Geri git   Yenidendogus > Edebiyat Konulari > Yürek Esintileri
Portal Forum Radyo Kayıt ol Forum Kuralları Üye Listesi Ajanda Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22.11.2008, 00:35   #1 (permalink)
Dσѕт ιѕтєяѕєη Aℓℓαн уєтєя
 
Gölge - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2005
Nereden: İstanbul - Eyüpsultan
İletiler: 4.201
Takım :
Teşekkürler: 1.224
574 Mesajına 1.383 kez Teşekkür Edildi
Icon22 Yağmur / Nurullah Genç



Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur

Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından

Toprağı kirlerinden arındırır bir yağmur

Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından

Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat

En müstesna doğuşa hamiledir kainat



Yıllardır boz bulanık suları yudumladım

Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım



Hasretin alev alev içime bir an düştü

Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü

Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde

Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü



İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin

Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla

Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin

Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla

Evlerin anasına dikilir yeşil bayrak

Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak



Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım

Heyula, bir ağ gibi ördü rüyalarımı

Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım



Yağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştü

Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü

Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe

Her sayfada talihsiz binlerce kurban düştü



Bir güzide mektuptur, çağların ötesinden

Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına

Yayılır o en büyük muştu, pazartesinden

Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına

Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin

Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin



Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım

Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamış mazide

Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım



Sensiz kaldırımlara nice güzel can düştü

Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü

Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin

En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü



Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan

Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar

Mutluluk nağmeleri işitirler Hıra'dan

Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar

Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri

Paramparça, ateşler şahının hayalleri



Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım

O mücella çehreni izleseydim ebedi

Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım



Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü

Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü

Katil sinekler deldi hicabın perdesini

İstiklal boşluğuna arılar nadan düştü



Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında

Tablosunu yapardım yıkılan her kulenin

Ebedi aşka giden esrarlı yollarında

Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin

Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü

On asırlık ocağın savururdum külünü



Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım

Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak

Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım



Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü

Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü

Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara

Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü



Badiye yaylasında koklasaydım izini

Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar

Seninle yıkasaydım acılar dehlizini

Ne kaderi suçlamak kalırdı, ne intihar

Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya

Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya



Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım

Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu

Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım



Haritanın en beyaz noktasına kan düştü

Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü

Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi

Hakların temeline sanki bir volkan düştü



Firakınla kavrulur çölde kum taneleri

Ahuların içinde sevdan akkor gibidir

Erdemin, bereketin doldurur haneleri

Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir

Şemsiyesi altında yürürsün bulutların

Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların



Devlerin esrarını aynalara sorsaydım

Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler

Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım



Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü

İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü

Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer

Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü



Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini

Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir

Yıldırımlar parçalar çirkefin gölgesini

Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir

Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından

Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından



Madeni arzuların ardında seyre daldım

Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini

Senin için görülen bir düş de ben olsaydım



Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü

Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü

Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali



Hazindir ki, dertleri aşmaya umman düştü

Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır

Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur

Sensiz doğrular eğri, beyaz bile karadır

Sesini duymayanlar girdabında boğulur

Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin

Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin



Saatlerin ardında hep kendimi aradım

Bir melal zincirine takıldı parmaklarım

Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım



Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü

Sensiz, kıtalar boyu uzayan vatan düştü

Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül

Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü



Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde

Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay

Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde

Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray

Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin

Mekanın fırçasında solmayan resim senin



Yağmur, bir gün elimi ellerinde bulsaydım

Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme

Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım



Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü

Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü

İniltiler geliyor doğudan ve batıdan

Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü



Islaklığı sanadır ahımın, efganımın

İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler

Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın

Nazarın ok misali karanlıkları deler

Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin

Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin



Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım

Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar

Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım



Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü

Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü

Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün

Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü



Nefesinle yeniden çizilecek desenler

Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek

Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler

Anneler çocuklara hep seni içirecek

Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin

Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin



Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım

Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın

Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım



Kardeşler arasına heyhat, su-i zan düştü

Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü

Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın

İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü



Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım

Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım

Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım

Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım

Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım

Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım

Senin için görülen bir düş de ben olsaydım

Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım

Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım

Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım

Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım

Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın

Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

Nurullah GENÇ
__________________



Herhangi bir kimsede, gizli bir aşk derdi yoksa, o yaşıyormuş gibi görünse de, onun gönlü ve canı yoktur. O âdeta gezen, dolaşan bir ölüdür. Eğer aklın varsa, git de Hak'dan derd iste, çünkü derdsiz olmak, aşk derdine düşmemek, tedavisi imkansız bir hastalıktır.

Hz. Mevlâna Muhammed Celaleddin-i Rûmî (k.s.)
Gölge isimli üye şu anda çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Sağ taraftaki 2 üye yazdığınız bu mesaj için size teşekkür ediyor.
ilminur (22.11.2008), KaTrEe (22.11.2008)

Destekleyenler
Alt 22.11.2008, 00:50   #2 (permalink)
Bilinmezlik Diyarı..
 
ilminur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
İletiler: 3.818
Takım :
Teşekkürler: 2.524
949 Mesajına 1.417 kez Teşekkür Edildi
Standart

Rabbim razı olsun çok güzel bir şiir severk dinlediğim İbrahim Sadriden çok hoş emeğine sağlık..
__________________
ilminur isimli üye şu anda çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için ilminur'a Teşekkür Edenler :
Gölge (22.11.2008)
Alt 22.11.2008, 09:30   #3 (permalink)
Yokluğun çok zormuş abim
 
sümeyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Nereden: Bursa-Tokat
İletiler: 3.356
Takım :
Teşekkürler: 1.328
628 Mesajına 1.063 kez Teşekkür Edildi
Standart

Hasretin alev alev içime bir an düştü

Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü

Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde

Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü


EMEĞİNE SAĞLIK KARDEŞİM. RABBİM RAZI OLSUN.
__________________
ŞİMDİ SUS GÖNLÜM!SUS VE TESLİM OL!FANİ UMUTLARLA TÜKENMEKTEN VAZGEÇ.DÜNYA BUNA DEĞMEYECE KADAR KISA.SABIR ZAMANI KISA.BİR ŞİMŞEK PARILTISI KADAR KISA!UNUTMA EY GÖNÜL,BURASI DÜNYA!SEFASI DA FANİ,CEFASI DA..NE OLUR GÖZLERİN YAŞARSADA,DİLİN ANCAK RABBİNİN RAZI OLDUĞU SÖZ SÖYLESİN.SABRET GÖNLÜM!PES ETME!!!





BİR_KATRE
sümeyya isimli üye şu anda çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için sümeyya'a Teşekkür Edenler :
Gölge (22.11.2008)
Alt 22.11.2008, 16:15   #4 (permalink)
Enderun-i
 
KaTrEe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nereden: Şehr-i Şahane
İletiler: 1.176
Takım :
Teşekkürler: 461
155 Mesajına 252 kez Teşekkür Edildi
KaTrEe - MSN üzerinden mesaj gönder
Standart

En güzele sevdalı ve bu ulvi aşkı en muhteşem mısralarla yansıtan mükemmel kalem sahibi yüreği saygıyla selamlıyorum.Sonsuz hürmetler...
__________________


Sana akan bir damla yaşta ben olayım

EY nebi..
KaTrEe isimli üye şu anda çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için KaTrEe'a Teşekkür Edenler :
Gölge (22.11.2008)
Alt 22.11.2008, 16:19   #5 (permalink)
Ayın Üyesi
 
vakkas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2008
Nereden: karaman,almanya
İletiler: 1.434
Takım :
Teşekkürler: 366
442 Mesajına 552 kez Teşekkür Edildi
Standart

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım

Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım

Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım

Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım

Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım

Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım

Senin için görülen bir düş de ben olsaydım

Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım

Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım

Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım

Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım

Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın

Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım



elinize saglik hos bir yazi rabbim razi olsun kardesim
__________________
vakkas isimli üye şu anda çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj için vakkas'a Teşekkür Edenler :
Gölge (22.11.2008)

Destekleyenler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Var Son İleti
YaĞmur... nurnesli Siir Penceresi 5 17.10.2008 23:25
nurullah genç---siyah gözlerine benide götür ProscaR YouTube Islami 6 26.02.2008 23:00
nurullah genç--hayal limanına demirleyen yelkenliye ProscaR Resimli Şiirler 7 26.02.2008 09:05
Nurullah Genç... zübeyde Siir Penceresi 2 07.11.2006 13:01
~Nurullah~ Hoşgeldiniz.. Onur Tanisma Mesajlari 1 09.09.2006 16:32

Saat : 04:13 |

Powered by vBulletin® Version 3.7.4 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.