KOMŞULUK ve KOMŞU HAKLARI
Aile ve akrabamızdan sonra bize en yakın olan, hemen her gün karşılaştığımız, çoğu zaman beraber olduğumuz ve yardımlarına ihtiyaç duyduğumuz komşularımızla iyi geçinmek, onları rahatsız etmemek dinimizin emridir. Peygamberimiz (s.a.v), komşu haklarıyla ilgili olarak, Allah'a ve ahiret gününe inanan, komşusuna eziyet etmesin (Buhârî) buyurmuştur
Komşusuna eziyet eden bir insan olgun mümin olamaz. Komşularımıza karşı çok hoşgörülü davranmalı, iyi ve kötü günlerinde yanlarında olmalıyız.
Ebû Hüreyre Peygamberimiz'in, Vallahi mümin olamaz sözünü üç defa tekrarladığını işittim, dedi. Yâ Resûlallah! Kim mümin olamaz? diye sordular.
Peygamberimiz, Şerrinden komşusu emin olmayan kimse diye cevap verdi.
Olgun ve iyi bir mümin olabilmek için komşuyu rahatsız etmemenin yanında, komşunun sevinç ve üzüntüsünü paylaşmalı, ihtiyaç halinde yardımına koşmalıdır. Çünkü insan insana her zaman muhtaçtır.
Peygamberimiz, Yanı başında komşusu aç iken tok yaşayan mümin, olgun bir mümin değildir. (et-Terğîb vet-Terhîb) buyurmuştur.
Diğer bir hadiste ise, Cibril, bana durmadan komşuya iyilik yapmayı tavsiye etti. Bu sıkı tavsiyeden, komşuyu komşuya vâris kılacağını zannetti (Riyâzüs-Sâlihîn) buyurmuştur.
Komşularımıza karşı görevimiz özetle, kendimiz için arzuladığımız şeyleri komşularımız için de arzulamak, kendimiz için arzu etmediğimiz şeyleri komşularımız için de arzu etmemektir.[/CENTER]