İrşad Gerçeği Ve Gerekliliği
SORU:
Büyük alimleri ve islam hukukçuları (Fakihler)tarikatlardan birine girdiler ve tarikat şeyhlerinde birini yol gösterici mür5şid olarak benimsedilerim mi?.Manevi bakımdan kamil ve mükemmil bir mürşidi şeyh edinmek hakkında fikhi eserlerde açik bir hüküm varmıdır.
CEVAP:
Vardır.Çoğu kimseler seyr suluke girmişlerdir.İmam-ı Gazali,İbnü'l hümam,suyuti,İbn-i hacer,Şarani,Şürülbülali,Hayruddin er-Remli,el-hamevi,Muhşi'l Eşbah,İzz b.abdussselam,Tacu's-sübki,kadı zekerriya el-ensari,şazeli,Abdulkadiri Geylani,Mevlana Camii gibi bir çok alim ve fakih buna misal olarak verilebilir.
İmam-ı Gazzali başta olmak üzere,pek çok imam ve alim tarikatlardan birine intisab etmiştir.Bu zatın İhya'u ulumuddin adındaki eserine başvyrylduğunda daha detaylı ve geniş bilgi alinabilir.Durum bütün açıklığıyla görülebilir.İbnü'l Hümam,es suyuti,ibn-i hacer ve benzerleri bu meyanda zikredilebilir.
Riya,kendini beğenme(ucb),hased,ihtisar ve benzeri kötü huylar gibi kalbi hastalıklar ile bunlarım mahiyeti,sebebleri ve kurtuluş çarelerini bilmek,bunların zıddını öğrenip yaşayarak nefsin alişkanliklarını kırmak ve kötülüğü amir karakterini değiştirmek,ilahi takdir ve tecelliye rıza göstermek gibi güzel hasletleri benimsemek demek olan batin ilmi insanlardan pek azına nasib olan kal-i Selim sahibleri dişinda herkeze farz-ı Ayn'dır.Kesinlikle riayet gerektiren bir husustur.
Şehyülislam Zekerrriya el-ensari:"Tasavvuf ve tarikat büyükleri ile bir araya gelmeyen bir fakih,kupkuru katıksız bir ekmek gibidir.Zira ilim ,ağır sorumluluk isteyen bir haslettir.nefsin alimlere karşi kurduğu aldatıcı tuzaklar pek çok ve çeşitlidir.Değil öğrenciler,çoğu zaman alimler bile kendini onun ağına düşmekten kurtaramazlar"buyurdu.
Manevi hayatında irfan gönül dünyasında kemal isteyen kimse yol gösterici kamil ve güzeniir bir mürşid edinmelidir.Bu konuda mutaaasib olanlara iltifat etmemelidir.şeriat ve hakikatın inceliklerinien iyi bilen ve benimsemiş olan takva sahibi bir şeyhe bağlanip,emir ve işaretlerine boyun eğerek kulluk görevlarinde şekilcilikten kurtulmali,ibadtlerinde haz almaya,huşu ve huzu duygusunu yakalamaya çalişmalıdır.Bu hususiyetlere sahib bir mürşide raslayan kimseye düşen,söz ve sohbetlerinde istifade ve istifazaya gayret göstermek,dini haytında mükemmeliğe doğru yürümektir. Bu durum edille-i erba'a (Kitap,sünnet,icma-i ümmet,kıyas-ı fukaha)ile sabit olduğu gibi,bütün semavi kitapların sarih beyanı ilede tevsik edilmektedir.Hepsinde de Tasavvuf;tarikat ve irfan yolu şeklinde açiklanmaktadır.gelmiş -geçmiş semavi kitapların ve ilahi dinlerin hepsinde durum böyle gösterilmektedir.Bütün alem bi araya gelse,islami esaslara müstenid tasavvufun bir noktasını bozmaya ve değiştirmeye kalksalar buna kitabı ve ser'i bir mesned bulamazlar."Fıkıhda şafi'ilerin önde gelen alimlerinden olan ibn-i Hacer mezkur mütaalası bu gerçeğin açık bir ifadesidir.
Kaynak:Tasavvuf ve tarikatlarla ilgili fetvalar-ömer ziyauddin dağıstani
SORU:
Büyük alimleri ve islam hukukçuları (Fakihler)tarikatlardan birine girdiler ve tarikat şeyhlerinde birini yol gösterici mür5şid olarak benimsedilerim mi?.Manevi bakımdan kamil ve mükemmil bir mürşidi şeyh edinmek hakkında fikhi eserlerde açik bir hüküm varmıdır.
CEVAP:
Vardır.Çoğu kimseler seyr suluke girmişlerdir.İmam-ı Gazali,İbnü'l hümam,suyuti,İbn-i hacer,Şarani,Şürülbülali,Hayruddin er-Remli,el-hamevi,Muhşi'l Eşbah,İzz b.abdussselam,Tacu's-sübki,kadı zekerriya el-ensari,şazeli,Abdulkadiri Geylani,Mevlana Camii gibi bir çok alim ve fakih buna misal olarak verilebilir.
İmam-ı Gazzali başta olmak üzere,pek çok imam ve alim tarikatlardan birine intisab etmiştir.Bu zatın İhya'u ulumuddin adındaki eserine başvyrylduğunda daha detaylı ve geniş bilgi alinabilir.Durum bütün açıklığıyla görülebilir.İbnü'l Hümam,es suyuti,ibn-i hacer ve benzerleri bu meyanda zikredilebilir.
Riya,kendini beğenme(ucb),hased,ihtisar ve benzeri kötü huylar gibi kalbi hastalıklar ile bunlarım mahiyeti,sebebleri ve kurtuluş çarelerini bilmek,bunların zıddını öğrenip yaşayarak nefsin alişkanliklarını kırmak ve kötülüğü amir karakterini değiştirmek,ilahi takdir ve tecelliye rıza göstermek gibi güzel hasletleri benimsemek demek olan batin ilmi insanlardan pek azına nasib olan kal-i Selim sahibleri dişinda herkeze farz-ı Ayn'dır.Kesinlikle riayet gerektiren bir husustur.
Şehyülislam Zekerrriya el-ensari:"Tasavvuf ve tarikat büyükleri ile bir araya gelmeyen bir fakih,kupkuru katıksız bir ekmek gibidir.Zira ilim ,ağır sorumluluk isteyen bir haslettir.nefsin alimlere karşi kurduğu aldatıcı tuzaklar pek çok ve çeşitlidir.Değil öğrenciler,çoğu zaman alimler bile kendini onun ağına düşmekten kurtaramazlar"buyurdu.
Manevi hayatında irfan gönül dünyasında kemal isteyen kimse yol gösterici kamil ve güzeniir bir mürşid edinmelidir.Bu konuda mutaaasib olanlara iltifat etmemelidir.şeriat ve hakikatın inceliklerinien iyi bilen ve benimsemiş olan takva sahibi bir şeyhe bağlanip,emir ve işaretlerine boyun eğerek kulluk görevlarinde şekilcilikten kurtulmali,ibadtlerinde haz almaya,huşu ve huzu duygusunu yakalamaya çalişmalıdır.Bu hususiyetlere sahib bir mürşide raslayan kimseye düşen,söz ve sohbetlerinde istifade ve istifazaya gayret göstermek,dini haytında mükemmeliğe doğru yürümektir. Bu durum edille-i erba'a (Kitap,sünnet,icma-i ümmet,kıyas-ı fukaha)ile sabit olduğu gibi,bütün semavi kitapların sarih beyanı ilede tevsik edilmektedir.Hepsinde de Tasavvuf;tarikat ve irfan yolu şeklinde açiklanmaktadır.gelmiş -geçmiş semavi kitapların ve ilahi dinlerin hepsinde durum böyle gösterilmektedir.Bütün alem bi araya gelse,islami esaslara müstenid tasavvufun bir noktasını bozmaya ve değiştirmeye kalksalar buna kitabı ve ser'i bir mesned bulamazlar."Fıkıhda şafi'ilerin önde gelen alimlerinden olan ibn-i Hacer mezkur mütaalası bu gerçeğin açık bir ifadesidir.
Kaynak:Tasavvuf ve tarikatlarla ilgili fetvalar-ömer ziyauddin dağıstani