Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
TARİKATLARIN TEŞEKKÜLÜ

SORU :

Bütün tarikatların Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ali radıyallahü anh vâsıtasıyla Fahri Âlem sallâllahü aleyhi ve sellem'e ulaştığı ve onların da tarikatı Hz. Peygamber'den aldıkları bilindiği halde, efkârı umûmiyye de niçin «Muhammediyye Tarikatı» adının verilmeyip de, Nakş-bendiyye, Kâdiriyye, Mevleviyye, Şâzeliyye, Rifâiyye, Kübreviyye, Ekberiyye, Sühreverdiyye, Çeştiyye,
Halvetiyye ve Celvetiyye tarikatları gibi isimle rin verilmesi ve tarikatların bu isimlerle şöhret bulması şer'an câiz midir?

CEVAP:

Mecâz yoluyla câizdir. Nitekim Hz. Peygamberin hadîslerini ihtivâ eden kitaplara Sahihi Buhârî, Sahîh- i Müslim denmektedir. Mustafaviyye Mezhebi de, Ebû Hanife, Şâfi'i, Mâliki ve Hanbeli mezhebi adıyla bilinmektedir. Halbuki bunların hepsi de Kur'ân-ı Ke rîm ve Hadis-i şeriflerden kaynaklanmakta ve bu iki asıl mesnede dayanmaktadır. Hiç biri kendi izâfi ve indî mütâlâalarına göre böyle bir şey îcâd edip ortaya koymamışlardır.

Tarikatların nihâyeti ve aslı muhammediyye Tarikatı olduğu halde, niçin bu tarikatlara Muhammediyye Tarikatı adı verilmiyor da Nakş-bendiyye, Kadiriyye ve Mevleviyye v.b. isimler veriliyor diye sorarsan, buna şu cevâbı verebiliriz:

Tarikatların mezkûr isimlerle adlandırılıp şöhret bulması mecâzidir. Bu tarikatların kurucusu ve piri nin ismine nisbetle anılması, bu zâtların adı geçen tarikatların ıslâhı, zaman ve zeminin ihtiyaçlarına göre irşâd anlayışlarının değiştirilmesi gibi konularda cehd ve gayretlerinin çokluğundandır. Hz. Peygamber sallâllahü aleyhi ve sellem'in hadislerinin, bulunduğu kaynaklara göre Buhârî ve Müslim hadisi diye isim lendirilmesi aynen buna benzer. Aslında hadîsler Buhari veya Müslim'e ait değil bizzat Rasülüllah'a âittir Hadislere, kitaplarında «Mu'an'an» bir silsile ile yer vermekten başka müdâhaleleri yoktur.

Mezhep imamları da görüşlerini Kur'ân-ı Kerîm ve sünneti seniyye'den aldıkları, hükümlerini bu iki asıl kaynağa dayanan delillerle içtihâd yaparak koydukları halde, mezheplerinin kendilerine nisbetle Hanefi, Şâfi'i, Mâliki ve Hanbeli mezhebi diye isimlendirilip, bu adlarla tanınıp yaygınlaşması da böyledir. Bu zâtlardan hiç birisi kendiliklerinden şahsî bir hüküm ortaya koymamışlardır.

Cüneyd-i Bağdâdi kaddesallahü sirrahu bu husûsu şöyle açıklıyor:

«Rasûlüllah'ın sünnet-i seniyyesi ve ahlâkı hasenesinden kaynaklanmayan ve O'na uymayan bütün tarikatlar çıkmaz sokaktır. Onlarla hiçbir yere varılamaz.»,

Hadisi şerifte: «Eğer Mûsa aleyhisselâm hayatta olsaydı da bizim peygamberlik haberimiz kendisine ulaşsaydı, ümmetimden olması dışında başka bir şey O'na câiz olmazdı» buyurulmuştur. Kendisinden önçeki bütün semavi kitapları ve ilâhi dinleri nesheden Hz. Peygamber'in nübüvveti, nasıl olur da O'nun yoluna, ve izine aykırı tarikatlara imkân verir. Bunun düşünülmesi bile muhaldir.

Onların Hâlidiyye tarikatı ile ilgili: «Mevlânâ Hâ lid-i Bağdadî kuddise sirruhu silsile itibariyle kendinden önce bulunan ve o zamana kadar İmam-ı Rabbâni'ye nisbetle «Müceddidiyye» adıyla bilinen tarikatın hiçbir hususiyetini değiştirmediği ve esaslarına da hiçbir şey ilâve etmediği halde niçin Hâlidiyye deniliyor? » şeklindeki itirazlarına şöyle cevap verilebilir. Bu da talebenin daha meşhur ve daha fazla tanınan üstadına mensubiyeti sebebiyledir. Ayrıca Mevlânâ Hâlid, kayıtsız-şartsız ve itirazsız bir şekilde mürşid- i kâmil olduğundan bu tarikata Müceddidiyye-i Hâlidiyye tarikatı denilir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'nin İmam Rabbâni'ye olan bağlılığının bir ifadesidir.
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun insaAllah Bayram bey kardesim paylasan yüregin dert nedir bilmesin bilgiler icin tesekkürler
Selam ve Dua ile......
 
Üst Alt