babalarıyla samimi sohbet etmek, eş ve çocuklarıyla hoş zaman geçirmek, hatta böylece aile hukukunu gözeterek zamanın her anını ibadet yapıyormuş gibi değerlendirmek ve arkadaşlarıyla sohbet-i Canan'da bulunmak dururken, “chat” adı altında güya “sohbet” etme bahanesiyle olmadık fısk u fücurlara, gıybet ve yalanlara, onca günahlara giriyorlar; hem vakitlerini israf ediyor hem de ailevî münasebetlerin bütün bütün bozulmasına ve yuvaların yıkılmasına bâdî olabilecek cürümler işliyorlar.
ALLAH RAZI OLSUN ABLAM.ELİNE ,EMEĞİNE SAĞLIK.
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Administratör
![]() Üyelik tarihi: 26.08.2005
Nereden: Sinop&Egypt
İletiler: 4.021
Takım :
Teşekkürler: 1.052
361 Mesajına 547 kez Teşekkür Edildi
|
ibretlik bir olay gercekten ..
rabbim kimsenin basina vermesin diyelim ..duamizi edelim .. salih insan die evlenilip bir zaman sonra bu sekle yada gercek yuze cikmasi ..kocaman bir hayal kirikligi olsa gerek.. rabbim kimseyi yaniltmasin ..mutlu olabilecegi esler nasib etsin.. tesekurler bu yazi icin...
__________________
![]() Özlemisim imza resmimi ..(: |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Portal Yerlisi
![]() Üyelik tarihi: 30.03.2006
İletiler: 1.779
Takım :
Teşekkürler: 0
7 Mesajına 7 kez Teşekkür Edildi
|
RABBİM bacımıza yardım etsın
bizlerinde sonumuzu hayır eylesın. |
|
|
|
| Reklamsız bir forum için sitemize destek olun... | |
|
|
#6 |
|
Özel Üye
![]() Üyelik tarihi: 31.10.2005
Nereden: MEDİNE
İletiler: 6.529
Takım :
Teşekkürler: 150
228 Mesajına 372 kez Teşekkür Edildi
|
allah kimsenin aklı başında almasin zaman berbat halde kendimize hakim olmaliyiz........
sonumuz hayrola.... |
|
|
|
|
|
#7 | ||||
|
Administratör
![]() Üyelik tarihi: 25.08.2005
Nereden: İstanbul
İletiler: 8.969
Takım :
Teşekkürler: 725
498 Mesajına 761 kez Teşekkür Edildi
|
|
||||
|
|
|
|
|
#8 |
|
Yenidendogus Üyesi
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 27.11.2005
İletiler: 476
Takım :
Teşekkürler: 0
2 Mesajına 2 kez Teşekkür Edildi
|
bu duaya hepmiz amin diyelim arkadaşlar.
Allahım! Kapıkulların olarak biz, sadece Sana güveniyor ve ümid edip beklediklerimizi de yalnız Sen’den bekliyoruz; her halimizi ıslah buyur ve bizi göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan da az bir süre için bile olsa kendimizle, nefsimizle başbaşa bırakma! AMİN.AMİN.AMİN. ALLAH YARDIMCISI OLSUN BU BACIMIZIN.
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür. |
|
|
|
|
|
#9 |
![]() Üyelik tarihi: 06.10.2008
Nereden: karaman,almanya
İletiler: 7.047
Takım :
Teşekkürler: 3.526
2.295 Mesajına 3.601 kez Teşekkür Edildi
|
inanin cok terbiyesizce bir davranis. simdi aynisini hanimi bir baskasi ilie bulussa veya internette cetlesse .
acaba o, beyfendi nasil bir tepki gösterirdi merak ediyom yaw arkadaslar , evlendigimiz zeman bu kizin babasi bize güveniyo ve bizimde kizimiz bacimiz olabilir ben halen anlamakta güclük cekiyom , derlerdide inanmazdim 40 indan sonra azar veya kudururmus rabbim islah eylesin cok terbiyesiz. ce teklifler ve vurdum duymaz bir monoton yasayis yazik rabbim af etsin dogruyu da bulmak nasib eylesin ... amin |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Tam Üye
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.05.2007
İletiler: 261
Takım :
Teşekkürler: 10
7 Mesajına 15 kez Teşekkür Edildi
|
Allah razı olsun paylaştığınız için. Anlatılanlar yorumsuz...
|
|
|
|
| Reklamsız bir forum için sitemize destek olun... | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |