Cehennem Provası
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“(Onlar : ) Ey Rabbimiz!
Bize göz aydınlığı olacak zevceler ve evlatlar ihsân et.
Ve bizleri muttakîlerin imâmı yap! derler.”
(Furkan, 74)
Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular:
“Bir kadınla bir erkek bir yerde baş başa kaldıklarında üçüncüsü şeytandır.”
( İbn-i Hanbel, Müsned, I, 227; III, 339 )
“Flört”, bize Batıdan geldi, kanser gibi bizi de sardı.
Batı’da daha önce bu beraberliklere şöyle bir bakış açısı vardı:
“Evlilik öncesinde fertlerin birbirlerini tanımalarını sağlayan,
olgunlaşmada bir basamak olan, bir çeşit duygusal ilişki...
Gençlerimizin flörtle aradıkları sevgi huzur ve mutluluk,
nikâh çatısı altında en güzel şekliyle gerçekleşiyor.
Hangi yollarla gerçek mutluluğa varılacağını,
Yaratan mı bilir, yoksa sınırlı görüş açısına sahip insan mı?
Sınırsız merhamet sahibi Rabbimiz, insanın her türlü ihtiyacını bilerek,
fıtratına uygun bir hayat tarzı olan dinimizi göndermiştir.
Nikâh çatısı altında da muhabbet meylinin tatmini sağlanmıştır.
Bunu, Allâh’ın ölçülerinde yaşamayı hedef edinmiş ve
bunun üzerine evlilik yapan çiftlere sorduğumuzda çok net görüyoruz.
Evlilikten sonra hanım, kendisine verilmiş duygu zenginliğiyle beyine destek olurken,
erkeğin de evin huzur kaynağı olarak gördüğü hanımına nâzenin ölçülerde
kol kanat germesi de mutluluğun devamını sağlıyor.
Ne kadın üstünlük davasında, ne de erkek.
Her ikisi de elmanın birer yarısı gibi birbirini tamamladığının farkında...
Bu evlilikler, aşk, muhabbet ve huzurla beraber “cennet köşesi” oluyor.
Fakat öte yandan flört vb ilişkilerde bir süre sonra “cehennem provası” yaşanıyor.
Huzur ve mutluluğun yerini hayal kırıklığı, kin, nefret ve düşmanlık alıyor.
(Ayşegül Zobi, Şebnem Dergisi)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
er-Raûf: Yarattığı mahlûkuna karşı çok şefkatli, merhametli ve çok cömert olan demektir.
''Aşık oldum, çok seviyorum, nişanlıyız, evleneceğiz nasılsa,biz kardeş gibiyiz ''
gibi sebeplerle birbirlerine haram olan kız ve erkek kardeşlerimizin,
telefon görüşmeleri, elele, gözgöze gezmeleri ve en tehlikelisi başbaşa kalmaları
ALLAHın müsade etmediği bir durumdur ve ResulALLAH Sallallahu Aleyhi ve Sellemde
bu kişilerin başbaşa kaldıklarında üçüncülerinin İblis olduğunu belirtmiştir.
Aile büyükleri ise ; bu durumu süslü gösteren her türlü sosyal medya ürünü
televizyon , dergi , gazete, internet ve sohbet gruplarından çocuklarını
uzak tutmalı, kendileri ve çocukları hüsrana uğramadan,
hem dünyayı hemde ahireti tehlikeye atmadan bu durumun önüne geçmelidirler
Kabir de gençliğini nerede ve nasıl harcadın sorusuna İlahi Rıza'ya uygun
cevap verenlerden olmak için bu hususu gözardı etmemeli, bu durumda olan
kardeşlerimize yardımcı olmalıyız.
Gerçek huzuru yaşatacak ve saâdet-i dâreyn olacak hayırlı izdivaçlar niyâzıyla…
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“(Onlar : ) Ey Rabbimiz!
Bize göz aydınlığı olacak zevceler ve evlatlar ihsân et.
Ve bizleri muttakîlerin imâmı yap! derler.”
(Furkan, 74)
Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular:
“Bir kadınla bir erkek bir yerde baş başa kaldıklarında üçüncüsü şeytandır.”
( İbn-i Hanbel, Müsned, I, 227; III, 339 )
“Flört”, bize Batıdan geldi, kanser gibi bizi de sardı.
Batı’da daha önce bu beraberliklere şöyle bir bakış açısı vardı:
“Evlilik öncesinde fertlerin birbirlerini tanımalarını sağlayan,
olgunlaşmada bir basamak olan, bir çeşit duygusal ilişki...
Gençlerimizin flörtle aradıkları sevgi huzur ve mutluluk,
nikâh çatısı altında en güzel şekliyle gerçekleşiyor.
Hangi yollarla gerçek mutluluğa varılacağını,
Yaratan mı bilir, yoksa sınırlı görüş açısına sahip insan mı?
Sınırsız merhamet sahibi Rabbimiz, insanın her türlü ihtiyacını bilerek,
fıtratına uygun bir hayat tarzı olan dinimizi göndermiştir.
Nikâh çatısı altında da muhabbet meylinin tatmini sağlanmıştır.
Bunu, Allâh’ın ölçülerinde yaşamayı hedef edinmiş ve
bunun üzerine evlilik yapan çiftlere sorduğumuzda çok net görüyoruz.
Evlilikten sonra hanım, kendisine verilmiş duygu zenginliğiyle beyine destek olurken,
erkeğin de evin huzur kaynağı olarak gördüğü hanımına nâzenin ölçülerde
kol kanat germesi de mutluluğun devamını sağlıyor.
Ne kadın üstünlük davasında, ne de erkek.
Her ikisi de elmanın birer yarısı gibi birbirini tamamladığının farkında...
Bu evlilikler, aşk, muhabbet ve huzurla beraber “cennet köşesi” oluyor.
Fakat öte yandan flört vb ilişkilerde bir süre sonra “cehennem provası” yaşanıyor.
Huzur ve mutluluğun yerini hayal kırıklığı, kin, nefret ve düşmanlık alıyor.
(Ayşegül Zobi, Şebnem Dergisi)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
er-Raûf: Yarattığı mahlûkuna karşı çok şefkatli, merhametli ve çok cömert olan demektir.
''Aşık oldum, çok seviyorum, nişanlıyız, evleneceğiz nasılsa,biz kardeş gibiyiz ''
gibi sebeplerle birbirlerine haram olan kız ve erkek kardeşlerimizin,
telefon görüşmeleri, elele, gözgöze gezmeleri ve en tehlikelisi başbaşa kalmaları
ALLAHın müsade etmediği bir durumdur ve ResulALLAH Sallallahu Aleyhi ve Sellemde
bu kişilerin başbaşa kaldıklarında üçüncülerinin İblis olduğunu belirtmiştir.
Aile büyükleri ise ; bu durumu süslü gösteren her türlü sosyal medya ürünü
televizyon , dergi , gazete, internet ve sohbet gruplarından çocuklarını
uzak tutmalı, kendileri ve çocukları hüsrana uğramadan,
hem dünyayı hemde ahireti tehlikeye atmadan bu durumun önüne geçmelidirler
Kabir de gençliğini nerede ve nasıl harcadın sorusuna İlahi Rıza'ya uygun
cevap verenlerden olmak için bu hususu gözardı etmemeli, bu durumda olan
kardeşlerimize yardımcı olmalıyız.
Gerçek huzuru yaşatacak ve saâdet-i dâreyn olacak hayırlı izdivaçlar niyâzıyla…