Bir gün peygamberimizi bir hadisi üzerine Hazret-i Ebû Bekir Sıddîk ve bilcümle ashâb ağlaştılar.
Cebrâil -aleyhisselâm- nâzil oldu:
“Yâ Muhammed! -sallallâhu aleyhi ve sellem-. Ebû Bekir'e söyle! Allah sana selâm ediyor ve:
“Her zehrin panzehiri ve her hastalığın şifâsı olduğunu işitmedin mi?
Kim sabah namazını kılarsa Allah ona ölümü ve sekerâtı kolay kılar.
Kim öğle namazını kılarsa Allah onun kabrini nurlandırır ve zulmetlerini giderir.
İkindi namazını kılana Münker ve Nekir suâllerine cevâbı kolaylaştırır.
Akşam namazını kılanın mizânını ağırlaştırır.
Yatsı namazını kılan da sırattan berk-ı hâtif gibi geçer.” diyor.
Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
“Eğer benim bildiğimi bilse idiniz muhakkak az
güler çok ağlardınız.” buyurmuşlardır...
Cebrâil -aleyhisselâm- nâzil oldu:
“Yâ Muhammed! -sallallâhu aleyhi ve sellem-. Ebû Bekir'e söyle! Allah sana selâm ediyor ve:
“Her zehrin panzehiri ve her hastalığın şifâsı olduğunu işitmedin mi?
Kim sabah namazını kılarsa Allah ona ölümü ve sekerâtı kolay kılar.
Kim öğle namazını kılarsa Allah onun kabrini nurlandırır ve zulmetlerini giderir.
İkindi namazını kılana Münker ve Nekir suâllerine cevâbı kolaylaştırır.
Akşam namazını kılanın mizânını ağırlaştırır.
Yatsı namazını kılan da sırattan berk-ı hâtif gibi geçer.” diyor.
Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
“Eğer benim bildiğimi bilse idiniz muhakkak az
güler çok ağlardınız.” buyurmuşlardır...