- Üyelik Tarihi
- 1 Kas 2005
- Mesajlar
- 4,662
- Aldığı Beğeniler
- 29
- Konum
- İstanbul - Eyüpsultan
- Takım
- Galatasaray
''Bir vakit namaz mı, hayat mı?” diye bir soruyla ve tercihle karşı karşıya
gelsek ve gözümüzü hiç kırpmadan ve bir saniye bile düşünmeden “namaz”
diyemeyeceksek, yaşadığımız hayatı “Hayy” olanın bir armağanı olarak
göremiyoruz demektir.
Namaz, kulluk bilincinin zirve yaptığı duraktır. Bir insanın yükselebilecek
olduğu en büyük makam, kulluk makamıdır. Namaz işte bizi buraya taşır. Bir
insan kendini “kul” olarak kabul etmiyorsa, ne olarak kabul ederse etsin,
fark etmez. O artık nefsinde ilahların çarpıştığı bir savaş meydanındadır ve
“barış” denen nimetten de çok çok uzaklardadır.
Namaz, mü’minlere, ’u Teala tarafından Mirac’da armağan edilen en güzel
hediyedir. O Mirac ki, Cebrail’in huduttan öteye bir adım atamadığı, bir
yerden sonra, Rabbin huzuruna yalnızca AŞK’la girildiği bir ilahi tören!
Zaman ve mekanın ötesinde, fakat aşkın en gizemli nağmelerini ruh ikliminde
duya duya, insan olmanın şerefiyle ve seni yaratana “Rabbim” diyebilmenin
mutluluğuyla “kul” olma onurunun insana hediye edildiği mutluluk diyarı. Bu
diyarın mutluluğunu yalnızca kendisinin tatmasına gönlü razı olmayan
Sevgililer Sevgilisi’nin
“Namaz mü’minin miracıdır.” diyerek Rabbi katında bize namazla şefaat
etmesi, eğer uyuyan gözlerimizi hala uyandırmıyorsa, yazık!
Namaz, böyle bir iklimin diriltici soluğudur. Dünyanın dönüşü nedeniyle
yeryüzünde ezan okunmayan bir an yoktur. Ve beş vakitin her anı dünyada
mevcuttur. Dünya anbe an secde ederken, gökyüzünde melekler namaz şöleninde
’ı tesbih ederken, her varlık kendi diliyle “” derken, insan, namaza durarak
“u Ekber” demiyorsa, kendi kıyametini koparmış demektir.
Namaz Mirac’dır ve ile buluşmadır. Gözyaşlarıyla abdest almayan insan Rabbi
ile nasıl buluşabilir?
Namaz, aşkta yok olmanın adresidir. Kendi varlığından başka varlık
bilmeyenlerin o adrese gitmeleri nasıl mümkün olabilir? Namazsız insan,
kaybolmuş insandır.
Namazla arınan gönül, duygularını aydınlatmıyorsa, sen kimin
münevverliğinden (aydın) söz edersin?
Her sabah göklerden gelen diriltici sesi duyup, yeryüzüne merhametle
dolmuyorsan, senin varlığından daha büyük eziyet mi vardır?
Secdede, aşkın doruklarında kainatın ruhunu sağamıyorsan, medeniyet
meydanına “bozguncu” olarak indiğinin de farkında değilsin.
Namaz arındırıcı ve aydınlatıcıdır. Arınmamış ve aydınlanmamış insan bir
şeyin başına geçer ve iktidar olursa, o yer fesada uğramış demektir.
Gece. Yıldızlar ayet ayet gökyüzünden asılıyor. Gökyüzünde şölen var: vaktin
melekleri, insanoğluna ikinci kez eline geçiremeyecek olduğu “zaman
dilimi”ni sunuyorlar.
“Kalkın ey insanlar, Rabbimiz, sabahı size hediye ediyor!”
diye nida ediyorlar.
İnsan uykuda. İnsan nefsinin kuyusunda. Kuyularda Yusuf yok. Rüyaları
yılanlar basmış. Minareden bir ses: “u Ekber!” Yusuf suretinde bir genç
ayakta ve namazda: “u Ekber!”
Kıyamet bugün de ertelendi, çok şükür.
Ve ruhumuzun kıyametinin ebediyyen ertelenmesi için hep birlikte haykıralım: