
Eski Istanbul´da yardimlarin göze batmadan yapilmasi icin "sadaka taslari" kullanilirdi.
Bu taslar bir bucuk iki metre yüksekliginde mermerden olurdu.
Üst kisimlarinin ortasina canaga benzer bir oyuk acilir, sadaka verenler parayi buraya birakirlardi.
Iki metrelik taslarin yaninda, tepesine rahatca ulasmasi icin birkac basamak konurdu.
Ihtiyaci olmasina ragmen dilenmekten cekinenler gecenin gec saatlerinde tasin yanina gelir
ama birakilan meblagin tamamini degil, ihtiyaclari oldugu kadarini alirlardi.
17. yüzyil Istanbul´unu anlatan bir Fransiz gezgin, üzerinde para bulunan bir tasa
tam bir hafta boyunca kimsenin gelmedigini yazmisti.
Istanbul´un dört yerinde sadaka tasi vardi:
Su anda sadece birisi ayakta kalmis. Üsküdar´da Gülfem Hatun Camii´nin avlusunda dikili olani,
ama o da yarisindan fazlasi topraga gömülü vaziyette duruyor.