Portal
Geri git   Yenidendogus > İslam > Soru - Cevap Köşesi
Portal Forum Kayıt ol [Yardım Masası] Kuran-ı Kerim Dinleme Üye Listesi Konularım Cevaplarım Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle

Allah kullarini nasil İmtİhan eder

değerli üyeler, Allah'ın (c.c) kullarını sürekli imtihan ettiği hiç şüphesiz, ama son günlerde kafamda içinden çıkamadığım korkular endişeler oluştu. Allahın beni denemek için başıma bir musibet bir bela vereceği korkusunu içimden atamıyorum. Ya eşime ya

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 13.03.2011, 17:10   #1
bicyassie
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 13.03.2011
İletiler: 2
Teşekkürler: 0
Bu Mesajına 2 kez Teşekkür edildi.
Standart Allah kullarini nasil İmtİhan eder

değerli üyeler,

Allah'ın (c.c) kullarını sürekli imtihan ettiği hiç şüphesiz, ama son günlerde kafamda içinden çıkamadığım korkular endişeler oluştu.

Allahın beni denemek için başıma bir musibet bir bela vereceği korkusunu içimden atamıyorum. Ya eşime ya çocuklarıma birşey olacak diye kendimi yiyip bitiriyorum. hiç huzurum kalmadı, uykularım kaçıyor, bu korkuyla yaşayamıyorum. lütfen bana biraz yardımcı olur musunuz? iç huzurum yok. Allahtan öcü gibi korkar oldum. ne olur içimi rahatlatacak bir akıl veriniz.

bicyassie isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 13.03.2011, 18:19   #2
ilminur
Onursal Üye
 
ilminur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.12.2007
İletiler: 9.162
Teşekkürler: 9.501
4.266 Mesajına 6.663 kez Teşekkür Edildi
Standart

İmtihan dünyasında olduğumuzu ve herşeyin imtihan üzerine yaratılıdğını çocuk ,eş v.s herşeyin Allahtan gelip tekrar Allah' döneceğine iman edersek ve Allaha sığınırsak inanıyorumki Rabbim imtihanın sonunu hayır eylicektir ...


Ey Rabbim, “Bana hayırlı olanı ver”; ve lâkin, isteklerim hayırsız olsa bile, “sen onu hayırlı eyleyip ver” diyorum.. Hayırsızın da yüzünü hayra çevirecek olan sensin..
__________________
Susmak ''Ya Sabır'' Diye Bilmektir,Öyle Bir Dua'dır ki Yürekte Çınlar ...




Konuşsam Dilim Yanar ...Sussam Kalbim ... (N.F.K)

Gönül ile aklı koydum kafese .. Biri "UMUT" diyor ,biri "KES " diyor . Çırpındıkça kaldım nefes nefese.. Biri "DAYAN" diyor , biri "PES" diyor.. Yüreğim döndükçe döndüm ak kora , sabrım demir aldı , yelkenler fora. Gitmek istiyorum çok uzaklara . Biri "CAN " diyor , biri "ES " diyor...

Konu ilminur tarafından (13.03.2011 Saat 18:23 ) değiştirilmiştir..

ilminur isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 2 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
ARTIK YOK (14.03.2011), samanyolu (19.11.2011)
Alt 13.03.2011, 19:03   #3
Bayram
LA İLAHE İLALLAH
 
Bayram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.09.2005
Nereden: Ankara
İletiler: 7.404
Teşekkürler: 2.513
1.447 Mesajına 3.449 kez Teşekkür Edildi
Standart

Kardeşim normal bir hal değil bir psikoloğa gözüksen iyi olur .Deprasyondasın sanıırım kardeşim
__________________
İlahi ente maksudi ve rizaike matlubi

Edeb ile gelen ,Lütuf ile döner

Bayram isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 14.03.2011, 12:13   #4
hüzün yağmuru
Gavsım seni çok Özledim♥♥
 
hüzün yağmuru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.10.2010
İletiler: 1.168
Teşekkürler: 623
554 Mesajına 985 kez Teşekkür Edildi
Standart

bicyassie´isimli üyeden alıntı İletiyi göster
değerli üyeler,

Allah'ın (c.c) kullarını sürekli imtihan ettiği hiç şüphesiz, ama son günlerde kafamda içinden çıkamadığım korkular endişeler oluştu.

Allahın beni denemek için başıma bir musibet bir bela vereceği korkusunu içimden atamıyorum. Ya eşime ya çocuklarıma birşey olacak diye kendimi yiyip bitiriyorum. hiç huzurum kalmadı, uykularım kaçıyor, bu korkuyla yaşayamıyorum. lütfen bana biraz yardımcı olur musunuz? iç huzurum yok. Allahtan öcü gibi korkar oldum. ne olur içimi rahatlatacak bir akıl veriniz.
esselamu aleyküm kardeşim..Öncelikle şunu bilmeliyiz ki,bizler imtihan dünyasında yaşıyoruz ve bu hayatı Rabbimizin bizlere sunduğu eşsiz nimetlerle,verdiği veya vermediği nimetlerle imtihan oluyoruz..Her ne olursa olsun hayatımızda..Her ne yaşarsak yaşayalım imtihan olduğumuzu,Rabbimizin bizi koruyup kolladığını ve de bizimle beraber olduğunu bizleri sevdiğini hiç bir zamn aslaaaaaa unutmamalıyız..Her şeye sabrederek,ibadetlerimizden geri kalmayarak bi iznillah başımıza gelen imtihanların üstesinden gelmeye çalışacağız..ve hiç bir zamn Rabbimizin bizi sevdiğini ve de koruyup gözettiğini unutmamalıyız..Zümer suresinde Rabbimizin bize söylediği gibi : 53. (Benden onlara) De ki: "Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir." bunu hiç bir an asla unutmamalıdır bir mü'min ve şu da untulmamalı kardeşim,Rabbim kulumun zannıylayımdır diyor bizlere,yani bizler Rabbimizi nasıl bilrsek Rabbimiz bize öyle muamele edecektir unutmayalım lütfen..Rabbimiz bir annenn evladına olan sevgisinden ve şavkatinden daha sevgi dolu ve şevkatlidir..bizler Rabbi,cıs yapar Allah bizi yakar olarak değil de Rabbimmmmm sen RAHMAN sın sen Rahimsin sen bağışlayansın diyerek sevmeli bilmeli ve Allah'a yaklaşmalıyız..Tabi ki Rabbimizden korkup,sakıncaz..Edepli olacağız,haya edeceğiz,ama Rabbizi çooooooook ama çok sevecegiz Rabbimiz merhametlidir kuluna taşıyamayacağı ağır bir yük yüklemez ki.. Rabbim yar ve yardımcınız olsun kardeşim
__________________

hüzün yağmuru isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 2 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
enqin (14.03.2011), samanyolu (19.11.2011)
Alt 14.03.2011, 15:45   #5
Necmeddin
Onursal Üye
 
Necmeddin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2006
Nereden: Batman
İletiler: 10.515
Teşekkürler: 120
2.598 Mesajına 5.115 kez Teşekkür Edildi
Standart

ben size bir kitap tavsiye edicem.Lütfen bu kitabı alıp,okuyun sorularınızın cevabını ALLAh ın izni ile bulacaksınız
Musibetler Ne Söyler?
Yazarı Yusuf sönmez

Musibetler ne söyler???


Uzun veya kısa, yaşamımızda kimi zaman öylesi üzücü olaylar yaşarız ki tüm isyan duygularımız harekete geçer ve bazen haddimizi aşarak “Neden başıma geldi” sorusunu yöneltiriz Yaratan’a! Oysa her musibetin söylediği bir sözde, bir uyarı belki bir öğüt vardır.



Bir musibet, bir felâket, bir kaza sonrası insanların olumsuz hallerine şahit oldunuz mu hiç?

Annesini, babasını, eşini ve bilhassa çocuğunu kaybeden mahzun bir yüreğin feryadını dinlediniz mi?

Hani şikâyet, tenkit ve isyan dolu cümleler vardır:

“Bu bela koca dünyada, o kadar kötü insan varken bir beni mi buldu?”

“Neden benim evladım öldü, neden? Bunca insan içinde niçin o ?”

“Yıllardır bu hastalığın elinden çektiğim cefa kalmadı. Bittim artık…”

“Fakirlik canıma tak etti. Birçok insan çalışmadan sefa sürüyor, ama biz acılar içinde kıvranıyoruz.”

Bu dünyanın adaletsiz olduğunu düşünüyorsak, dertsiz ve tasasız bir hayatın hayalini kuruyorsak bilmeliyiz ki büyük bir yanılgının içerisindeyiz. Yaratılmış her şeyin bir nedeni olduğu gibi başımıza gelen her türlü bela ve musibetin de sıkıntının da bir nedeni, amacı var. Asıl mesele başımıza gelen bin bir türlü sıkıntıları nasıl karşıladığımızdır. Çünkü yaşanılan sıkıntılar kimilerini olgunlaştırıp güçlendirirken, kimilerini zayıflatmakta, hadsizce isyana sürükleyebilmektedir. İşte bu nedenle bela ve musibetleri iyi okumak, insanı bu imtihan dünyasında güçlü ve dirençli kılacaktır.

Etrafımızda şahit olduğumuz ya da bizzat karşılaştığımız olumsuz ve yıpratıcı olayları iyi okuyabilmek için ise maneviyatın son derece güçlü olması, maneviyatın güçlü olması için de ibretlere dikkat kesilerek, yaşanmışları yaşamışçasına idrak etmek gerekmektedir. Bu idrak eksikliğidir ki etrafımızda cereyan eden birçok hadise, uyuyan şuurumuzda etkisiz kalırken, başımıza geldiği zaman ziyadesiyle tahripkâr ve yıkıcı olmaktadır. Dolayısıyla dirençli ve sabırlı olabilmek için bol bol kalbimize ve maneviyatımıza yatırım yapmamız gerekiyor. Hiç şüphesiz, bu anlamda en özel, en önemli yatırım da kudret ve hikmeti sonsuz olan Yaratıcı’yla kurulacak ilişkidir. Bu ilişki sayesinde kendimizi, sınırlarımızı, kudretimizi, acziyetimizi anlayabilecek ve anladığımız oranda da hayata karşı bir konum belirleyebileceğiz.

Böyle bir ilişkiyi ve manevi duruşu en çok peygamberlerde ve peygamberlerin sadık tabilerinde görebiliyoruz. O kutlu insanlar, en büyük felaket ve zorluklara maruz kaldıkları halde güçlü olmayı başarmışlar, başlarına gelen olaylardan hiçbir şikâyette bulunmamışlardır. O insanların tavrı bugün için, yarın için, kısacası dünya döndüğü müddetçe insanlık için, hakikat olan bir ölçüyü bizlere göstermektedir.

İşte, hayatın karşısına çıkarttığı zorlukları ve musibet olarak telakki ettiği olayları anlamaya çalışan eğitimci Yusuf Sönmez, Nesil Yayınları’ndan çıkan “Musibetler Ne Söyler?” adlı kitabında peygamberler ve tabilerinin yaşadığı dünyevî sıkıntıları, Kur’an ve hadisler doğrultusunda hikmet penceresinden tahlil ederek bugünün insanına mesajlar ve ibretler sunuyor.

Örneğin Yusuf Sönmez’e göre hayatta başımıza gelen olumsuzlukların bazı hikmetleri şöyle:



1. Kendi yaptığımız kötülükler sebebiyle olabilir.

Hz. Âişe’ye, “İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve dilediğini bağışlar.” (Bakara: 284) âyetiyle, “Kim kötülük yaparsa cezasını görür.” (Nisa: 123) âyetinin ne demek olduğu sorulduğunda, o da bunu Hz. Peygamber’e daha önce sorduğunu ve şöyle cevap verdiğini nakletmiştir:

“Bu Allah’ın hastalık ve kazadan, cebine koyduğu basit bir eşyanın kaybıyla duyduğu üzüntüye varıncaya kadar maruz kaldığı musibetlerle kulunu (dünyada) cezalandırmasıdır. Böylece kul, peyderpey günahlardan arınmış olarak çıkar, tıpkı ham altının körükten saf kızıl (altın) çıktığı gibi.” (Tirmizi, Tefsir-u Bakara)



2. Mü’minin günahlarını temizleyip berraklaştırmak için olabilir.

"Hangi Müslüman’a hastalık (ve bir diken veya daha küçük de olsa eziyet veren bir şey) isâbet ederse, ağacın hazan vakti yaprakları döküldüğü gibi, Allah (c.c.) bu musibetleri onun hatalarına keffâret kılarak günahlarını döker." (Bu*hârî, Merdâ: 13)

"Mü'**min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık, bir üzüntü, hatta ufak bir tasa isabet edecek olsa, Allah (c.c.) onun se*be*biyle mü'minin günahından bir kısmını mağfiret buyurur." (Buhari, Marda: 1; Müslim, Birr: 52; Tirmizi, Ce*naiz: 1)

3. Mü’minin cennette derecesini arttırıp, yüksek nimetlere kavuşması için olabilir.


Sabredenlerin mükâfatını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle vereceğiz. (Nahl: 96)

"Allah (c.c.) kime hayır dilerse (onun günahlarını bağışlamak ve manevi derecesini yükseltmek için) ona musibet verir." (Bu*hârî, Merdâ: 1)

“Kul, Allah’ın kendisi için takdir ettiği dereceye ameli ile ulaşamazsa, Allah (c.c.), onun canına, malına veya çocuğuna bir musibet verir, o da bunlara sabrederse böylece Allah’ın kendisine takdir ettiği mertebeye ulaşır.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned, 5/272)

“Musibetler, yüzlerin karardığı kıyamet gününde sahibinin yüzünü ak eder.” (Taberani, Câmiu’s-Sağîr, 6: 273, Hadis No: 921



4. İmtihan için olabilir.


“O insanlar sandılar mı ki ‘iman ettik’ demeleriyle bırakılacaklar da imtihana çekilmeyecekler? Doğrusu biz onlardan evvelkileri de denedik. Allah sâdık olanları da muhakkak bilecek, yalancı olanları da...” (Ankebut: 2-3).

“Şüphe edilen altın, ateşle muayene edildiği gibi, insan da bela ile imtihan olur.” (Taberânî)

“Allah’ı ve Resûlünü seven, belaya hazırlıklı olsun, sabır zırhını giysin!” (Beyhakî)



Evet, başımıza gelebilecek her türlü bela ve musibetin bir amacı var. Hazırlıklı olup sabır göstermek, imtihanı kazanmamızı sağlayacağı gibi acılarımızı da hafifletecektir. Bu açıdan, peygamberlerin, sahabelerin, âlimlerin yaşadığı imtihan örneklerinin yer aldığı Nesil Yayınları'ndan Yusuf Sönmez'in “Musibetler Ne Söyler?” kitabı, örnek olaylarla, ayetler ve hadislerle, kalbi kuvvetlendirmek ve yaratıcıyla güçlü bir ilişki için son derece faydalı bir eser olarak ortaya çıkıyor.

Tüm imtihanları kazanmak duasıyla…
__________________

Necmeddin isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 3 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
ben Bilal (08.08.2012), emre1979 (28.05.2013), samanyolu (19.11.2011)

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 10.11.2011, 15:06   #6
dolunay66
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 10.11.2011
İletiler: 4
Teşekkürler: 1
0 Mesajına 0 kez Teşekkür Edildi
Standart

arkadaşlar lütfen beni bir konuda aydınlatabilirmisiniz...anne ve babalarımızın zamanında aldığı bir beddua bizi etliler mi? şimdiden çok teşekkür edrim..

dolunay66 isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 10.11.2011, 18:36   #7
ArorA
ARzu- HâL'imdir...
 
ArorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.02.2011
Nereden: Ankara-DanÖteKöyYok!
İletiler: 1.732
Teşekkürler: 1.116
1.147 Mesajına 2.144 kez Teşekkür Edildi
Standart

dolunay66´isimli üyeden alıntı İletiyi göster
arkadaşlar lütfen beni bir konuda aydınlatabilirmisiniz...anne ve babalarımızın zamanında aldığı bir beddua bizi etliler mi? şimdiden çok teşekkür edrim..
Dönüp okuyacakmısınız bilemiyorum kardeşim ama madem sordunuz madem gördük gözümüzü yumup dönemiyeceğimiz için bildiğimiz bir iki kelam yazalım inş.

Öncelikle sevgili kardeşim İslam ile alakalı konular özellikle fetva kapsamı ise lütfen internetten öğrenme yöntemi yerine ehli sünnet olması şartı ile bir bilene sorma yöntemini tercih edelim inşeAllah.Çünki İnternet ortamında hakikaten ağzı olan din hakkında konuşuyor konuşabbildiği kadar.Veya zır cahil olduğu halde kopyala yapıştırla kafa bulandırıyor haberi bile olmuyor...

bu önemli hatırlatmadan sonra gelelim sorunuza...

Anne ve Baba hakkı evet büyüktür Ayetle onlara saygısızlık hafif anlamı ile bile yasak edilmiştir (öf bile demeyin manasındaki ayet) bu nedenle Anne ve babaya bile bile saygısızlık kırma vs yapılmamalı yapılamaz kapsamındadır..
lakin anne ve baba olmaları onlara sınırsız hak tanımaz onlarda helal dairesinde davranıp istekte bulunmalıdırlar.

Allah Rasulü beddua etmenin insanı öldürmek dgibi olduğunu beyan buyurmuştur ama O kişi bu okunan belaya müstehak değilse geri okuyana döner ifadesi bilinir.Bedduaya gelince şayet beddua haksız yere yapılmışsa elbette Allah adildir ve haksızlığa izin verecek değildir..
Yalnız burada Beddua veya ebeveynin davranışı haksız diye onları incitmek,incitecek söz söylemek doğru değildir...
yanlış yanlışla telafi edilmez zira.

Şayet bu beddua( önceden aldığı beddua dediğiniz için) haksız yere alınmışsa zaten yukarıda dillendirdik sorun yok. Yok haklı yere yani hatası ncitmesi sebebiyle ise Tevbe etmekte sağlarsa hemen helallık almakta fayda var.

Şayet hayatta değillerse yine tevbe etmeli ve Onlar adına bol bol iyiliklerde bulunmalı ki
umulan; Allah'ın bu eylemler sebebiyle affetmesi ve Onların haklarını helal etmesi için onlara ikramda bulunup aracı olmasına sebep ve vesile kılması yönündedir...
Şüphesiz en iyisini herzaman Rabbul Alemin bilir.

umuyorum mutmain olmuşsunuzdur...
Rabbim cümlemizi Üzerinde hak olmadan huzuruna kabul buyursun duamla kardeşim.....
__________________

ArorA isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 3 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
Berceste (14.11.2011), dolunay66 (10.11.2011), samanyolu (19.11.2011)
Alt 10.11.2011, 20:34   #8
dolunay66
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 10.11.2011
İletiler: 4
Teşekkürler: 1
0 Mesajına 0 kez Teşekkür Edildi
Standart

ilk önce beni aydınlatmak için vermiş olduğunuz bilgiler sebebiyle size minnettarım..fakat benim sorumu yanlış anlamışsınız.soruyu şöyle sorayım.mesela benim annem çok gençken bir beddua almış.bu bedduanın cezasını biz evlat olarak çekebilirmiyiz..bu konuda da bilgi verirseniz iyi olur..çünkü kafamı çok karıştırıyor..allah hepimizi korusun...

dolunay66 isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 12.11.2011, 13:32   #9
ArorA
ARzu- HâL'imdir...
 
ArorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.02.2011
Nereden: Ankara-DanÖteKöyYok!
İletiler: 1.732
Teşekkürler: 1.116
1.147 Mesajına 2.144 kez Teşekkür Edildi
Standart

dolunay66´isimli üyeden alıntı İletiyi göster
ilk önce beni aydınlatmak için vermiş olduğunuz bilgiler sebebiyle size minnettarım..fakat benim sorumu yanlış anlamışsınız.soruyu şöyle sorayım.mesela benim annem çok gençken bir beddua almış.bu bedduanın cezasını biz evlat olarak çekebilirmiyiz..bu konuda da bilgi verirseniz iyi olur..çünkü kafamı çok karıştırıyor..Allah hepimizi korusun...
Amin inş...

o kısmı için rica ederim...ve hakikaten yanlış daha doğrusu eksik ve farklı algılamışım...

sorunuz açısından bir iki değerlendirme noktası var kanaatimce:

iki boyutlu değerlendirilmeli gibi göründü bana yani

1- hayır etkilemez kısmı
2-Beddua "çoçuklarından çek" şeklinde ise dolaylı olarakda olsa olabilirliğinin olabileceği yönünde..(zayıf ihtimal de olsa)
buda ya imtehan için yada derece artmasına vesile olsun için verilir diye düşünüyorum kardeşim.


birincisinde ayet var "Kimse kimsenin günahının cezasını çekmez." İsra 15
ve bir hadis-i şerifde var bu meyanda Hakim kaynaklı... Buyururki Efendimiz= "Veled-i zina, babasının günahını çekmez. Hiç kimse, diğerinin günahını çekmez"
bu durumda baba ve anneye isabet edecek bir beduadan çocuklar zarar görmez.
(kaldıki bu kısımda yine yukarıdaki izahata atıf yaparak diyeceğimki anne ve baba o bedduayı haksız almışlarsa zaten ne kendileri nede çocukları açısından bir sorun yok... Yok haklı yere almışlarsa hayattalarsa helallık artı tevbe yapmaları hayatta değillerse onların rahat etmnesi için çocuklarının aynı işlemi onlar için yapmalarında fayda olur.

2. kısımda ise dolaylı yoldan Allahın imtehanına belki isabet sebebi olabilir.

Çünkü;Bela ve sıkıntılar, günahların affına sebep olur.
Buhari kaynaklı bir hadis-i şerif te;
"Allah yolundaki mümine isabet eden her yorgunluk, hastalık, sıkıntı, üzüntü, keder, hatta ayağına batan diken bile, günahlarına kefaret olur" buyrulur.

Yine Tirmizi kaynaklı bir başka Hadis-i Şerifte Efendimiz:

Allahü teâlâ, bir kuluna hayır murat edince, günahlarının cezasını dünyada verir. Şer murat edince, günahlarının cezasını kıyamete bırakır." diye işaret buyurmaktadır.

Sonuçta bu dünya imtihan yeridir. Allahü teâlâ, çeşitli nimetler vererek kullarını imtihan ettiği gibi, bela ve musibetlerle de imtihan eder.
" And olsun, sizi biraz korku, biraz açlık, mal, can ve mahsulün eksilmesiyle imtihan edeceğiz. Ey Habibim, sabredenlere [ihsanımı] müjdele!" Bakara 155.ayet

tüm bunları birleştirince ; her şeyi sebeplerle yaratmak Allah-u Teâlâ'nın âdetidir. sebep olarak(imtehan veya derece yükseltmek istemesine sebep olarak yani) o bedduayı seçebilecek olması ihtimal dahilindedir.

Yalnız öyledir zannına kapılıp sebeplere takılmamalı her ne sıkıntı bela musibet olursa olsun Allahtan geldiğini bilip sabretmelidir ki mükafata mazhar olunabilinsin kardeşim...
Sanırım şimdi sorunuzun tam karşılığı olmuştur
selam ve dua ile


__________________

ArorA isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Alt 14.11.2011, 19:54   #10
dolunay66
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 10.11.2011
İletiler: 4
Teşekkürler: 1
0 Mesajına 0 kez Teşekkür Edildi
Standart

herşeyi anlamama vesile olduğunuz için Allah sizden razı olsun. sevgiler..

dolunay66 isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Cevapla

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Var Son İleti
Allah'in Kullarini Allah'a Sevdirin Necmeddin Tasavvuf 6 10.12.2010 22:04
Allah nelerle İhtİhan eder? semerkand Dini Içerikli Yazılar 3 23.07.2010 10:42
ALLAH kimlere yardım eder ? ... Gölge Dini Içerikli Yazılar 1 05.05.2008 00:56
Allah Af Eder İnŞallah gül_nur Şiir Penceresi 3 23.02.2008 16:04
ALLAH(cc) NASIL MİSAFİR EDİLİR? *perwerder* Dini Içerikli Yazılar 11 12.11.2005 12:38


Konu Etiketleri
allah kullarına nasıl yardım eder , allah imtihan eder , allah kullarini nasil imtihan eder , allah kulunu nasıl imtihan eder , allah ın kullarını imtihanı , allah kullarını nasıl imtihan eder , allah nasıl imtihan eder , allah kuluna taşıyamayacağı yük yüklemez , içimi rahatlatacak dua , allah nasıl yardım eder ,


Saat : 21:46 |

Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hosted by OnurHosting.Net