Portal
Geri git   Yenidendogus > İslam > Sahabeler
Portal Forum Kayıt ol [Yardım Masası] Kuran-ı Kerim Dinleme Üye Listesi Konularım Cevaplarım Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle

İhlas Ve Samimiyet Timsali Sahabeler

Sahabenin ibadetteki erişilmezliği Günlük olaylar zihnimizi allak bullak edince şöyle bir dinlenme ihtiyacı duymaya başladık. Bu sebeple bugün sizlere, hadis ansiklopedisi Kütüb-i Sitte'den ibretli bir olayın özetini arz etmek istiyorum. Bakalım sahabeyi ilmen tanımak mümkün,

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 24.02.2007, 06:32   #1
Bir_Katre
RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Bir_Katre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.08.2006
Nereden: Ağrı
İletiler: 5.650
Teşekkürler: 0
496 Mesajına 719 kez Teşekkür Edildi
Standart İhlas Ve Samimiyet Timsali Sahabeler

Sahabenin ibadetteki erişilmezliği


Günlük olaylar zihnimizi allak bullak edince şöyle bir dinlenme ihtiyacı duymaya başladık. Bu sebeple bugün sizlere, hadis ansiklopedisi Kütüb-i Sitte'den ibretli bir olayın özetini arz etmek istiyorum.
Bakalım sahabeyi ilmen tanımak mümkün, ama manevi derinliğiyle hissen tanımak da mümkün mü görelim, bir bakıma zihnimizi bu ibretli olayla dinlenmeye alalım. Bu tarihî olayı okuduktan sonra bir daha hatırlıyoruz sahabenin erişilmezliğini, içinde bulundukları savaş ortamında bile gerçek hedeften gaflete düşmediklerini... Hazret-i Cabir anlatıyor savaşta yaralanan sahabenin namazdaki erişilmezliğini...

***

- Hicretin beşinci senesinde yaşanan Zâtürrika gazasından dönüyorduk. Gece karanlığı basınca yolda istirahate çekildik. Resulullah (sas) Hazretleri, 'Kim bizi düşmandan korumak için nöbetçi kalacak?' diye sordu. Biri muhacir, öteki de ensardan iki sahabi kalkıp nöbetçi kalmayı istediklerini söylediler. Resulullah (sas), 'Şu geçitte ikiniz de bekleyin, muhtemel bir düşman hücumundan bizi koruyun.' buyurdu. Onlar da oraya gidip beklemeye başladılar. Meğer müşriklerden bir kişi, 'Ben bunlardan bir adam öldürmeden geriye dönmem.' diye yemin ederek bizi takibe başlamış.

Tam nöbetçilerin bekledikleri geçide gelmiş. O sırada nöbetçilerden biri olan Ammâr namaz kılıyor, öteki Abbad da yatmış uyuyormuş. Müşrik, karanlıkta namaz kılanın siluetini tam hedef alarak bir ok atmış. Ok doğruca gelip namazdaki Ammar'ın böğrüne saplanmış. Ammâr bir eliyle saplanan oku çıkarıp atarak namazına devam etmiş. Okun isabet etmediğini zanneden müşrik bir ok daha fırlatmış, Ammâr yine saplanan oku çıkarıp ayakta namaza devam etmiş, yine isabet ettiremediği zannıyla müşrik üçüncü okunu da atınca Ammâr rükûa eğilmiş, sonra da secdeye inmiş, yıkılıp da düştüğünü zanneden müşrik ise beklemeye başlamış. Ammâr secdeden sonra namazını bitirip uyuyan Abbad'ı uyandırmış, yaralarından kanların aktığını anlayan Abbad, arkadaşına çıkışmış:

- Neden beni ilk okta uyandırmadın da üç okun saplanmasına izin verdin bedenine? Ammâr da şu karşılığı vermiş:

- Vallahi namazda öyle bir sûreye başlamıştım ki, manasının derinliğinden duyduğum zevk ve heyecandan kendimi almadım. Hatta üçüncü okta da namazı bitiremeyecektim; ama bu oklarla ölürsem, Resulullah'ın nöbetini ihmal etmiş olurum da orduya bir ziyan gelir diye korktum namazı bitirip sana haber verme gereği duydum...

İşte sahabe... Bu nasıl bir derinlik, okuduğu Kur'an'ın manasına nasıl dalmışlık?..

İsterseniz burada Bediüzzaman gibi bir maneviyat büyüğünün yorumuna bir göz atalım. Diyor ki:

- Bir zaman kalbime geldi ki, niçin Muhyiddin-i Arabi gibi harika zatlar sahabelere yetişemiyorlar? Sonra namaz içinde (sübhane Rabbiye'l-âlâ) derken bu kelimenin manası inkişaf edip açıldı, bir parça hakikati göründü. O zaman dedim ki, keşke bir tek namaza bu kelime gibi muvaffak olsaydım, bir sene ibadetten daha iyi idi. Burada akla şu da gelebiliyor:

- Sakın benim gibi avamdan birinin namazı nerede, onların namazı nerede?.. demeyesiniz. Senin namazının içinde de onların kudsiyet ve makbuliyetinden bir çekirdek mevcuttur!.. Fark, çekirdeği ağaç haline getirebilmektedir... Sen çekirdekte kalmışsın, onlar aynı çekirdeği ağaç haline getirebilmişler. Çekirdekte onlarla ortağız, ağaç haline getiremesek de fidana dönüştürebiliriz, önümüz açıktır... Efendimiz (sas):

- Amellerin sevabı zorluğuna göredir! buyuruyor. Bugünün şartları ile nefis ve şeytan senin önüne bunca engelleri yığıyor, zorlaştırıyor.. sen ise bütün bu engelleri yine de aşıyor, namazın çekirdeğine sahip çıkıyorsun. Çekirdekte sahabe ile birliktesin, onun gibi ağaç haline getiremesen de fidana dönüştürebilirsin, yolun açıktır, buna engel yoktur...



Ahmed ŞAHİN, ZAMAN
__________________
YENİDENDOĞUŞ AİLESİ OLARAK SENİ RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM

MEKANIN CENNET OLSUN

http://www.yenidendogus.net/vb/duyurular/21725-selamun-aleykum-kardeslerym-11.html#post183264



"Milletimin imanını selamette görürsem,
Cehennem'in alevleri arasında yanmaya razıyım."

Bediüzzaman Said-i Nursi

Bir_Katre isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 25.09.2007, 17:54   #2
erni
Yenidendogus Üyesi
 
erni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nereden: izmir
İletiler: 329
Teşekkürler: 1
9 Mesajına 10 kez Teşekkür Edildi
Cay

ALLAH razı olsun RABBİM bizlerede böyle huşu içinde namaz kılmayı nasip eylesin
__________________
BİR SANİYESİNE BİLE HAKİM OLAMADIĞINIZ BİR DÜNYA İÇİN BUKADAR FIRILDAK OLMANIN ANLAMI YOK.

erni isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil



Konu Etiketleri
sahabelerin ihlası , sahabenin ihlası , sahabelerde ihlas , sahabede ihlas , namazda samimiyet , ihlaslı sahabeler , ihlas ve samimiyet , sahabede samimiyet , sahabenin ihlasi , sahabenin samimiyeti ,


Saat : 12:10 |

Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tesettür
Yandex.Metrica