- Üyelik Tarihi
- 13 May 2010
- Mesajlar
- 724
- Aldığı Beğeniler
- 12
Bizden
birkaç yaş büyük bir komşumuz vardı. Çevresine uyarak yanlışlara sapmasın
diye, babası çok sıkı disiplin uygulardı. İlk gençlik yıllarında ki komşu çocuğu,
arkadaş çevresinin etkisiyle içki içmiş. Bir müddet bunu saklamayı başarmış
olsa bile, zaman içerisinde her şey duyulmuş. Babası öğrenince evde kıyamet
kopmuş. Akşam oğlunu banyo küvetinde döve döve bayıltmış. Annesi “Evladımı
öldüreceksin!” feryadıyla oğlunu son anda adamın elinden kurtarabilmiş. Yediği
dayak ve dayağın acısından çok, öfkesi yüzünden delikanlı bayılmış.
Bu olayı duyunca çok tuhaf olmuştum. Bir babanın evladını koruma dürtüsünü
anlarım, ama bayıltana kadar dövmesi beni o yaşlarda çok etkilemişti. O
günden sonra o arkadaşımın babasını ne zaman görsem, öfkeyle yüzüne
bakardım. O arkadaşımı ne zaman görsem, bayılana kadar yediği dayak aklıma
geldiğinden, içim cız ederdi.
* * * * * * *
Allah bizi affetmeseydi, halimiz ne olurdu?
Günahsız, hatasız, kusursuz evlat ister anne babalar. Ancak bunun imkansız
olduğunu unuturlar. Mükemmel ve günahsız bir evlat yetiştirmenin imkansız
olduğunu unuttukları gibi, kendi gençliklerini de unuturlar.
Allah Resulü Sahabeye, “Allahın rahmeti olmasa, hiç kimse cennete giremez”
deyince Sahabe, “Sizde mi giremezsiniz Ey Allahın Resulü?” diye sorar.
Peygamber Efendimiz “Allahın rahmeti olmasa ben bile cennete giremem!”
buyurmuş.
Baba, utancından bayılacak hale geldi.
“Bırakın gençler istedikleri kadar günah işlesin! Nasıl olsa Allah (cc) affeder!”
demiyorum. Ancak, hataya / günaha gösterilen tepki çok sert olursa, gençleri
günahtan uzaklaştırmıyor. Günahlardan uzaklaştırmadığı gibi, tepki gösteren
babaya ve babanın dinine / inançlarına / yaşam biçimine mesafe koymalarına
sebep oluyor.
Bayılıncaya kadar babasından dayak yiyen o arkadaşım bugün nerde, nasıl bir
hayat yaşıyor bilmiyorum. Ancak dayaktan sonra düzelmediği gibi, daha da
kötüye gittiğini iyi hatırlıyorum. Bir günahı yüzünden babasından yediği dayak
yüzünden bayılana kadar dayak yiyen genç, babasını utancından bayıltacak
hale getirmişti.
Her günah sarhoş etseydi?[/B]
Dervişin biri, öğrencisiyle sabah namazından çıkmış, dergaha doğru gidiyorlar.
Sarhoşun biri naralar atarak onlara doğru gelmeye başlamış. Sarhoşun
naralarından, bağırmalarından rahatsız olan genç öğrenci sinirlenmeye
başlamış. Akla gelecek her türlü küfürler söyleyen, sallana sallana nara atan
sarhoş, Derviş ve öğrencisinin yanından geçerken, dervişin öğrencisi kendisini
tutamamış.
“Pis sarhoş! Hem Allah’ın haram kıldığı içkiyi zıkkımlanmışsın, hem de
utanmadan nara atarak herkesi rahatsız ediyorsun. Defol buradan pis sarhoş!”
diyerek sarhoşun üstüne yürümeye çalışır.
Derviş, öğrencisini tutarak kenara çeker. Sarhoşun yüzüne tebessüm ederek
korkusunu hafifletmeye çalışır. Dayak yemekten korkan sarhoş, hızla oradan
uzaklaşır.
Dervişin sarhoşa tebessümle selam verdiğini ve sarhoşu koruduğunu gören
öğrenci hayretle hocasının yüzüne bakar.
Derviş öğrencisine: “Sen ne yapıyorsunuz evlat? O adam, içki günahını işlemiş.
İçkiden sarhoş olmuş. Eğer her günah insanı sarhoş etseydi, hangimiz ayık
kafayla dolanabilirdik?” dedikten sonra öğrencisinin gözlerinin içine
bakarak; “Her günah insanı sarhoş etseydi, sen ayık gezebilir miydin evlat? Her
günah insanı sarhoş etseydi, ben ayık gezebilir miydim evlat?” demiş.
Dervişin bu sözleri, öğrencinin kalbine bir ok gibi saplanmış. Utancından
kıpkırmızı olmuş. Başını önüne eğmiş. Söyleyecek söz bulamamış.
* * * * * *
Bu derviş hikayesini ilk okuduğumda çok etkilendim. Dervişin öğrencisine
sorduğu soruyu kendime sordum. Çevremde tandığım insanlarla, gençlerle
kendimi kıyasladım. “Her günah insanı sarhoş etseydi, ben hepsinden daha
sarhoş olurdum galiba!” dedim kendime. Çünkü ben kendi günahlarımı çok iyi
biliyorum.
Oğlunu bayıltana kadar döven baba, eminim ki oğlundan çok daha günahkar
biriydi. Her günah insanın alnında bir leke oluştursaydı, hangimiz sokağa
çıkabilirdik?
Her günah insanı sarhoş etseydi, hangimiz ayık gezebilirdik?
Sait ÇAMLICA
Eğitimci – Yazar
__________________
son derece ibretlik teşekkür ederim