Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

loreS

"ALLAH dE KaLBiM"
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2010
Mesajlar
4,445
Aldığı Beğeniler
51
Konum
09
Takım
Galatasaray
Alay Etmek Bir Hastalık



Müslüman kelimesiyle alay kelimesi yan yana gelemez. Yani bir insan hem müslüman olacak hem de karşısındakiyle alay edecek, yaratıldığı halden ötürü veya bir hastalık-kaza nedeniyle bedeninde meydana gelen aksaklık yüzünden diğer müslümanı hakir görecek!.. Böyle bir şey hayal bile edilemez.

Dünyaya gelirken hiçbirimize “Doğmak istiyor musun?” diye sorulmuyor. Nasıl bir şekil şemalle gelmek istediğimize dair seçenekli bir liste de konulmuyor önümüze. Gözüm şu renk, boyum bu kadar olsun deme imkanımız yok.
Bilim adamlarına göre, anne babamızdan aldığımız genler ile hamilelik döneminde annenin beslenmesi vücudumuzun şekillenmesinde ve sağlıklı bir şekilde dünyaya merhaba dememizde son derece etkili oluyor. Bu genetik geçiş sebebiyle çocuklar anne babalarına benzerler. Bir çocukla annesini veya babasını yan yana gördüğümüzde, çocuğun onların evladı olduğunu anlayıveririz. Zira yüz hatları hemen kendisini ele verir. İnsanın zekâ ve kabiliyetleri üzerinde de anne babadan geçen genlerin etkisi var.

Yaratılışı insanın elinde değil

Bütün bunlar demek oluyor ki, insan dünyaya gelirken sahip olduğu donanım her neyse, bunu kendisi kazanmış, elde etmiş değil. Yani aynanın karşısına geçtiğimizde seyrettiğimiz şeklimiz, göz ve saç rengimiz, boyumuz posumuz bizim çabamız ya da tercihimizle şekillenmedi. Hepsi Rabbimizin takdiri. Bizim yaptığımız, O’nun hayat verdiği bedenimizi korumaktan ibaret.

Diğer taraftan, bazılarımız çeşitli nedenlerle ya da tamamen ilahi takdirin sonucunda bedensel engellerle dünyaya geliyor. Kimimizin diğer insanlara göre sağlık problemi daha fazla olabiliyor; irsî hastalıklar taşıyabiliyor. Ya da gayet sıhhatli iken ani bir hastalık veya kaza sonucu sağlığımızı kaybedebiliyoruz. Belki kolumuzdan, ayağımızdan yoksun kalabiliyoruz.

Hiçbir bedensel engelimiz ya da ciddi bir rahatsızlığımız yoksa, pek çok insana nazaran daha fazla nimete sahibiz demektir. Bununla birlikte, kendimiz olmasak bile bir yakınımız mutlaka böyle bir dertten muzdariptir. Yani anlattığımız durum esasında hiç de uzak değil.

Haller pamuk ipliğine bağlı

Şu an itibarıyla pek çok insana göre daha iyi durumda olduğumuzu düşünebiliriz. Ancak hiçbirimiz bir saat sonra ne olacağımızı bilemiyoruz. Ani bir sancı ile amansız bir hastalığa yakalandığımızı öğrenebiliriz. Günün yorgunluğu ile yolda dalgın yürürken hiç hesapta olmayan bir kaza her şeyi altüst edebilir, sakat kalabiliriz. Demek ki övünüp durduğumuz, başkalarına karşı üstünlük olarak gördüğümüz nimetin elimizden kayıp gitmesi an meselesidir.
Oysa, bedensel engeli yüzünden, boyundan, şeklinden dolayı insanlarla alay eden, onları küçümseyen insanlar var toplumda. Bu kişiler bedensel engellerine bakarak insanlara lakaplar takar, onur kırıcı ifadelerle seslenirler. Böyle kişilerle normal konuşmalarında bile bir küçümseme vardır. Ne zaman ki aynı hal kendilerine, sevdiklerine isabet eder, o zaman ne yaptıklarını fark ederler.

Kişinin karşısındakini şaşılığı, saçlarının dökülmüşlüğü, solaklığı, ellerinde titreme olması, topallığı, bazı harfleri çıkaramaması, kekemeliği, cildinde yanıklar bulunması, boyunun kısa veya çok uzun olması, çok zayıf veya şişman olması gibi şeylerle küçümsemesi ve bunlar üzerinden lakaplarla anması kadar kötü bir alışkanlık olamaz.

Hangimiz çok şişman olmayı, şaşılığı, çolaklığı, topal kalmayı isteriz? Kendimiz için istemediğimiz gibi yakınlarımız için de istemeyiz. Çocuğunun bu hallerden birine maruz kalmasını arzulayabilecek bir anne baba düşünemeyiz. Öyleyse hasbelkader böyle bir durumda olan bir insandan nedir alıp veremediğimiz? Yarına nasıl çıkacağımız belli değilken, sevdiklerimizden birinin her an böyle bir durumla karşılaşması mümkünken, karşımızdaki insanlardan ne isteriz, neden küçük düşürücü ifadeler kullanırız?

Özellikle müslüman kelimesiyle alay kelimesi yan yana gelemez. Yani bir insan hem müslüman olacak hem de karşısındakiyle alay edecek, yaratıldığı halden ötürü veya bir hastalık-kaza sonucu olan bir aksaklık yüzünden diğer müslümanı hakir görecek!.. Böyle bir şey hayal bile edilemez. Müslüman olan bir insan karşısındakini küçümseyemez.

Böyle bir tavır Allah’ın yarattığı şekli beğenmemek demektir. O insanı yarattığı hal ile dalga geçerek Allah’ın yaratışına başkaldırı demektir. Çünkü böyle bir durumda küçümsenen, aşağılanan Allah’ın takdiridir.

Bu tür hakaretlerin Allah katındaki ağır vebali yanında karşımızdaki insanların gönüllerinde açtığı onulmaz yarayı hesap etmek mümkün değildir. Etrafının onu küçümsediğini düşünür, kendisini toplumdan soyutlar ve içine kapanır. Böyle bir durumu hangimiz kendimiz veya çocuklarımız için isteyebilir? İsteyemiyorsak o zaman ne diye karşımızdaki insanların eksik gördüğümüz yanlarını dilimize doluyoruz, onlara hayatı zehir ediyoruz?

Ayet ve hadislerin uyarısı

Böyle yapan kimseler Allah’ın sert uyarısını karşılarına almakta olduklarını bilmek zorundadırlar. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

“Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi ayıplamayın, kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fâsıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.” (Hucurat, 11)

Ayrıca unutmamak gerekir ki, tüm peygamberlerin maruz kaldıkları baskıların başında alaya alınmak geliyordu. Dolayısıyla alay etmek Allah’ın elçilerini yalanlayanların bir özelliğidir. Bu ise bir müslümana yakışacak bir hal değildir. Bakınız Allah Tealâ bu hususta ne buyurmaktadır:

“Nuh gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler ne zaman yanına uğrasalar onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: Eğer bizimle alay ediyorsanız, iyi bilin ki siz nasıl alay ediyorsanız biz de sizinle alay edeceğiz!” (Hud, 38)

“Senden evvelki peygamberlerle de alay edilmişti. Alay edenlerin yaptıkları maskaralıklar kendi başlarına gelmişti.” (Enbiya, 41)

Diğer peygamberlerle alay edildiği gibi, Hz. Peygamber s.a.v. ve etrafındaki müslümanlarla da alay edilmiştir. Mukaddes Kitabımız bunu yapanların münafıklar olduğunu beyan etmektedir. Dolayısıyla alay etmek inkârcılar yanında münafıkların da huyudur:

“Bu münafıklar müminlerle karşılaştıkları vakit ‘Biz de iman ettik’ derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) baş başa kaldıklarında ise, ‘Biz sizinle beraberiz, biz müminlerle sadece alay ediyoruz’ derler. Gerçekte Allah onlarla alay eder; azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.” (Bakara 14-15)

Ayrıca küçümsemenin Firavunların bir özelliği olduğunu da hatırlatalım (Zuhruf, 54).

Karşısındaki insanlarla alay eden, onları küçük görüp aşağılayan kimselerle ilgili olarak Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz şöyle buyurmaktadır:

“Bir kimseye günah olarak müslüman kardeşini küçük görmesi yeter.” (Müslim)

“Bir kimsenin başka bir kimseye dinden veya takvadan başka bir üstünlüğü yoktur. Kişiye -günah olarak- kötü sözlü, kötü huylu ve cimri oluşu yeter.” (et-Tergîb ve’t-Terhîb)

Bu ifadeleri anlayabilen akıl vicdan sahibi biri başka bir uyarıya ihtiyaç duymaz. İnsanlarla alay eden kişi kendini beğenen, karşısındakini küçük gören kibirli biridir. Böbürlenmesinden dolayı insanları tahkir etmektedir. Kibir ise Allah ve Rasulü’nün asla onaylamadığı bir huydur.
Taha Yıldız
Semerkand 2011
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Ayrıca unutmamak gerekir ki, tüm peygamberlerin maruz kaldıkları baskıların başında alaya alınmak geliyordu. Dolayısıyla alay etmek Allah’ın elçilerini yalanlayanların bir özelliğidir. Bu ise bir müslümana yakışacak bir hal değildir

çok güzeldi.ALLAh cc razı olsun ve bu kötü hasletten uzak bulundursun cümlemizi
 

seylan_54

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2011
Mesajlar
3,957
Aldığı Beğeniler
1,393
Anlamlı ve değerli paylaşımınız için teşekkürler.

Allah razı olsun..
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Emegine rahmet paylasan yüregine bereket Lores tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla.......
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Faydali bir Paylasimin icin Allah razi olsun canim
 

Gülistan

İMAM HATİP'Lİ
 
Üyelik Tarihi
30 Kas 2010
Mesajlar
1,066
Aldığı Beğeniler
25
Takım
Diğer
Esselamü Aleyküm.Değerli kardeşim son zamanlarda artmakta olan bir konuya değinmişsiniz .Rabbim sizden razı olsun.İnşaAllah.şuandan itibaren kendimi muhasebeye çekmem gerektiğini düşünüyorum.Bunun için size teşekkür ediyorum.Yaradana Emanetsiniz.
 
Üst Alt