Portal
Geri git   Yenidendogus > Güncel Konular > Türkiye'de Gündem > Köşe Yazarları
Portal Forum Kayıt ol [Yardım Masası] Kuran-ı Kerim Dinleme Arapça Dersleri Konularım Cevaplarım Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle

İkİ kİŞİden bİrİ banka borÇlusu

Üye Etiketleri


Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 18.01.2011, 10:33   #1
KARAHILAL
Tam Üye
 
KARAHILAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.12.2010
Nereden: hollanda
İletiler: 141
Aldığı Beğeniler : 81
Beğendiği Mesajlar : 77
Standart İkİ kİŞİden bİrİ banka borÇlusu

Akşam yazarı Nihal Kemaloğlu, ATO araştırmasına göre toplumun yarısının bankalara borçlu olduğunu, Başbakan’ın yüzde 50 oy alma çıtasının bu olguya uygun olduğunu yazdı. “Yüksek borçlu toplumun eceli 'kriz korkusuyla' nasıl bir siyasi angajmana tav olacağından adımız kadar emin olabiliriz” dedi.

Nihal Kemaloğlu’nu bugünkü yazısı şöyleydi:

“Eğer Türkiye'deki 49 milyon küsur seçmenin 41 milyonunun bankalara kredi borcu varsa, yurttaş egemenliğimizin nelere tahvil edildiği sorusunu sormamız kaçınılmazdır.

Ve çok açıktır ki 41 milyon banka borçlusunun siyasi irade ve özerkliğinin topyekun finans sistemine prangalandığı ve borçluların piyasalarca rehin alındığının resmidir.
Üstelik finans sektörüne borcu olan 41milyon; tüketici, konut ve ihtiyaç kredileriyle tasarrufa değil aksine gelirinin çok üstünde tüketime sürüklenen tüketim kapitalizminin sömürgesi toplumumuzu ayan beyan göstermektedir.

Hatta kısa vadeli sıcak para yuvası ülkemizin borç denizindeki iki vatandaşımızdan birisi su yutarken, piyasaların selametinden başka bir şey düşünemiyordur.
Dün AKŞAM gazetesinde İsmail Küçükkaya, Başbakan'ın 2011 seçim çıtasını yüzde elli olarak belirlediğini ve her iki seçmenden birinin oyunu hedeflediğini bildiriyordu, anlaşılıyor ki Başbakan da piyasa borçlularını yakından takip ediyormuş.

Uzmanlar bankalarda toplanan mevduatın yüzde 80'inin de hesap sahiplerinin yüzde 1.5'ine ait olduğunu ve yüzde 98.5'luk kesimin toplam mevduattaki yüzde 20 paylarıyla pek para sahibi olmadığını defaatle yazmışlardı...

O zaman, Türkiye'nin övgüler düzülen 'mucizevi' ekonomik büyümesinde bağrındaki 41 milyon kredi borçlusu vatandaşımızın da hesaba katılması gerekir.

Ankara Ticaret Odası (ATO), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine dayanarak yaptığı açıklamada bankalara borcu olan kişi ve şirket sayısının 40 milyon 980 bine, bankalara olan kredi borcunun da 475 milyara yükseldiğini açıkladı.

ATO, Türkiye'nin Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre Türkiye'nin nüfusunun 72 milyon 561 bin kişi olduğunu buna göre her bir kredi borçlusu bir kişi sayıldığında nüfusun yüzde 56.5'inin banka borçlusu olduğunu belirtti.
Geçen eylül ayı sonu itibarıyla kamu ve özel bankalar, yurtdışından sağlanan kredilerle birlikte toplam 475 milyar 659 milyon lira kredi kullandırmışlar.

Ve tüketici kredilerinin 116 milyar 850 milyon liralık tutarı, iş kurmak ya da sermaye sağlamak amacıyla kullanılan 118 milyar 828 milyon lira tutan işletme kredileriyle başa baş gelmiş.

Seçim takvimine giren Türkiye'de seçmen iradesinin tepesine 'piyasaların' yerleşeceği, siyasi tercihin belirlenmesinde 'ekonomik olağanüstü hal' kozunun kullanılması ve böylece borç sarmalına takılı seçmenin tavrının manipülasyonu çok mümkün görünüyor.

Zaten demokrasi ve siyaset, hanidir piyasa tiranlığının emrinde taşeron-esnek hizmetliler ne de olsa!

Neoliberal ekonomizm bir ideoloji olarak siyasetin bütün enstrümanlarını ve temsillerini öğütürken seçmen yani egemen sisteme canı/malıyla bağlı kredi borçlusu, 'piyasaların istikrarını' oylamaya mecbur kalacak.

Elbette küresel piyasalarda koşan ve coşan aktörler, siyasetin artık umurlarında olmadığını açık açık ifade ediyorlar.

Ve bir çeşit köleliği andıran tüketim müptelası piyasa toplumu da ne yazık ki her türlü demokratik kaygı ve talebi tınmayarak sadece 'piyasaları' kollayacak.

Geçenlerde Maliye Bakanı Türkiye'nin pembe tablosunu şöyle özetliyordu, 'Bugün Türkiye'de yılda 6-7 milyon beyaz eşya satılıyor, araba satışları rekor kırıyor, bir milyon plazma ve LCD satılmış, bütün bunlar vatandaşımızın hayat standardının arttığını gösteriyor'.

Ve ekliyor 'Bugün teslim edilenlerle birlikte 500 bine yakın konut söz konusu' derken 119 milyar 335 milyonluk tüketici kredilerinin nereye uçtuğu da anlaşıldı.
Borçlanarak tüketen toplum hayatının bağlı olduğu tek standart, olsa olsa evladiyelik kredi borcunun eline yüzüne patlamamasıdır.

Sıcak parayla spekülatif büyüyen ülkenin bu sıcak paranın yarattığı ucuz dövizle azan ithalatı, yerlere yapışan ihracatı, yüksek dış ticaret açığı, dolayısıyla cari açığı bir yana büyümenin saçılan kredilerle 'tüketerek' şişinme' olduğundan Maliye Bakanı hiç bahsetmiyordu.

Ama tasarrufu unutmuş yüksek borçlu toplumun eceli 'kriz korkusuyla' nasıl bir siyasi angajmana tav olacağından adımız kadar emin olabiliriz...”
__________________
Yasam bir alfabeye benzer.Bu alfabede ister unlu ol ister unsuz, yeter ki karaktersiz olma...

KARAHILAL isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Cevapla

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Var Son İleti
Banka hesabinda istenmeden biriken faiz? YeNi Soru - Cevap Köşesi 15 23.01.2011 03:23
Banka Kartlarınızı kimseye göstermeyin..... Gülyüzlüm Mizah 4 14.12.2009 10:39
BİRİ... Uhibbu Paylasmak Istediklerim 4 08.04.2009 15:16
Olmaz Ya... Tabİİ... Bİrİ İnsan, Bİrİ Gölge Paylasmak Istediklerim 4 12.12.2007 06:12
Çok Değerli Bir Banka Hesabı!!! sürmeli Paylasmak Istediklerim 2 17.10.2006 17:25


Saat : 01:43 |

Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Beta 1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
Yandex.Metrica