Portal
Geri git   Yenidendogus > İslam > Tasavvuf > Mürşid-i Kamillerin Sohbetleri
Portal Forum Kayıt ol [Yardım Masası] Kuran-ı Kerim Dinleme Üye Listesi Konularım Cevaplarım Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle

Mürşid-i Kamillerin Sohbetleri Ümmeti muhammedi irşadla görevli olan Allah dostlarının sözleri.(Abdulkadir Geylani,Şah-ı Nakşibend,Mevlana hzleri vb.)

Gavs-ı Sani (k.s.) hzlerinin niyet ile ilgili sohbetleri

Tarikat şeriatın üstünde kurulmuş takva makamıdır. Şeriatsız tarikat olmaz. Bir evin yapımında temelde kullanılan demir beton eksik olursa bina sağlam olmaz, çabuk çöker. Tarikatın temeli de şeriattır. Temeli sağlam olmayan tarikat ehli de çabuk yoldan

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 21.11.2008, 02:45   #1
Gönlü Yorgun
Üye
 
Gönlü Yorgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.11.2008
İletiler: 15
Teşekkürler: 4
11 Mesajına 31 kez Teşekkür Edildi
Standart Gavs-ı Sani (k.s.) hzlerinin niyet ile ilgili sohbetleri

Tarikat şeriatın üstünde kurulmuş takva makamıdır. Şeriatsız tarikat olmaz. Bir evin yapımında temelde kullanılan demir beton eksik olursa bina sağlam olmaz, çabuk çöker. Tarikatın temeli de şeriattır. Temeli sağlam olmayan tarikat ehli de çabuk yoldan çıkar.

Bir kişi müslüman olması için ilk önce kelime-i şahadet getirmesi gerekir. Ondan sonra imanın şartlarını kabul etmesi gerekir ( amentü ) ondan sonra da İslâm’ın 5 şartını yapması lâzımdır. Bunlardan hac, zekât, oruç belli şartlara bağlanmıştır. Ama namaz akıl baliğ olan herkesin üzerine farzdır. Herkesin her şartta yapması gereken bir ibadettir. Yapılmazsa çok büyük cezası vardır. Bazı âlimlere göre 500 bazı âlimlere göre 70.000 yıl cezası vardır. Kişi hasta olsa hareket edemeyecek olsa bile ima ile de olsa namazını kılmak zorundadır. Kişi suda boğuluyor olsa sekerat anı gelmiş olsa o vaktin namazını eda etmek zorundadır. O vakit namazından sorumludur.

Yapılan hizmetlerde ve ibadetlerde niyet önemlidir. Niyet Allah rızası için olmalıdır. Biz 40 yıldır köyümüzde olanların ve sofîlerin fatihayı bildiklerini sanıyorduk. Gördük ki fatihayı eksik okuyorlar. O zaman namazları iptal oluyor. Bunda bizim de sorumluluğumuz var. Biz sofîler mahcup olmasın diye sormaya utandık. Tüm sofîler fatihayı öğrenmek zorundadır. Siz de bunun için çalışacaksınız. Bu işten sorumlusunuz. Namazlarda fatihalar ve diğer vecibeler eksik olmayacak.
Bunun için çalışacaksınız. Namaz olmazsa yaptığınız hatme, rabıta ve virdlerde olmaz. Bir hadisi şerifte şöyle buyruluyor:

“Dünya melundur. İçindekilerle birlikte lânetlenmiştir. Yalnız Allah rızası için yapılan hariç.”

Yaptığınız ibadet ve hizmetler Allah rızası için yapılmalıdır. Niyetlerimiz Allah rızası için olmalıdır. Dünya için bile çalışsak niyet Allah rızası için olursa ibadete çevrilir. Gavs Hz. şöyle nakletti.

“ Kişi sabah evden çıkarken ya rabbi sen rızkıma kefilsin ondan şüphem yoktur. Çoluk çocuğumun rızkını kazanmayı üzerime vacip kıldın. Bu vacibi üzerimden kaldırman için işe gidiyorum “

der ve o niyetle işe giderse akşam evine dönünceye kadar geçen süre sanki alnı secdedeymiş gibi ibadet yerine geçer.
Dünya da lâzım amma niyet Allah rızası olursa ibadet yerine geçer. Sizin paranız olmasa buraya nasıl gelecektiniz. Elbise, yiyecek nasıl alacaktınız. Amma sizin amacınız sadece dünya olmamalı, amacınız ahiret olmalı. Amacınız dünya parsı değil ahiret parası kazanmak olmalı. İnsan tarlaya ne ekerse onu biçer buğday ekse buğday biçer. Dünya ahiretin tarlasıdır. Sizde takva tohumu ekerseniz ahirette karşılığını alırsınız.
__________________
“Başkalarına hizmet etmek isteyenler,kendilerini ıslah etsin yeter.Çünkü nefsini ıslah eden kimse başkalarına fayda verebilir ve güzel şeyleri temsil edebilir.Sadat-ı Kirâm, nefislerini ıslah edip güzel ahlakı elde ettikleri için Allah yolunda insanlara büyük fayda vermişlerdir.En büyük hizmet, güzel ahlaklı ve edepli bir insan olmaktır.

Gavs-ı Sani Eş-şeyh Es-seyyid Abdûlbakî El-hüseyni (k.s.)

Gönlü Yorgun isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 6 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
Berceste (22.03.2011), Bi_iznillah (22.03.2011), cancanan'a (25.03.2011), erol5109 (03.09.2011), menzil_gülü (04.04.2010), talip2 (05.12.2009)

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 21.11.2008, 02:54   #2
Gönlü Yorgun
Üye
 
Gönlü Yorgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.11.2008
İletiler: 15
Teşekkürler: 4
11 Mesajına 31 kez Teşekkür Edildi
Standart Gavs-ı Sani (k.s.) HazretLerinin Muhabbetin Kaynağı Hakkındaki Sohbetleri

Gavs Saninin sohbet hakkındaki sözler

-Sofiler Sohbet muhabbet verir, muhabbet insana amel yaptırır.

-Sofiler sohbeti rabıtayla dinlerlerse Rahmet zuhur eder.

-Dergahlar?da vekiller bol bol Tasavvufi sohbeti yapsınlar.

-Bir vekilin sohbet yapması, islamı anlatması için illa Mola olması, alim olması şart

değildir. kitaplardan Okuyabilir Hazırlık yaparak kitaplardan çıkardığı özeti okuya bilir

-Gavs Sani Hz. lerine bir vesile ile sorduk;

-Sultanım cemaat çok kalabalık olduğu halde yapılan sohbetlerden bir feyiz ve muhabbet alamıyoruz. Bazen de üç beş kişilik bir ortamda yapılan sohbette çok daha fazla feyz ve muhabbet olduğunu müşahede ediyoruz. Acaba bunun nedenleri nelerdir??

Gavs Hz. leri buyurdular ki;
-Bunun üç sebebi vardır, bu üç sebepten biri ya da bir kaçı zuhur edince o ortamdan feyiz ve muhabbet kesilir.?

1-Ya sohbet eden kendi nefsinden konuşuyordur?Yani gafildir. Varlık duygusu ile konuşuyordur. Allah ın rahmetine, Sadatların himmetine yönelmemiştir.?

2-Ya da cemaat aynı şekilde gaflet içindedir ve adabı gözetmeksizin mecliste bulunmaktadırlar. Yani kalpler dağınık beklentiler farklıdır. Allahın rahmetine, Sadatların feyzine yönelmemişlerdir.?

3-Veyahut cemaat sohbette geçen konularda birbirlerinin eksiklerini görme gayreti içindedir. Yani şu şunun eksiği, bu da bunun eksiği gibi düşünerek herkesin topu birbirlerine atmasıdır.?

Sonra Gavs Hz. leri durdular ve üçüncü maddeyi işaretle buyurdular ki;
-Vallahi biz bundan nefret ediyoruz?.?

-Gavs hz. k.s. bir sohbetinde şöyle buyuruyor

Muhabbetin kaynağı dörttür

1.Mürşidi kamil ziyareti
2.Mürşidi kamil sohbeti
3.Rabıta
4.Virttir?


Gavs-ı sani hz. (k.s) neden sohbet etmiyor?

Sofilerinden birisis Gavs hz. ne sordu: Efendim, burada o kadar alim var, siz varsınız. İnsanlar da buraya ziyarete geliyorlar. İşleri yok. çay ocağında vs yerlerde vakit geçiriyorlar. Söyleseniz, alimler sohbet etse, siz sohbet etseniz?
GAVS-I SANİ HZ. sadece şunu söyledi:? HACI! BİZ KONUŞURSAK DOĞRUYU SÖYLERİZ!?
__________________
“Başkalarına hizmet etmek isteyenler,kendilerini ıslah etsin yeter.Çünkü nefsini ıslah eden kimse başkalarına fayda verebilir ve güzel şeyleri temsil edebilir.Sadat-ı Kirâm, nefislerini ıslah edip güzel ahlakı elde ettikleri için Allah yolunda insanlara büyük fayda vermişlerdir.En büyük hizmet, güzel ahlaklı ve edepli bir insan olmaktır.

Gavs-ı Sani Eş-şeyh Es-seyyid Abdûlbakî El-hüseyni (k.s.)

Gönlü Yorgun isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 6 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
*_NaZLı_* (03.04.2010), Bayram (21.11.2008), Berceste (22.03.2011), cancanan'a (25.03.2011), erol5109 (03.09.2011), menzil_gülü (04.04.2010)
Alt 21.11.2008, 03:04   #3
Gönlü Yorgun
Üye
 
Gönlü Yorgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.11.2008
İletiler: 15
Teşekkürler: 4
11 Mesajına 31 kez Teşekkür Edildi
Standart Gavs-ı Sani (k.s.) Hzlerinin Güzel Huylu Olmakla Alakalı Sohbetleri

Gavs Hz. lerine bir vesile ile sorduk;
"Sultanım cemaat çok kalabalık olduğu halde yapılan sohbetlerden bir feyiz ve muhabbet alamıyoruz. Bazen de üç beş kişilik bir ortamda yapılan sohbette çok daha fazla feyz ve muhabbet olduğunu müşahede ediyoruz. Acaba bunun nedenleri nelerdir?"

Gavs Hz. leri buyurdular ki;
"Bunun üç sebebi vardır, bu üç sebepten biri ya da bir kaçı zuhredince o ortamdan feyiz ve muhabbet kesilir."

"1-Ya sohbet eden kendi nefsinden konuşuyordur...Yani gafildir. Varlık duygusu ile konuşuyordur. Allah ın rahmetine, Sadatların himmetine yönelmemiştir."

"2-Ya da cemaat aynı şekilde gaflet içindedir ve adabı gözetmeksizin mecliste bulunmaktadırlar. Yani kalpler dağınık beklentiler farklıdır. Allahın rahmetine, Sadatların feyzine yönelmemişlerdir."

"3-Veyahut cemaat sohbette geçen konularda birbirlerinin eksiklerini görme gayreti içindedir. Yani şu şunun eksiği, bu da bunun eksiği gibi düşünerek herkesin topu birbirlerine atmasıdır."

Sonra Gavs Hz. leri durdular ve üçüncü maddeyi işaretle buyurdular ki;
"Vallahi biz bundan nefret ediyoruz...."

GAVSI SANİ KS HZ LERİNİN BİR SOHBETİ 1.

Bu tarikat-ı aliye Kur’anın özüdür, Kur’anı Kerimin hikmeti, takvasıdır. Bu tarikat-ı aliye çok değerlidir, çok hassastır, ktir. Bu tarikatı aliye bembeyazdır, en ufak bir leke olursa hemen gösterir, leke değmemesi için çok dikkatli olmak lazım. Bu ebedi olarak insanın hayatını kurtarır. İnsan bütün kuvvetiyle 50-60 senelik dünya hayatı için çalışıyor. Ama belli olmuyor, belki bir gün, belki bir dakika sonra ölebilir. Kendim için çalışıyorum sanıyor, halbuki millet için (başkası için) çalışıyor. Öldükten sonra her şeyi bırakıyor, malı başkalarına kalıyor.
Dünya böyle, ama ahiret böyle değil. Yüz bin değil beşyüz bin trilyon sene değil, ebedi olarak devam edecek olan ahiret hayatımız için çok çalışmamız lazım. Allah için çalışmak, ebedi hayat için çalışmak, aslında insanın kendisi için çalışmaktır. Peygamber (A.S.) bir hadisi şeriflerinde “Dünya ve içindekiler melundur, Allah lanet etmiştir. Allah rızası için yapılan işler bunun dışındadır.” Bunun için, niyet çok mühimdir. Niyet sağlam olursa, hem dünyayı kazandırır, hem ahiret’i kazandırır.
Gavs (K.S.A.) bu hadise binaen sabah kalktığında elbiseyi giyerken, abdest alırken işe gitmeden önce; “Ya Rabbi sizin için çalışıyoruz, siz Rezzak-ı mutlaksınız, çalışmasak da rızkımızı verirsin. Sen çalışmayı vacip kılmışsın. Ailem için çoluk çocuğum içi çalışmayı vacip kılmışsın, bu vacip görevimi yerine getirmek için çalışıyorum.” böyle niyet etse akşama kadar camide ibadet etmiş, vaktini secdede geçirmiş gibi sevap alır. İslam güzel ahlaktır. İbadet yalnız namaz değildir. Namaz kılmak çok mühim, her müslümanın yerine getirmesi gerekmektedir. Yoksa Allah teala azap eder. Güzel huylu olmak, yalan konuşmamak, sağlam çalışmak, bunlar ameli salihtir.

GAVSI SANİ KS HZ LERİNİN BİR SOHBETİ 2.

Gavs Hz. yemin etti, bizim evimize haram girmemiş, Seyda Hz. de bizim evimize haram girmemiş dedi, biz de diyoruz ki, bizim evimize haram girmemiştir. Sizler de bizim işimizde çalışıyorsunuz, dikkat edin. Bu mala haram karıştırmayın. Dikkat etmezseniz siz vebaldesiniz. Helal kazanmak başlı başına bir ibadettir.
Biz bu dergiyi (Semerkand yayınlarını) dini İslam için, insanların eğitimi için, hem de tekkenin ihtiyaçlarını karşılamak için çıkarıyoruz. Sofiler geliyor çorba lazım, ekmek lazım, yatak lazım, bunlar için para lazım. Parasız olmuyor, dünya için de çalışmak gerek, hizmetin devamı içinde paraya ihtiyaç vardır, bunun gibi dünya için çalışmak ameli salihtir.
Yoksa bize para lazım değil.
Biz malımızı, canımızı, devletimizi (malımızı mülkümüzü), elbisemizi sofilerin ayaklarının altına atmışız. Bu tarikatı aliyenin gayesi hizmettir.
Peygamber (A.S.)’ın yolunda çalışıyoruz, siz bizim dergimiz için çalışıyorsunuz. Biz sizden memnunuz. Gavs (K.S.A.) buyuruyor, onun zamanında bir hırsız varmış, çevre köylerden bal çalarmış, sen bu balı nerden alıyorsun demesinler diye içinde arı olan bir kovan da çalıp getirmiş. Arılara demiş ki siz vız vız yapın ben balı bulup getiririm. Sizde vız vız yapın, sadatlar size himmet eder, sadatlar da himmet çoktur. Siz ne kadar gayret ederseniz o kadar himmet gelir.

GAVSI SANİ KS HZ LERİNİN BİR SOHBETİ 3.

Bu sadatlar Allah’ın dostudur, bu sadatların nazarı dağları yerinden kaldırır. Sizin bir dostunuz olsa ondan bir şey isteseniz yapmaz mı. Onlar ne isterse Allah verir. İsteklerini geri çevirmez. Biz bu hizmetlerde ortağız. Bu ortaklıkta ticaret ölünce bitmez. Yüz sene, beşyüz sene de değil, kıyamete kadardır. Amel defteri kıyamete kadar kapanmaz. Çünkü bu tarikat kıyamete kadar devam edecektir. Onun hayrı hem size, hem bize, hem de sadatlaradır.

Gavs (K.S.A.) bu hadise binaen sabah kalktığında elbiseyi giyerken, abdest alırken işe gitmeden önce; “Ya Rabbi sizin için çalışıyoruz, siz Rezzak-ı mutlaksınız, çalışmasak da rızkımızı verirsin. Sen çalışmayı vacip kılmışsın. Ailem için çoluk çocuğum içi çalışmayı vacip kılmışsın, bu vacip görevimi yerine getirmek için çalışıyorum.” böyle niyet etse akşama kadar camide ibadet etmiş, vaktini secdede geçirmiş gibi sevap alır. İslam güzel ahlaktır. İbadet yalnız namaz değildir. Namaz kılmak çok mühim, her müslümanın yerine getirmesi gerekmektedir. Yoksa Allah teala azap eder. Güzel huylu olmak, yalan konuşmamak, sağlam çalışmak, bunlar ameli salihtir.

Biz sizden razıyız, Allah’ta sizden razı olsun.
Allah yardımcınız olsun.
(Bizim misafirimiz var, bize müsaade ederseniz)
Allah bizleri ve sizleri sadatlardan ayırmasın. (Amin)

GAVSI SANİ KS HZ LERİNİN BİR SOHBETİ 4.

Bu dünya bir han gibidir; ahiret yolcusu bütün hazırlığını bu handa yapmalıdır.Yolda tedarik görülmez. Zira kervan yola çıkmıştır. Ölümle başlayan bir yolculuğun geri dönüşü yoktur. Yola çıkan kimsenin,hedefine ulaşması için belli bir yol ve usul takip etmesi gerekir.Başı boş ve hedefsiz yol giden kimsenin hedefine varması mümkün değildir. Onun nereye varacağı da belli olmaz.Allah yolu da böyledir.

O yol da Hz. Rasulullah (s.a.v) ın izinden başka Allah'a giden bir yol ve kapı yoktur. Hz. Rasulullah'ın (s.a.v) hayatını yaşamak için de ulu Sadatlara uymak gerekir. Hz. Peygamber'e (s.a.v) hakkıyla uymanın en güzel yolu,sünnet üzere yaşayan sadatları takip etmektir. Sadatlar, sünnet-i seniyyeyi kal olarak değil,hal olarak yaşar ve yayarlar. Onlara uymakla iman selameti ile ölmek nasib olur. Böylece ebedi ahiret yolculuğu iman ile başlamış olur. En büyük saadet te budur.

Gavs Hz. 1998 afyon sohbeti

Ne iş yaparsanız yapın niyetinizde Allah (c.c)rızası olsun.

Kalbinizde Allah'ın (c.c)rızasını yerleştirin, yaptığınız her işde bu olsun.

Sizleri tenkit edenlerin ellerini öpün, onları anlamaya çalışın.

Size gelenlerin anlattıklarına karşı tarafı dinlemeden hüküm vermeyin.

Dinleyin, Kızmayın, üstünlük taslamayın.

Her iki tarafı dinleyin öyle karar verin.

Sabırlı mantıklı olun.

Hepberaber istişare yaparak karar verin..

Yaptığınızı Allah (c.c) rızası için ,sevdiğiniz zatın hatırı için yapın.

Nakşibendi beyazdır, leke kabul etmez.

GAVSI SANİ SULTAN SEYYİD ABDULBAKİ KS HZ'LERİNİN SON SOHBETLERİNDEN....

Menzil´de iken gavsimiz ks buyurmus´ki ;

"Zikr cekmeyen sofi avamdir.
Naksi listesine sadece zikir ceken sofiler yazilir.
Nefis nefy isbat ile müslüman olur.
Sofiler bize dünya sikayeti ediyorlar.
Ama bir sofi gelip zikr ile soru sormuyor.
Dünya dertleri hep gafletten geliyor.
Zikri sürekli cekin, günahlara meyl etmeyin.
Yoksa zikr uzar gider."

KURBANLAR, RABBE KURB, KURBİYET İDDİASINDA OLAN GÜZELLER, YİĞİTLER ÖNEMLİ BİR HADİSE

Gavs hz.lerine bir sofi gelip "Zikrimi cekemiyorum " deyince, mübarek celalleniyor.

Mübarek yok hastayim, yok yapamiyorum gibi dertlerin zikre mani olmadigini buyurmus ve her türlüsünün gafletten meydana geldigini buyurmus.

Illaki zikri cekmek gerektigini buyurmustur.

Ve yine zikr cekmeyen rabita yapmayan kisiyi tanimadiklarini buyurmustur.

BİR KURBAN'IN DİLİNDEN, GÖNLÜNDEN, RUHUNDAN DÖKÜLENLER...

Sofinin gavs hz.lerine kalben yakin olmasi icin en az 15 dakika rabita etmesi gerekiyor.

Mübarek sofilerine edebi sart kosuyor ve sofilerinden edebi bekliyor

Mübarek kendisi geçişi, yürüyüşü ile o kadar cok seyi anlatiyor ki saymak ile bitmez.

edeb, sukut, zikr, rabita, rahmet ne saysam az gelir.

Menzil´de öyle hizmetler varki herseyi sofi icin ayarlanmis.

Görevlilere "Sofilerimi incitmeyin " diye talimat vermis.

Sofi tevbe aliyor,yikaniyor,adabi yapiyor günahlardan kurtuluyor.

Seyda hz.leri cok seviniyor o zaman.

Corba iciliyor sifa niyetine. zemzem gibi suyu bedene sifa...

Öyle bir hizmet ediyorlarki orada basta gavsimiz dilinizi yutarsiniz

O zamanin gavsi. Ingiltere, bosna, almanya, konya´dan 5 kafile,
ankara saysam bitmez.

masallah.

Seyyid Abdulhalim buyurmus; Afrikadan daha gelecekler diye, böyle hizmet görmedim ben aglasak yeridir,herseyi ümmet-i Muhammed icin.

Kiymet bilelim böyle Sultan bize hizmet ediyor,onun bizden bekledikleri var "Gayret" misal.

Rabbim Sultanimiza uzun hayirli ömür versin.

Iki cihanda ayirmasin,

Ya Rabb! Sultanimiza karsi utandirma, layik sofi eyle.

Yeterki üzmeyelim onu. Hakkini ödeyemeyiz ana babandan cok hakki var üzerimizde

Selametle kalin simdilik bu kadar Menzil´den konustuk..Anlayana ne hos

GAVSI SANİ KS HZ LERİNİN ABİSİ VE MÜRŞİDİ SULTAN SEYYİD MUHAMMED RAŞİD KS HAZRETLERİNDEN...

Letaif virdi:

iyi kulak veriniz!

Her cesedde bir kalb vardır,o kalbde bir gönül vardır.

O gönülde bir sır vardır, O sırda bir hafi vardır.

O hafide bir ahfa vardır,işte Ben bu ahfadayım.(hadisi kutsi)

Letaifler insan vücudunda yer alırlar.

Alemi emirdendirler.

Bunlar görülmezler ,hissedilmezler.

Yerleri Allah(c.c)'ın arşının üstündedir.

İnsan nefsinin arzularına uyunca letaifler hakiki vazifelerini unuturlar

Letaifler ancak Lafza-ı Celal çekildikten sonra hakiki görevlerine dönebilirler.

(Seyyid Muhammed Raşid Erol k.s. 'un hayatı adlı kitaptan alıntıdır menzil yayınları sayfa 131)

HATMECİ AŞIKLAR BAKIN HELE

Evet kardeşlerim hatmeyi hacegan halkasına girenler bilir ki; hatme duasının son kısmında gavsımız seyyid abdulbaki ks hz lerinin ismi okunur vasıfları ile beraber...
işte onun vasıfları:

arabçası:

-mecmai amalil müslimin, kutbil faizin, sikatil müttekın, vesiletil mütevekkilin , sahibis sehaveti vel kerameti lil alemin, kesiril muhabbeti lil mütevadiin, sahibiş şeriati vettarikatinnakşibendiye,mevlayi, şeyhi, seyyidi, senedi , ve men bihi temessüki ve aleyhi itimadi ve bihi iftarihi ve minhü istimdadi ve kurrati aynı, mevlana şeyhinel kamilil mükemmil el bilvanisi mevlana hazreti şeyh esseyyid abdulbaki el-hüseyni )

türkçe:

Müslümanların emellerini (maksadlarını) kendisinde toplayan,

kurtulmuş olanların kutbu,

müttakilerin tutanağı,

tevekkül edicilerin vesilesi,

müslümanlara cömertlik ve keramet sahibi,

mütevazilere muhabbeti çok olan,

şeriatın ve nakşibendi tarikatının sahibi,

efendim,

şeyhim,

dayanağım,

bağlandığım,

güvencim üzerine olan ve sebebi iftiharım,

her türlü yardımı kendisinden aldığım,

iki göz bebeğim,

efendimiz şeyhi kamil ve mükemmil serverimiz,

Bilvanisli Hazreti Şeyh Esseyyid Gavsı Sani ... Elhüseyni (k.s)

Gavs-ı Sani Hazretleri (ks) şöyle buyurdu:

“Bu kapıda kişinin ne kadar hizmet ettiğine değil nefsinin ne durumda olduğuna bakılır.”

Yaptığınızı Allah rızası için, sevdiğiniz zatın hatırı için yapın

(Gavsı Sani )

GAVSI SANİ KS HZ LERİNDEN....

Bu kapıda biz en yakınlarımıza, evlatlarımıza ve kardeşlerimize bile bize gelin tabi olun demedik. Herkes serbesttir. Ben hiçbir kimseye dememişim ki benim yanıma gelin. Amma bu kapı öyle bir kapıdır ki bir sofra düşünün. Amma her şey mevcuddur bu sofrada. Hani derler ya bir kuş sütü eksik. Vallahi bu sofrada o kuş sütü de var amma hakiki sadık ve hakiki talip olana nasip olur.

Sadakat ve teslimiyyet Allah namına hakiki olmazsa insanı kırkların içine girmekten de cepteki mücevherattan da o sofradaki kuş sütünü içmekten de mahrum eder. Şah-ı Hazne k.s.a. mektubatında buyurmuşar ki; "Emre imtisal edebten üstündür" Yani mürşidin muradını yerine getirmek edebten üstündür.

GAVS KS HZ LERİNİN BİR SOHBETİ ( BİR ŞEYHİ ZİYARET HAKKINDA)

1996 senesinde Gavs-ı Sani Hz.leri (k.e.) köyde hane-i saadetin avlusunda bazı kardeşlerimizin başka bir şeyhi ziyaret hususunda ve tabi olmak hakkında müsade varmı diye sual sordular.

Öğrenmek kastıyle sordukları bu sual karşılığında Gavs-ı Sani (k.s.) Hz.leri bu arkadaşlara şöyle bir sohbette bulundu;

"Seyyid Taha-i Hakkari Hz.leri k.s.a. Şeyh Mevlana Halid-i Bağdadi Hz.
nin (k.s.a.) halifesi idi. Seyyid Taha-i Hakkari Hz.lerinin (k.s.a.) de iki halifesi vardı. Seyyid Abdullah (k.s.a) ve Seyyid Sıbgatullahil Arvasi Hz.leri (k.s.a.) Onlar o zaman Seyyid Taha (k.s.a.)nın yanında Amel yapıyorlardı. Bir zaman sonra Bağdat tan Mevlana Halidi Bağdadi Hz.leri (k.s.a.)Hakkariye halifesi Seyyid Taha (k.s.a.) nın yanına geldi.

Bir sabah namazından sonra sofilere teveccüh yapmak istedi. Bütün
alimler bütün sofiler bundan çok memnun kaldılar. Hepsi teveccüh için
hazırlandılar.

Seyyid Taha (k.s.a.) Hz.leri; ilerde halifeleri olacak ve o anda dergahta amel yapan Seyyid Sıbgatullahil Arvasi (k.s.a.)ve Seyyid Abdullah a (k.s.a.) abdest tazeleyip onların da teveccühe girmelerini istedi. O ikisi şeyhlerine dedi ki;

Efendim Mevlan Halid (k.s.a.) sizin şeyhinizdir. Siz ise bizim şeyhimizsiniz. Biz teveccühe girmiyoruz. Mevlana Halid (k.s.a.) ne kadar da büyük olsa biz size teslim olmuşuz. Biz başka bir şeyhin teveccühüne girmeyiz dediler.

Bu söz üzerine Seyyid Taha (k.s.a.) çok memnun oldu ve dedi ki;
"Hakiki sofi sizin gibi olmalı"

Ve Gavs-ı Sani (k.e.) Hz.leri devam etti;
"Vallahi sofiler biz gidin/gitmeyin demiyoruz. Sadatları gördünüz. Siz bilirsiniz. Herkes serbesttir."

_________________

"Bazan dünyanın işleri o kadar ağırlaşır ki, insan altından kalkamaz. Bunun için insan, Allah'ın dostlarıyla irtibat kurmalı, devamlı onlara yönelmelidir. Gönüldeki imanın feryadını yükseltmeli ki, evliyaların ve dolayısıyla peygamberlerin ondan haberi olsun".

Gavs-ı Sani (k.s)

GAVSIMIZA KS VERİLEN MÜJDE

Gavsi Hizani (k.s.) vefat ederken halifesi Şeyh Abdurrahman et-Tahi (k.s.) cagirdi ve ona bir vasiyette bulundu dedi ki: Ben gidiyorum Ahmet Berive isminde birine rastlarsan benden selam soyle bize dua etsin buyurdu. Şeyh Abdurrahman et-Tahi (k.s.) hayatı boyunca Şeyhinin bu vasiyetini yerine getirmek icin gözünü açtı fakat Berive isimli bir zatı bulamadı. O da vefat ederken halifesi Şeyh Fethullah (k.s.) yı yanına cagırdı bu emanetı ona devretti.Dedi ki: Şeyhimin bana bir vasiyeti vardi ben onu yerine getiremedim o vasiyeti sana devrediyorum Ahmet BErive isimli bir zatı gorursen ona soyle Seyhımın ve benım selamımı soyle bizlere dua etsın dedı.Şeyh Fethullah (k.s.) bu emaneti yerine getirmek icin ugrasti ama oyle bir zata o da rastlayamadı.O da vefat ederken halifesi Şeyhinin oğlu,Şeyh Muhammed Diyaüddin (k.s.) a aynı emaneti devretti.Dedi ki: Ğavsin selami var,Seyda Tahi’nin selamı var,Seyh Fetullah olarak benımde selamım var,Ahmet Berive’yi bulursan bu selamları ona ilet ve bizlere dua etmesini talep et dedi.Bir gun atının ustunde giderken,karsıdan gelen iki tane genc gordu.Genclere selam verdi onlarda selamı aldı,tanısalım dedıler.Genclerin birsi adını soyledi,sıra dıgerıne gelınce bende Ahmet Beriveyim dedi

Hazret atından indi seni arıyoruz genc dedi. Dedi Ey genc, Ğavsı Hizani’nin selamı var,Seyda Tahi’nin sana selamı var,Şeyhim Fethullah’ın sana selamı var.Onlar senden dua istiyor ama onların yanında bana da dua et dedi.Genc o dediğin zatlar kim ben kim,onlara dua etmek ben kim dedi.Sen orasını karıstırma selamları al ve dua et. Genc Veaykumselam dedı ve ellerini actı emri yerini getirdi. Ondan sonra hazret tut elimi dedi Yarabbi! Ben pişmanın… diye Sadat-ı Nakşibendiyye’nin tevbesini verdi onu kendine mürit kabul etti.Terbiyesine aldı ve yetiştirdi.Ve daha sonra Hazretin halifesi olarak Sadatin nisbetini Hazne şehrine götürdü ve irsada orda devam etti.Gün geldi Ğavsı Bilvanisi Abdülhakım el-huseyni Sadatın dergahında terbiyesini tamamladı irşadını,seyrü sülükünü tamamlamak üzere rüyadaki bir işaretle onun (Şahı Hazne’nin) kapısına gitti.Çalıştı gayret etti,yıllarca sefer (Turkıye’den İran’a) etti neticede Ğavsı Bilvanisi bu gorevi aldı tekrar bu şuheda vatana Türkiye ye getirdi.Ğavsı Bilvanisi ile birlikte o seferleri yapan bir Seyyid,daha sonra Şahı Haznenin huzruna vardiğinda Şahı Hazne “Şeyh Abdülhakim ne yapıyor?” diye sordu Seyyid halini anlattı.

Şahı Hazne bana Abdülhakım’ın cocuklarından haber ver dedi. O ailenin ve Ğavsı Bilvanisi’nin yakını olan

Seyyid: Şeyh Abdülhakim’in üç oğlu var,
birinci oğlunun ismi Seyyid Muhammed dedi,Şahı Hazne: Şeyh olur buyurdu

Seyyid : İkinci oğlunun ismi Seyyid Muhammed Raşid dedi, Şahı Hazne: Onun cok buyuk cemaatı olur buyurdu.

Seyyid: üçüncü oğlunun ismi Seyydi Abdülbaki dedi,Şahı Hazne: Alem onun zamanında irşadı bir gorsun dedi…

Sadatlar Ahmet Berive’ye selam soylemıs o da Şeyh Abdülhakim el-huseynın üçünçü oğlunu işaret etmiş ondan haber vermiş.Alem onun zamanında irşadı gorsun diye daha cocuklugunda (Ğavs-ı Sani Seyyid Abdülbaki’nin) haber vermiş.

Akıllı insan iki yarış arabası gibidir.

Dünyası da, ahireti de dengeli bir şekilde ilerler.

Gavs-ı Sani (KS)

GAVSIMIZA KS VERİLEN MÜJDE....(devami)

Şeyh Abdülhakim el-huseyni, Şahı Hazne’nin müjdelediği bu kucuk Seyyid hasta iken,hastahanede yatarken ziyarete bir sofi geliyor.Elinde bir çiçek hasta ziyaretine geliyor ve o Sofi anlatıyor “Şeyh Abdülhakim (k.s.), Seyyid Abdülbakinin basında duruyordu Ğavs-ı Sani yatakta yatıyordu.Ben çiçeklerle girince hosuna gitti ve dedi ki: Sofi sen Seyyid Abdülbaki’yi seviyor musun?
Sofi evet kurban cok seviyorum. Şeyh Abdülhakim dedi ki: Ah keske onun zamanına erişsekte üç gun murridi olsaydık…
İşte kardeslerim butun Sadat bu mübareği Ğavs-ı Sani (k.s.) yi haber vermiş,bütün Sadat bu müjdeyi vermiş. Neden vermiş? Ümmeti Muhammed gaflete düşmesin zamanına yetişirse elinden tutsun,eteğine yapışsın,imanını kurtarsın diye. Hepsi bizim için… Bu mübarek nasıl ırsad edıyor kı butun sadat bu mubaregı haber vermıs. Haber verdiki irşadının altıncı senesınde Elhamdülillah sofilerinden suana kadar vefat edipte imanını kurtaramayan hic kimse olmadı buyurdu Ğavs hazretleri.Bu Ğavs iman kurtarıyor… Bu Ğavs cehennemden kurtarıyor… Allah (c.c.) rahmet ipidir yapısanı kurtarıyor… Bu asırda ımanı kurtarmak kadar kıymetlı bırsey yoktur.

O zat buyurdu ki:şu asırda musluman kimliği tasıyıp vefat edenlerin yüzde 15-20 si imanla kabıre ınıyor.Ekseriyeti imanını muhafaza edemıyor.Obur taraftan Sadatın elinden tutan,corbasını ıcen hıc kımsenın ımansız gıtmedgını soyluyor.Bu tamamen bir rahmet tecellisidir.Bu Allah’ın rahmetidir.Bu Rasulluha’ın mucızesidir.Bu ahir zamanın şiddetli,agır,fitnelerin yaygınlastıgı donemde Cenabı Hakkın Ümmeti Muhammede bir rahmetidir,bir rahmet tecellisidir.Bir meczup zaat var, ona dedim benim Şeyhim artık elden tevbe vermiyor,sarıklarla altmıs-yetmiş kişiye birden tevbe veriyor ne dersin bu işe diye sordum.Meczup dedi ki: abi o iplerle cehnnemden sizleri cıkarıyor dedi…
Kuyuya dusene ip atılır,cehnnem cukuruna dusmekte olan Müslümanlara da bu Sadatlar ip atıyor… Kim tutarsa Allah (c.c.) izniyle kurtulur…

Bir kac hukuk adamı Menzil’e gelmiş Ğavs-ı Sani (k.s.) demiş ki: tevbe etmek şartmıdır,sizin elinizi tutmak şartmıdır? Onsuz olmaz mı ?
Ğavs: şart değil amma siz hukuk admısınız,bir insan mahkemeye düşse,davası olsa o insan tek başına mı davasını görmesi guzeldır yoksa bir avukat tutup avukat marıfetıyle mi kendini savunması daha guzeldır.
Adamlar demiş: Avukatı olsa daha rahat işini gorur.avukat onu daha guzel mudafa eder.
Ğavs: Aynen ahıret işi de böyledir.Kim o Sadatların elini tutarsa,sekiz sartı yaparsa İlahi noterde bunlara, vekalet vermiş oluyor,İlahi noterde o Sadata vekaletname veriyor.Son nefeste ölürken imanla ölme vekaletnamesi, şeytana karsı yardım vekaletnamesı,kabirde sual melekleri gelince yardım vekaletnamesı,mahserde hesap verirken şefaat vekaletnamesı,sırattan gecerken yardım vekaletnamesi. O vekaletnameyle o zaat gelir şeytan kacar,melekler neden geldin dediğinde de Allah (c.c.) onun vekaletı var,Ben kabul ettım ona karısmayın der.O şekilde gerek son nefeste,gerek kabirde,gerek mahserde,gerek sıratta o vekaletnameyle gelirler Mümmeti Muhammede yardım ederler.Şart değil amma bu kadar da faydası var ne dersiniz buyurmus.
O hukukcularda insaflı ınsanlarmıs o vekaletnameyı bızde verelim demişler…

Kim bun zatların izinden giderse Allah’ın izniyle Peygamberimziin ve ashabının izinden gitmiş olur….

GAVSI SANİ S ABDULBAKİ KS HZ LERİNİN BABASI GAVSUL AZAM S ABDULHAKİM E DAİR BİR MENKIBE...

Gavs (k.s.) hazretlerinin zamanında bir sofi eşeği ile bir yere giderken sofinin eşeği çamura batıyor. Git gide batıyordu hayvan. Sofi hemen “Himmet Yâ Gavs (k.s.)” diyor, bakıyor birşey yok. Sonra “Himmet Yâ Gavsı Geylâni (k.s.)” diyor, duruyor duruyor birşey olmuyor. Sofi kızıyor.

Aradan zaman geçiyor. Gavs (k.s.) hazretleri tabi durumdan haberdar.

Gavs (k.s.) diyorki: “Geçen sofinin birinin eceği çamura batıyordu, bizden himmet istedi bizde oraya gittik. Sonra Gavsı Geylâni (k.s.) hazretlerinden himmet istedi, Gavsı Geylâni (k.s.) hazretleri geldi ben ona edep tuttum oda bana edep tuttu. Sofinin eşeğide çamura battı.”

Not: Gavs (k.s) diye anılan mübarek Gavsı Kasrevî Sultan Seyyid Abdulhakim el-Hüseyni (k.s.) hazretleri oluyor.

Güzel Niyetin Karşılığı

" Bir insan sabah kalkınca , güzelce abdestini alsa , evinden işine giderken:
" Ya Rabbi Sen Rezzak-ı mutlaksın , bütün yarattıklarının rızkını verensin.
Biz çalışsakta çalışmasak da Sen bizim rızkımızı verirsin.
Lakin rızık için çalışmayı bize Sen emrettin.Biz Senin emrine uyup rızkımızı aramaya , kazanmaya gidiyoruz.Diyerek niyet etse ve bu niyetle işe başlasa , bütün gün boyunca başını secceden kaldırmayıp nafile namaz kılan kimse gibi
sevap kazanır.

Bu sevabı kazanmak için güzel niyet yeterlidir.

( S.Abdulbaki el-Hüseyni hz.(k.s))

sözler...

Halife Hazretleri Buyuruyor ki; Bu mal bu kapıya çok zor geldi.

Gavs Hazretleri, bir sohbetinde, "Bu manevi malı aldık,
inşallah kıyamete kadar bu ocakta bu irşad devam edecek,
onu kıyamete kadar bırakmayacağız" buyurmuş

BİR RÜYA...

Bunu Babam nakletti. Babam (Gavs-ı Sani Hazretleri) şöyle anlattı.
"Ben bu göreve gelince, bir rüya gördüm. Rüyamda, başımın
üzerinde bir taht yapılıyordu. Tahtı yapanlara, Bunu kim için
yapıyorsunuz? diye sordum.

Hz. Resulullah (s.a.v) için yapıyoruz,
o gelip oturacak dediler. Ben, Ne kadar oturacak? diye sordum.
Bana, Bu kapıda sünnet-i seniyyeye uyulduğu sürece, Hz. Peygamber
orada oturacak denildi. Biz de bütün gücümüzle sünnet-i seniyyeye
uyarak Resulullah Efendimiz (s.a.v) devamlı başımız üstünde oturmasına
çalışacağız inşallah."

Gavs-ı Sani Hz.leri buyurdular ki;

Hızlı giden takla atar...
Yavaş giden geri kalır...
İtidal olmalıdır..
__________________
“Başkalarına hizmet etmek isteyenler,kendilerini ıslah etsin yeter.Çünkü nefsini ıslah eden kimse başkalarına fayda verebilir ve güzel şeyleri temsil edebilir.Sadat-ı Kirâm, nefislerini ıslah edip güzel ahlakı elde ettikleri için Allah yolunda insanlara büyük fayda vermişlerdir.En büyük hizmet, güzel ahlaklı ve edepli bir insan olmaktır.

Gavs-ı Sani Eş-şeyh Es-seyyid Abdûlbakî El-hüseyni (k.s.)

Gönlü Yorgun isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 5 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
*_NaZLı_* (03.04.2010), Bayram (21.11.2008), Berceste (22.03.2011), erol5109 (03.09.2011), menzil_gülü (04.04.2010)
Alt 21.11.2008, 03:39   #4
Gönlü Yorgun
Üye
 
Gönlü Yorgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.11.2008
İletiler: 15
Teşekkürler: 4
11 Mesajına 31 kez Teşekkür Edildi
Standart Gavs-ı Sani (k.s.) hzlerinin Sabırla Amel Etmek Hakkındaki Sohbetleri

Gavs Hz.leri (k.e.) hatme-i haceganı yaptırdıktan sonra gözlerini kapatıp
biraz bekledikten sonra buyurdular;

“Sofiler size bir şey anlatacağım”

Bu yol tertemizdir, bembeyazdır leke kabul etmez.
Biz Şafi mezhebine göre amel ediyoruz. Bizim Şafi mezhebinin en büyük
alimi İbni Hacerdir. O kadar büyük alimdir ki, o kadar büyüktür. O ilim
öğrenirken çok çalışıyordu, çok gayret ediyordu amma anlamıyordu. Ma-
dem ki öğrenemiyorum, o zaman yaşlı anneme ve babama hizmet edeyim
onlara bakayım diye niyetlenip, bu nniyetini Seydaya söylemek için yanına
çıktı.

Seydaya “Gurban ben çok çalışıyorum, çok gayret ediyorum amma bir
türlü anlayamıyorum. İzin verirseniz bari gidip memleketteki yaşlı ve
hasta olan anne ve babama hizmet edeyim.” dedi.

Seyda da O na;
“Doğru sen çok çalıştın, çok gayret ettin. Biz de senin için gayret ettik
çalıştık amma olmadı. Madem ki öyle gidebilirsin.” diye O na izin verdi.

İbni Hacer yola çıktı. Bir süre yürüdükten sonra yoruldu. Yakında kayalık
gölgelik bir yere dinlenmek için oturdu. Dinlenirken yukarıya baktı. Yuka-
rıdan damlayan su damlalarının sert bir taş üstüne damlayarak o taşı del-
diğini gördü. O büyük, acayip sert taştı. Bu su damlaları böyle sert bir
taşı deldiğine göre ben de anlayabilirim diye düşündü ve tekrar Seyda-
sının yanına dönüp başından geçenleri anlattı. Devam edip Şafi mezhebi-
nin en büyük alimlerinden birisi oldu. Onun fetvası üzerine fetva veren de
yoktur.

Bu su damlaları yumuşak ve kuvvetsizdir amma devamlıdır. Çok çalışmak
ve çok gayret etmek lazım. Takvayla amel etmek sadık olmak lazım.

TAKVANIN OLDUĞU YERDE FETVAYA GEREK YOKTUR.

Eskiden insanlar az amel ederek Allah a c.c. ulaşıyorlardı. Şimdi çok çalış-
mak, gayret etmek, devam etmek, sadık olmak lazım.

Resulullah a.s.v. “Dünya ve içindekiler melundur, lanetlenmiştir” dedi.
Allah c.c. için niyetlenenler ve Allah c.c. çalışanlar hariçtir. Evinizde sabah-
leyin elbisenizi giyerken rızık kazanmak için değil Allah c.c. için niyetlenin.

YA RABBİ! BİZ SENİN İÇİN, SENİN RIZAN İÇİN ÇIKIYORUZ. HANE HAL-
KININ RIZKINI ÜZERİMİZE VACİB KILDIN. BU VACİBİ YERİNE GETİRMEK
İÇİN ÇIKIYORUZ. SEN RIZKA KEFİLSİN. RIZKIMIZI VERECEKSİN.
(Haşa O c.c. nun sözünde yalan olmaz.)
__________________
“Başkalarına hizmet etmek isteyenler,kendilerini ıslah etsin yeter.Çünkü nefsini ıslah eden kimse başkalarına fayda verebilir ve güzel şeyleri temsil edebilir.Sadat-ı Kirâm, nefislerini ıslah edip güzel ahlakı elde ettikleri için Allah yolunda insanlara büyük fayda vermişlerdir.En büyük hizmet, güzel ahlaklı ve edepli bir insan olmaktır.

Gavs-ı Sani Eş-şeyh Es-seyyid Abdûlbakî El-hüseyni (k.s.)

Gönlü Yorgun isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 4 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
*_NaZLı_* (03.04.2010), Bayram (21.11.2008), Berceste (22.03.2011), menzil_gülü (04.04.2010)
Alt 21.11.2008, 04:15   #5
Gönlü Yorgun
Üye
 
Gönlü Yorgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.11.2008
İletiler: 15
Teşekkürler: 4
11 Mesajına 31 kez Teşekkür Edildi
Standart Gavs-ı Sani (k.s.) Hz.lerinin Tepeörende Yapmış Oldukları Sohbetleri

Size bir kaç şey söyleyeceğim...
Bu Nakşibendi tarikatının gayesi Allah-u Teala'nın rızasıdır...Bu tarik-i alanın gayesi , emri bil maruf nehyi anil münkerdir....
Allah-u Teala'nın emrini yerine getirmek ,Allah-u Tealanın yasak ettiği hareketlerden uzak kalmaktır....Hepsi gaye budur....
Bu da insanın gaye kalbini nakşetmektir...Bu da ibadettir...Allahu Teala Kur'an- ı Kerimde böyle buyurmuş : "Ya ademoğulları,
şeytana tabi olmayın. O sizin düşmanınız , zahiren düşmanınızdır.Bize ibadet edin..."Bu ibadet etmek Tarikat-ı Müstakimdir....
Hepsi gaye odur...Gaye Allahu Tealanın emrini yerine getirmek , Allahu Tealanın yasak ettiğinden uzak kalmaktır...Hepsi gaye odur.
Bunu insan yaparsa Ameli Salih olur...Ameli Salih ise Allahu Tealanın rızasıdır...İşte bu Tarikat-ı Ala üzeinde duruyoruz....Bu tarikat-ı ala
nın gayesi Allahu Telanın rızasını almaktır...Ve Allahu Tealanın emrini yerine getirmektir...Bunun için de insan , üzerinde çalışması lazım...
Niyet koymak lazım....Sonra bütün ameller de niyetle olur.Niyet olmazsa o amel olmaz.İnsan abdest alırken niyet olması şarttır.İbadet
yaparken niyet olması şarttır...Bütün ameller de kalben olmalıdır.Gavsımız kaddesallahu esrarahum aliyye bu niyet üzeinden sohbet yapmıştı:
İnsan sabahleyin kalkarken , elbiseyi giyerken , bir iki dakika kalbinden niyet olması şarttır.Yarabbi , ben sizin için gidip çalışacağım , sonra insan mesleği neyse gidip çalışmak lazımdır,dünya işi de şarttır.Allahu Teala şart koymuş ama hayır yollarına gitsin şer değil.Sonra şer olursa insan mahvolur,
zarar görür ,felaket olur ve işte niyette lazım , hayr olmak için...Yarabbi ben sizin için gidip çalışacağım . Gayemiz bizim rızasını almaktır. Gaye bu çalışmak kendi rızkım için değildir..Razıkı mutlak sensin. Çalışsam çalışmasam bana vaadetmişsin ben rızkını vereceğim diye söylemişsin. Aile efradımızı üzerimize vacib etmişsiniz Yarabbi bu ailemin ihtiyacını görmek için gidip çalışıyorum Yarabbi , bir de sevaplarımı arttırmak için gelen sevaplar için bu sevaplar için çalışıyorum Yarabbi. Böyle bir niyet ederse kalbinden sanki o insan camiye gidip ta akşam oluncaya kadar Allahu Tealaya ibadet yapmış olur. Doğru bu da ibadettir dünya değil , sonra dünya olursa Allahu Teala lanet getirir ona.Hadisi şeriftir Peygamber aleyissalatu vesselam buyurmuş :"Eddünya vema fiha melune illa zekerallahu" dünya ve bütün dünyanın içerisindekiler melundur . Allahu Teala lanet getirmiş. İnsan niyet ederse Allah rızası için bu hariçtir.İşte bu niyet onun içindir. Dünyanın melanetinin altın girme sakın. Daima kalbinden niyetini sağlam sürmek daima kontrol etmek daima Allah rızası için yapmak , ki ibadet olsun. Ki o çalışmasını menfaat almak için lazımdır. Onun için niyetini kontrol etmek için niyet şarttır.Allahu Teala şartı koşmuş. Bunun için bizde daima kontrol altına alalım kalbimizi. Şeytana bırakmayalım nefse bırakmayalım. Sonra onlar düşmandır. Düşman düşmana acımaz. Düşmandan düşmana hayır gelmez. Daima kötülük ister. Sonra Allahu Teala Kur'an-ı Kerimde : "inne nefse leemmaretün bissui" diyor. Nefsi emmare insadan daima kötülük ister. Hayr istemez. Sonra düşmandır o da...E.. Allahu Teala insan bir dönerse Allahu Tealaya , Allahu Teala onun kademesine gelir . Bir insan Allahu Tealaya bir kademe gelirse ... Allahu Teala ona on kademe gelir...Sonra dünya çok pistir. İnsana çok zarar verir...Hatta Hazreti Aleyhissalatu Vesselam "...dünyanın mihnetini günahların anasıdır." Bütün günahlar ondan kaynaklanıyor dünyadan kendini muhafaza etmek şarttır. Dikkatli olacaksınız. Niyetini Allah rızası için gidip çalışmak lazım. Sonra çalışmakla çok büyük menfaat olur. Özellikle bu zamanda. Özellikle bu asırda gündüz gece çalışmak lazımdır. Çünkü biz gaye Peygamber Aleyhissalatu Vesselamın keyfini yerine getirmek içindir. Sonra Peygamber Aleyhissalatu Vesselam kendi ümmetini çok severdi. Başka peygamberler gibi değildi. Sonra kıyamet günü bütün peygamberler ,sonra kıyamet günü Allahu Teala insan eziyet görmezse cennete giderse o cennet hoşuna gelmez. Eziyet görünce yorulunca insan rahat oturunca o rahatlık insanın hoşuna gider. Kıyamet günü Allahu Teala cehennemin gemlerini bırakıp bütün insanların üzerine geliyor. Gelince peygamberler arşı alaya arşın kendine ( sarılıp ) Yarabbi beni kurtarın ,Yarabbi beni kurtarın , diye bağırıyorlar. Sadece bizim Peygamberimiz Aleyhissalatu Vesselam Muhammed Aleyhissalatu Vesselam kalkıp Yarabbi benim ümmetimi kurtar diyor. Kendi nefsini istemiyor kendi ümmetini istiyor. Biz de onun için çalışmalıyız. Sonra çok sever. Başka ümmetler gibi değil. Bunun için onun keyfini getirelim. Sonra Peygamber Aleyhissalatu Vesselam Allahu Tealaya dua etti : Yarabbi benim ümmetimin ömrünü en kısa vermişsiniz Yarabbi. Sonra kıyamet yaklaşıyor. Ne kadar kötülük varsa kıyametin yaklaşmasından oluyor. Hem dünya çok kötü olmuş hem de zamanı çok kısadır , kısa zamanda vefat ediyorlar gidiyorlar sevabı da azdır. Kıyamet günü Peygamberlerin bazısından benim ümmetimin sevabı azdır diye utanıyorum Yarabbi. İsterizki ümmetimiz de biraz fazla olsun diye Yarabbi istiyorum. Hem onların zamanı kısa hem de en kötü zamanda yaşıyorlar hem de sevabı az oluyor ben utanıyorum diye dua etmiş. Onun için Allahu Teala Peygamber Aleyhissalatu Vesselam için ya da öteki Peygamberlerde bir günaöh bir günah idi.Bir hayır bir hayır idi. Bir hayır yaparsa bir hayır yazıyordu Allahu Teala buna da bir günah bir günah idi ama Peygamber Aleyhissalatu Vesselam hayrını fazlalaştırmak için Allahu Teala ona mükafat vermiş. Bir sevap on sevap yazdırır en az. Bazı sevaplar vardır bin sevap yazdırır binbeşyüz sevap yazdırır bir trilyon sevaplar da vardır.Bu sevaplar çoktur.O da Allahu Teala büyük nimet Peygamber Aleyhissalatu Vesselama vermiş. Onun için mesela insan Mekke'de bir sevap yaparsa bir Lafzai Celal söyler sanki yüzbin sevap Allahu Teala ona yazdırıyor yani bire yüzbindir...Mekke'de Medine 'de bir bindir o kadar sevap oluyor. Bir kelime Lafzai Celal söylerse mekke de sanki yüzbin kelime söylemiştir. Allahu Teala yazdırıyor.Normal bizim herkes kendi memleketinde bir söylerse on yazdırıyor. Bir de Allahu Teala mesela kalp Allahu Tealaya mahsustur. Allahu Teala insanın kalbine bakar. Bu kalbe düşünce haram düşünceler olursa kötü düşünceler kalbine girerse Allahu Teala yazdırmaz. Sevap olursa yazdırır hayır olursa yazdırır ama günah olursa yazdırmaz. Sonra kalp Allahu Tealanın azametinin eliyle yazdırıyor kendi eliyle yazdırıyor. Bunun için Allahu Teala haram niyeti de yazdırmaz. Hayır sevabı yazdırır.Mesela insan niyet ederse Yarabbi ben sizin için bu şeyi yapacağım bu cami yapacağım bu Mekkeye gideceğim yahut hacca gideceğim böyle bir sevap niyet ederse yaparsa on yazdırır yapılmazsa bir yazdırır. Ama bir insan günaha niyet ederse ben filan adamı haşa öldüreceğim harekkette ediyor ama vuruşma olmuyor vuruşma olmazsa melekler yazmaz. Niyet ediyor ben filan adamı öldüreceğim filan adama zulm yapacağım filan adamı şöyle yapacağım harekette ediyor. Ama Allahu Teala yazdırmaz yaparsa da yazdırır yapmazsa yazdırmaz. Ama sevap olursa hemen niyet ederse yazdırır. Yaparsa on yazdırır yapmazsa bir yazdırır. Daima insanın kalbinde niyet olması şarttır. Yaparsa Allahu Teala sevabını verir yapmaza Allahu Teala onu mahrum etmez.Gavs k.s.a her sene hac niyeti yapıyoruz. Daima niyetimiz ;kalbimiz bu sene gelince ben hacca gideceğim. Eğer Allahu Teala bize nasib ederse onu Allahu Teala yazdırır sevap. Nasib de olmazsa gene hac sevabını alır. Daima o niyetle insan bir şey yazdırır. Sizin geldiğinize çok memnun kaldık. Allah razı olsun. Yalnız sizden ricamız şudur : daima Allah rızası için çalışalım Allah rızası için yola gidelim. Allah rızası için kalpten niyet edelim. Ki Allahu Teala bu iyi şeyleri bize nasib etsin. Yani Türkiye'nin her yerinden geldiniz Allahu Teala her kademden Allahu Teala on sevap size yazdırır. Sonra bu niyet Allah rızası içindir. İnşallah başka şeyler olmasın . Bunları silip atmak lazım yani Allahu Tealanın rızası için olmayanları kaldırıp atalım ya da hayır olsun. Yalnız çalışmanızı istiyoruz ki Peygamber Aleyhisselatu vesselamın keyfi gelsin.Peygamber ( s.a.v) beyaz yüzle onun huzuruna gidelim beyaz yüzle onun keyfini getirelim. Allahu Teala Peygamber (s.a.v) için çok şeyler vermiş sonra büyük Peygamberlerden biridir...Sonra Allah-u Teala çok büyük bir makam vermiş. Böyle insanlardan böyle peygamberlerden onun gibi Allahu Teala makam vermemiş. En büyük peygamberlerden birisidir. Onun için ümmeti de böyle sadık olsun . Sonra bu Tariki Nakşibendi çok büyük bir atılımdır. Müstakimdir.Sonra en sadık yolsa Eba Bekir-i Sıddık (r.a)dur. O sıdkıyla gidiyor. O sıdkıyla sadık olmak şarttır. Sadık olalım biz menfaat görelim Peygambe Aleyhissalatu Vesselamın....Allahu Teala bu Tarikati Müstakimden bizleri nasib etsin . Bu Tarikati Müstakim devam etsin ta kıyamete kadar. Bizi Aleyhisselatu Vesselamın şefaatinden ayırmasın. Bu Saadat-ı Nakşibendiye nin gölgesinden ayırmasın Peygamber Aleyhisselatu vesselamın yolundan ayırmasın. Saadatı Naksibendinin yolundan Tarikati Müstakimden ayırmasın. Allah yardımcınız olsun.İnşallah bizlerde sizlerde Peygamber (s.a.v) yolundan gidelim. Hepsi gaye odur onun için çalışalım hepsi onun için ileri götürelim zira biz çok büyük bir zarardayız.Kıyamet gününün en dehşetli en zahmet en tehlike zamanındayız. Bu tehlikeli zamanda çalışmak şarttır. Gündüz gece çalışacağız sonra çalışmak Allahu Teala çok seviyor Saadatlar da seviyor.Onun için dünya değil de ahiret için çalışacağız Allahu Tealanın keyfine gitmek için nazarlarını beraber olmak için Allahu Teala bu yolu bu tarikati insanımıza nasib etsin. Yetmiş milyonu nasib etsin. Allah yardımcınız olsun. Allah muhafaza etsin. İnşallah kıyamet günü birlik beraberlik içinde oluruz. Allah yardımcınız olsun....
__________________
“Başkalarına hizmet etmek isteyenler,kendilerini ıslah etsin yeter.Çünkü nefsini ıslah eden kimse başkalarına fayda verebilir ve güzel şeyleri temsil edebilir.Sadat-ı Kirâm, nefislerini ıslah edip güzel ahlakı elde ettikleri için Allah yolunda insanlara büyük fayda vermişlerdir.En büyük hizmet, güzel ahlaklı ve edepli bir insan olmaktır.

Gavs-ı Sani Eş-şeyh Es-seyyid Abdûlbakî El-hüseyni (k.s.)

Konu Gönlü Yorgun tarafından (21.11.2008 Saat 10:14 ) değiştirilmiştir..

Gönlü Yorgun isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 3 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
*_NaZLı_* (03.04.2010), Bayram (21.11.2008), menzil_gülü (04.04.2010)

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 21.11.2008, 08:30   #6
Bayram
LA İLAHE İLALLAH
 
Bayram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.09.2005
Nereden: Ankara
İletiler: 7.404
Teşekkürler: 2.513
1.447 Mesajına 3.450 kez Teşekkür Edildi
Standart

Allah razı olsun Çok kıymetli sohbetler
__________________
İlahi ente maksudi ve rizaike matlubi

Edeb ile gelen ,Lütuf ile döner

Bayram isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.04.2010, 15:05   #7
menzil_gülü
Ne Mutlu Müslüman olana..
 
menzil_gülü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.03.2008
İletiler: 2.591
Teşekkürler: 2.405
1.020 Mesajına 1.690 kez Teşekkür Edildi
Standart

Rabbim cc razi olsun emegine saglik kurban.....cok degerli paylasimlardi....
dua ve muhabbetle...
__________________
єη вüуüк нιŹмєт,ĞüŹєℓ αнℓαкℓı νє є∂єρℓι вιя ιηѕαη σℓмαктıя"

мєνℓαм ѕєη´∂єη gєℓєηє,gєℓмєуєηє; ηє ѕєкιℓ∂є вєℓιяℓємιѕѕєη кα∂єяιмє,вυ σуυη∂αкι вι¢∂ιgιη яσℓüмє,уüяєктєη кσ¢αмαη вιя єуναℓℓαн....

menzil_gülü isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.03.2011, 13:59   #8
Berceste
Dert etme' Dua et'
 
Berceste - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.10.2009
İletiler: 7.766
Teşekkürler: 8.388
4.748 Mesajına 7.261 kez Teşekkür Edildi
Standart

Allah razi olsun bu degerli sohbetleri paylasdiniz icin.
__________________




'O, sevgilisinin rengine boyanmıştır, artık solmaz '
"aşıktır,
artık ölmez...''
[Necip Fazıl Kısakürek]






Berceste isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.03.2011, 14:24   #9
Necmeddin
Onursal Üye
 
Necmeddin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2006
Nereden: Batman
İletiler: 10.533
Teşekkürler: 120
2.609 Mesajına 5.142 kez Teşekkür Edildi
Standart

Bu Nakşibendi tarikatının gayesi Allah-u Teala'nın rızasıdır

RABBIM cc bizleri onun dostlarına dost eylesin cümlemizi.Sadatların ilim ve zikir dergahlarından eksik etmesin,son nefese kadarda onlarla olup,onlarla ahirete gitmeyi cümlemize nasip etsin.RABBIM cc bizleri onlarin himmet ve nazarlarindan mahrum etmesin
__________________

Necmeddin isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 2 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
cancanan'a (22.03.2011), erol5109 (03.09.2011)
Alt 22.03.2011, 15:03   #10
hüzün yağmuru
Gavsım seni çok Özledim♥♥
 
hüzün yağmuru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.10.2010
İletiler: 1.168
Teşekkürler: 623
554 Mesajına 985 kez Teşekkür Edildi
Standart

Allah razı olsun kurban ne de güzel bir paylaşım Rabbim mübareklerin şefaatlerine nail eylesin
__________________

hüzün yağmuru isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Cevapla

Etiketler
ahlak, amel, gavs, gavs-ı sani, gavsı sani, güzel ahlak, kuran, muhabbet, niyet, sabır, sohbet, takva, tarikat, tarkita, tarİkat, tasavvuf, tepeÖren

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Var Son İleti
Gavs-i Sani Hz'lerinin Sohbetleri Bayram Mürşid-i Kamillerin Sohbetleri 14 09.10.2010 17:07
Gavsi Sani (ks) Allahın Rızası Hakkındaki Sohbetleri(yeni) Bayram Mürşid-i Kamillerin Sohbetleri 5 21.11.2008 02:15
Gavsi Sani (ks) şeriat Ve Tarikat Amel Hakkındaki Sohbetleri Bayram Mürşid-i Kamillerin Sohbetleri 4 01.07.2008 10:13
Gavs-i Sani Hz'lerinin Sohbeti. Bayram Mürşid-i Kamillerin Sohbetleri 4 10.04.2008 13:11
Gavs Hz. Sohbetleri Sapanca Sohbeti nakşi_bendi Mürşid-i Kamillerin Sohbetleri 7 01.04.2008 09:03


Konu Etiketleri
http wwwyenidendogusnet forum muerthid i kamillerin sohbetleri 21744 gavs y sani k s hzlerinin niyet ile ilgili sohbetlerihtml , menzil şeyhi , gavsı sani seyyid abdulbaki hz kerametleri , gavs hazretleri , şeyhlerin kerametleri , niyet ile ilgili sohbet , gavsı sani kimdir , gavsı sani kendi sesinden sohbet , abdulbaki hz kendi sesinden sohbet , menzil şeyhi kerametleri ,


Saat : 06:52 |

Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tesettür
Yandex.Metrica