Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

zekaikc

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Şub 2011
Mesajlar
1,411
Aldığı Beğeniler
6
Takım
Beşiktaş
1367700583_376415.jpg


Yazar Yenişehirlioğlu: "Resmî tarih bana inandırıcı gelmiyor. Geçek tarihin peşindeyim"

Edebiyat dünyasına “Beyaz Usta Siyah Çırak” kitabıyla girip “Kerime” ile devam eden Kurgu Roman yazarı Bahadır Yenişehirlioğlu bugünlerde “Son Hasat” isimli eseriyle okurlarına yeniden “merhaba” diyor. Son romanını “Benim için de çok enteresan bir roman oldu” şeklinde özetleyen Yenişehirlioğlu ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

aysha%20zamane%20kahvesi-63%20kopya.jpg


Öncelikle hayırlı olsun demek istiyorum. Son romanınız dün raflardaki yerini aldı. Üçüncü romanınız “Son Hasat” bize neyi anlatıyor?

Çok teşekkür ederim. Son Hasat romanımda konu Akhisar’da geçer. Akhisar’ın zeytinyağı tüccarlarından birinin kızı olan Hilal –roman kahramanlarından biri- şizofrendir. Bunun öğrenilmesinden çekinen ailesi şifa aramak için Hilal’i İstanbul’a gönderir. Uzun süre kaldığı akıl hastanesinden Akhisar’a döndüğünde Hilal, ailesinin -statülerini korumak için- kendisini evlendirme baskısıyla karşı karşıya kalır. Evlendirilmek istediği kişi başka birisini seviyordur. Fakat o da ailesine karşı gelemeyeceğinden dolayı evlilik gerçekleşir. Ama tam olarak iyileşmemiş olduğu için Hilal, bu döngüye kendi rahatsızlığı da eklenince herkesin hayatını altüst eden dram ortaya çıkar.

Ben bu dramı çarpıcı ve etkileyici kurguyla anlatmaya çalıştım. İnsanlar bunu yakalasın, dâhil olsunlar istedim. Dolayısıyla kitabı çok kapasiteli tutmadım. Sebebi de şu: Betimlemeleri çok uzun yapabilirdim. Kaldı ki okuyucularımın ve yayın evimin de söylediği betimleme gücümün yüksek olduğu. Ama ben bu romanımda betimlemeleri metinler arasına şiir olarak yerleştirdim. Okuyucu metinlerden şiire döndüğü takdirde bu şiirleri okusun ve okuyucu kendi yazsın istedim. Kendisi kursun, hayal etsin, hissetsin istedim. Dolayısıyla pek çok duyguyu damıtarak hülasalarını şiir-düz yazı gibi aktarmaya çalıştım. Bu açıdan benim için de farklı bir teknik.

Bu tekniği ilk defa kullanıyorsunuz. Peki, yazım sürecinde neler yaptınız?

Evet, bu tekniği ilk defa kullanıyorum. Benim için de çok enteresan bir roman oldu. Duygu yüklü bir roman. Farklı bir şey denemek istedim. Biraz kendimi zorlamak istedim. İtiraf etmek gerekirse bir hayli hırpalandım da. Çünkü üç tane şizofren kadını hissetmek, algılamak hissetmek… Zor bir süreçti ama başarıyla çıktık diye düşünüyorum. İnşallah okurlar da severler.

İnşallah. Bu tekniği kullanırken neyi amaçladınız?

Şunu önemsedim: Kitabı eline alan bir daha bırakmasın. Genelde bir kitap başlanır ama büyük ihtimalle sonuçlandırılmaz. Bizim böyle bir okuyucu kitlemiz de var. Başlar, okur, ara ara takılır ama sonuçlandırmaz. Mutlaka nihayete erdirenler de vardır. Derdim, okuyucunun eline aldığı zaman kitaplarımı bitirmesi. Beyaz Usta Siyah Çırak için de Kerime için de bu böyleydi. Başlasınlar ama kitap onları bırakmasın istiyorum.

Okurlarınızın romanlarınıza başladığını ve nihayete erdirdiğini gözlemleyebildiniz mi?

Mümkün olduğu kadar sosyal medyayı canlı tutmaya çalışıyorum. Sosyal medyada bir okuyucum diyor ki: “Kerime’nin etkisinden kurtulamadım. Başka bir kitaba başladım. Adapte olamadım. En iyisi Son Hasat’ı okumak sanırım. Onu bekliyorum.” Demek ki Kerime bu okuyucuyu böylesine sarmış. Bunları duymak benim için çok önemli. Bunun gibi aynı doğrultuda pek çok geri dönüş aldım. Demek ki içimdeki tutkuyu doğru bir şekilde verebilmişim.

Geçen yıl çıkan “Kerime” kitabınızın üzerinden bir yıl bile geçmeden üçüncü kitabınızı çıkardınız. Üretkenliğinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

İnanılmaz bir yazma iştahım var, böyle söyleyeyim. Müthiş bir duygu yoğunluğu içerisindeyim. Farklı duyguları, farklı hisleri, farklı insan yapılarını hissediyorum. Uzun zamandır yaptığım gözlemlerin dışarıya çıkma ihtiyacı ve isteği sanıyorum bu. İtiraf edeyim bunu durduramıyorum. Dolayısıyla bu kadar kısa sürede bu kadar farklı konuları, kişileri, kimlikleri aktarmak aslında kolay bir şey değil. Ama bunda zorlanmıyorum. Çünkü bunlar benim sepetimde, dağarcığımda, zihnimde duruyorlar. Daha pek çok insan, konu duruyor. Dolayısıyla kendimi tutamıyorum.


A-QMkrzCUAEk-tF.jpg


Söylediklerinizin kanıtı dördüncü roman çalışmalarına başlamanız herhalde.

Kesinlikle. Dördüncü romanımı karalamaya başladım. Üretim süreci böyle devam edip gidecek herhalde. Okuyucularım ve yayınevimin desteği olduğu sürece yazmak istiyorum.

RESMÎ TARİH’E İNANAN BİRİSİ DEĞİLİM

Kerime romanınızda resmi tarihi eleştiriyorsunuz.

Ben tarihçi değilim. Fakat tarihle ilgileniyorum. Özellikle yakın tarihle. Daha özelde ise dinler tarihi ile. Beyaz Usta Siyah Çırak’ta bu ciddi manada hissediliyor. Kerime’de de pek çok insanın bilmediği Ezanın Türkçe okunduğu 18 yıllık dönemin gerçekliğini ortaya çıkarmaya çalıştım. Şu anki neslimiz bunu bilemez. Resmî tarihten de bunu öğrenmeleri mümkün değil. Resmî tarih ile gerçek tarih arasında mağrip ile maşrik arası kadar fark var.

Resmî tarih size inandırıcı gelmiyor o halde?

Evet. Ben resmî tarihe inanan birisi değilim. Ben gerçek tarihi araştıran, yaşayan tarihi önemseyen biri olarak bildiğim emin olduğum “bu saklı” dediğimiz tarihi romanlarımın içine yerleştirmeyi görev olarak görüyorum. Mesela ezanın Türkçe okunduğu 18 yıllık dönemin kayıtlarını sunuyorum Kerime’de. “Yazar bunu kafasından mı uyduruyor?” denmesin diye “şu mahkeme kayıtlarında şu ceza verilmiş, şu tarihte şu kişiye şu ceza verilmiş” gibi belgeler de sunuyorum. Dönemin Kemalistlerini, muhafazakârlarını, dönemin tartışmalarını ortaya koymaya çalışıyorum. Bunu okuyucu açısından bir bilgilendirme olarak da görüyorum. Aynı anlayışta ilk kitabım Beyaz Usta Siyah Çırak’ta da 12 Eylül’ü, son romanım Son Hasat’ta da Menemen Olayı’nı anlatmaya çalıştım. Tabi bu tarihi meseleler ana konuyu değil arka planda, dekor olarak geçer. Amacım resmî tarihin konuşulması, tartışılması.

TWITTER’DAKİ TAKİPÇİLERİMİN GÖRÜŞLERİNE ÖNEM VERİYORUM

Sosyal Medya’yı özellikle Twitter’ı aktif olarak kullanıyorsunuz. Bu yeni akım yazarlık sürecinizi etkiliyor mu?

Ben Twitter’da takipçilerimle görüşen, konuşan, onları da takip eden birisiyim. Benimle temas kuran birisiyle seviyeyi koruduğu müddetçe mutlaka iletişime geçiyorum. Ama yazarlık serüveninizi etkiliyor mu sorunuzu pek de destekleyemem. Üretim sürecinden sonra bunun karşı tarafa ulaşması, dillendirilmesi ve geçmesi konusunda ön hazırlıklarımı da paylaştığım için bir heyecan oluşturduğunu ve takipçilerim tarafından büyütüldüğünü düşünüyorum. Bunu daha çok önemsiyorum.

Son olarak Bahadır Yenişehirlioğlu’nun mutfağında neler var?

Dördüncü kitabın hazırlığı içerisinde olduğumu söylemiştim. İlave olarak ilk romanım Beyaz Usta Siyah Çırak’ı tekrar yazmaya giriştim. Muhteviyatı baya da genişledi. Kitabın yayınevini de değiştirerek tekrar çıkaracağız inşallah. Yeni yayınevim İngilizce özetini de çıkararak yurtdışında da tanıtımını yapmak istiyorlar. Ben de bunu çok önemsiyorum. Ayrıca tüm bunlara ek olarak dördüncü romanımın da kurgusunu yapıyorum.

http://www.tumhaber.com.tr/HaberOku.php?haber_id=131215
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun kardesim tavsiye kitap icin tesekkürler
Selam ve Dualarimla......
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
teşekkürler Zekai :ok:

değerlendirmeli..
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Allah razi olsun.
 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
Allah razi olsun kardesim tavsiye kitap icin tesekkürler
 

zekaikc

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Şub 2011
Mesajlar
1,411
Aldığı Beğeniler
6
Takım
Beşiktaş
Sağolun güzel yorumlarınız için kardeşler.
 
Üst Alt