- Üyelik Tarihi
- 20 Ağu 2006
- Mesajlar
- 3,305
- Aldığı Beğeniler
- 26
- Takım
- Diğer
Allahta fani olmak, bedeninin eriyip yok olması ve nefsin vücuttan tamamen atılması manasında değildir. Allah aşkına düşen kimsenin bedeni nur içinde eriyip ortadan kalkmaz, nefsi yok olmaz; bedeni durur, nefsi terbiye olur. Yok olan nefsin varlığı değil, kötü sıfatlarıdır. Bazıları, fena deyince kulun zatının allahın zatıyla bütünleşeceğini düşünerek dinsizlik çukuruna yuvarlanmışlar ve sırat-ı müstakimden sapmışlardır. Bu yanlıştır. Lace Ubuydullah Ahrar (k.s) kulun Allahta fani olması halini şöyle açıklar: Kulun Allahta fani olması, kendisini kaybedip nefsinin sıfat ve hallerinin farkında olmaması değildir.Bununla anlatılan şudur: Kul iman ve müşahede zevki ile öyle bir mertebeye gelir ki, kendi sıfat ve fiillerinin kendisine ait olmadığını görür, onların asıl sahibinin yüe Allah olduğunu müşahade eder. Bu durumu şu örnek üzerinde düşünelim: Bir zengin üzerinde hiç giysisi olmayan bir fakire emanet bir elbise verse, fakire düşen iş, onun kendisine ait olmadığını bilmektir. Fakir bazen asıl durumu unutup elmiseyi kendi malı zannetse, onunla gururlansa, ona gönül bağlasa, bu hatadır. Bu kimse işin aslını düşününce, hemen elbiseden gönlünü çeker, onu verene yönelir, onu sever, onu över ve kendisine sürekli teşekkür eder, etmelidir de. İşte bunun gibi, insandaki bütün sıfatların yüce Allahın bir emaneti olduğunu bilmek lazımdır. Böyle olursa gönül Hak Sübhanehü ve Tealanın dışındaki her şeyden alakayı keser ve tertemiz bir hale gelir.
Bütün peygamberler Allah sevgisi içinde kulluk yapmışlar, fena fillah halini yaşamışlar ve o hal içinde yüce sevgiliye can vermişlerdir.
Hak aşıkları da bu hali elde etmek için canlarını feda etmişlerdir. Yüce Allah kendisi için yapılan bu fedakarlığı karşılıksız bırakmamış, rıza ve cemaline aşık dostlarına özel destek vermiş, yardım etmiş ve kendilerine doyumsuz muhabbetini tattırmıştır. Hak dostlarının bu aşkı şu ayetlerle anlatılmaktadır.
insanlardan öyleleri vardır ki Allah rızasına ulaşmak için nefsini feda eder(bu uğurda canını ve malını verir.) Allah (böyle sadık) kullarına çok şefkatlidir. Bakara 2-207
Bizim uğrumuzda mücahede edenleri elbette (bize getiren) yollarımıza ulaştırırız. Hiç şüphesiz Allah Muhsinlerle (sırf Allah için amel eden Salih kulları ile) beraberdir. Ankebut 29-69
Arifler der ki : Fena fillah, işte böyle bir mücahadenin sonucu elde edilen müşahade halidir. Bu hal, gönlün Rabbi ile huzur bulması, Ona razı olması, her ne yaparsa Onun rızası için yapmasıdır.
İmam Rabbaninin (k.s) belirttiği gibi, tasavvuf terbiyesinin tek hedefi, rıza makamı için gerekli olan ihlas halinin elde edilmesidir; başka bir şey değildir. İmam-ı Rabbani 1-36 Mektup.
Dr. Dilaver Selvi (Kulun Yolculuğu)
Bütün peygamberler Allah sevgisi içinde kulluk yapmışlar, fena fillah halini yaşamışlar ve o hal içinde yüce sevgiliye can vermişlerdir.
Hak aşıkları da bu hali elde etmek için canlarını feda etmişlerdir. Yüce Allah kendisi için yapılan bu fedakarlığı karşılıksız bırakmamış, rıza ve cemaline aşık dostlarına özel destek vermiş, yardım etmiş ve kendilerine doyumsuz muhabbetini tattırmıştır. Hak dostlarının bu aşkı şu ayetlerle anlatılmaktadır.
insanlardan öyleleri vardır ki Allah rızasına ulaşmak için nefsini feda eder(bu uğurda canını ve malını verir.) Allah (böyle sadık) kullarına çok şefkatlidir. Bakara 2-207
Bizim uğrumuzda mücahede edenleri elbette (bize getiren) yollarımıza ulaştırırız. Hiç şüphesiz Allah Muhsinlerle (sırf Allah için amel eden Salih kulları ile) beraberdir. Ankebut 29-69
Arifler der ki : Fena fillah, işte böyle bir mücahadenin sonucu elde edilen müşahade halidir. Bu hal, gönlün Rabbi ile huzur bulması, Ona razı olması, her ne yaparsa Onun rızası için yapmasıdır.
İmam Rabbaninin (k.s) belirttiği gibi, tasavvuf terbiyesinin tek hedefi, rıza makamı için gerekli olan ihlas halinin elde edilmesidir; başka bir şey değildir. İmam-ı Rabbani 1-36 Mektup.
Dr. Dilaver Selvi (Kulun Yolculuğu)