Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Kur’an’da, Hz. Âdem’in yaratılışı ile alakalı ayetler, kelimelerinin köklerine inilerek tahlil edilecek olursa Hz. Âdem’in yaratıldığı yerde son şekliyle yaratılmış ve kendisine hayat nefhedilmiş olduğu anlaşılacaktır. Her şeyden önce Hz. Âdem’in yaratılması bir mucizedir. Nitekim Hz. Mesih’in mucize olarak yaratılışı da sadece Hz. Âdem misaliyle anlatılır Kur’an’da. Zira Hz. Mesih’in hilkatini (yaratılış) anlamak ve anlatmak için Hazreti Âdem’in yaratılma mucizesinden başka bir misal bulmak da mümkün değildir. “Allah nezdinde İsa’nın durumu, aynen Âdem’in durumu gibidir. Allah Âdem’i topraktan yaratıp ona ‘ol’ dedi, o da derhal oluverdi.” (Âl-i İmran Suresi, 3/59)Kur’an’da mucizevî olarak yaratıldığı bildirilen üç kişi vardır: Hz. Âdem, Hz. Havva ve Hz. Mesih. Hz. Âdem’in ne annesi vardır ne de babası.. Bu yönüyle o, anne-babasız olarak yaratılan farklı bir hilkat harikasıdır. Hz. Havva ise, Hz. Âdem’in bir parçasından, yani ondan bir maya, bir temel unsur alınarak yaratılmıştır. Hz. Mesih’e gelince onun anası var, fakat babası yoktur. Bu üç fıtrat garibesinin üçü de Allah’ın mucizesi olarak var edilmişlerdir.

İhtimal, Hz. Âdem’in yaratıldığı balçık, yeryüzünün her tarafındaki çeşitli elementlerin pek çoğundan yani yerin temel unsurlarından alınmıştı. Bugünkü ifadesiyle yerin üzerindeki pek çok element bir araya getirilmek suretiyle bir protein çorbası yapılarak Hz. Âdem’in iskeleti bununla şekillendirilmişti. Bir hadis beyanına göre, yapısını oluşturan unsurların farklı yerlerden alınması dolayısıyla nesli de farklı karakter, renk ve tiplere sahip olacaktı. (Ebu Davut, Sünnet, 16)

Hz. Âdem’e ruh nefhedilmesinin amiplerde olduğu gibi bölünmeyle olmadığı açıktır. Allah onun iskeletini olduğu şekilde yapmış ve daha sonra da onu kendi nefhasıyla canlandırmıştır. Bütün hücreleri baş başa, omuz omuza tutacak olan ruh, işte bu nefha-i ilahidir. “Ben onu düzenleyip insan şekline koyduğum ve içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal onun için secdeye kapanınız.” (Hicr Suresi, 10/29) ayetinde anlatılan nefha-i İlahi de işte budur.


Hadisin anlattığına göre Âdem (aleyhissalatü ve’s selam), kendine geldiğinde aksırıvermiş ve Allah tarafından “Elhamdülillah” demesi kendisine telkin edilmişti. Allah da ona “Yerhamükellah-Allah sana rahmet etsin.” diye mukabelede bulunmuştu. Ondan sonda da, cennette ve yeryüzünde Hz. Âdem’in torunları arasında aksırma ve selamlaşma bununla başlamış olur. (Bkz.: Buhari, İsti’zan 1; Müslim, Cennet 28) Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, Hz. Âdem, tedrici bir şekilde yaratılmamıştı; O, bugünkü insanoğlunun şeklinde yaratılmış ve sonra da ona hayat verilmişti. Naslardan (ayet ve hadis) anlaşılan budur. Kur’an’da müteşabih ayetler de vardır. Zat-ı ulûhiyete ve O’nun keyfiyeti bizce meçhul bir kısım icraatlarına dair hakikatler müteşabih ayetlerle anlatılır. Ama Hz. Âdem’in yaratılışıyla alakalı bütün bu nasları müteşabihata irca etmek suretiyle balçığı bir sembolle, boyunun uzunluğunu ve benzeri şeyleri başka sembollerle ifade etmek gibi bir durum olursa, o zaman; Kur’an’da da yeryüzünde de tek hakikat kalmayacaktır. Evet, bu şekilde her söz, tevile kalkışılırsa en açık “Elhamdülillah ben Müslüman’ım” sözünün altında da başka amaçlar aranacak ve “Acaba ben Müslüman değilim” mi demek istedi gibi tevillere gidilecektir…!

Hz. Âdem’i harekete geçiren nefha-i İlahi

Doğrusunu Allah bilir fakat bu konuda akla gelen şudur: Hz. Âdem (aleyhisselam)’ın yaratılış keyfiyeti, -Kur’an’daki ayetler ve sahih hadislerin ışığında- bir balçıktan alınıp hamur veya belli bir protein çorbası şekline getirildikten sonra tahcir edilerek (katılaştırma), ardından kendisine hayat nefhedilmesi şeklinde olmuştur. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi bu, bir mucizedir. Yani tabii hadiselere bağlı böyle bir durumu izah etmemiz mümkün değildir. Evet, Hz. Âdem’in yaratılışı fevkalâdedendir. Aslında diğer yaratmalar fevkalâde değil mi? Elbette ki onlar da fevkalâdedendir; ama esbabın perdedarlığı cihetiyle bunları Allah’ın vaz ettiği kanunlar içinde belli çerçevede izah etmek mümkündür. Tohum toprağa gömülür. Hava, su ona “merhaba” deyince rüşeym başını dışarıya çıkarır. Çıkarmayabilir de ama âdet-i İlahi olarak bu böyle cereyan etmektedir. Sonra da çiçeğe, sümbüle, başağa yürür.

Hz. Âdem’in yaratılmasına gelince, o bunlardan başkadır. İskeletine hayatın nefhedilmesini Cenab-ı Hak, “Tam tesviye edip kıvamına getirdikten, ruhuna göre bir madde verip iç-dış yapısı bütünlüğünü hâsıl ettikten, daha doğrusu potansiyel olarak ahsen-i takvime mazhar kıldıktan sonra kendi ruhumdan ona nefhettim.” (Hicr, 15/29) anlamlarına gelen ifadelerle anlatmaktadır. Ruh, her şeyi kemale erdiren, terbiye edip olgunluğa ulaştıran ilahi bir kanun u emridir. (Bkz. İsra Suresi, 17/85) Hz. Âdem’e nefhedilen ruh, yine Rabbinden ona bir emir olarak gelmiştir. -Hâşâ- Cenab-ı Hak için bir ağız, bu ağızda bir nefes mülahaza etmek ve sonra Hz. Âdem’e nefeslenince Hz. Âdem hayata mazhar oldu şeklinde düşünmek tecsimdir (Cenab-ı Hakk’ı bir cisme benzetmek) dolayısıyla da dalalettir. Hayatın nasıl nefhedildiğinin mecazi manaları da vardır. Bunlar müteşabihattır ve biz onların hakikatını idrak edemeyiz. Allah’ı idrak edemiyoruz ki, icraatını idrak edelim. Bildiğimiz tek bir şey vardır: Cenab-ı Hak, harikulâdeden yarattığı Hz. Âdem’e, nezd-i uluhiyetinde bulunan harikulâde bir ruhu, harikulâde bir keyfiyet ile intikal ettirmiştir.


Hâsılı, Hz. Âdem öyle anlaşılmaktadır ki, “Ve nefahtü fihi min rûhî - Ona Kendi ruhumdan nefhettim.” (Hicr, 15/29) ayetinde anlatılan bir harikulâde teveccühle mutasavver kaderî bir formattan makdûrî bir keyfiyete yönlendirilmiştir.

Not: Bu metinler Hocaefendi’nin yetmişli yıllarda cami cemaatinin sorularına verdiği cevaplardan derlenmiştir.

ÖZETLE

1 - Kur’an’da, Hz. Âdem’in yaratılışı ile alakalı ayetler, tahlil edilecek olursa Hz. Âdem’in yaratıldığı yerde son şekliyle yaratılmış ve kendisine hayat nefhedilmiş olduğu anlaşılacaktır.

2 - İhtimal, Hz. Âdem’in yaratıldığı balçık, yeryüzünün her tarafındaki çeşitli elementlerin pek çoğundan alınmıştı. Bir protein çorbası yapılarak Hz. Âdem’in iskeleti bununla şekillendirilmişti.


M.fethullah GÜLEN
 

Hafız_70

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2007
Mesajlar
8,243
Aldığı Beğeniler
6,432
Takım
Fenerbahçe
Paylaşımınız için Rabbim her daim razı olsun kardeşim.Rızasından ayırmasın sizi ve cümlemizi.

Vesselam.
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun kardesim paylasimin icin tesekkürler
Selam ve Dua ile.......
 

sümeyya

SüKuT
 
Üyelik Tarihi
7 Nis 2007
Mesajlar
4,648
Aldığı Beğeniler
39
Konum
Bursa-Tokat
Takım
Galatasaray
Paylaşım için Rabbim razı olsun abim benim.
 

KaTrEe

Enderun-i
 
Üyelik Tarihi
10 Mar 2008
Mesajlar
1,472
Aldığı Beğeniler
15
Konum
Şehr-i Şahane
teşekkürler.. insan çok şerefli bir varlıktır ve evrim teorisi insanlık onuruna yapılmış bir iftiradır.
bu konuyu, insanoğlunun evrimleşerek maymundan türediği safsatasına inanan ahmakların da idrak etmesi duasıyla..
 
Üst Alt