- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
Trenler gelip geçiyor
usumun uzayan raylarında lanetli
sancısını bırakıp yorgun yılların
ağır bir ağrıyı taşıyor bedenime günler
görmüyor gözlerimdeki ölü boşluğu gelip geçen trenler
kalbimin sızısında gam
dilimin yakarışında yapraklar ürperiyor
usul usul yağmurlarda gözlerim
ellerim fırtınalarda kopmuş dal
dillerim lal
bitkinim ve yurtsuz
oyyy dağlar
Yaralıyım
sırtımda bin paslı hançer
vurulmuş bir ceylanın bakışları kanatıyor yüreğimi
melanet yağmurları iniyor üzerime
suların buz kestiği yerdeyim
rüzgarın acı kestiği yerde
kaç bin yıldır ateş akar toprağıma
kaç mevsimsiz kar düştü dağıma
geceler ayaz, geceler soğuk,üşüyorum
kimsesizim, uçurumların ve karakışların koynunda
zamana başkaldıracak gücüm yok
yüreğine tutunduğum bunu bilmiyor
dönmeze vurdu yolunu
gitti geri dönmüyor.
Dalları tutuşmuş bir ormanda
aşka yazdığım bütün dizeleri yakıyorum şimdi
bütün umutları terkediyorum bir bahardan ödünç aldığım
gençliğim yarım kalmış bir şiir değil miydi zaten?
ve kanayan bir kalem değil miydi kalbim?
bırak ömrümün bütün dallarını silkelesin hayat
hayat ki, her sarıldığımda kıyâma durdu
hıçkırığa boğup düşlerimi,
teslim aldı ömrümün en güzel anılarını
Oy dağlar
bu yılda gelmedi beklediğim bahar
gülmedi karabahtım
kalbimin üstüne üstüne yağıyor kar
uçup gitti kuşlar çoktan
baharımı yaşayamadan, sonbahar sardı ömrümü
nereye saklanır içimdeki incinmişlikler
inince gözlerimde bir ince sızı
ve süzülünce yanağımda bu gam müziği
Güz geldi usul boylum yine güz
dallar boynu bükük
kuşlar yaralı
solan çiçeklerime su bekledim
yanan yüreğime kar
düşmedi bir damla yağmur
gelmedi beklediğim bahar
gözlerimde üşüyen bilmem bu kaçıncı bulut
bir damla gözyaşı gibi akıp gidiyor ömrün işte
oy dağlar
Kirpiklerim yorgun yolcuları gözlerimin
sesim uçurumlara düşmüş çığlık
nereye uçsun ki,
kalbimdeki kuşun bir kanadı kırıksa
ve hüzne çıkıyorsa bütün geçitler
bütün köprüler yıkıksa
hayat kör bir kalemin dilsizliği mi
ey ömrüm
Bu gün de akşam oldu gün
uzak dağların yamaçlarında yorgun
birazdan saracak yine yalnızlığımı katran karası gece
son trende kalktı boşaldı istasyonlar
kimsenin gelmediği yerdeyim
kimsenin bilmediği,
acıların bitmediği yerde
Güz geldi yine, gelmedi beklediğim tren
yoruldum bunca ağrıyı taşımaktan
sevgiye tanımlar aramaktan
yalan kokan dünyada bir derviş gibi yaşamaktan yoruldum
yoruldu yüreğim, beynim, dilim, ellerim, gözlerim
baktığım dağ dorukları
yaslandığım duvarlar
tutunduğum dallar
hepsi yorgun
hepsi yoruldu
her köşede bir cehennem bekler beni
oy dağlar
bu günde doğmadı güneş
karlar erimedi
gelmedi beklediğim bahar
Nuri CAN
usumun uzayan raylarında lanetli
sancısını bırakıp yorgun yılların
ağır bir ağrıyı taşıyor bedenime günler
görmüyor gözlerimdeki ölü boşluğu gelip geçen trenler
kalbimin sızısında gam
dilimin yakarışında yapraklar ürperiyor
usul usul yağmurlarda gözlerim
ellerim fırtınalarda kopmuş dal
dillerim lal
bitkinim ve yurtsuz
oyyy dağlar
Yaralıyım
sırtımda bin paslı hançer
vurulmuş bir ceylanın bakışları kanatıyor yüreğimi
melanet yağmurları iniyor üzerime
suların buz kestiği yerdeyim
rüzgarın acı kestiği yerde
kaç bin yıldır ateş akar toprağıma
kaç mevsimsiz kar düştü dağıma
geceler ayaz, geceler soğuk,üşüyorum
kimsesizim, uçurumların ve karakışların koynunda
zamana başkaldıracak gücüm yok
yüreğine tutunduğum bunu bilmiyor
dönmeze vurdu yolunu
gitti geri dönmüyor.
Dalları tutuşmuş bir ormanda
aşka yazdığım bütün dizeleri yakıyorum şimdi
bütün umutları terkediyorum bir bahardan ödünç aldığım
gençliğim yarım kalmış bir şiir değil miydi zaten?
ve kanayan bir kalem değil miydi kalbim?
bırak ömrümün bütün dallarını silkelesin hayat
hayat ki, her sarıldığımda kıyâma durdu
hıçkırığa boğup düşlerimi,
teslim aldı ömrümün en güzel anılarını
Oy dağlar
bu yılda gelmedi beklediğim bahar
gülmedi karabahtım
kalbimin üstüne üstüne yağıyor kar
uçup gitti kuşlar çoktan
baharımı yaşayamadan, sonbahar sardı ömrümü
nereye saklanır içimdeki incinmişlikler
inince gözlerimde bir ince sızı
ve süzülünce yanağımda bu gam müziği
Güz geldi usul boylum yine güz
dallar boynu bükük
kuşlar yaralı
solan çiçeklerime su bekledim
yanan yüreğime kar
düşmedi bir damla yağmur
gelmedi beklediğim bahar
gözlerimde üşüyen bilmem bu kaçıncı bulut
bir damla gözyaşı gibi akıp gidiyor ömrün işte
oy dağlar
Kirpiklerim yorgun yolcuları gözlerimin
sesim uçurumlara düşmüş çığlık
nereye uçsun ki,
kalbimdeki kuşun bir kanadı kırıksa
ve hüzne çıkıyorsa bütün geçitler
bütün köprüler yıkıksa
hayat kör bir kalemin dilsizliği mi
ey ömrüm
Bu gün de akşam oldu gün
uzak dağların yamaçlarında yorgun
birazdan saracak yine yalnızlığımı katran karası gece
son trende kalktı boşaldı istasyonlar
kimsenin gelmediği yerdeyim
kimsenin bilmediği,
acıların bitmediği yerde
Güz geldi yine, gelmedi beklediğim tren
yoruldum bunca ağrıyı taşımaktan
sevgiye tanımlar aramaktan
yalan kokan dünyada bir derviş gibi yaşamaktan yoruldum
yoruldu yüreğim, beynim, dilim, ellerim, gözlerim
baktığım dağ dorukları
yaslandığım duvarlar
tutunduğum dallar
hepsi yorgun
hepsi yoruldu
her köşede bir cehennem bekler beni
oy dağlar
bu günde doğmadı güneş
karlar erimedi
gelmedi beklediğim bahar
Nuri CAN
