Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*beyazgül*-

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
12 Eyl 2009
Mesajlar
68
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Galatasaray
Ve O'nun Sahabesine Kainat Dolusunca Selam Olsun











Peygamberimizin yüce ahlakı I

Hükümdar peygamber mi yoksa kul peygamber mi?
Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:Bir gün Cebrail (as) Rasulullahın (sav) yanına geldi ve oturdu. Bir müddet sonra başını gökyüzüne çevirdi, bir melek iniyordu. Cebrail (as):
-şu gelen melek, yaratıldığı günden şu ana kadar yeryüzüne hiç inmemişti, dedi.
Melek geldi ve Resulullah'ın (sav) yanına oturup:
-Ya Muhammed! Beni sana Rabbin gönderdi. Seni hükümdar bir peygamber mi, yoksa kul olan bir peygamber mi kılmasını istersin? diye soruyor dedi. Cebrail (as):
-Ya Muhammed! Rabbine karşı mütevazı ol! buyurdu. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:
-Ben sade kul olan bir peygamber olmayı istiyorum, dedi.
Ebu Galib anlatıyor:
Ebu Ümame el-Bahili'ye soruldu:
-Bize Rasululah'tan işittiğin bir hadisi naklet. O şöyle cevap verdi:
-Rasulullah'ın (sav) konuşması Kur'an'dı. Allah'ı çokça zikrederdi. Hutbelerini kısa tutar, hutbelere nispetle namazlarını uzun kılardı. Zayıfın ve yoksulun ihtiyacını görmek için birlikte onunla yürümekten çekinmez, burun kıvırmaz, kibirlenmezdi.
Ebu Musa el-Eş'ari (ra) anlatıyor:
-Resul-ü Ekrem (sav) kaba yünden dokuma elbiseler giyer, koyunlarını sağar, misafirlerine bizzat kendisi hizmet eder ve ikramda bulunurdu.
ıbn Abbas (ra) anlatıyor:
-Hz. Peygamber (sav) yere oturur, yemeğini yerde ye ve koyunlarını sağardı. Arpa ekmeği yemek üzere davet eden bir kölenin davetine dahi icabet ederdi. Medine halkından biri gecenin bir yarısı arpa ekmeği yemeğe davet etse onu kırmaz, davetine giderdi.




Peygamberimizin yüce ahlakı 2

Hz. Enes (ra) anlatıyor:

Peygamberimiz (sav) arpa ekmeği ile kokusu hayli ağır olan iç yağı yemeye davet edildiğinde dahi çağıranı kırmaz, davete icabet ederdi. Vefat etmeden önce, ailesinin nafakasını temin edebilmek için zırhını bir Yahudi'ye rehin olarak bırakmış ve onu geri alamadan vefat etmişti.
Hz. Ömer (ra) anlatıyor:
Adamın biri Resulü Ekrem'e (sav) üç defa seslenmiş ve Resulullah da (sav) her seferinde ona ‘Lebbeyk-Buyur' diyerek çağrısına karşılık vermişti.
Ebu Ümame (ra) rivayet ediyor:
Bir kadın vardı; erkeklerle kötü-fuhşi sözler ediyordu. Bir defasında Rasulullah (sav) yüksekçe bir yerde oturmuş yemek yiyordu. Bu kadın Rasululah'ın (sav) yanına geldi ve:
-şuna bakın, kölelerin oturduğu gibi oturmuş onların yemek yiyişi gibi yiyor, dedi. Bunun üzerine Nebi (sav):
-Hangi köle benden daha iyi kölelik (Allah'a kulluk) yapabilir ki? buyurdu. Kadın:
-şuna bakın, kendisi yiyor, bana vermiyor, dedi. Rasulallah (sav):
-Gel, sen de ye! buyurdu. Kadın:
-Bana kendi ellerinle yedir, dedi. Rasulullah (sav) elleriyle ona bir lokma uzattı. Bu lokmanın ardından kadın, büyük bir hayâ perdesi içine büründü ki hayatının sonuna kadar bir daha hiç kimseye kötü söz söylemedi.
Cerir (ra) anlatıyor:
Adamın biri Rasulullah'ın (sav) huzuruna geldiğinde onun heybetini görünce tir tir titremeye başlamıştır. Adamın halini gören Hz. Peygamber de (sav):
-Rahat ol! Ben bir hükümdar değilim. Ben kuru et pişirerek karnını doyuran, Kureyşli bir kadının oğluyum, buyurmuştu.
 

fatsalı

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2005
Mesajlar
1,831
Aldığı Beğeniler
796
Konum
fatsa
Takım
Trabzonspor
Ve O'nun Sahabesine Kainat Dolusunca Selam Olsun




Peygamberimizin yüce ahlakı I

Hükümdar peygamber mi yoksa kul peygamber mi?
Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:Bir gün Cebrail (as) Rasulullahın (sav) yanına geldi ve oturdu. Bir müddet sonra başını gökyüzüne çevirdi, bir melek iniyordu. Cebrail (as):
-şu gelen melek, yaratıldığı günden şu ana kadar yeryüzüne hiç inmemişti, dedi.
Melek geldi ve Resulullah'ın (sav) yanına oturup:
-Ya Muhammed! Beni sana Rabbin gönderdi. Seni hükümdar bir peygamber mi, yoksa kul olan bir peygamber mi kılmasını istersin? diye soruyor dedi. Cebrail (as):
-Ya Muhammed! Rabbine karşı mütevazı ol! buyurdu. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:
-Ben sade kul olan bir peygamber olmayı istiyorum, dedi.
Ebu Galib anlatıyor:
Ebu Ümame el-Bahili'ye soruldu:
-Bize Rasululah'tan işittiğin bir hadisi naklet. O şöyle cevap verdi:
-Rasulullah'ın (sav) konuşması Kur'an'dı. Allah'ı çokça zikrederdi. Hutbelerini kısa tutar, hutbelere nispetle namazlarını uzun kılardı. Zayıfın ve yoksulun ihtiyacını görmek için birlikte onunla yürümekten çekinmez, burun kıvırmaz, kibirlenmezdi.
Ebu Musa el-Eş'ari (ra) anlatıyor:
-Resul-ü Ekrem (sav) kaba yünden dokuma elbiseler giyer, koyunlarını sağar, misafirlerine bizzat kendisi hizmet eder ve ikramda bulunurdu.
ıbn Abbas (ra) anlatıyor:
-Hz. Peygamber (sav) yere oturur, yemeğini yerde ye ve koyunlarını sağardı. Arpa ekmeği yemek üzere davet eden bir kölenin davetine dahi icabet ederdi. Medine halkından biri gecenin bir yarısı arpa ekmeği yemeğe davet etse onu kırmaz, davetine giderdi.




Peygamberimizin yüce ahlakı 2

Hz. Enes (ra) anlatıyor:

Peygamberimiz (sav) arpa ekmeği ile kokusu hayli ağır olan iç yağı yemeye davet edildiğinde dahi çağıranı kırmaz, davete icabet ederdi. Vefat etmeden önce, ailesinin nafakasını temin edebilmek için zırhını bir Yahudi'ye rehin olarak bırakmış ve onu geri alamadan vefat etmişti.
Hz. Ömer (ra) anlatıyor:
Adamın biri Resulü Ekrem'e (sav) üç defa seslenmiş ve Resulullah da (sav) her seferinde ona ‘Lebbeyk-Buyur' diyerek çağrısına karşılık vermişti.
Ebu Ümame (ra) rivayet ediyor:
Bir kadın vardı; erkeklerle kötü-fuhşi sözler ediyordu. Bir defasında Rasulullah (sav) yüksekçe bir yerde oturmuş yemek yiyordu. Bu kadın Rasululah'ın (sav) yanına geldi ve:
-şuna bakın, kölelerin oturduğu gibi oturmuş onların yemek yiyişi gibi yiyor, dedi. Bunun üzerine Nebi (sav):
-Hangi köle benden daha iyi kölelik (Allah'a kulluk) yapabilir ki? buyurdu. Kadın:
-şuna bakın, kendisi yiyor, bana vermiyor, dedi. Rasulallah (sav):
-Gel, sen de ye! buyurdu. Kadın:
-Bana kendi ellerinle yedir, dedi. Rasulullah (sav) elleriyle ona bir lokma uzattı. Bu lokmanın ardından kadın, büyük bir hayâ perdesi içine büründü ki hayatının sonuna kadar bir daha hiç kimseye kötü söz söylemedi.
Cerir (ra) anlatıyor:
Adamın biri Rasulullah'ın (sav) huzuruna geldiğinde onun heybetini görünce tir tir titremeye başlamıştır. Adamın halini gören Hz. Peygamber de (sav):
-Rahat ol! Ben bir hükümdar değilim. Ben kuru et pişirerek karnını doyuran, Kureyşli bir kadının oğluyum, buyurmuştu.



emeğine sağlık abcım...allah arzı olsun
 

*beyazgül*-

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
12 Eyl 2009
Mesajlar
68
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Galatasaray
S.a allah sizdende razi olsun ins
 

fatsalı

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2005
Mesajlar
1,831
Aldığı Beğeniler
796
Konum
fatsa
Takım
Trabzonspor
bir dahakine ins....acemilik yani ...canın sağolsun abcim......
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Allah razi olsun insAllah...
 

hakan55

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Şub 2008
Mesajlar
2,486
Aldığı Beğeniler
11
Konum
samsun
Takım
Fenerbahçe
Rabbim razı olsun... Rabbim bizleri Peygamber Efendimizin ahlakıyla ahlaklanmayı nasip etsin inşALLAH...
 
Üst Alt