- Üyelik Tarihi
- 23 Ocak 2011
- Mesajlar
- 3,957
- Aldığı Beğeniler
- 1,393
Aile demek, millet demektir. Ailenin inşası nesillerin inşası, Nesillerin inşası ise milletin ihyası, devletin bekası ve gücü demektir. Allah (c.c.)’ın rızası gözetilerek yapılan, evlilik, başlı başına bir ibadettir. Aile için yapılan harcamalar da sadakaların en faziletlilerinden birisidir. Aile mukaddes bir yuvadır. Böyle bir kutsiyeti barındıran evliliğin, meşru olmayan sebeplerle bozulması; gönüllerde yıkım, fikirlerde çözülme ve duygularda aşınma meydana getirir.
Yüce dinimizin, devamını istediği aile yuvasının yersiz ve gereksiz sebeplerle yıkılıp dağıtılması toplumsal bir afete dönüşmektedir. Türkiye’deki boşanma oranları, her ne kadar Batı ülkelerine göre oldukça düşük gözükse de, ülkemizdeki boşanmalarda son yıllarda maalesef ciddi bir artış gözükmekte; aile yapımız, üzülerek ifade edelim ki, büyük bir ateş çemberi içine sürüklenmektedir.
Sevgili Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin; “Allah katında en sevimsiz helal” olarak nitelediği boşanma ile milli ve manevi duygular zayıflamakta; taraflar, duygusal yönden hayal kırıklıklarına uğramaktadırlar. Ailenin dağılması ile, aslında, en büyük tahribat; eşlerin yanında, çocuklar üzerinde yoğunlaşmaktadır. Millî ve manevî değerlerimizin âdeta dinamitlenmesi manasına gelen boşanmanın sebepleri arasında; bencillik, saygısızlık ve sorumsuzluk yer alırken, büyüklerin tecrübelerinden istifade etmemek ve maneviyat eksikliği de önemli unsurlardandır. Ekonomik sorunlar, aile içi şiddet ve iletişim bozukluğu da boşanmada rolü olan problemlerdir. Adeta bir kasırga şiddeti ile boşanmaları körükleyen iletişim araçlarının yanlış amaçlar için kullanılması da çok ciddi bir sorundur. Medyanın, aile konusunda kültürümüze ait olmayan yayınları ve gayri meşru yaşantılar özendirmesi de boşanmanın fitilini ateşleyen önemli etkenlerdendir.
Yüce kitabımız Kur’an-ı kerim, ailenin mutlu bir şekilde devamı ve yuvanın yıkılmaktan kurtulması için çok önemli tavsiyeler ihtiva etmektedir. Bir âyet-i Kerime’de; “Hanımlarınızla iyi ve güzel geçinin; (onlara karşı insaflı davranmayı ve güzel konuşmayı terk etmeyin)!Eğer onlardan hoşlanmazsanız, (yine de sabredin, zira) umulur ki siz bir şeyi hoş karşılamazsınız, ama Allah onda pek çok hayır takdir etmiştir.” (Nisa:4/19) buyrulur.
Mutlu bir evliliğin kurulması ve boşanmaların önlenmesi ancak; fedakârlık, sabır, şükür, sorumluluk, kanaatkârlık, saygı, müsamaha, haklara riayet ve zerafet gibi ahlâkî ve insani erdemlere sahip olmakla mümkündür. Saygı ve sevgi temeline dayalı bir yuvanın sadece dünyaya dönük değil, ahiret eksenli inşası da çok önemlidir.
Yüce dinimizin, devamını istediği aile yuvasının yersiz ve gereksiz sebeplerle yıkılıp dağıtılması toplumsal bir afete dönüşmektedir. Türkiye’deki boşanma oranları, her ne kadar Batı ülkelerine göre oldukça düşük gözükse de, ülkemizdeki boşanmalarda son yıllarda maalesef ciddi bir artış gözükmekte; aile yapımız, üzülerek ifade edelim ki, büyük bir ateş çemberi içine sürüklenmektedir.
Sevgili Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin; “Allah katında en sevimsiz helal” olarak nitelediği boşanma ile milli ve manevi duygular zayıflamakta; taraflar, duygusal yönden hayal kırıklıklarına uğramaktadırlar. Ailenin dağılması ile, aslında, en büyük tahribat; eşlerin yanında, çocuklar üzerinde yoğunlaşmaktadır. Millî ve manevî değerlerimizin âdeta dinamitlenmesi manasına gelen boşanmanın sebepleri arasında; bencillik, saygısızlık ve sorumsuzluk yer alırken, büyüklerin tecrübelerinden istifade etmemek ve maneviyat eksikliği de önemli unsurlardandır. Ekonomik sorunlar, aile içi şiddet ve iletişim bozukluğu da boşanmada rolü olan problemlerdir. Adeta bir kasırga şiddeti ile boşanmaları körükleyen iletişim araçlarının yanlış amaçlar için kullanılması da çok ciddi bir sorundur. Medyanın, aile konusunda kültürümüze ait olmayan yayınları ve gayri meşru yaşantılar özendirmesi de boşanmanın fitilini ateşleyen önemli etkenlerdendir.
Yüce kitabımız Kur’an-ı kerim, ailenin mutlu bir şekilde devamı ve yuvanın yıkılmaktan kurtulması için çok önemli tavsiyeler ihtiva etmektedir. Bir âyet-i Kerime’de; “Hanımlarınızla iyi ve güzel geçinin; (onlara karşı insaflı davranmayı ve güzel konuşmayı terk etmeyin)!Eğer onlardan hoşlanmazsanız, (yine de sabredin, zira) umulur ki siz bir şeyi hoş karşılamazsınız, ama Allah onda pek çok hayır takdir etmiştir.” (Nisa:4/19) buyrulur.
Mutlu bir evliliğin kurulması ve boşanmaların önlenmesi ancak; fedakârlık, sabır, şükür, sorumluluk, kanaatkârlık, saygı, müsamaha, haklara riayet ve zerafet gibi ahlâkî ve insani erdemlere sahip olmakla mümkündür. Saygı ve sevgi temeline dayalı bir yuvanın sadece dünyaya dönük değil, ahiret eksenli inşası da çok önemlidir.