Hamd Alemlerin Rabbine, salât ve selam onun elçisi biricik Efendimiz (s.a.v.) üstüne olsun. Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla...
İlk emri “oku!” olan bir dinin ve onun lideri olan Hz. Muhammed’in (s.a.v) bir ümmeti olarak maalesef okumayı sevmediğimiz ortada.
Herkes okumayı sevsin, herkes bol bol okusun, kitap kurdu olsun diye bir beklentimiz yok ama yine de belli başlı insanların bu işi üstlenmesi ve bu üzücü tabloyu biraz da olsa olumlu hale dönüştürmesi gerekir diye düşünüyorum. Özellikle eğitim, öğretim alanında hizmette bulunanların bu konuda daha etkin rol oynaması gerekiyor. Bu yüzden öğretmenlere, imamlara, Kur’an kursu öğreticilerine, vaizlere, müftülere, üniversite hocalarına ve toplum nezdinde önder ve bilgin sayılan diğer kişilere büyük bir görev düşüyor.
Dersten derse kitap açan öğretmen, vaazdan vaaza kitap açan vaiz, hutbeden hutbeye bir şeyler okuyan imam, zorda kalmadıkça kitap açmayan müftü, sadece ders için kitap karıştıran talebe ne topluma ne kendine bir fayda verir. Hepsini geçelim bir anne, bir baba olarak okumayan bir insan, evladının gelişmesine ne kadar katkı sağlayabilir? Çevremizde ufacık uyarı levhalarını, bilgi notlarını hatta reklamları bile okumaktan üşenen pek çok insanın olduğunu hep beraber görüyoruz.
Unutmayalım ki, okumamak, insanı cehalete; cehalet ise felakete sürükler.
Okumak derken, sadece kitap okumayı kastetmiyorum. Makam, şöhret, itibar, para, unvan vb. şeyleri kazanmak için okumak, okumak sayılmaz. Böyle bir okuma, su üstüne yazı yazmak gibi bir şey demektir. Bazen de okumaya niyet ediyoruz ama neyi, nasıl, nerede okuyacağımızı bilemiyoruz. Ayrıca okumanın yaşı da miktarı da yoktur.
Kimi bir kitap okur, o artık kitaplaşır. Kimi bin kitap okur, bir kapak bile olamaz.
Mevla bizlere okuma aşkını ve azmini, hakkıyla okuyabilme idrakini ve okuduklarımızla amel edebilme, yaşayabilme imkânını ihsan eylesin. Hayatın her alanında rehberimiz ve önderimiz olan ve “yaşayan bir Kur’an” olan Efendimiz (s.a.v) gibi okuduklarızla, öğrendiklerimizle “kitaplaşan” bir insan olmayı nasib eylesin.
Kur’an’ın ifadesiyle “kitap taşıyan eşekler” zümresine dâhil olmaktan da muhafaza eylesin.
İlyas Uçar (Evvâh)
09.05.2013
İlk emri “oku!” olan bir dinin ve onun lideri olan Hz. Muhammed’in (s.a.v) bir ümmeti olarak maalesef okumayı sevmediğimiz ortada.
Herkes okumayı sevsin, herkes bol bol okusun, kitap kurdu olsun diye bir beklentimiz yok ama yine de belli başlı insanların bu işi üstlenmesi ve bu üzücü tabloyu biraz da olsa olumlu hale dönüştürmesi gerekir diye düşünüyorum. Özellikle eğitim, öğretim alanında hizmette bulunanların bu konuda daha etkin rol oynaması gerekiyor. Bu yüzden öğretmenlere, imamlara, Kur’an kursu öğreticilerine, vaizlere, müftülere, üniversite hocalarına ve toplum nezdinde önder ve bilgin sayılan diğer kişilere büyük bir görev düşüyor.
Dersten derse kitap açan öğretmen, vaazdan vaaza kitap açan vaiz, hutbeden hutbeye bir şeyler okuyan imam, zorda kalmadıkça kitap açmayan müftü, sadece ders için kitap karıştıran talebe ne topluma ne kendine bir fayda verir. Hepsini geçelim bir anne, bir baba olarak okumayan bir insan, evladının gelişmesine ne kadar katkı sağlayabilir? Çevremizde ufacık uyarı levhalarını, bilgi notlarını hatta reklamları bile okumaktan üşenen pek çok insanın olduğunu hep beraber görüyoruz.
Unutmayalım ki, okumamak, insanı cehalete; cehalet ise felakete sürükler.
Okumak derken, sadece kitap okumayı kastetmiyorum. Makam, şöhret, itibar, para, unvan vb. şeyleri kazanmak için okumak, okumak sayılmaz. Böyle bir okuma, su üstüne yazı yazmak gibi bir şey demektir. Bazen de okumaya niyet ediyoruz ama neyi, nasıl, nerede okuyacağımızı bilemiyoruz. Ayrıca okumanın yaşı da miktarı da yoktur.
Kimi bir kitap okur, o artık kitaplaşır. Kimi bin kitap okur, bir kapak bile olamaz.
Mevla bizlere okuma aşkını ve azmini, hakkıyla okuyabilme idrakini ve okuduklarımızla amel edebilme, yaşayabilme imkânını ihsan eylesin. Hayatın her alanında rehberimiz ve önderimiz olan ve “yaşayan bir Kur’an” olan Efendimiz (s.a.v) gibi okuduklarızla, öğrendiklerimizle “kitaplaşan” bir insan olmayı nasib eylesin.
Kur’an’ın ifadesiyle “kitap taşıyan eşekler” zümresine dâhil olmaktan da muhafaza eylesin.
İlyas Uçar (Evvâh)
09.05.2013
