- Üyelik Tarihi
- 6 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,935
- Aldığı Beğeniler
- 3,661
- Takım
- Galatasaray
Avrupa Birligi ile müzakere süreci başladı. Bundan sonra uzun ve zorlu bir süreç yaşanacak, teknik konular öne çıkacak. Tabii ki, Ankara ile Brüksel arasında yaşanan gerilimlere yenileri eklenecek. Ancak Türkiye'nin şu an dikkat ve yogunlu unu Güney'e yöneltmesi gerekiyor.
Irak'ta anayasa krizi aşılamazsa "çok yönlü iç savaş" senaryoları konuşuluyor. Şu an yaşananlar "çok yönlü iç savaş"ın sadece bir senaryo olmadıgını gösteriyor.
Amerika ve İsrail'in Suriye'yi çözme stratejisinde neredeyse sona yaklaşılıyor. Rejim de işikligi adı altında Suriye'ye kontrol altına almak için ABD ve İsrail bütün mekanizmaları kullanıyor.
İran ve İngiltere Irak üzerinden keskin bir hesaplaşma yaşıyor. Basra'da yakalanan İngiliz istihbaratçıların Şiilere saldırı hazırlıg ı içinde olmaları İran ve İngiliz istihbaratları arasındaki savaşı deşifre etti.
Kürtler, Bagdat yönetimiyle ipleri koparmak için her bahaneyi kullanıyor. Şii-Kürt ittifakı Irak'ın bütünlü ünün altını oyarken Kuzey'deki Kürt otoritesi bölgede bir nevi etnik temizlik yapıyor.
Türkiye; İran, Irak ve Suriye'yi etkileyen derin müdahale karşısında nasıl tavır alacak?
1- Suriye Refik Hariri suikastiyle köşeye sıkıştırılıyor. Irak için kitle imha silahları gerekçe olmuştu. İddialar BM üzerinden dile getirildi. BM bu sefer Suriye'yi çözmek için kullanılıyor. Suikastle ilgili raporun bitti i, Şam yönetiminin resmen suçlanaca ı, Suriye'de rejim de işikli i için dü meye basıldı ı, ABD ile İsrail arasında istişarelerin devam etti i belirtiliyor. Suriye için direnişçilerin Irak'a geçişine engel olmamak, direnişe destek vermek, hatta El Kaide üyelerini korumak gibi suçlamalarla muhatap olan Suriye, bir suikastten dolayı BM Güvenlik Konseyi kararıyla sorumlu tutulursa durum kritik demektir. Suriye ile ilgili iddiaların büyük ço unlu unun gerçek olmadı ı da anlaşılacak. Tabii ABD ve İsrail amacına ulaştıktan sonra.
2- Irak'ta Kürtler ve Şiiler, Sünniler'in anayasa referandumunu boşa çıkarmalarını önlemek için her yolu deniyor. Irak'ı üçe bölecek olan Anayasa'nın kendi istekleri do rultusunda kabul edilmesi için nüfus düzenlemeleri yapıyor, anayasa maddelerini de iştiriyorlar. BM bu de işikliklerden endişeli. Tabii bütün bölge. Şii-Kürt ittifakı kendi ba ımsız devletlerine ulaşabilmek için Irak'ı parçalıyor.
3- Kürt yönetimi Kuzey Irak'ta etnik temizlik yapıyor. Saf Kürt Devleti kurmak için Arap ve Türkmenlere yönelik genel temizlik operasyonu yürütüyor. Tel Afer vahşetinin sebeplerinden biri de bu. Daha anayasa metninin mürekkebi kurumadan, ülkenin kuzeyinde kendi hedefleri do rultusunda düzenlemelere girişen Kürt yönetimi, kontrol ettikleri bölgelerden herkesi kovuyor. Hedef Kerkük'te tam kontrol sa lamak.
Kerkük onlar için Kudüs, onlara öyle söylendi. Kerkük'e sahip olabilirlerse varolacaklarını düşünüyorlar. Osmanlı döneminin garnizon kenti, petrolün bulunmasıyla Kürt işçilerin yerleşti i kent, nasıl Kudüs olabildi? Kim bu Kerkük'ü Kürtlere Kudüs olarak pazarlıyor? Bu, Kerkük için çok kan dökülece i anlamına geliyor.
Bazı uzmanlar, Irak'ta sanıldı ı gibi "Şiiler ve Sünniler arasında de il, Araplarla Kürtler arasında iç savaş çıkaca ını, bunun da Kerkük'te başlayaca ını" söylüyorlar. Kuzey Irak'taki Kürt otoritesi, sistematik adam kaçırma olaylarının, Kürt politikalarına karşı olanların "kayboldu u", yüzlerce Arap ve Türkmen'in gizli hapishanelere dolduruldu u ve işkence altında tutuldu u, korkunun hakim oldu u bir bölge. Dünya uyuşturucu trafi inin yeni güzergahı, insan ve silah kaçakçılı ının yeni merkezi. Kürt milliyetçili i altında uluslararası mafyanın yönetti i bir yer. İleride çok büyük bölgesel krizlerin kayna ı olacak bir bölge.
4- Şiiler ve Kürtler her ne kadar Sünnilere karşı ittifak halinde olsalar, Anayasayı kendi istekleri do rultusunda yazıp kabul ettirmek için her yolu deneseler de ABD'nin, İngiltere'nin, İsrail'in onlarla ilgili hesapları ittifaklara dayanmıyor. Irak'ın gelece inde Şii-Kürt ittifakı yok. Talabani'nin Şii Başbakan İbrahim Caferi'nin istifasını istemesi, Kuzey Irak'tan bir heyetin Ba dat'a gidip ayrılırız resti çekmesi bunu gösterdi. Anayasa referandumundan sonra Şii-Sünni krizinin Arap-Kürt krizine dönüşebilece i belirtiliyor.
İngiliz istihbaratı Basra'dan İran'ın Huzistan bölgesine sızıyor, sabotajlar yapıyor, bombalar patlatıyor. İran'ın petrol bölgesi karıştırılıyor. İngiliz iç, dış istihbaratı, askeri istihbaratı hatta polis istihbaratı bile bölgede. Güney Irak'ta İran-İngiliz, İran-ABD savaşı yaşanıyor. ABD Sünni direnişçilerle savaşırken İngilizler İran istihbaratını durdurmaya çalışıyor. Ancak bu savaş Kum-Necef ayrışmasına düşecek. Böyle planlandı. Londra-Necef ekseni İran'ın bölgesel nüfuzunu dengelemeyi amaçlıyor. Bu, Şiileri birbirine düşürme planından başka bir şey de il. ABD ve İngiltere, bir yandan Sünnilerle Şiiler arasında çatışma çıkarırken di er yandan Şiileri kendi aralarında bölüyor.
Hepsi Türkiye ve bölge için ölümcül sonuçlar do urabilir. Ama bölgemizde ikinci kez bir Irak senaryosu uygulanmasına izin vermemeliyiz. Irak'ı yalanlarla işgal ettiler. Suriye'yi de yalanlarla işgal etmek istiyorlar. Irak'ta işgal sonrası için planları yoktu. Suriye için de planları yok.
11 Eylül'den sonra George Bush'un "Haçlı Seferi" olarak gördü ü saldırganlık Mo ol istilasına benzetildi. Do ruymuş. Bölge ülkeleri birer birer gidiyor. İşgal edilemeyenler de karıştırılıp iç savaşa sürükleniyor. Türkiye ve İran'ı işgal edemezler. Ancak İran'da Huzistan, Türkiye'de mayın patlamaları "alternatif"lerini oluşturuyor.
ibrahim karagül yeni şafak gazetesi
Irak'ta anayasa krizi aşılamazsa "çok yönlü iç savaş" senaryoları konuşuluyor. Şu an yaşananlar "çok yönlü iç savaş"ın sadece bir senaryo olmadıgını gösteriyor.
Amerika ve İsrail'in Suriye'yi çözme stratejisinde neredeyse sona yaklaşılıyor. Rejim de işikligi adı altında Suriye'ye kontrol altına almak için ABD ve İsrail bütün mekanizmaları kullanıyor.
İran ve İngiltere Irak üzerinden keskin bir hesaplaşma yaşıyor. Basra'da yakalanan İngiliz istihbaratçıların Şiilere saldırı hazırlıg ı içinde olmaları İran ve İngiliz istihbaratları arasındaki savaşı deşifre etti.
Kürtler, Bagdat yönetimiyle ipleri koparmak için her bahaneyi kullanıyor. Şii-Kürt ittifakı Irak'ın bütünlü ünün altını oyarken Kuzey'deki Kürt otoritesi bölgede bir nevi etnik temizlik yapıyor.
Türkiye; İran, Irak ve Suriye'yi etkileyen derin müdahale karşısında nasıl tavır alacak?
1- Suriye Refik Hariri suikastiyle köşeye sıkıştırılıyor. Irak için kitle imha silahları gerekçe olmuştu. İddialar BM üzerinden dile getirildi. BM bu sefer Suriye'yi çözmek için kullanılıyor. Suikastle ilgili raporun bitti i, Şam yönetiminin resmen suçlanaca ı, Suriye'de rejim de işikli i için dü meye basıldı ı, ABD ile İsrail arasında istişarelerin devam etti i belirtiliyor. Suriye için direnişçilerin Irak'a geçişine engel olmamak, direnişe destek vermek, hatta El Kaide üyelerini korumak gibi suçlamalarla muhatap olan Suriye, bir suikastten dolayı BM Güvenlik Konseyi kararıyla sorumlu tutulursa durum kritik demektir. Suriye ile ilgili iddiaların büyük ço unlu unun gerçek olmadı ı da anlaşılacak. Tabii ABD ve İsrail amacına ulaştıktan sonra.
2- Irak'ta Kürtler ve Şiiler, Sünniler'in anayasa referandumunu boşa çıkarmalarını önlemek için her yolu deniyor. Irak'ı üçe bölecek olan Anayasa'nın kendi istekleri do rultusunda kabul edilmesi için nüfus düzenlemeleri yapıyor, anayasa maddelerini de iştiriyorlar. BM bu de işikliklerden endişeli. Tabii bütün bölge. Şii-Kürt ittifakı kendi ba ımsız devletlerine ulaşabilmek için Irak'ı parçalıyor.
3- Kürt yönetimi Kuzey Irak'ta etnik temizlik yapıyor. Saf Kürt Devleti kurmak için Arap ve Türkmenlere yönelik genel temizlik operasyonu yürütüyor. Tel Afer vahşetinin sebeplerinden biri de bu. Daha anayasa metninin mürekkebi kurumadan, ülkenin kuzeyinde kendi hedefleri do rultusunda düzenlemelere girişen Kürt yönetimi, kontrol ettikleri bölgelerden herkesi kovuyor. Hedef Kerkük'te tam kontrol sa lamak.
Kerkük onlar için Kudüs, onlara öyle söylendi. Kerkük'e sahip olabilirlerse varolacaklarını düşünüyorlar. Osmanlı döneminin garnizon kenti, petrolün bulunmasıyla Kürt işçilerin yerleşti i kent, nasıl Kudüs olabildi? Kim bu Kerkük'ü Kürtlere Kudüs olarak pazarlıyor? Bu, Kerkük için çok kan dökülece i anlamına geliyor.
Bazı uzmanlar, Irak'ta sanıldı ı gibi "Şiiler ve Sünniler arasında de il, Araplarla Kürtler arasında iç savaş çıkaca ını, bunun da Kerkük'te başlayaca ını" söylüyorlar. Kuzey Irak'taki Kürt otoritesi, sistematik adam kaçırma olaylarının, Kürt politikalarına karşı olanların "kayboldu u", yüzlerce Arap ve Türkmen'in gizli hapishanelere dolduruldu u ve işkence altında tutuldu u, korkunun hakim oldu u bir bölge. Dünya uyuşturucu trafi inin yeni güzergahı, insan ve silah kaçakçılı ının yeni merkezi. Kürt milliyetçili i altında uluslararası mafyanın yönetti i bir yer. İleride çok büyük bölgesel krizlerin kayna ı olacak bir bölge.
4- Şiiler ve Kürtler her ne kadar Sünnilere karşı ittifak halinde olsalar, Anayasayı kendi istekleri do rultusunda yazıp kabul ettirmek için her yolu deneseler de ABD'nin, İngiltere'nin, İsrail'in onlarla ilgili hesapları ittifaklara dayanmıyor. Irak'ın gelece inde Şii-Kürt ittifakı yok. Talabani'nin Şii Başbakan İbrahim Caferi'nin istifasını istemesi, Kuzey Irak'tan bir heyetin Ba dat'a gidip ayrılırız resti çekmesi bunu gösterdi. Anayasa referandumundan sonra Şii-Sünni krizinin Arap-Kürt krizine dönüşebilece i belirtiliyor.
İngiliz istihbaratı Basra'dan İran'ın Huzistan bölgesine sızıyor, sabotajlar yapıyor, bombalar patlatıyor. İran'ın petrol bölgesi karıştırılıyor. İngiliz iç, dış istihbaratı, askeri istihbaratı hatta polis istihbaratı bile bölgede. Güney Irak'ta İran-İngiliz, İran-ABD savaşı yaşanıyor. ABD Sünni direnişçilerle savaşırken İngilizler İran istihbaratını durdurmaya çalışıyor. Ancak bu savaş Kum-Necef ayrışmasına düşecek. Böyle planlandı. Londra-Necef ekseni İran'ın bölgesel nüfuzunu dengelemeyi amaçlıyor. Bu, Şiileri birbirine düşürme planından başka bir şey de il. ABD ve İngiltere, bir yandan Sünnilerle Şiiler arasında çatışma çıkarırken di er yandan Şiileri kendi aralarında bölüyor.
Hepsi Türkiye ve bölge için ölümcül sonuçlar do urabilir. Ama bölgemizde ikinci kez bir Irak senaryosu uygulanmasına izin vermemeliyiz. Irak'ı yalanlarla işgal ettiler. Suriye'yi de yalanlarla işgal etmek istiyorlar. Irak'ta işgal sonrası için planları yoktu. Suriye için de planları yok.
11 Eylül'den sonra George Bush'un "Haçlı Seferi" olarak gördü ü saldırganlık Mo ol istilasına benzetildi. Do ruymuş. Bölge ülkeleri birer birer gidiyor. İşgal edilemeyenler de karıştırılıp iç savaşa sürükleniyor. Türkiye ve İran'ı işgal edemezler. Ancak İran'da Huzistan, Türkiye'de mayın patlamaları "alternatif"lerini oluşturuyor.
ibrahim karagül yeni şafak gazetesi