- Üyelik Tarihi
- 29 Eyl 2007
- Mesajlar
- 8,243
- Aldığı Beğeniler
- 6,432
- Takım
- Fenerbahçe
Yolculuklardaydım/yağmur damlası gibi,toprağa hasret...
Sokak sokak,cadde cadde gezdim kendimi bulmak için...
Demir parmaklıklar ardındaydı kiminin ruhu;kimi anahtarını kapının üzerinde bırakıp dalmıştı iç'ine...kimisi fersah fersah uzak yüreğine.
Gittiğimde üşüyordum...
Döndüğümde üşümüştüm...
Kaç sabahtır aynada yüzüme bakmaktan korkmanın o soğuk hali...
Kendi yüzümde; alnımda, şakaklarımda başka birini görmekten korkmanın o soğuk hali...
Ne oluyor bana...
Hiç ben'ce olmayan duyumsamalar çıkıyor heybemden...
Nefretten bahsetmişim dün..
Kırıp dökmekten; kırılıp dökülürken sağım-solum.../neyi kırıp neyi dökeceğim..?
Karışıp gitmeli diyen halimi özlemişken...
Sigara dumanına/asfalttaki yağmur birikintilerine/dost sohbetlerine; dost dizinde..."git-gel kaç saat?" Kaç saat yeter bu yok oluşu bir var oluşa çevirmeye?
ve
sen..
yüreğim bilip sol göğsümün altında misafir ettiğim...
Yitirdiğimsin...
Bulmaya takatim yok../yerine başka nefesleri koymaya da...
Ne vuslatında...Ne firakında...Kalmadı yüzün hiç bir su kenarında....
Yalnız eşlik eder, fazladan birkaç kalp çarpıntısı kapıdan çıkarken; ve sana baktığım yerden yolun uzun olsun diye döktüğü yağmur taneleri ruhumun...
Bir tedirgin hal işte benimki; affet!
Kaç yaşadı ki,kaç defa yaşadı ki yaşım bunu..
Büyüdün belki; bilmiyorsun ben hala çocuk...
Kurulu hayallerime yerleşip içimi dağıtan sen.../misketlerim sende../kaybediş hüzünlerin kaldı bende;
yıldızlarım sende;sağ kulağım,hani iyi duyar diye telefonu dayadığım../al verdiklerini/ver aldıklarını.../çaldıklarını.../ver..
Ya avuçlarımdaki uçuk mavi mürekkep lekesinin üstüne damlayanlarım? Ödeyemezsin...
Gücün yetmez...
Bırak kışın soğuğuna uzatmadığın ateşi/bırak yalnızlığıma olan merhametını...
Ne ki yalnızlık...
Ne ki sensizlik...
Kendimi yitirmişim önce...
Sen neyisin ki canım...
Nesin ki...?
-yolun açık olsun-
Sokak sokak,cadde cadde gezdim kendimi bulmak için...
Demir parmaklıklar ardındaydı kiminin ruhu;kimi anahtarını kapının üzerinde bırakıp dalmıştı iç'ine...kimisi fersah fersah uzak yüreğine.
Gittiğimde üşüyordum...
Döndüğümde üşümüştüm...
Kaç sabahtır aynada yüzüme bakmaktan korkmanın o soğuk hali...
Kendi yüzümde; alnımda, şakaklarımda başka birini görmekten korkmanın o soğuk hali...
Ne oluyor bana...
Hiç ben'ce olmayan duyumsamalar çıkıyor heybemden...
Nefretten bahsetmişim dün..
Kırıp dökmekten; kırılıp dökülürken sağım-solum.../neyi kırıp neyi dökeceğim..?
Karışıp gitmeli diyen halimi özlemişken...
Sigara dumanına/asfalttaki yağmur birikintilerine/dost sohbetlerine; dost dizinde..."git-gel kaç saat?" Kaç saat yeter bu yok oluşu bir var oluşa çevirmeye?
ve
sen..
yüreğim bilip sol göğsümün altında misafir ettiğim...
Yitirdiğimsin...
Bulmaya takatim yok../yerine başka nefesleri koymaya da...
Ne vuslatında...Ne firakında...Kalmadı yüzün hiç bir su kenarında....
Yalnız eşlik eder, fazladan birkaç kalp çarpıntısı kapıdan çıkarken; ve sana baktığım yerden yolun uzun olsun diye döktüğü yağmur taneleri ruhumun...
Bir tedirgin hal işte benimki; affet!
Kaç yaşadı ki,kaç defa yaşadı ki yaşım bunu..
Büyüdün belki; bilmiyorsun ben hala çocuk...
Kurulu hayallerime yerleşip içimi dağıtan sen.../misketlerim sende../kaybediş hüzünlerin kaldı bende;
yıldızlarım sende;sağ kulağım,hani iyi duyar diye telefonu dayadığım../al verdiklerini/ver aldıklarını.../çaldıklarını.../ver..
Ya avuçlarımdaki uçuk mavi mürekkep lekesinin üstüne damlayanlarım? Ödeyemezsin...
Gücün yetmez...
Bırak kışın soğuğuna uzatmadığın ateşi/bırak yalnızlığıma olan merhametını...
Ne ki yalnızlık...
Ne ki sensizlik...
Kendimi yitirmişim önce...
Sen neyisin ki canım...
Nesin ki...?
-yolun açık olsun-