Portal
Geri git   Yenidendogus > Edebiyat Konulari > Şiir Penceresi
Portal Forum Kayıt ol [Yardım Masası] Kuran-ı Kerim Dinleme Arapça Dersleri Konularım Cevaplarım Arama Son 24 Saatteki Konular Forumları Okundu Olarak İşaretle

Dua

Üye Etiketleri


Like Tree3Beğeni
  • 2 Mesaj Yazan turangida
  • 1 Mesaj Yazan ...vuslat
Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Stil
Alt 06.10.2019, 20:27   #1
turangida
Özel Üye
 
Üyelik tarihi: 23.06.2010
İletiler: 3.680
Aldığı Beğeniler : 7760
Beğendiği Mesajlar : 6199
Standart Dua

Dua

Ey sulara serinlik veren
Tapınaklarının ateşini
insanların ruhuyla besleyen bir çağa geldik.
Bir çağa geldik ki belleksiziz.
Hafızamızı değil, yalnızca bedenimizi terletiyor alevlerin yalımı.
Heybemizde darı yok; kırbamızda su kalmamış; elimiz hançere yakışmıyor artık.
Güneye dönüyoruz, ama aklımızı bir türlü alamıyoruz kuzeyden.
Karışık bir kafa için dua okuyacak dilimiz kekeme.
Kekeme dilimizi çözmek için bize dua edecek kim varsa kayıp...
Kayıp bir ahaliyiz biz.
Buraya gelirken yollara işaret koymaya akıl erdiremedik.
Eski bir alışkanlık arıyoruz, üstü örtülmemiş bir iz, bir emare.
Bir emare, belki bize hatırlatır,
bülbül kafesinden bir göğsümüz olduğunu.

Ama hiçbir can alıcı işaret çarpmıyor gözlerimize.
Gök çadır olmaktan vazgeçmiş, yer taşa kesmiş sanki.
Ne yağmur bize merhamet bahşediyor,
ne toprağı çatlatan çiğdemle yandaşlık kurabiliyoruz.
Ancak birbirimizin kanını akıtarak anlayabiliyoruz canlı olduğumuzu.
insan oluşumuzla en büyük aşinalığımız bu.
Sıcak kana dokunanca diyoruz ki, 'tamam, demek burasi hala dünya!..'

Dünyanın dönüşü başımızı döndürmüyor artık.
Çünkü dönüp bakmıyoruz akıp duran bulutlara.
Çünkü boynumuz kalın.
Ve hiç kimse yüz vermiyor bu tür çocukça oyunlara.
Biz dünyayı işvekar bir çengi gibi düşünüyoruz;
böyle kuruluyor aramızdaki bağ.
Yani biz,
birbirimizin teninden yükselen buharı soluyarak çiziyoruz yörüngemizi.
Bu sırnaşık rotadan çıkarsak,
içimize düşecek kuşkudan ödümüz kopuyor.
Ödümüz kopuyor, aşk deyince Hallac'ı anmaktan.
Çünkü biz, ancak ayarı bozuk bir altın için
yüzüyoruz birbirimizin derisini.
Nedir aşka düşmek?
Aşk için ölmek ne?
Yabancıyız, bu şavkı kalp çatlatan, hesabı ağır sorulara.

Bize düşen kurnazca gülümsemek.
Kurnazca gülümsüyoruz,
zülfüne çiğ düşünce
tedirginlikten rengi atan eski evlerin mahremiyetine.
Utandıkça, alnındaki terden perçemleri sırılsıklam olan o mahcup damarımız çatlayalı çok oldu.
Nerede bir masumiyet görsek,
hemencecik çelik kasamızın şifresi geliyor aklımıza.
Sırrı çözülmüş bir dünyada tek sırrımız bu kaldı.
Daha akşamdan uykumuzu kaçırıyor o kasada saklı duran ne varsa!
Gündüzleri göğsüne keçe çalıp,
geceleri uykuda efendilerini arayan
dervişlerin avuçlarını dayadıkları kurnalar bize kuru.
Bizimkisi, gözenekleri losyonla ferahlayan fazla beyaz,
fazla sarkık bir deri.
Derimizin altında, eşyaya can atan bir vaşak bileyip duruyor dişlerini.
Onu doyurmazsak,
bizim hayatımızı yem etmesinden korkuyoruz...

Korkuyoruz ölümün bizi yarı yolda bırakmasından.
çünkü yaşadığımız çağın çetelesinde her şey buraya ait,
her şey balçığımıza zimmetli.
Biz hesap adamıyız;
Çeklerini imzalanadan ölen birinin ruhunu mahkeme edecek kadar
Ve elbette adaleti,

hissemize dünyadan biraz daha yer kazandırsın diye istiyoruz.
Yani biz istiyoruz ki,
gövdemiz külçelerle ağırlaşsın;
bu şan, bu şerefle çıkalım çarşılara.
Bu yüzden hiçbir tahammülümüz yok hiçbir oyun bozana.
Bizi bir tek hırkaya çağıranın aklından kuşku duyuyoruz.
Onu hekimlere gönderiyoruz,
haznesinden grafikler çıkaran makinalara...

Ey kaderimizin sahibi

Artık içimiz bütün rüzgarlara açık.
Ne bir sınır, ne bir elek var dünyayla aramızda.
Bizi saklı tutan perdeyi yine biz yırttık; makasımız hala keskin, ama iğne yok yanımızda.
Şimdi yakarıyoruz: Bizi dünyadan sen sakla!
Yani biz, bir bardağa dökülen suya bakınca, her seferinde: "Ey su, nasıl da berraksın diyebilelim, hayretle.
Bir çocuk konuşanca herkes sussun; "bu nasıl güzel tanışıklık" diye geçirsin içinden.
Belki böyle böyle yeniden iz tutar ayaklarımız.
Serinleten bir patika az şey mi, bu ateş ormanında!
Az şey mi, dünya kapımızı çalınca,
göğsümüzün gürültüyle çarpmaması./Ali Ayçil
Yusufça ve ...vuslat bu mesajı beğendi.

turangida isimli üye şu anda  çevrimiçi.  
Alıntı ile Cevapla

Reklamsız bir forum için sitemize destek olun...
Alt 08.10.2019, 22:09   #2
...vuslat
Özel Üye
 
...vuslat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2015
Nereden: "Türkiye" hemşehirlim
İletiler: 2.299
Aldığı Beğeniler : 5441
Beğendiği Mesajlar : 9159
Standart

EyvAllah
Aff Allahım mahcubuz ört bizi
,
turangida isimli üye bu mesajı beğendi.

Konu ...vuslat tarafından (08.10.2019 Saat 22:38 ) değiştirilmiştir..

...vuslat isimli üye şu anda çevrimdışı  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil



Saat : 17:54 |

Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Beta 1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
Yandex.Metrica