Bir memlekette talihsiz fakir bir boksör vardı.ne sabah na akşam yemeği bulabiliyordu.Yumruklarıyla geçinme imkanı olmadığından karnını doyurmak için gece gündüz demeden sırtında taş toprak taşırdı.İhtiyaçlarını gidermek için hali perişandı ağır yük altında inleyip sızlıyordu.Bazen talihine atar tutar bazende sinirlenip şuna buna çatardı.Ara sıra başkalarının mutluluğuna tanık olunca içtiği tatlı su kendisine zehir olurdu."Benim gibi bedbaht bir insan varmı?diye ağlayarak devamlı bu perişan halinden şikayet ediyordu;
"Herkes kuzu hindi bal börek yiyor.Bana bir tanesi bile selam vermiyor.ben çıplak gezerken kedinin kürk giymesi yakışırmı?Allah için söyleyin bu doğrumudur?Şu çamurlarda çalışırken ayağım bir deliğe girsede oradan bir altın küpü çıksa.Ah felek bir iyilik yapsada elime bir hazine geçse hep böyle yoklukmu çekip duracağım bende şu dünyada biraz gün göreydim üç beş gün bari refah ve mutluluk içerisinde yaşasaydım"
Bu boksör birgün yeri kazarken bir çene kemiği buldu toprakta kemiklerin bağları çözülmüş inci gibi dişleri hep dökülmüş bu dilsiz çene hal diliyle şunları söylüyordu;
ELİNE GEÇENE KANAAT ET HA ŞEKER YEMİŞSİN HA KAN İÇMİŞSİN BİRGÜN BAKARSINKİ GELİP GEÇMİŞ OLACAKSIN FELEKTEN ŞİKAYET EDİP DURMA SENSİZDE FELEK DÖNÜŞÜNÜ TAMAMLAYACAKTIR
Çeneden aldığı bu güzel ilhamla boksörün gönlündeki gam yükü kalktı ve kendi kendine seslenerek;
" Ey düşüncesiz tedbirsiz nefis sen cefaya katlan fani dünyaya bakıpta imrenme bir kul sırtında hep çamur taşısın birinin de refahı başından aşsın birgün ikiside beraber olur mutlulukta sıkıntıda geçer.Dünyada ne sefa kalır ne cefa kalan şey yapılan iyilik yada kötülüklerin karşılığıdır.Baki kalan taç ve taht değil keremdir.zeval bulmayan şey yalnızca iyiliktir.
Azmi Bilgin bostan(Sadi Şirazi)
"Herkes kuzu hindi bal börek yiyor.Bana bir tanesi bile selam vermiyor.ben çıplak gezerken kedinin kürk giymesi yakışırmı?Allah için söyleyin bu doğrumudur?Şu çamurlarda çalışırken ayağım bir deliğe girsede oradan bir altın küpü çıksa.Ah felek bir iyilik yapsada elime bir hazine geçse hep böyle yoklukmu çekip duracağım bende şu dünyada biraz gün göreydim üç beş gün bari refah ve mutluluk içerisinde yaşasaydım"
Bu boksör birgün yeri kazarken bir çene kemiği buldu toprakta kemiklerin bağları çözülmüş inci gibi dişleri hep dökülmüş bu dilsiz çene hal diliyle şunları söylüyordu;
ELİNE GEÇENE KANAAT ET HA ŞEKER YEMİŞSİN HA KAN İÇMİŞSİN BİRGÜN BAKARSINKİ GELİP GEÇMİŞ OLACAKSIN FELEKTEN ŞİKAYET EDİP DURMA SENSİZDE FELEK DÖNÜŞÜNÜ TAMAMLAYACAKTIR
Çeneden aldığı bu güzel ilhamla boksörün gönlündeki gam yükü kalktı ve kendi kendine seslenerek;
" Ey düşüncesiz tedbirsiz nefis sen cefaya katlan fani dünyaya bakıpta imrenme bir kul sırtında hep çamur taşısın birinin de refahı başından aşsın birgün ikiside beraber olur mutlulukta sıkıntıda geçer.Dünyada ne sefa kalır ne cefa kalan şey yapılan iyilik yada kötülüklerin karşılığıdır.Baki kalan taç ve taht değil keremdir.zeval bulmayan şey yalnızca iyiliktir.
Azmi Bilgin bostan(Sadi Şirazi)
ALlah c.c razi olsun.gif)