Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
--------------------------------------------------------------------------------

New York Times gazetesi dünyada büyük merakla beklenen internet sitesi WikiLeaks'in sızdırdığı ''gizli devlet'' belgelerini yayınlayan ilk kuruluş oldu.
ABD'nin başını ağrıtan WikiLeaks Amerikan Dışişleri'nden sızdırdığı belgeleri açıklamaya başladı. Belgelerde Suudi Kralı'nın ABD'den İran'a saldırmasını istediği üst düzey bir Ürdünlü yetkilinin ABD'nin İran'ı bombalamasını istediği ve Amerika'nın Güney Kore ile Kuzey Kore'yi yıkma planları yaptığı iddiaları yer alıyor.

Açıklanan belgeler değişik gizlilik derecesinde olup Amerikalılar dışında yabancılar tarafından görülmesi kesinlikle yasak olan belgeler.

ABD büyükleçilikleri tarafından Washington'a gönderilen belgelerin 11 bini gizli ibaresi taşırken 9 bini yabancılar tarafından görülemez ibaresi taşıyor.

En çok telgraf gönderen büyükleçiliklerin başında Ankara Bağdat Amman Kuveyt ve Tokyo büyükleçilikleri geliyor.

New York Times gazetesi WikiLeaks'in sızdırdığı "gizli devlet" belgelerini yayınlayan ilk kuruluş oldu.

WikiLeaks belgelerinde Suudi Arabistanlı bazı mali kaynaklar terör örgütlerini besleyen kaynak olarak gösteriliyor.

Birçok liderin gizli bilgilerinin yer aldığı belgelerde Çin hükümetinin bilgisayar sabotajlarıyla ABD'yi hedef aldığı kaydediliyor.

WikiLeaks'de nükleer silah sahiplerinin geliştirdiği programlar da yer alıyor.

Belgelerden başlıklar:

-Suudi Kralı ABD'nin İran'a saldırmasını istedi.

-Üst düzey bir Ürdünlü yetkili ABD'nin İran'ı bombalamısın istedi.

-Bahreyn de ABD'den İran'ın nükleer programına son vermesini istedi.

-Amerika Güney Kore ile kuzey Kore'yi yıkma planları yaptı.

- Arap liderleri özel konuşmalarda ABD'nin İran'a hava saldırısı düzenlemesini istedi.

- ABD'li yetkililer büyükelçilerini BM lideri Ban Ki Moon ile ilgili bilgi toplayıp BM yönetimi aleyhinde casusuluk yapmakla görevlendirildi.

ABD uyarmıştı
ABD Dışişleri Bakanlığı hukuk danışmanı Harold Koh sitenin sahibi Julian Assange'ye bir mektup göndererek belgelerin yayımlanmasının "çok sayıda masum kişinin hayatını tehlikeye atacağını" söyledi.

Mektubunda belgelerin yayımlanmasının mevcut askeri operasyonları ve ülkeler arasındaki işbirliğini de tehlikeye atacağını belirten Koh bu belgelerin Amerikan yasalarının ihlal edilerek ele geçirildiğini doğuracağı ağır sonuçların da dikkate alınmadığını kaydetti.

Koh WikiLeaks'den belgeleri yayımlamamasını bunları Amerikan hükümetine geri vermesini ve kopyalarını yok etmesini istedi.

Bu arada Koh WikiLeaks'in yaklaşık 250 bin belgeyi New York Times ve İngiltere'nin Guardian gazetelerinin yanı sıra Alman Der Spiegel dergisine verdiği duyumunu aldıklarını söyledi.

Belgelerin Fransa'daki Le Monde ve İspanya'daki El Pais gazetelerine de verildiği kaydedildi.

Haberlere göre belgelerde Amerikan yönetiminin Irak'ta PKK'ya yardım ettiği Türkiye'deki Iraklıların da Irak'ta El Kaide'ye yakın gruplara silah gönderdiği bilgileri var.

Amerikan Dışişleri'nin aralarında İngiltere İsrail ve Avustralya'nın olduğu bazı ülkelere iddialara dair "brifing" verdiğini kaydediliyor.

Sitenin sahibi Julien Assange Washington'ın suçlamaları karşısında Amerikan Dışişleri'ne bir mektup yazdı. Belgelerle kimin hayatının tehlikeye atılacağını sordu.

Assange'ın yayımlanacak belgelerde bazı editoryal değişiklikleri kabul edebileceği öne sürüldü. Ancak Amerikan Dışişleri "Yasadışı yöntemlerle sızdırılan belgeler konusunda pazarlık yapmayız" açıklamasında bulundu.


Kaynak: AA
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Tüm dünya siyasileri, bürokratları ve gazetecilerinin tedirginlikle beklediği açıklama nihayet geldi.

Wikileaks, 2004 yılından bu yılın Mart ayına kadar yapılan 250 bin adet diplomatik gizli yazışmaları açıklamadı tüm dünyada tedirginlik yarattı.

ABD'nin tüm dünya nazarında ciddi krizler yaşayacağı belirtiliyor. Gelişmelerin ciddi boyutlara varabileceği savaşlara neden olabileceği ve ABD için yolu sonu bile olabileceği yorumları yapılıyor.

En çok metnin Türkiye ile ilişkilerle ilgili olduğu anlaşılan Wikileaks'ın yayınladığı belgelere göre ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman bir yazışmasında Erdoğan'ı yerden yere vurduktan sonra "Erdoğandan başka çaremiz yok...!" diyor.

Twitter'da tek konuşulan konu ise Wikileas'ın ifşaatları. Twitter'da "Bu sabaha kadar kaç kişi intihar edecek çok merak ediyorum. Bekleyip göreceğiz. Bu dünyaya bir Wikileaks gerekmiş!"

Yeni atasözü: 'Dinsizin hakkından Wikileaks gelirmiş...' türünden ilginç mesajlar yayınlanıyor.

ABD'Lİ DİPLOMATLAR CASUS GİBİ


New York Times'ın konuyla ilgili haberine göre belgelerde Dışişleri Bakanlığı çalışanlarına belli ülkelerde "Ulusal İnsani İstihbarat Koleksiyonu Direktifleri"ni nasıl yerine getirebilecekleri anlatılıyor. Diplomatlardan kişilerin işleri, unvanları, mevkileri, telefon numaraları, kredi kart numaraları, uçuş detayları gibi noktalarda bilgi sahibi olmaları isteniyor.

ABD'nin Ortadoğu, Doğu Avrupa, Latin Amerika ve BM'deki misyonlarına gönderilen bu belgede, Amerikalı diplomatların aktif olarak yabancı ülkelerin sırlarını çalıp çalmadıklarına dair bir kanıt yok. Dışişleri Bakanlığı çalışanları uzun bir süredir biyografik profiller çıkarmak için CIA'e bilgi sunuyordu ancak bu belgede talep edilen detaylar bilgi toplama ve izleme operasyonları için de kullanılabilir.

Belgelerde ayrıca diplomatlardan yabancı ülkelerin ordularını ve istihbarat ajanslarını destekleyen telekomünikasyon ağları hakkında da detay talebinde bulunuluyor.

BİZZAT RICE VE CLINTON İMZALAMIŞ

Belgelerin binlercesi dışarıdaki büyükelçiliklerden bakanlığa gönderilmiş ancak 2008 ve 2009 yıllarından beş-altı belge Dışişleri Bakanları Condoleezza Rice ve Hillary Clinton'ın imzasını taşıyor. Örneğin Clinton imzalı bir belgede New York'ta bulunan BM merkezindeki ABD temsilcilerinin öncelikleri sıralanırken "Kuzey Koreli üst düzey diplomatların biyografik ve biyometrik özellikleri" hakkında bilgi toplanması isteniyor.

BM'de ajanlık yapmak uluslararası anlaşmalarca yasaklanmış bir durum ancak birçok ülkenin böyle çabaları olduğu herkesçe bilinen bir "sır".

New York Times'ın verdiği örneklerde Paraguay'daki büyükelçilikten Paraguay-Brezilya-Arjantin sınırında El Kaide, Hizbullah ve Hamas varlığıyla iligli bilgi toplanması, Ruanda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki temsilcilerden HIV rakamları ve Çin'in Afrika'dan kobalt, bakır ve petrol talebi gibi konularda bilgi isteniyor.

Sofya büyükelçiliğinden, Bulgar hükümetinin yolsuzlukla mücadele adımları ve Rus işadamlarıyla bağlantıları sorulurken, İsrail, Ürdün, Mısır ve bölge ülkelerden "Filistin meseleleri" konusunda istihbarat isteniyor.
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
WikiLeaks sitesi yayınladığı belgelerde Başbakan Erdoğan’ın 'gizli bir İslamcı ajandası' olduğu iddialarına yer verildi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun Neo Osmanlıcılığına dikkat çekilen belgelerde, Erdoğan'ın bir danışmaı Davutoğlu için 'çok tehlikeli' diyor.

New York Times, El Pais ve Alman Der Spiegel dergisi, dünyada büyük merakla beklenen internet sitesi WikiLeaks'in sızdırdığı belgeleri yayınlamaya başladı.

EN ÇOK TELGRAF ANKARA'DAN

Washington’un korkulu rüyası WikiLeaks, Amerikan Dışişleri'nden sızdırdığı belgelerin 11 bini gizli ibaresi taşırken, 9 bini yabancılar tarafından görülemez ibaresi taşıyor.

En çok telgraf gönderen büyükleçiliklerin başında Ankara, Bağdat, Amman, Kuveyt ve Tokyo büyükelçilikleri geliyor.

GİZLİ İSLAMCI AJANDA İDDİASI

Belgelerde Türkiye'nin gelecekte İslam devleti olma yolunda ilerlediği ve Avrupa Birliği'ne üye olamayacağı belirtiliyor

Açıklanan belgelerde, Amerika’nın Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘gizli bir İslamcı ajandası’ olduğundan şüphe ettiğine ilişkin bilgiler yer alıyor.

ABD’nin Ankara elçiliğinden gönderilen mesajlarda Türk hükümetinin İslami eğilimlerine dikkat çekilerek, Amerikalı diplomatların Türkiye hakkında ciddi şüpheleri olduğu belirtiliyor.

DAVUTOĞLU NEO OSMANLI

Başbakan Erdoğan’ın danışmanları ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Ankara’nın ötesini gören bir perspektifleri olmadığı belirtilen belgelerde, Davutoğlu’nun Neo Osmanlı vizyonundan Amerika’nın kaygı duyduğu ifade ediliyor.

ERDOĞAN’IN DANIŞMANI, DAVUTOĞLU TEHLİKELİ

El Pais’in yayınladığı haberde ise Amerika’nın Erdoğan’ın İslamcı ajandasını yakından izlediği belirtildi. Belgelerde ‘Üst düzey bir hükümet (AK Parti) danışmanı Amerikalılara, Davutoğlu’nun Erdoğan üzerinde ciddi bir İslami etkisi var. Bu etkisini kullanıyor. Danışmana göre Davutoğlu olağanüstü tehlikeli olarak tanımlıyor’ ifadeleri dikkat çekti.

Belgelere göre Amerikalı diplomatlar, AKP’nin birçok üyesini İslamcı bir kimliğe sahip olduğuna inanıyor.

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

ERDOĞAN’IN DANIŞMANLARI DALKAVUK

Yayınlanan belgelerde en dikkat çekici bölüm ise Erdoğan’ın danışmalarıyla ilgili. Belgelere göre ‘Erdoğan’ın çevresinde yağcı, dalkavuk bir danışman grubu var. Bu danışmanları Erdoğan’ı Anadolu’nun lideri tarif ediyor.’

Sızan belgelerde Amerikalı diplomatların Başbakan Erdoğan’ın ailesinin yolsuzluk ilişkilerini de izlediği görülüyor.

Kaynak: Ajanslar
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Wikileaks internet sitesi tarafından sızdırılan belgelere göre Türkiye ile ilgili oldukça ilginç iddialar göze çarpıyor..

ERDOĞAN-BAŞBUĞ İLİŞKİSİ

Bir ABD'li diplomat 'Başbakan Erdoğan, üste çıktı genelkurmay başkanı İlker Başbuğ bu durumla yaşamayı öğrendi' dedi.

TÜRKİYE İSLAM DEVLETİNE DOĞRU GİDİYOR

Türkiye'nin gelecekte İslam devleti olma yolunda ilerlediği yönünde raporlar sunulmuş.

HAMAS DESTEĞİ FAYDASIZ

Belgelerde, Türkiye'nin Filistin-İsrail ilişkilerinde Hamas'a destek vermesinin, bölgedeki diğer ülkelerin bu durumda Hamas'a destek vermemesi Türkiye'ye fayda sağlamayacağı düşünülüyor..

EKSEN KAYMASI ENDİŞESİ

Amerikalı diplomatlar Türkiye'nin muhtemel bir eksen kaymasından endişe duyduklarını raporlarına yazmışları..

İRAN-SURİYE YORUMU

Türk diplomatların 'Suriye'yi İran yörüngesinden çıkarttık' sözleri dikkat çekti..

ABD DAHA MÜDAHİL OLMALI

Türkiye'nin Kıbrıs sorunu çözümünde ABD'nin daha çok müdahil olmasından yana..

SUUDİLER RÜŞVET VERİYOR

Türkiye, ABD'ye Suudilerin Irak'taki partilere rüşvet vermesini bildirmiş..

TÜRKİYE TAKINTILI

Gizli belgelerde İsrail-Suriye görüşmelerinde Türkiye'nin tavrının takıntılığı olduğu belirtiliyor..

İRAN'LA SADECE TÜRKİYE

ABD'li diplomatlar İran'ın nükleer silah üretiminden vazgeçirmek için sadece Türkiye'nin açık ve eleştirel konuşabileceğini rapor etti.

MOSSAD'IN DARBE HAYALİ

İsrail istihbaratı MOSSAD'ın şefi, 'Türkiye'de AK Parti iktidarıyla İslamclık hızlı bir yükselişe geçtiği ve ordunun bu duruma daha ne kadar sessiz kalacak, İslamcılar, laikliğin kuyusunu kazıyor' demiş.


TÜRKİYE MALİKİ'DEN MEMNUN DEĞİL

Hükümet, Irak Başbakanı Maliki'den memnun olmadığını bildirmiş.

AK PARTİ RAPORU HAZIRLANDI..

ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, AK Parti'nin gizli İslami gündemi konulu rapor hazırlayıp ABD'ye sundu.

ANKARA GEREKENİ YAPMADI..

Amerikan yönetimi Türkiye'nin İran'ı uyarmasını istedi.. Ancak Türkiye bunu yapmadı..

AZERİLER TÜRKİYE'DEN RAHATSIZ

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Enerji Bakanı Taner Yıldız'a 'Rusya'yla ilişkilerimizi neden bozuyorsununuz.. Nabucco projesine gerçekten ihtiyacınız var mı?' diye sormuş..

Yine Aliyev, Türkiye'nin İsrail ile yaşadığı sorunlar nedeniyle yeni dış politika çizgisinden rahatsız..haber7

ERDOĞAN AYRINITISI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için ' Atatürk'le aynı idealleri paylaşan bir harekette liderlik ediyor ve 'İşkolik, inatçı, mükemmeliyetçi ve despot değil'

DAVUTOĞLU RAHATSIZLIĞI

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Neo Osmanlıcılık çizgisi ABD'yi rahatsız ediyor..

ORDUNUN 2 NUMARASI

Türkiye'de ordunun 2 numaralı ismi 'İsteseydik 2007'de tankları yürütürdük' dedi..

Türkiye'den bir gazeteci TSK'da İslamcı avının yöntemlerini ABD'li yetkililere anlatmış.

ARINÇ İÇİN BİLGİ İSTENDİ

ABD yönetimi, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiaları için Ankara'dan bilgi edinmek istedi..haber7

TÜRKİYE'NİN AB'YE GİRME OLASILIĞI ZAYFI

Yine raporlarda ABD'li diplomatlarıın rapolarına göre 'Türkiye kısır döngü içinde.. AB'nin istediği reformları yapamıyor.. AB'ye girmeleri zor' dediği görüldü..

BELGELERDEKİ GENİŞ AYRINTILAR

Wikileaks uzunca bir süredir merakla beklenen ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait belgeleri bu gece yayımladı. Belgeler, 2004 yılından bu yılın Mart ayına kadar yapılan 250 bin adet diplomatik gizli yazışmayı içeriyor.

Wikileaks, internet sitesinin uğradığı saldırı nedeniyle belgelerin İngiliz Guardian, ABD'li New York Times, Alman Der Spiegel, İspanyol El Pais ve Fransız Le Monde tarafından yayınlandığını duyurdu.

Guardian'ın internet sitesine koyduğu belgelerde Türkiye ile ilgili de çok sayıda bilgi yer alıyor. Bunlar arasında İsrail'in Türkiye'nin uyguladığı politikalardan duyduğu rahatsızlığı ABD'ye iletmesi yer alıyor.

Ayrıca, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'in de Türkiye'nin bir enerji merkezi olmaması için Rusya ile gaz anlaşması yaptıklarını söylediği de belirtiliyor. Belgeler arasında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'nun ABD'li yetkililerle yaptığı görüşmelerin tutanakları da bulunuyor.

Elde edilen belgeler arasında Ankara'dan gönderilenler sayı olarak en üst sıralarda yer alıyor. Guardian'ın sitesine göre, Wikileaks, Ankara'dan Washington'a gönderilen 7 bin 918 belgeyi ele geçirdi.

Belgelerin Türkiye ile ilgili bölümlerinin detayları:

İSRAİL'İN ENDİŞESİ

-- 31 Ağustos 2007 tarihli bir belgede, aynı yılın 17 Ağustos günü İsrail gizli servisi Mossad'ın Başkanı Meir Dagan ile ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Burns arasında yapılan toplantının tutanağı görülüyor.

Toplantıda iki yetkilinin Ortadoğu'daki son durumu ele aldıkları ve özellikle İran konusunun üzerinde durdukları ortaya çıktı.

Tutanağa göre, Dagan, Burns'e Türkiye'ye baktığı zaman ülkedeki İslamcıların giderek ivme kazandıklarını gördüğünü söyledi.

Belgede, "Dagan burada sorulması gereken esas sorunun kendisini Türkiye'nin laik kimliğinin savunucusu olan ordunun bu duruma daha ne kadar sessiz kalacağı olduğunu ifade etti" denildi.

Yine aynı belgeye göre, İran'la ilgili olarak Dagan, güç kullanarak rejim değişikliğine gidilmesi için daha fazlasının yapılması gerektiği yönündeki görüşünü dile getirdi.

-- 25 Şubat 2010 tarihli Azerbaycan ile ilgili bir başka belgede de Türkiye'nin bahsi geçiyor. Belgede, Azerbaycan Devlet Başkan İlham Aliyev'in ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Bill Burns ile yaptığı görüşmenin detayları yer alıyor.

Belgede, Aliyev'in Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev ile Başbakan Vladimir Putin arasındaki ilişkiyi tanımlarken "kaba bir sokak ağzını" kullandığı belirtildi.

Aliyev'in Türkiye ile Ermenistan arasındaki yakınlaşma süreci ve Dağlık Karabağ sorunuyla ilgili görüşlerini dile getirirken de aynı üsluba başvurduğu ifade edildi.

Belgede, "Aliyev, Burns'e 24 Nisan'ın Dağlık Karabağ sürecinin yanı sıra Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinin üzerinde 'Demokles'in Kılıcı' gibi sallandığını söyledi" denildi.

Aliyev'in ayrıca Türk-Ermeni normalleşme sürecinin Dağlık Karabağ konusunda ilerleme kaydedilmesi için Nisan ayından sonra ele alınması önerisi yaptığı da vurgulandı. Aliyev, ayrıca Karabağ konusunda daha da esneklik göstereceklerini söyledi ancak ABD'den Ermenistan üzerindeki baskıyı artırmasını istedi.

Belgede Aliyev'in Putin ile Medvedev arasında bir çekişme olduğunu hissettiğini söylediği de yer alırken, "Aliyev, (kaba bir sokak ağzı kullanarak) Azericede bir deyim vardır: İki kelle bir tencerede pişmez" denildi.

Görüşmede Burns, ABD'nin Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin Erivan'ın Dağlık Karabağ konusunda daha esnek hareket etmesini sağlayacak siyasi bir zemin yaratacağını düşündüğünü söyledi.

Aliyev, İran'la ilişkilerini "gergin ve istikrarsız" olarak tanımladı. Azeri lider ayrıca, İran'ın Azerbaycan'a yönelik siyasi provokasyonlarının sürdüğünü de ifade etti.

"NABUCCO'YA İHTİYACINIZ VAR MI?"

Toplantıda enerji konusu da ele alındı. Aliyev Türkiye'nin "yapıcı bir tutum" sergilemesi durumunda gaz geçiş anlaşmasının yapılabileceğini de ifade etti. Aliyev'in bahsettiği anlaşma Haziran ayında imzalandı.

Belgede, "Aliyev, Türkiye Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın kısa bir süre önce Azerbaycan devlet petrol şirketinin başkanına 'Neden Rusya ile ilişkilerinizi bozuyorsunuz ki? Nabucco'ya gerçekten ihtiyacınız var mı?' dediğini de söyledi" denildi.

TÜRKİYE'NİN ENERJİ MERKEZİ OLMASINI İSTEMEDİK

Aynı belgede dikkat çeken bir diğer nokta da Aliyev'in ABD'li yetkiliye Rusya'ya gaz satma anlaşmasının detaylarını aktarması oldu. Belgeye göre Aliyev, bu anlaşmanın "Türk dostlarımıza" doğalgaz dağıtım merkezi yaratmasına izin verilmeyeceğini göstermek için yapıldığını ifade etti.

Belgede, Aliyev, Erdoğan hükümetinden "haz etmediğini" de söyledi.

-- 17 Kasım 2009 tarihinde Ankara'da yapılan ve dönemin ABD Büyükelçisi James Jeffrey tarafından gizli belge statüsünde gönderilen tutanakta, Philip Gordon ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu arasında yapılan ve İran'ın nükleer programını konu edinen bir görüşmenin detayları yer alıyor.

12 Kasım'da yapılan ve 40 dakika süren görüşmede Gordon, Davutoğlu'nu Ankara'nın arabuluculuk çabalarının faydalı ya da mantıklı olmadığına ve İranlılara ciddi müzakerelere başlamadan zamanla oynama şansı verdiğine ikna etmeye çalıştı.

İRAN'A İÇERİDE ELEŞTİRİ, DIŞARIDA SICAK MESAJ

Davutoğlu İran hükümetinin kamu önündeki tavrını bir kez daha dile getirirken, "İranlıların P5+1in önerilerine prensipte evet dediğini ancak kamuoyunun algısını düzeltmek zorunda olduğunu" aktardı. İran'ın nükleer silah sahibi olması durumunda yaşanabileceklerle ilgili olarak Davutoğlu Türkiye'nin "elbette" bu riskin farkında olduğunu, tam da bu sebepten İranlılarla bu kadar yakından çalıştıklarını söyledi.

Gordon, Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarının Türkiye'nin meseleyi nasıl gördüğüyle ilgili soru işaretleri yarattığını söyleyince Davutoğlu bunun farkında olduğunu ancak Guardian'ın son röpotajında Erdoğan'ın söylediklerini doğrudan aktarmadğını belirtti. Davutoğlu, "Sadece Tükiye İran'la açık ve eleştirel bir dille konuşabilir, çünkü Ankara kamuoyu önünde dostluk mesajları vermektedir" dedi.

Gordon, Ankara'dan yaptırımların dikkate alınmaması durumunda olabileceklerle ilgili güçlü bir mesaj vermesini istedi. Davutoğlu ise Erdoğan'ın Tahran ziyaretinde bu mesajı zaten verdiğini belirtti. Türkiye'nin dış politikasının bölgeye bir "adalet duygusu" ve "vizyon duygusu" verdiğini, İran'a ve Suudilere bir alternatif olduğunu ve "bölgede İran etkisini sınırlandırdığını" söyledi.

BÖLGE İRAN'DAN KAYGILI

-- 25 Şubat 2010 tarihli bir başka tutanak ise 18 Şubat tarihinde William Burns'le Feridun Sinirlioğlu arasında yine Ankara'da yapılan bir görüşmenin içeriğiyle ilgili. Toplantıda İran'dan Ermenistan protokollerine, PKK'dan Kıbrıs görüşmelerine ve füze savunma sistemine kadar birçok konuda değerlendirmeler var.

İran: Sinirlioğlu Ankara'nın resmi tavrını yinelerken askeri operasyonun Türkiye'ye zarar vereceğini, yaptırımların ise İran halkının kenetlenmesine yol açarak muhalefete zarar vereceğini söyledi. Sinirlioğlu bölge ülkelerinin İran'ı bir tehdit olarak gördüğünü belirterek, "Şam'da bile alarm zilleri çalıyor" dedi.

Ermenistan: Sinirlioğlu protokollerin onay süreciyle Minsk süreci arasında eşzamanlılık istedi. Kongre'nin "soykırım" tasarısını kabulünün onay sürecindeki hesapları çıkmaza sokacağını söyleyen Sinirlioğlu, "Aliyev'in kabul edeceği bir şey olursa biz de ilerleyebiliriz" dedi. Sinirlioğlu, gaz anlaşmasıyla ilgili olarak da "Bize güvenmiyor" dedi.

Irak: Ankara Başbakan Maliki'den memnuniyetsizliğini dile getirerek, "kontrolden çıkma"ya eğilimli olduğu korkusunu ifade etti. İran'ın bölgede kontrol sağlama çabalarını eleştiren Sinirlioğlu Suudi Arabistan'ın da bölgedeki partilere para verdiğini söyledi.

7 Mart seçimlerinden sonra Irak'ın gaz alanlarının Türkiye'yle bağlanması için girişim başlatacaklarını anlatan Sinirlioğlu İran'ın boru hattına muhalif olduğunu savundu. İkinci bir botu hattı fikrini ortaya atan Sinirlioğlu bunun barışa da katkı yapacağını belirtti.

Odierno'nun ziyaretini öven Sinirlioğlu terörist PKK'ya karşı Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'yle belirledikleri hareket planının daha fazla işbirliği getireceğini umduklarını vurguladı.

İsrail: Burns'un gerginliğe temas etmesi üzerine Sinirlioğlu sorunun "iki taraflı değil genel" olduğunu söyledi ve bölgenin rahatsızlığını barış sürecindeki tıkanmaya bağladı.

Askeri işbirliği, ticaret gibi alanlarda ilişkilerin sürdüğünü turizmde ciddi gerirleme yaşandığını belirtti. Burns Türkiye'nin aracılığıyla yapılabilecek yakınlaşma görüşmelerinin barış sürecine önemli katkı yapacağını söyledi.

TÜRKİYE SARKOZY'DEN MEMNUN DEĞİL

Suriye: Sinirlioğlu Türkiye'nin diplomatik çabalarının Suriye'yi İran'ın yörüngesinden çıkarmaya başladığını söyledi. "Çıkarları ayrılıyor" dedi. İsrail'in Türkiye'yi görüşmelerde arabulucu kabul etmesi durumunda, Sinirlioğlu, İran'ın daha da yalnızlaşacağını belirtti.

AB, Kıbrıs, Yunanistan: Sinirlioğlu, Sarkozy'nin Türkiye'nin üyeliğine muhalefetinin Hıristiyan Avrupa'yla Müslüman dünyası arasındaki kültürel ayrımı derinleştirdiğini söyledi.

Sinirlioğlu Papandreu'nun Erdoğan'a yazdığı mektubun üzerine Türkiye ile Yunanistan arasında yeni görüşmelerin başlayacağını söyledi.

Görüşmede ayrıca Afganistan, Pakistan, Hindistan, Bosna konuları konuşuldu.

İkili Avrupa ilişkileri ve NATO: Türkiye'nin Sarkozy'den memnuniyetsizliğini yineleyen Sinirlioğlu Belçika ve Danimarka'nın PKK'ya yakın örgütleri baskı altına almaktaki gönülsüzlüğünden şikayet etti. Türkiye'den bir ismin NATO Genel Sekreter Yardımcısı olması yönünde ABD Başkanı'nın sözünü hatırlatan Sinirlioğlu, onun yerine çok hak etmeyen bir Alman'ın seçildiğini söyledi ve "Rasmussen'le Merkel arasında bir anlaşmadan şüpheleniyoruz" dedi. Sinirlioğlu," Size güvendik de Rasmussen'in seçilmesine izin verdik" dedi.

Savunma kalkanı: Sinirlioğlu projeyle ilgili Rusya'nın tepkisini sordu, Burns Rusların çok daha rahat olduğunu ve önce ikili sonra Rusya-NATO arasında görüşmeler yapmayı beklediklerini söyledi. Sinirlioğlu Erdoğan'ın Gates'le yaptığı görüşmede dile getirdiği İran tehdidinin öne çıkarılmaması talebini yineledi.

-- 16 Eylül 2009 tarihli bir başka belgede de ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Gordon'un Fransa temasları yer alıyor.

Gordon, Paris'te Fransa Cumhurbaşkanlığı'nın Dış Politika Danışmanı Jean-David Levitte ile de biraraya geldi. Belgeye göre, yapılan görüşmenin ana gündem maddelerinden birisini Türkiye'nin AB üyeliği oluşturdu.

Levitte görüşmede, Fransa'nın Türkiye ile AB arasında bir "imtiyazlı ortaklık" kurulması yönündeki tutumunu değiştirmediğini söyledi. Levitte, Türk halkının bir gün Avrupa'nın parçası olmak yerine Avrupa ile Doğu arasında köprü olma görevine geri dönmek isteyeceğini umduklarını ifade etti.

TÜRKİYE'NİN AB KISIR DÖNGÜSÜ

Gordon da Türkiye'nin bir kısır döngü yaşadığını, bir yandan reformları gerçekleştirmek isterken diğer yandan halkın AB'ye olan inancının azaldığını belirtti.

Belgede, "Levitte, Türkiye'nin üyeliği konusundaki yaşanabilecek en kötü senaryonun Türkiye'nin müzakere başlıklarını tamamlaması ama düzenlenecek referandumda Fransız halkının Türkiye'yi reddetmesi olacağını ifade etti" denildi. Levitte ayrıca bütün sorunlara rağmen Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin "Türkiye'nin bir dostu" olduğunu ifade ettiği vurgulandı.

İTALYA'NIN TÜRKİYE'YE ÖFKESİ

-- 8 Şubat 2010 tarihli bir belgede, İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini'nin ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Gates ile yaptığı görüşmenin tutanağı yer alıyor.

Görüşmede, Frattini'nin Ankara'nın hem Avrupa hem de İran'a yüzünü çevirdiği "ikili oyundan" dolayı duyduğu öfkeyi dile getirdiği belirtildi.


-- 26 Temmuz 2007 tarihli bir belgede de Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'nin Başbakan Tayyip Erdoğan ile ilgili Washington'a geçtiği bilgi görülüyor.

Bu belgenin Erdoğan'ın ismi verilmeyen bir çalışma arkadaşıyla yapılan görüşme üzerine hazırlandığı belirtiliyor.

OTOKRATİK KURALLARI OLAN CÖMERT LİDER

Belgede, söz konusu kişinin Erdoğan'ı "demokratik" olarak nitelendirdiği ancak yaptığı genel tanımlamanın "çevresini katı otokratik kurallara göre yöneten cömert bir lidere" daha çok benzediği ifade edildi. Belgede ayrıca söz konusu kişinin Erdoğan'la çok yakın çalıştığı ve bu nedenle de söylediklerine güvenilebileceği vurgulandı.

Erdoğan'ı mükemmeliyetçi bir işkolik olarak tanımlayan belgede, Başbakan'ın yüzde 47 oy aldığı 2007 seçimlerinin ardından partisinin Merkez Karar Yürütme Kurulu'nda yaptığı konuşmada, bu sonucun yetmeyeceğini, İzmir ve Tunceli gibi yerlerden de oy alınması için çalışmalar yapılması gerektiğini söyleyerek herkesi şaşırttığı ifade edildi.

Ayrıca Erdoğan'ın sağlığıyla ilgili olarak bilgi veren kişinin "mükemmel" tanımlamasını yaptığı da belirtildi.

''TÜRKİYE'NİN İKİLİ OYNADIĞINI, HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI'

WikiLeaks sitesinde yayımlanan gizli belgelere göre, İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini'nin Roma'da ABD Savunma Bakanı Robert Gates'le yaptığı görüşmede, Türkiye'nin hem Avrupa, hem de İran'a açılımlar yapmasını ''ikili oynamak'' diye niteleyerek, ''bu durumun kendisinde hayal kırıklığı yarattığını'' söylemiş.haber7

İtalyan haber ajansları, Roma'da yapılan ikili görüşmenin ardından ABD'nin Roma Büyükelçiliği tarafından 8 Şubat 2010'da Washington'a gönderilen ''gizli'' damgalı telgrafta, ''Frattini, Türkiye tarafından hem Avrupa'ya, hem de İran'a doğru açılımlar yapma suretiyle ikili oynanmasının özellikle hayal kırıklığına neden olduğunu ifade etmiştir'' ibaresine yer verildiğini belirtti.

Telgraftaki değerlendirmeye göre Frattini, nükleer meselesinde İran'la yapılan görüşmelere, ''Suudi Arabistan, Türkiye, Brezilya, Venezüela ve Mısır'ın da dahil edilmesini önerme''sinin yanı sıra, ''Ortadoğu ülkeleri arasında İran konusunda gayri resmi bir toplantı düzenlenmesi'' teklifinde de bulundu.

HABER7.COM - AJANSLAR
 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
tam 5 saatir bu belgeleri okuyor,izliyor, yorumları dinliyorum.. Türkiye ve dünya ile ilgili ne çok "gizli" bilgi varmış.. daha hazmedemedim bu belgeleri ,,yarın sakin bi kafa ile değerlendirmeleri daha iyi anlayacağım galiba.. kafam allak bullak ..
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
tam 5 saatir bu belgeleri okuyor,izliyor, yorumları dinliyorum.. Türkiye ve dünya ile ilgili ne çok "gizli" bilgi varmış.. daha hazmedemedim bu belgeleri ,,yarın sakin bi kafa ile değerlendirmeleri daha iyi anlayacağım galiba.. kafam allak bullak ..

Alın benden de o kadar neredeyse bütün haber kanallarında bu belgelerden bahsediliyor açıkcası dinledikçe uykumu yele verdim ne çok komplo ve gizli tehdit ve kiri oyunlar varmış ne diyelim Allah dış mihrakların sinsi emellerine fırsat vermesin.
 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
Alın benden de o kadar neredeyse bütün haber kanallarında bu belgelerden bahsediliyor açıkcası dinledikçe uykumu yele verdim ne çok komplo ve gizli tehdit ve kiri oyunlar varmış ne diyelim Allah dış mihrakların sinsi emellerine fırsat vermesin.

halk arasında artık klişeleşmiş bir deyim vardır:" bu işte amerikan parmağı var" diye artık bu söz bir komplo teorisi olmaktan çıktı tamamiyle "oyun" kurallarıyla oynanıyor.
Anladığım kadarıyla Türkiye'ye yaramaz çocuk rolü verilmiş ve Türkiye rolunu hakkıyla yerine getriyor ki "bazıları" bu durumdan pek memnun değil..
 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
Mavi Marmara saldırısından sonra gözaltına alınan aktivistler İsrail'de tutuklu kaldıkları günler boyuınca bir sürü suçlama ile karşı karşıya kaldılar malumunuz. orada işkence edilerek kendilerini bir çok soru yöneltilmiş ve sonunda baskılara dayanamayıp tüm aktivistleri Türkiye'ye iade etmek zorunda kalmışlardı..

Orada iken kendilerine ne sorulduysa buradaki gazeeciler ve bazı medya kuruluşlarının da kendilerine aynı soruları yönelttiklerini defalarca işittim..

Şimdi duruma bakın WikiLeaks belgelerinden bir bölüm :



"MOSSAD'ın cümlelerini Türk basını kullanmıştı!"

"Bu belgelerin açılmasıyla yeni bir enformasyon savaşı başladı. Başka ülkelerdeki yazışmalar ve belgeler de mutlaka çıkacaktır artık. Bu bir başlangıç. Bunlar Amerikan devletinin kırmızı kitabındaki belgeler değil. ABD dış politikasının ortak tespitleri değil bunlar. ABD’nin dünyaya yayılmış kılcal damarlarının gönderdiği kriptolardır bunlar. Kesinlikle ABD devletinin resmi politikasını göstermez. “Davutoğlu delidir” tespitinden ise ben bir Türk vatandaşı olarak gurur duydum. Demek ki Davutoğlu kendi ülkesi hakkında iyi çalışıyor ki hakkında böyle şeyler söyleniyor. Davutoğlu doğru yolda demek. Dikkat çeken bir başka şey de, orada MOSSAD ağzından çıkan bazı cümlelerin bazı köşe yazarlarımız tarafından daha önce aynen kullanılmış olması. MOSSAD’a ait olduğu öne sürülen bazı cümleler, mesela “Tanklar neden hâlâ harekete geçmiyor” Türk basınında daha önce bazı kalemler tarafından aynen kullanıldı.
" [Yiğit Bulut]
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Oyun bitince şah da piyonda aynı kutuya konur.Kısır döngülerin bitiminde statü aktörlerine bakalım kim şahlığa terfi edecek gerçi taş da kum da su da aynı şekilde batar bir sonraki oyunda ne piyon şahlığa terfi edecektir, ne de şahın statüsü değişecektir. oyun bitse de şah piyondan her zaman değerlidir.

Piyonlar kutuya sorunsuzca girerler, lappadanak sığarlar içeri. ama bu dikbaşlı, ukala, kendini beğenmiş şah, vezirle bir olup sığmak istemez. kutuya girmiş görünür ama bi bakarsınız ki kapak kapanmıyor. lavuk ve düzenbaz şahın tekinin tacı uzun gelmiş, kutudan taşmış.
Şöyle bir güzelcene sallarsınız, canım bitanem piyoncuklarım şaha yer açmak için ezilip büzülürler. Şah bey de
tahtına açmak için şöyle bir sallanır ama gene sığmaz.

İlle elle dürtüklemek gerekir ki aklı başına gelsin. :)

neyse efe'm ne diyorduk? oyun bitince şah da piyon da aynı kutuya konur, eşittirler... ama bazıları daha eşittirler.

anafikir şudur ki, şah herzaman şahlığını yapar. yapmasa olmaz sanki.Ama şah şunu bilmez i el hükmü Lillah"hüküm ancak Allah!ındır.
Neyse efendim sanırım uykusuzluk dimağımı zorluyor absürd sözler çıtlatmaya başladık :)
 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
Hayvan Çiftliği'ni okuyayım mı size uykuya bire bir :)
 
Üst Alt