Sevgili yenidendogus un degerli üyeleri...
Günümüz insani... her an yazili,sözlü,görsel bilgilendirme karsisinda ögrenme halindedir...
Dogru-Yanlis demeden bir sürü bilgi insan beynine kayitlanmaktadir..
Insan ise kendisi icin faydali olanı secmek ve o bilgilerle kurulmus bir hayati yasamak durumundadir...
Müslümanin bu ögrenme sürecinde kendine has bir ögrenme ve bilgi edinme durumu vardir...
Müslüman Rastgele bilgiye acik degildir. Bilgileri edinirken öncelikleri vardir...
Bu önceligi Rabbimiz tayin etmekte,emir buyurdugu nizami önce bilmek ve sonra yasamak vazifesini insan icin
farz kilmaktadir...
Bizler Kulluk vazifemizi yaparken ibadetlerimizi yerine getirmeye calisiriz...
Genellikle bu ibadetleri taklid yoluyla yapariz... mükellefiyetlerimizi yapmamiz bizden istendiginde
cok zaman önce uygulamaya gayret ederiz..uygulama icin lazim olan ilmi ögrenmeyi hic düsünmeyiz...
Cok zaman ibadetleri yapabilmek icin lazim olan ilimlerden mahrum kaliriz...
Aslinda farz olan öncelikle bu farzlari yapabilme yolunu ögrenmedir...
Örnegin
Hangi sözle dine girilir hangi söz ile cikilir bunlari bilmek bir müslümana farzdir...Bizler kelime-i sehadeti biliriz ama neler dinden cikarir pek bilmeyiz...
Bizler bir ömür namaz kilarken itikadi bir yanlis yüzünden belki de müslüman bile olamayabiliriz...
Abdest alabilmek, necaset ve taharetten korunabilmek ve Namaz kilabilmek icin fihki,ilmihali bilmek farzdir...
Zekat verebilmek icin zenginlik fakirlik miktarini bilmek farzdir.Oruc tutabilmek icin vaktini,bozanlarini,bozmayanlarini bilmeliyiz...Kur'an-in emirlerini anlayabilmek ve namazda kiraat icin, yeterli miktar Kur'an ayetlerini düzgün olarak ögrenmek ve ezberlemek icin Kur'an egitimi almaliyiz...
Ailesini gecindirmek zorunda olan kimsenin rizkini helalinden kazanmasi farzdir...
Isine ve kazancina haram karistirmamak da farzdir. Hac yaparken nelerle mes'uluz bunlari bilmekte farzdir...
Maddi imkani olan ve evlenmek isteyen kimsenin,nikahin sartlarini ögrenmesi ve nikahi düsüren seyleri bilmesi farzdir...
Kulluk yasantisinda vazifelerimizi bilerek yapmakla
tahmini devam etmenin ayni neticeleri doguracagini beklemek hayaldir...
bu sebepledir ki Rabbimiz
"Hic bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"
zümer-9
buyurmustur...
Tüm bu ibadeti yapabilme yollarini yani islami ilimleri kafi ölcülerde bildikten sonra imani taklitten
tahkike ulastirabilmek icin nefsi arazlarla ugrasmak gerekir...
Ilimler, sadece farzlarin edinilmesi ve islenmesi ile ilgili konular degildir... Ibadetleri insan denilen nefs ve kalb tasiyan bir canli yapacagina göre kalbi ilimleri ögrenmekte gerekir...Kalbte meydana gelen ve kalble islenen bir cok büyük günah vardir ki, onlari bilmek ve kalbi onlardan temizlemek de farzdir...
Örnegin "sirk, riya, kibir, haset, asiri dünya sevgisi, cimrilik, tamah, insanlari kücümseme" gibi hastaliklar vardir. insan bu ilimleri ihmal eder, yeterince ögrenmez...
Hatta bunlari ögrenmenin farz oldugunu cogumuz bilmiyoruz... Onun icin cok kimse, namazin zahiri bütün
farz ve edeplerini ögrendigi halde, kalbimizle ilgili farzlardan olan husu ve huzuru hic önemsemeyiz...
Yine, namazin sevap ve faziletini gideren "gösteris, amelini begenme, gaflet" gibi manevi hastaliklara
hic aldiris etmeyiz... Onlari tedavi yoluna gitmeyiz...
Ihlasi ögrenmek, hasedi ve riyayi bilmek farz-i ayndir...
"Kibir, cimrilik, kin, hile,düsmanlik, tamah, böbürlenme, hiyanet, yagcilik,
hak söze karsi kibretmek, kalb katiligi, uzun emelli" olmak gibi kötü huylar da ayni hükümdedir...
Insanin kalbi rahatsizliklari ve cözümünü bilmesi ve tedavi edip kalbinden gidermesi farz-i ayndir kardeslerim...
Bu da ancak, onlarin ne oldugunu, sebeplerini, alametlerini ve tedavi yollarini bilmekle mümkün olur insaAllah...
Cok müslüman kardesimiz ic dünyasinda bircok problemle kulluk yapmaya calistigindan bu hastaliklari tanimadigindan ve tedavi edemediginden kullugundan memnun olamamaktadir...Memnun olunmayan kulluktan memnuniyet beklemekte hayal olmaktadir...En azindan yeni ibadetlere nefsinde ve bedeninde sevk bulamamaktadir...
Günümüzde biz müslümanlar önce akaid dedigimiz güzel Allah'imizla yaptigimiz Rab- kul arasindaki
sözlesme ilmini daha sonra fikih dedigimiz hal ilmini daha sonra islam tarihini ve Rasülüllah (s.a.v)in hayati olan siyer-i nebiyi cok iyi bilmemiz gerekir insaAllah kardeslerim...
Kur'an-i en az kelime manasi verecek kadar okuyabilmeli ve anlayabilmeliyiz insaAllah kardeslerim...
vaktimizi cok iyi degerlendirmeli.. her taninan saniyeyi ,dolu dolu yasamaliyiz insaAllah kardeslerim...
Eger bu halde degilsek,Allah korusun yahirette bir cok ibadetin aslinda bosa gittigini görebiliriz...
Ilimsiz yapilan ibadetlerdeki aksakliklarin bircok ibadeti aslinda iptal ettigini görünce cok üzülürüz...
Bu gercegi cok iyi bilen Güllerin efendisi s.a.v efendimizin su sözü cok manidardir...
"Alimin uykusu cahilin ibadetinden hayirlidir..."
Basit bir elektrikli ev aletini bile kullanma klavuzunu okumadan kullanmayan insanin
ahiretine, tahminlerine ve taklitlere göre olusturdugu bir din görüsüyle ulasmaya calismasi
hayrete sayan bir haldir...
öyle degilmidir kardeslerim eve bir elektirikli alet aliyoruz ,veya her hangi baska bir sey kullanma klavuzu olmadan kullanamiyoruz... Neticede makinanin üreticisinin tarifine muhtaciz. Hal böyle iken insan Yaraticisinin gönderdigi klavuza Kur'an-i Kerime ne kadar ragbet gösteriyoruz... Üretici , makina icin ne diyor benim tarifimin haricinde kullanirsan garanti disidir... Biz hayatimizi klavuzumuzun tarifi haricinde yasarsak Rahmanin magfiretine kavusabilecegimizin garantisi var mi ?
Aslinda düsünürsek özünü idrak etmeden yaptigimiz ne cok ibadet var....
Rabbim ibadetlerimizi usulune uygun bilerek yapilmis ve kabul buyurulmus ibadetlerden eylesin insaAllah...
her an ilimle mesgul olmayi kullugumuzu en güzel sekilde yapabilmeyi nasip etsin insaAllah... Amin....
Ilim Cennete götürür...
Bizleri secip Dinini emanet eden,Bizi seven ve kendisini sevdiren,
gönüllerimizi imanla süsleyen Güzeller güzeli Muhammed Mustafamiza ümmet eden
Kirik kalplerin Sahibi Allah'imiza Emanet Ediyoruz...
Haklarinizi helal ediniz insaAllah....
Günümüz insani... her an yazili,sözlü,görsel bilgilendirme karsisinda ögrenme halindedir...
Dogru-Yanlis demeden bir sürü bilgi insan beynine kayitlanmaktadir..
Insan ise kendisi icin faydali olanı secmek ve o bilgilerle kurulmus bir hayati yasamak durumundadir...
Müslümanin bu ögrenme sürecinde kendine has bir ögrenme ve bilgi edinme durumu vardir...
Müslüman Rastgele bilgiye acik degildir. Bilgileri edinirken öncelikleri vardir...
Bu önceligi Rabbimiz tayin etmekte,emir buyurdugu nizami önce bilmek ve sonra yasamak vazifesini insan icin
farz kilmaktadir...
Bizler Kulluk vazifemizi yaparken ibadetlerimizi yerine getirmeye calisiriz...
Genellikle bu ibadetleri taklid yoluyla yapariz... mükellefiyetlerimizi yapmamiz bizden istendiginde
cok zaman önce uygulamaya gayret ederiz..uygulama icin lazim olan ilmi ögrenmeyi hic düsünmeyiz...
Cok zaman ibadetleri yapabilmek icin lazim olan ilimlerden mahrum kaliriz...
Aslinda farz olan öncelikle bu farzlari yapabilme yolunu ögrenmedir...
Örnegin
Hangi sözle dine girilir hangi söz ile cikilir bunlari bilmek bir müslümana farzdir...Bizler kelime-i sehadeti biliriz ama neler dinden cikarir pek bilmeyiz...
Bizler bir ömür namaz kilarken itikadi bir yanlis yüzünden belki de müslüman bile olamayabiliriz...
Abdest alabilmek, necaset ve taharetten korunabilmek ve Namaz kilabilmek icin fihki,ilmihali bilmek farzdir...
Zekat verebilmek icin zenginlik fakirlik miktarini bilmek farzdir.Oruc tutabilmek icin vaktini,bozanlarini,bozmayanlarini bilmeliyiz...Kur'an-in emirlerini anlayabilmek ve namazda kiraat icin, yeterli miktar Kur'an ayetlerini düzgün olarak ögrenmek ve ezberlemek icin Kur'an egitimi almaliyiz...
Ailesini gecindirmek zorunda olan kimsenin rizkini helalinden kazanmasi farzdir...
Isine ve kazancina haram karistirmamak da farzdir. Hac yaparken nelerle mes'uluz bunlari bilmekte farzdir...
Maddi imkani olan ve evlenmek isteyen kimsenin,nikahin sartlarini ögrenmesi ve nikahi düsüren seyleri bilmesi farzdir...
Kulluk yasantisinda vazifelerimizi bilerek yapmakla
tahmini devam etmenin ayni neticeleri doguracagini beklemek hayaldir...
bu sebepledir ki Rabbimiz
"Hic bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"
zümer-9
buyurmustur...
Tüm bu ibadeti yapabilme yollarini yani islami ilimleri kafi ölcülerde bildikten sonra imani taklitten
tahkike ulastirabilmek icin nefsi arazlarla ugrasmak gerekir...
Ilimler, sadece farzlarin edinilmesi ve islenmesi ile ilgili konular degildir... Ibadetleri insan denilen nefs ve kalb tasiyan bir canli yapacagina göre kalbi ilimleri ögrenmekte gerekir...Kalbte meydana gelen ve kalble islenen bir cok büyük günah vardir ki, onlari bilmek ve kalbi onlardan temizlemek de farzdir...
Örnegin "sirk, riya, kibir, haset, asiri dünya sevgisi, cimrilik, tamah, insanlari kücümseme" gibi hastaliklar vardir. insan bu ilimleri ihmal eder, yeterince ögrenmez...
Hatta bunlari ögrenmenin farz oldugunu cogumuz bilmiyoruz... Onun icin cok kimse, namazin zahiri bütün
farz ve edeplerini ögrendigi halde, kalbimizle ilgili farzlardan olan husu ve huzuru hic önemsemeyiz...
Yine, namazin sevap ve faziletini gideren "gösteris, amelini begenme, gaflet" gibi manevi hastaliklara
hic aldiris etmeyiz... Onlari tedavi yoluna gitmeyiz...
Ihlasi ögrenmek, hasedi ve riyayi bilmek farz-i ayndir...
"Kibir, cimrilik, kin, hile,düsmanlik, tamah, böbürlenme, hiyanet, yagcilik,
hak söze karsi kibretmek, kalb katiligi, uzun emelli" olmak gibi kötü huylar da ayni hükümdedir...
Insanin kalbi rahatsizliklari ve cözümünü bilmesi ve tedavi edip kalbinden gidermesi farz-i ayndir kardeslerim...
Bu da ancak, onlarin ne oldugunu, sebeplerini, alametlerini ve tedavi yollarini bilmekle mümkün olur insaAllah...
Cok müslüman kardesimiz ic dünyasinda bircok problemle kulluk yapmaya calistigindan bu hastaliklari tanimadigindan ve tedavi edemediginden kullugundan memnun olamamaktadir...Memnun olunmayan kulluktan memnuniyet beklemekte hayal olmaktadir...En azindan yeni ibadetlere nefsinde ve bedeninde sevk bulamamaktadir...
Günümüzde biz müslümanlar önce akaid dedigimiz güzel Allah'imizla yaptigimiz Rab- kul arasindaki
sözlesme ilmini daha sonra fikih dedigimiz hal ilmini daha sonra islam tarihini ve Rasülüllah (s.a.v)in hayati olan siyer-i nebiyi cok iyi bilmemiz gerekir insaAllah kardeslerim...
Kur'an-i en az kelime manasi verecek kadar okuyabilmeli ve anlayabilmeliyiz insaAllah kardeslerim...
vaktimizi cok iyi degerlendirmeli.. her taninan saniyeyi ,dolu dolu yasamaliyiz insaAllah kardeslerim...
Eger bu halde degilsek,Allah korusun yahirette bir cok ibadetin aslinda bosa gittigini görebiliriz...
Ilimsiz yapilan ibadetlerdeki aksakliklarin bircok ibadeti aslinda iptal ettigini görünce cok üzülürüz...
Bu gercegi cok iyi bilen Güllerin efendisi s.a.v efendimizin su sözü cok manidardir...
"Alimin uykusu cahilin ibadetinden hayirlidir..."
Basit bir elektrikli ev aletini bile kullanma klavuzunu okumadan kullanmayan insanin
ahiretine, tahminlerine ve taklitlere göre olusturdugu bir din görüsüyle ulasmaya calismasi
hayrete sayan bir haldir...
öyle degilmidir kardeslerim eve bir elektirikli alet aliyoruz ,veya her hangi baska bir sey kullanma klavuzu olmadan kullanamiyoruz... Neticede makinanin üreticisinin tarifine muhtaciz. Hal böyle iken insan Yaraticisinin gönderdigi klavuza Kur'an-i Kerime ne kadar ragbet gösteriyoruz... Üretici , makina icin ne diyor benim tarifimin haricinde kullanirsan garanti disidir... Biz hayatimizi klavuzumuzun tarifi haricinde yasarsak Rahmanin magfiretine kavusabilecegimizin garantisi var mi ?
Aslinda düsünürsek özünü idrak etmeden yaptigimiz ne cok ibadet var....
Rabbim ibadetlerimizi usulune uygun bilerek yapilmis ve kabul buyurulmus ibadetlerden eylesin insaAllah...
her an ilimle mesgul olmayi kullugumuzu en güzel sekilde yapabilmeyi nasip etsin insaAllah... Amin....
Ilim Cennete götürür...
Bizleri secip Dinini emanet eden,Bizi seven ve kendisini sevdiren,
gönüllerimizi imanla süsleyen Güzeller güzeli Muhammed Mustafamiza ümmet eden
Kirik kalplerin Sahibi Allah'imiza Emanet Ediyoruz...
Haklarinizi helal ediniz insaAllah....
Son düzenleme: