Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Bediüzzaman Said Nursî üç farklı dönemi yaşadı:
Meşrutiyet dönemi,
Tek parti dönemi,
Çok partili dönem.
Yaşadığı her dönemde, çözümsüzlüğe düşen insanlara çözümler üretti. Çareler sundu. Ümit aşıladı; ümit oldu.
Osmanlı Devletinin son zamanlarında patlak veren 31 Mart Olayında, yatıştırıcı rol oynamasına rağmen Divan-ı Harpte yargılandı ve beraat etti.
Birinci Dünya Savaşı esnasında, Kafkas Cephesinde Ruslarla savaştı, esir düştü.
Rusyadan yayılıp bütün dünyayı saran ve Anadolu insanını tehdit eden dinsizlik cereyanına karşı, doğrudan Kurandan aldığı bir reçete ortaya koydu. Risale-i Nur Külliyatını telif etti. Bu eserlerle, kalplerde sönmeye yüz tutan iman ateşini yeniden tutuşturdu. Buna karşılık sürgünler ve hapislerle dolu bir hayat geçirdi.
Çok ağır şartların ve dayanılmaz zorlukların ürünü olan Risale-i Nur, ilk ortaya çıktığı andan itibaren imana susamış gönülleri etrafında topladı. Köylüsünden kentlisine, cahilinden âlimine herkes onu okudu, onu yazdı.

Gönüllü Nur Postacıları
Nur Risalelerini okuyanların sayısı her geçen gün arttı. Okuyan, bir başkasına okutma telaşı ve gayretiyle harekete geçti.
Bir dönem yüzlerce el, yüz binlerce risaleyi yazıp çoğalttı.
Elle yazılan eserler, gönüllü Nur Postacıları tarafından yurdun pek çok bölgesine gönderiliyordu. Bunun ardından da çoğaltılan eserler aynı yollardan tekrar Bediüzzamana ulaştırılıyordu. Ülke çapında tam bir posta ağı kurulmuştu. Hemen belirtelim o dönemin zor şartları altında, bu gayretlerin başarıyla sonuçlanmasında kibrit kutuları bile çok büyük rol oynadı. Afyon Mahkemesinde Said Nursîyi itham eden savcı, bu şekilde çoğaltılan ve dağıtılan Risalelerin 600 bine ulaştığını belirtiyordu.

Bin kalemli kâtip, bin kalemli nurcu
Bir dönem teksir makinaları döndü, durmadan risale bastı.
1946 yılında Nur talebeleri tarafından alınan teksir makinesi ile bir nüsha kısa zamanda binlerce nüsha olarak çoğaltılıyordu. Bu yolla yurdun bir çok yerine daha fazla ve daha hızlı bir şekilde ulaşma imkânı doğmuş oldu.
Teksir makinelerinin devreye girmesi bütün Nur talebelerini olduğu gibi Said Nursîyi de çok sevindirmiş, teksir makinesini bin kalemli kâtip, bin kalemli nurcu gibi ifadelerle sıfatlandırmıştı.
Bir dönem de matbaa makinaları Türkiyenin dört bir köşesine risale yetiştirmek için çalıştı.
Bu dönemde matbaalarda, teksir makinelerinden kat kat hızlı olarak basılan Risaleler, çok daha kolay yollarla, binlerce kişinin eline ulaştırıldı.
Yaşanan her bir gelişme Saidler, Hamzalar, Osmanlar, Tâhirler, Yusuflar, Ahmetler ve diğerlerinin sayısını alabildiğine artırdı.


38image002.jpg




Risale-i Nur 32 dile tercüme  edildi
Derken, bu eserleri okuma ve  okutma gayretleri ülke sınırlarını aştı. Risale-i Nur 32 farklı dünya diline tercüme edildi. 40 ülkede 100e yakın üniversitede, 500 civarında ilim adamı Risale-i Nur ve Bediüzzaman konusunda akademik çalışmalar yaptı. Bunlar da yetmedi, dünya çapında sempozyumlar düzenlendi. Oliveler, Johnlar, Thomaslar onda kendilerinden birer parça buldular. Onu okudular, ondan ders aldılar.  

Said Nursî Newyork Üniversitesinde
İstanbul İlim ve Kültür Vakfınca düzenlenen ve ilki 1991 yılında gerçekleştirilen 7 Uluslararası Sempozyuma, yeryüzünün farklı coğrafya ve ikliminden 500ü aşkın ilim adamı Risale-i Nura çalıştılar ve tebliğlerini sundular. Bunlara ek olarak, tüm sempozyumlarda tebliğ gönderenlerle birlikte, bilim adamlarının sayısı 700ü buldu. Katılımcılar İslam dünyası başta olmak üzere, dili, dini, milleti fark etmeksizin çok geniş coğrafî yelpazeden geldiler. Sempozyumlarda sunulan tebliğler Türkçenin yanı sıra Arapça ve İngilizceye çevrilerek dünya ilim camiasına sunuldu. Gerek kendi içinde, gerekse bir konu başlığı etrafında kitaplaştırılarak ilim ve kültür dünyasına takdim edildi. Bu yayınların yanı sıra sempozyumda sunulan tebliğler, bizzat tebliğci bilim adamlarınca genişletilerek kitaplaştırıldı. Bu bilim adamlarından bazıları kendi üniversitelerinde her seviyeden tez çalışmasına öncülük yaptılar. Dünyanın en ünlü yayınevlerinden biri olan SUNY (State University New York) Pressin yayınladığı Islam at the Crossroads: On the Life and Thought of Bediüzzaman Said Nursi adlı kitabın ilk baskısı 6-7 ay gibi kısa bir zamanda bitti. Risale-i Nur eksenli sempozyumlar zincirine, Türkiyenin dışında da yeni halkalar eklendi. Birçok ülkede, Risale-i Nur konulu sempozyum ve konferanslar yapıldı. Yurt dışında yapılan sempozyumların tamamına yakını, ilgili ülkelerin üniversiteleri tarafından organize edildi. Malezya, Mısır, Ürdün, Endonezya, Fas, Yemen, Almanya, Avustralya ve Cezayir gibi ülkelerde, bazılarında birden fazla olmak üzere çok sayıda sempozyum ve konferans tertip edildi.

...
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
38image006.jpg


Günlük Nur hizmetleri ve Nurdan haberler
Kibrit kutularından bütün cihana yayılan Risale-i Nur, sürekli dünya gündeminde. Yediden yetmişe, hemen her kesimde Risale-i Nura bir teveccüh, bir ilgi söz konusu.
Ve her geçen gün, dünyanın hemen her köşesinde Risale-i Nurla ilgili akademik çalışmalar organize ediliyor. Doğrudan veya dolaylı olarak, Risale-i Nurla ilgili kitaplar, makâleler, araştırma yazıları hazırlanıyor ve yayınlanıyor.
Bir yandan üniversitelerde master ve doktora tezlerine konu oluyor. Kürsüler kuruluyor.
Diğer yandan resimli çocuk kitaplarına kadar Risale-i Nur eksenli çalışmalar hazırlanıp neşrediliyor.
Risaleler dünyanın farklı dillerine tercüme ediliyor. Her gün, belki adını dahi duymadığımız dillerden birisine bir risalenin tercüme edildiğine dair haberler alıyoruz.
Bu yöndeki güzel ve Nurlu gelişmeleri duyurmak gayesiyle hazırlanan www.bediuzzaman.net isimli sitede, çok sayıda habere, yazıya, röportaja ve bilgiye rahatlıkla ulaşmak mümkün. Dünyanın neresinde olursanız olun.

İşte bu sitede yer alan müjdeli haberlerden bazı başlıklar:
Bediüzzaman ve eserleri Fas gündeminde. Risale-i Nur Külliyatını Arapçaya tercüme eden İhsan Kasım Salihî, Fas ziyaretiyle ilgili önemli bilgiler verdi. Fas Kralı 6. Muhammed tarafından yapılan özel davet doğrultusunda bu ülkeye giden İhsan Kasım, beraberindeki akademisyenlerden meydana gelen ilmî heyetle birlikte indikleri havaalanından itibaren çok özel şartlarla karşılandıklarını söyledi.
16-23 Kasım 2005 tarihleri arasında, Filipinlerde Risale-i Nur eksenli çok önemli gelişmeler yaşandı. Üstad Bediüzzamanın yakın talebelerinden Mehmed Fırıncı ve Nurlarla ilgili çok sayıda yazı ve kitap çalışması olan Şükran Vahide, Risale-i Nur Külliyatını Arapçaya tercüme eden İhsan Kasım ve Prof. Dr. Faris Kaya, Filipinlerin önemli şehirlerinden olan Manila, Meravi, Cotabato ve Zambaonga şehirlerinde tertiplenen bir dizi akademik toplantılara katıldılar.
Sally Talaban koyu bir Katolik idi; Risale-i Nuru okuyarak Müslüman oldu. Müslüman olduktan sonra Sally olan ismini Saliha olarak değiştirdi. Hayatında bu kadar büyük değişikliğe vesile olan Risale-i Nuru daha iyi öğrenebilmek, anlayabilmek ve Nur hizmetlerini yakından gözlemleyebilmek için Türkiyeye geldi.

38image008.jpg


Neden Risale-i Nur?
Risâle-i Nur, baştan sona kadar iman esasları üzerinde duran; bu esasları çok detaylı olarak izah eden bir Kurân tefsiridir. Risale-i Nurda imanın ve inançsızlığın neticeleri gözler önüne serilir. Bütün güzel özelliklerin imandan kaynaklandığı, buna karşılık bütün kötülüklerin inançsızlıktan doğduğu vurgulanır.
Allahın varlığı ve birliği, âhiret hayatı, ölüm hakikati, dünyadaki hayatın mânâsı, peygamberlerin misyonu, İlâhî kitapların ve bilhassa Kurânın insanlığa getirdiği mesajlar, kader hakikati gibi iman hakikatleri delillerle ve ikna edici bir üslûpla açıklanır.
Başta iman esasları olmak üzere, bazı konuları ve bu konuların yoğun olarak ele alındığı risaleleri şöyle sıralayabiliriz:
1- Allahın varlığı ve birliğinin ispatı.
Tabiat Risâlesi, Yirminci Mektup, Yirmi İkinci Söz, Otuz Üçüncü Söz, Yedinci Şua (Ayetül-Kübrâ).
2- İbni Sînâ gibi büyük bir âlimin Haşir naklî bir meseledir, akıl bu yolda gidemez dediği öldükten sonra dirilme ve âhiret inancının aklî delilleri.
Onuncu Söz (Haşir Risalesi) ve Yirmi Dokuzuncu Söz.
3- Peygamberlere ve kitaplara iman.
İşaratül-İcaz, On Dokuzuncu Söz ve On Dokuzuncu Mektup.
Ayrıca, Kurânın mucizeliğini ispat eden Yirmi Beşinci Söz ve İşârâtül-İcaz tefsiri.
4- Meleklerin varlığı ve görevleri.
Yirmi Dokuzuncu Sözün Birinci Bölümü, Meyve Risâlesinin On Birinci Meselesi, On Beşinci Söz.
5- İslâm dünyasının yetiştirdiği en büyük âlimlerden olan Sadüddin Taftazânînin kırk sayfalık bir açıklamayla ancak âlim seviyesindeki kimselere anlatabildiği kader hakikati, Yirmi Altıncı Söz.
6- İnsanın niçin yaratıldığı, hayatın sırrının ne olduğuna dair insanlık tarihi boyunca akılları meşgul eden konular.
Küçük Sözler, On Birinci Söz, Yirmi Üçüncü Söz, Otuz İkinci Söz, Yirminci Mektubun Birinci Bölümü.
7- Atomdan galaksilere kadar bütün kâinatta gözlemlenen bitmek tükenmek bilmeyen faaliyetlerin ardındaki sırlar, etrafımızda her an cereyan eden yıkılış ve yapılışların hikmetleri.
Yirmi Dördüncü Mektup, Yirmi Dokuzuncu Söz, Otuzuncu Söz ve diğer pek çok risâleler.
 

Zühre

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
665
Aldığı Beğeniler
1
Elahmdülillah..... Allah razi olsun kardeşim....
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
MEVLAM muvaffak etsin....

neden devam etti.biliyonmu abi..

niyet ALLAh oldugu için..

MEVLAM niyetleri ALLAH olanları yarı yolda bırakmaz.ve her zaman onlarladir.

MEVLAM daim eylesin....
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Elhamdülillah şimdi bütün insanlık faydalanıyor...ve bütün dünyaya yayıldı...çok şükür...
Allah (cc) razı olsun ellerine ve emeğine sağlık...
 
Üst Alt