Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

nesligul

Hersey sevmekle basladi..
 
Üyelik Tarihi
25 Şub 2011
Mesajlar
781
Aldığı Beğeniler
40
Konum
hollanda
Een man liep langs een tuin. Hij zag een graatappel en plukte die en begon het te eten. Maar hij krijgt spijt dat hij die granaatappel heeft geplukt en het is niet zijn bezit.
Hij besloot om de eigenaar van de tuin te gaan zoeken en hem om vergiffenis en pardon te vragen. Na dagen lang zoeken komt hij de eigenaar tegen hij doen zijn verhaal.
De eigenaar neemt hem mee naar huis. Eenmaal thuis zegt de eigenaar hem wel te willen vergeven maar onder een voorwaarde en dat is dat hij met zijn dochter moet trouwen.
Hij vertelt wel erbij dat zijn dochter doof, stom, blind en niet kan lopen.
De man zit nu met een probleem. Hij moet kiezen of hij trouwt met een gehandicapte of hij moet in het hiernamaals voor Allah zich verantwoorden voor de granaatappel die hij heeft gestolen.
De man kon zich niet veroorloven dat hij in het hiernamaals voor een dief zou uitmaken en besloot om met het meisje te trouwen.
Op het huwelijks nacht komt hij zijn slaapkamer binnen waar de bruid zit te wacht. Tot zijn stomme verbazing ziet hij een pracht van een meisje.
En hij vraagt haar “jouw vader had je anders beschreven. Volgens hem was je doof, stom, blind en kon niet lopen”.
Zij antwoordde wat mijn vader zei klopt. Ik ben doof want ik luister niet naar haram. Ik ben stom want ik praat niet haram.
Ik ben blind want ik kijk niet naar haram. Ik loop niet want ik loop niet naar een plaats waar haram is.
 

nesligul

Hersey sevmekle basladi..
 
Üyelik Tarihi
25 Şub 2011
Mesajlar
781
Aldığı Beğeniler
40
Konum
hollanda
Bir gün Sabit hazretleri bir akan suya düşen elmayı görür ve gayri ihtiyarı elmayı sudan alır ve ısırır O anda haram olma hususu aklına gelir ve ısırdığı lokmayı yutmaz Ancak ısırmış olduğu elmanın suyunu tatmıştır Hemen akan suyu takip eder ve akarsuya sarkan elma ağacını bulur

Sahibini arar ve helallik diler Ancak bahçe sahibi “Hakkımı helal etmem Şayet dilediğim kadar benim yanımda karın tokluğuna çalışırsan!” der Sabit hazretleri kabul eder

Rivayetlere göre yedi yıl karın tokluğuna çalışır Tekrar helallik ister, ama bahçe sahibi bu sefer de başka bir şart koşar “Benim bir kızım var, gözü kör, kulağı sağır, dilsiz, elleri ve ayakları sakat Bu kızımla evlenirsen sana hakkımı helal ederim” der

Sabit hazretleri boynunu eğer ve kabul eder Gerdek gecesi odaya girince çok güzel bir kızla karşılaşır ve hemen yanlış odaya girdim diye odadan dışarı çıkar

Dışarıda kayınpederini bekler bulur ve “neden odadan çıktığını” sorunca “yanlış odaya girdiğini, içeride bahsedilen kusurlarda bir kızın olmadığını, çok güzel bir kızın olduğunu” söyler

Kayınpederi ise, “Gözü kör dedim; çünkü harama bakmaz da o yüzden Kulağı sağır dedim; harama kulak asmaz, dinlemez Dilsiz dedim; haram yemez, haram konuşmaz Elleri sakat dedim; harama el uzatmaz Ayakları sakat dedim; haram yerlere adım atmaz”

İşte bir elma için, onu helal ettirmek için katlanılan çile Ecdadımız, büyüklerimiz buna çok dikkat ederlerdi “bana ne, benim için önemli değil, benim meselem değil” demezlerdi Çok hassaslardı Ve onlardan İmam-ı Azam’lar dünyaya geldi Ya şimdi…
 
Üst Alt