|
|||||||
| Portal | Forum | Kayıt ol | [Yardım Masası] | Forum Kuralları | Üye Listesi | Konularım | Cevaplarım | Arama | Son 24 Saatteki Konular | Forumları Okundu Olarak İşaretle |
| Risale-i Nur Külliyatı Risale-i Nur Hakkında Merak Ettikleriniz.... |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
hizmet..hicret..sehadet..
![]() Üyelik tarihi: 15.10.2007
Nereden: ankara
İletiler: 3.036
Takım :
Teşekkürler: 1.775
717 Mesajına 1.250 kez Teşekkür Edildi
|
Bismillâhirrahmânirrahîm,
Elhamdülillâhi rabbil âlemîn velâkıbetülil müttekîn vessalêtü vessalêmü alê seyyidine Muhammedivve alê êlihi vesahbihi ecmain, alê rasulüne salevât Bir nimeti yiyip içtiğimizde veya "Nasılsın?" diye biri sorduğunda ne deriz? Allaha hamdolsun… Şükürler olsun… Elhamdülillah kelimeleriyle cevap veririz. Bunların hepsi şükrü ifade eden kelimeler Ancak şükür bundan ibaret değildir. Hakiki şükrün şartları ve alametleri vardır. Halık-ı Rahman’ın kullarından istediği en mühim iş şükürdür. Furkan-ı Hakim’de gayet ehemmiyetle şükre davet eder. Ve şükür etmemekliği nimetleri tekzib ve inkar suretinde gösterip Rahman suresinde ‘‘Şimdi Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayacaksınız’’ diye şiddetli ve dehşetli bir surette otuz bir defa şu ayetle tehdit ediyor. Şükürsüzlüğün bir tekzib ve inkar olduğunu gösteriyor. Evet Kur'an'ı Hakim nasıl ki şükrü netice-i hilkat gösterip, yaratılışımızın gayesi şükürdür diyor. Öyle de Kur'an'ı Kebir olan şu kainat dahi gösteriyor ki; Netice-i hilkat-i alemin yani alemin yaratılış gayesinin en mühimi şükürdür. Ve şu kainat fabrikasının çıkardığı mahsulatın en alası şükürdür. Kur'an'ı Hakim’de Rabbimiz şöyle buyuruyor. ‘‘Eğer siz nimet için de Münim-i Hakikiyi görüp Ve O'nun rahmetinin teveccühünü şefkatinin devamını hissedip şükrederseniz Elinizdeki nimetleri ziyadeleştiririm. Eğer şükrü bırakıp nankörlük ederseniz benim azabım şiddetlidir.’’ (İbrahim süresi 7) Der ve bizleri şükre davet eder. Misal bahar mevsiminde bütün ağaçları ipek gibi elbiseler giydirip, çiçek ve meyveler ile süslendirip hizmetkar ederek o ağaçların latif elleri olan dallarıyla çeşit çeşit en tatlı ve san'atlı meyveleri bize takdim etmek hem bal arısının eliyle en şifalı balı zehirini karıştırmadan bize yedirmek hem rahmetin büyük bir hazinesini küçük bir çekirdek içinde bizim için saklamak ve o çekirdekten binlerce meyveyi çıkarmak ne kadar Cemil bir kerem ne kadar latif bir rahmetin eseri olduğu açıkça görünür ve anlaşılır. Bu kadar sonsuz nihayetsiz nimetlere karşı insan olan bir insan ezelden ebede kadar bir şükrana niyet etmekle ve külli ve halis bir şükürle mükelleftir. Hem şükrün enva-ı var. O nevilerin en camii ve fihriste-i umumiyesi NAMAZ’dır. Demek ki hakiki şükrün en birinci şartı Allahın en birinci farz emri olan namazı kılmaktır. Her bir nimetin bidayetinde mü'min olan kimse besmeleyi okusun. Ve o nimetin Allah'tan olduğunu kastetmekle kendisi ancak Allah’ın hesabına aldığını bilerek Allaha minnet ve şükranla mukabelede bulunsun. Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz Acaba asıl mal sahibi olan Allah ne fiyat istiyor? Evet o Münim-i Hakiki bizden o kıymettar nimetlere mallara bedel istediği fiyat ise üç şeydir. Biri ZİKİR Biri ŞÜKÜR Biri FİKİRdir. Başta bismillah ZİKİRDİR. Nimeti yedikten sonra elhamdulillah ŞÜKÜRDÜR. Ortada bu kıymettar harika-i sanat olan nimetler Ehad-i samed'in mucizi kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek Ve derketmek ise FİKİRDİR. Bir padişah kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp Hediye sahibini tanımamak ne derece belahet ise öyle de zahiri mün'imleri Yani aAllah’ın ihsanına perde olan sebeplere medih ve muhabbet edip Mün'im'i Hakiki olan Allah'ı unutmak ondan bin derece daha belahettir, ahmaklıktır. Ey nefis! İşte böyle ebleh ve ahmak olmamak istersen Allah namına ver. Allah namına al. Allah namına başla. Allah namına işle. Hz. İsa yol kenarındaki ağacın altında dua eden ve ibadetle meşgul olan birinin eli ayağı felç ve gözlerinin de kör olduğunu görmüş. Bir de vücudunda adını şu an hatırlayamadığım bir hastalık varmış. Fakat bütün bunlara rağmen ellerini kaldırmış mutluluktan uçacakmış gibi Şöyle dua ediyor: Ey nice zenginlere vermediğini bana ikram eden Rabbim Sana ağaçların yaprakları adedince şükürler olsun diyordu. Hz İsa adama yaklaştı. Ayağın yürümüyor, gözün görmüyor, bedenin de sıhhatli görünmüyor. Buna rağmen çoğu zenginlere verilmeyen nimetlerin sana verildiğini düşünmekte bunun için de büyük bir mutlulukla şükretmektesin Hangi nimettir nice zenginlere verilmediği halde sana verilen? Efendim! Allah bana öyle bir kalp vermiş ki o kalple O'nu tanıyorum Ve öyle bir dil vermiş ki o dille O'nu zikrediyorum Ve O'na şükrediyorum. Halbuki dünyanın serveti elinde olan nice zenginler var ki Allah’ı tanıyan bir kalbden Ve Allah’ı zikreden bir dilden mahrumdurlar der. Hz. İsa adamın elinden tutar gözlerinden öper. Peygamberin mübarek dudaklarının değdiği gözlere nur iner. Mucize eseri olarak etrafı görmeye başlar. Ve adam karşındakinin Hz. İsa olduğunu anlayınca der ki; Ey Allah'ım Seni tanıyan bir kalple seni zikreden bir dil nimetinin Şükrünü eda etmekten acizken şimdi gören bir çift gözün , Hz. İsa peygamberi de tanıyıp o'na ümmet olmak şerefini de bana ikram ettin. Sana hadsiz şükürler olsun deyip şükrünü ve ubudiyetini daha da ziyadeleştirir. ACABA BİZ BU SONSUZ NİMETLER KARŞISINDA HAKKIYLA ŞÜKREDİYOR MUYUZ? Ya Rab! Şu Rasul-i Ekrem (a.s.m.)min bereketi hürmetine , Bize ihsan ettiğin maddi ve manevi rızkımıza bereket ihsan et. Ve bizi şükreden kullarından eyle. Subhâneke lâ ılmelene illema allemtene inneke entel alîmul hakîm ve ahiru de'vehüm enilhamdülillahi rabbil âlemin, el fatiha |
|
|
|
| Sağ taraftaki 3 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor. |
| Reklamsız bir forum için sitemize destek olun... | |
|
|
#2 |
|
Özel Üye
![]() Üyelik tarihi: 24.01.2006
Nereden: Batman
İletiler: 8.570
Takım :
Teşekkürler: 109
1.129 Mesajına 2.097 kez Teşekkür Edildi
|
Ya Rab! Şu Rasul-i Ekrem (a.s.m.)min bereketi hürmetine ,
Bize ihsan ettiğin maddi ve manevi rızkımıza bereket ihsan et. Ve bizi şükreden kullarından eyle amin
__________________
|
|
|
|
| Bu Mesaj için Necmeddin'a Teşekkür Edenler : | *_NaZLı_* (09.03.2010) |
|
|
#3 |
|
Özel Üye
![]() Üyelik tarihi: 17.07.2009
İletiler: 6.634
Takım :
Teşekkürler: 886
1.956 Mesajına 4.323 kez Teşekkür Edildi
|
amin inşaallah
allah razı olsun
__________________
![]() Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz.Vahsi(r.a)ye sorun! Görmeden sevmekten baska birsey bu! Görmek fakat yaklasamamak! Bakmak ama konusamamak! Sadece uzaktan seyretmek ve aglamak! Agladıgını-sevdigini söyleyememek! Zor olan budur! Görmek ama dokunmamak! ![]() |
|
|
|
|
|
#4 |
|
BABAS!N!N_K!Z!..!
![]() Üyelik tarihi: 06.03.2009
İletiler: 3.447
Takım :
Teşekkürler: 4.111
1.289 Mesajına 2.194 kez Teşekkür Edildi
|
Allah cc razı olsun paylaşım için teşekkürler
Selam ve dua ile...
__________________
Sabır gerek... Yakup gibi tenhalarda gezip Yusuf diye inleyerek... zaman gerek Yusuf gibi kuyulardan mısır saraylarına yükselerek...azim gerek Muhammed(s.a.v) gibi Ebucehilin bile hidayeti için yetmiş kez yanına giderek... hasret gerek Mecnun gibi Leyla diye aklı ziyan ederek... edep gerek Hz.Osman gibi meleklerden bile hürmet görerek... işte böylesi vasıflara sahip yüreklerin katlanarak büyümesi duasıyla... ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#5 |
|
İstrm Bir Yari Baki İstrm
![]() Üyelik tarihi: 11.06.2007
Nereden: тÜяκİує/αитακуα
İletiler: 3.893
Takım :
Teşekkürler: 1.656
625 Mesajına 877 kez Teşekkür Edildi
|
Amin!...
Rahman razı Olsun Kardeşim... |
|
|
|
| Reklamsız bir forum için sitemize destek olun... | |
|
|
#6 |
|
Kervanı arayan yolcu
![]() Üyelik tarihi: 13.10.2009
Nereden: Diyâr-i Gurbet
İletiler: 648
Takım :
Teşekkürler: 896
244 Mesajına 357 kez Teşekkür Edildi
|
Amin insAllah...
Paylasiminiz icin Allah razi olsun...
__________________
![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ayın Üyesi
![]() Üyelik tarihi: 13.05.2010
Nereden: ikamet-İstanbul... / memleket Azerbaycan
İletiler: 473
Takım :
Teşekkürler: 185
212 Mesajına 411 kez Teşekkür Edildi
|
Allah cc razı olsun
paylaşım için teşekkürler
__________________
![]() Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder. |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap Var | Son İleti |
| Allah Teâlâ Karşısında Tezellül | hakan_48 | Dini Içerikli Yazılar | 4 | 25.05.2010 18:45 |
| Bir bozulma ki karşısında Ebu Bekir yok!’ | Necmeddin | Hakikat Incileri | 4 | 08.02.2010 17:13 |
| Hazin hikâyeler karşısında? | Mustafa CİLASUN | Şiir Penceresi | 4 | 31.12.2008 17:41 |
| Hangi iş zor aşk karşısında? | ihda | Yürek Esintileri | 7 | 16.10.2008 13:38 |
| Secdeye götüren nimetler | Bir_Katre | Hikayeler | 5 | 21.08.2007 16:17 |