Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

muzdelife

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
12 Eyl 2005
Mesajlar
387
Aldığı Beğeniler
0
gerçekten önemli bir konuya değinmişsiniz Allah razı olsun
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul

Eğitimde Uygun Çevre Hazırlama


Çocukların mükemmel bir şekilde yetiştirilebilmesi için ortamın ve çevrenin steril ve mükemmel olması şarttır. Çünkü çocuk ortama göre şekillenir ve bir anlamda o, içinde yaşadığı ortamın çocuğu olur. Bunların başında çocuğun ailesi ve evi gelir.

İkinci olarak okul,

üçüncü arkadaş ve dost çevresi,

dördüncüsü ders ve etüt arkadaşlığıdır.

Beşinci olarak da sosyal hayatta kendileriyle temasta bulunduğu kuaförden terziye, alış-veriş yaptığı bakkal ve markete kadar çeşitli alanlarını da sayabiliriz.

Eğer çocukların gezip dolaşacağı ortamları iyi belirlenmemişse steril bir çevre geliştirilememişse çocuk bir gün bir zararlı virüs kapabilecektir. Onun için eğitim-öğretim ortamını evden başlayarak sosyal hayatın her ünitesinde çocuğun mükemmel yetişmesine müsait hâle getirilmesi gerekmektedir.

Çocuklara Şefkat Gösterme

Şefkatin terbiyede çok önemli bir yeri vardır. Bu konuda Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) en güzel örnektir. O ( s.a.s) "Allah, çocuğuna merhamet etmeyene merhamet etmez." (Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, 8/155) buyurmuşlardır.

Allah Resulü (s.a.s.) yanında özel hizmetinde bulunanlara o kadar şefkatli davranırdı ki anne babanın çocuklarına gösterdiği ilgi ve alâkası onun yanında çok sönük kalırdı.

Enes bin Mâlik anlatıyor: Allah Resulüne on sene hizmet ettim, yapmadığım bir şeyden dolayı "Niçin yapmadın?" yaptığım bir işten ötürü de "Neden yaptın?" dediğini hatırlamıyorum. Beni hiç azarlamadı. (Buhari, Edeb 39; Müslim, Fedail 13; Tirmizî, Birr 69)


Efendimiz (s.a.s.) yabancı bir çocuğa bile anne-baba üstü bir muamelede bulunuyordu. Kendi torunlarına, evlâtlarına ise o kadar şefkatli ve merhametliydi o her güzel ahlakta zirve olduğu gibi bu yönüyle de aşkındı
O'nun hayat-ı seniyyelerinden birkaç şefkat tablosu arz edelim:

Allah Resûlü namaz kılarken secdeye varınca Hasan ve Hüseyin gelip Efendimiz'in mübarek sırtına binince secdeyi uzattı. Oradakiler:
- Yâ Rasûlâllah secdeyi uzatmış olmadınız mı? dediler. Efendimiz de:
- Oğlum sırtıma binince acele etmekten çekindim, şeklinde cevap verdi.
Namaz gibi huşû gerektiren bir ibadet sırasında bile, peygamberimizin çocuklara karşı duyduğu bu şefkat anlayışında bütün insanlık için örnek alınması gereken yönler vardır.


Efendimiz (s.a.s.) bir hadislerinde "Uzun kılmak niyetiyle namaza dururum, derken bir çocuk ağlaması işitir, annesine sıkıntı vermesin diye namazı kısa keserim!" buyurmuşlardır.

Hz. Aişe validemiz naklediyor:

"Bir defasında bedevîlerden bir grup, Rasûlüllah'ın huzuruna geldi. Bunlar bir münasebetle; "Siz çocuklarınızı öper misiniz? dediler. Sahabeler "evet" dediler. Bedevîler, "Fakat Allah'a yemin olsun ki biz onları öpüp-sevmeyiz." dediler. Bunun üzerine Allah Resûlü: "Eğer Allah sizin gönüllerinizden rahmet ve şefkati çıkarmışsa ben ne yapabilirim ki?" buyurdular.6


Bütün bu güzel örnekler bize gösteriyor ki çocukların terbiyesi ve anlayacağı dil sevgi ve şefkatten geçiyor. Çocuk sopadan, tehditten değil, anne babasının şefkatini kaybedeceğinden korkmalıdır. Çocuk için ebeveyne güven önemlidir. Çocuk; ebeveynin, kendi acılarını elemlerini paylaştığına inanmalıdır. Onların üzüntüleri paylaşılmalıdır. Onlar için anne babanın gözlerinin buğulanması çocuklar üzerinde unutulmaz izler bırakacaktır. Böylece onların gözünde anne baba daha saygınlaşacaktır


devam edicek inş..
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Çocuğun Dinî Eğitimi

Her dünyaya gelen çocuk İslâm fıtratı üzerine doğar. Onun farklı din ve inançlarda yetişmesinde anne ve babasının önemli bir yeri vardır. Sonra yaşadığı çevre, aldığı eğitim ve gördüğü terbiye çocuğu şekillendirmektedir.


Küçükten Camiye Götürme


Çocuklar daha küçük yaştan itibaren dini duygu ve düşüncede sağlam bir zemine basabilmesi için bazı hususlar göz önünde bulundurulmalıdır. Bunlardan ilki, onların daha küçükten camiye alıştırılmasıdır. Mutluluk Asrı anlamına gelen Asr-ı Saadette çocuklar camiye giderlerdi.

Günümüzde ise çocukları camilere götürmek cami adabına aykırı gibi görülüyor. Hatta camiye giden çocuklar bazı haşin ve asabi yaşlılar tarafından camiden soğutulabiliyor. Hatta bazıları, dinden soğumalarına, çocukluklarında bir ihtiyarın kendilerini camiden kovmasını sebep olarak gösteriyordu.

Çocuklara yüz ekşitmek, kaş çatmak onları korkutmak yerine onlara cami sevdirilmelidir. Mümkünse onları camiden kovma yerine hediyeler verilmeli ve namaza ısındırılmalıdır.
Çocuklara cami, Caminin bahçesi sevdirilmeli ve her zaman onların duygularında mabedin kutsallığı canlı tutulmalıdır.

" Bu hususta da rehber olan Efendimiz ( s.a.s.) camide cemaatin içinde namaz kılarken torunu Ümame'yi omzuna alır, eğilirken yere bırakır, kalkarken de yeniden omuzlarlardı. "(Neseî, Sehiv 13; Muvatta', salât 85) Peygamberimiz'in (s.a.s.) çocukların camiden çıkarılması konusunda sert sayılabilecek herhangi bir cümle ya da tavrı asla söz konusu olmamıştır.



Çocukların Zihinlerdeki İstifhamları
En Başta Giderme


Namaz ve daha başka dini konularda çocuğun bir kısım soruları olabilir. Özellikle içe dönük çocuklar bu türden dini sorularını anne babalarına büyük bir ihtimalle soramayabilirler.
Değişik vesile ve vasıtalar bulunarak bu konuda çocuğun deşarj olmasını sağlamak çok önemlidir.
Çocuk büyürken içindeki sorular da büyürse, zamanla her şüphe her tereddüt, açıklaması yapılmayan her dini mesele, manası ve hikmeti anlaşılmadık inançla ilgili herhangi bir husus çocuğun kalbini sokan bir yılana, içini kemiren bir kurda dönüşür.
Hatta bazen bu istifhamlar onun iç dünyasında bir yara gibi o kadar hızlı büyür ki, bir gün o zavallıyı tamamen yere serer de farkına bile varılamaz.
Öyle ki o her gün babasıyla camide namaz kılsa, "Lâ ilahe illallah" dese tesbih çekse de o aslında tereddütlerine yenik düşmüş ve vesveselerin ağında erimektedir.
Bu açıdan çocuk deşifre edilmeli, çözülmeli ve hiçbir zaman aklı, kalbi ve ruhu ile boş bırakılmamalı, sürekli olarak yaşına başına göre beslenmelidir.

Çocuğun Görebildiği Bir Ortamda
İbadet ve Dua Etme



Ev içinde ibadete ayrılmış bir yer olmalı. İbadete bir zaman ayrılmalı. Beş vakit namaz imkân varsa evde cemaatle kılınmalı veya çocuğun elinden tutulup camiye götürülmelidir. Duaları açıktan yapmalı. Çocukla birlikte dualar etmeli. Çocuğun yapılan dualara "âmin Allah'ım!" demesi sağlanmalı,

Rabb'in kendisine yapılan duaları geri çevirmeyeceği onların anlayabileceği bir dille anlatılmalıdır. Peygamber Efendimiz'den rivayet edilen duaların birçoğunu sahabe-i kiram bizzat Efendimiz'in mübarek ağzından duyup ezberlemişlerdi.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Sevdirmeli, Nefret Ettirmemeli

Dini sevdirilmeli, nefret ettirilmemeli. Kolaylaştırılmalı zorlaştırılmamalı. Sıkıcı ezbercilikten uzak durulmalı. Kafalardaki bin bir türlü şüphe ve tereddütler izale edilmeli istifhamlara cevap bulunmalı. Allah sevgisi, hoşnutluğu, peygamber sevgisi akıl ve mantık dairesi içinde kalplere yerleştirilmelidir.

Bu yapılmadan öğrenilecek sure ve duaları onlara ezberletmeye çalışmak çocuğun dinden nefret etmesine sebep olabilir. Dersler sevimsiz hâle gelebilir. Altı aylık bir çocuğa nasıl ki yetişkinlere ait yiyecekler verilmiyorsa öyle de belli bir yaşa kadar ezberleme meselesini de çocuklara zorlamamak gerekmektedir.

İman şuuru ve bilincini elde eden çocuk daha sonra onu kendisi ezberlemeye çalışacaktır. Konu sevdirmek, düşündürmek, benimsetmek ve belletmek çerçevesinde ele alınmalıdır.

Kutsala Saygı Hissi

İnancımıza göre birtakım saygı gösterilmesi gereken kutsal kavramlar vardır. Bunların arkasında birtakım kutsal anlamlar yüklüdür. Bunlar çocuğun hafızasında ve şuur altında yer etmelidir. Bu da o mefhumların sık sık tekrar edilmesi, sohbet konusu olmasıyla zihinlerde yer etmesini sağlar. O evde bu mukaddes mefhumlardan yer yer bahisler açıp sürekli gündemde kalması sağlanabilir. Bu da çocuğun hayal âlemini meşgul edecektir.
Çocuklarımıza örnek insanları anlatmak, onların hayatını anlatan yaş gruplarına uygun pedagojik ve mesaj yüklü dinî kitaplar, rehber olabilecek kitaplar okumalarını sağlamakla şeâir de denilen bu kültürel kimlik ve değerler öğretilebilir.

Sonuç Olarak Nasıl ve Ne Anlatılmalı?



Davranışlardaki hassasiyet ve titizlik; eğitim ve öğretimde temsil etme ve örnek olma; muhatapta, anlatılan şeylerin tesirini göstermesi bakımından önemlidir. Rehberlik yapan kimselerce çocuk Allah ve Resulü'nün ahlâkı ile yetiştirilmeli.

Kur'ân terbiye ile eğitilmelidir.

Efendimiz'in (s.a.s.) örnek hayatı değişik boyutlarıyla, ilgilerini çekecek şekilde anlatılmalıdır. Sahabiler ve daha sonraki salih kimselerin ve Hak dostlarının hayatlarından günümüzün anlayışına uygun olan menkıbelerinden örnekler anlatılabilir. Çevrede saygı duyulan, sevilen mühim şahsiyetler nazara verilmeli mümkünse onların ziyaretine götürülmeli. Bir büyük görmenin, onunla tanışmanın hazzını hiç olmazsa ömründe bir kere yaşaması sağlanmalı.

Dini merasimlere katılma, camilere cemaate karışma, Kur'ân-ı Kerim'in, Mevlid-i Nebevî'nin ve güzel ilâhilerin okunduğu merasimlerin yapıldığı yerlere götürülmeli. Ruhu coşturan sadre şifa veren ortamlarla tanıştırılmalı. Güzel bir arkadaş çevresi ve örnek rehberler bulunmalı, yaşadığı ortamın her türlü olumsuzluklardan arındırılmış mekânların olması sağlanmalı.

Çocukların sosyal hayatta, çarşıda pazarda münasebet kuracağı kişi ve yerler iyi seçilmeli. Dış çevrenin her türlü olumsuzluklarından korunmalıdır.
Çocukların izleyecekleri film ve tv programları eğitici ve öğretici programlardan seçilmeli, uluorta filmler izletilmemeli, safi zihinler kirletilmemeli, hatta mümkünse ailecek seyredilmeli, seyredilen dizi veya film üzerinde kritikler yapılmalı, çocuğun görüş ve düşünceleri paylaşılmalı ve yanlış davranışların müzakeresi yapılmalıdır.

Hülasa, böyle Kur'ânî bir terbiye ile eğitilen çocuk artık Kur'ân'ın talebesidir. O Allah'ın mütevazi bir kuludur.. Allah'a karşı acizliğini idrak eden gönlü Allah sevgisiyle zenginleşmiş fakir bir kuldur. Artık onun hedefi, Allah rızasını ve hoşnutluğunu kazanmaktır.

Onların hayat düsturu ve prensipleri yardımlaşmadır, kardeşler arasında fânileşme bir buz parçası hükmündeki benliğini kardeşlik havuzuna atarak eritmektir. Onda Hak düşüncesi esastır. Hak kuvvette değil, kuvvet haktadır.7



DİPNOTLAR
1. Bakara, 2/128; Furkan, 25/74.
2. Meryem, 19/4-6.
3. Âl-i İmran, 3/35.
4. Bkz.: Müsned, 4/345; Müslim, Âdab 14;

Ebu Davud, Edeb 66; Tirmizi, Edeb 62.
5. Yusuf, 12/5.
6. Yurdagül Mehmedoğlu, Hz. Peygamberin Merhametinden Şefkat Örnekleri, Diyanet Dergisi, Mayıs, 2004, s. 46.
7. Gülen, M. Fethullah, Çekirdekten Çınara, s. 166-176.

Dr.Muharrem Yıldız

son..
 

yasemin71

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Ağu 2007
Mesajlar
743
Aldığı Beğeniler
4
Konum
izmir
Takım
Fenerbahçe
çok güzel ve önemli bir konuya değinmişsiniz Allah razı olsun yüce Allah dinine vatanına hayırlı evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin inş.
 

erni

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Eyl 2007
Mesajlar
329
Aldığı Beğeniler
1
Konum
izmir
Takım
Galatasaray
şu ahir zamanda gerçekten en önemli konu çocuk yetiştirmek güzel paylaşım ALLAH razı olsun
 
Üst Alt