- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
"stres ve kaynağı"
STRES NEDİR?
İnsan iç dengesini ve uyumunu bozan zorlama olarak tanımlanır. Fakat kedisi öldüğü için deprasyona girecek derecede incinebilir bir kişi, kimsenin dayanamayacağı bir acıya dayanabilmektedir. Bu nedenle stres kişiden kişiye değişebilen bir kavram olarak kabul edilmelidir.
Günümüzde midesi yanan, başı ağrıyan, kalbi çarpan, göğsü sıkışan, endişe ve tedirginlik içindeki insanlar, rahatsızlığı ile stres arasındaki ilişkinin genellikle farkındadırlar.
Stresin Kaynağı:
Bireyin herhangi bir uyarana verdiği anlam o uyarının stresör olup olmadığını kararlaştıracaktır. Bir kişi düşününüz hayatı çok seviyor ve ölümden çok korkuyor. Birgün kalbinde bir çarpıntı olur ve vücudunun bir tarafı uyuşur. Kalb krizi ihtimali veya felç geçirme korkusu içinde uyanmaya başlar. En büyük sermayesi olan hayatı tehdit altındadır. Hekim hekim dolaşarak ikna olmaya çalışmaktadır. Fakat evrenin sırlarını beş duyu ile çözemeyen pozitif bilim ölüm konusunda çaresizdir. Yapılabilecek iki şey vardır:
1) İçki ve eğlenceyi yoğunlaştırarak devekuşu rolüyle gerçeklerden kaçmak.
2) Gerçek inancın verdiği teslim ve tevekkülle kadere sığınmak.
İnançtaki lezzet o kişi için mânevî bir ilâç gibi tedavi edici olmuştur.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
STRES NEDİR?
İnsan iç dengesini ve uyumunu bozan zorlama olarak tanımlanır. Fakat kedisi öldüğü için deprasyona girecek derecede incinebilir bir kişi, kimsenin dayanamayacağı bir acıya dayanabilmektedir. Bu nedenle stres kişiden kişiye değişebilen bir kavram olarak kabul edilmelidir.
Günümüzde midesi yanan, başı ağrıyan, kalbi çarpan, göğsü sıkışan, endişe ve tedirginlik içindeki insanlar, rahatsızlığı ile stres arasındaki ilişkinin genellikle farkındadırlar.
Stresin Kaynağı:
Bireyin herhangi bir uyarana verdiği anlam o uyarının stresör olup olmadığını kararlaştıracaktır. Bir kişi düşününüz hayatı çok seviyor ve ölümden çok korkuyor. Birgün kalbinde bir çarpıntı olur ve vücudunun bir tarafı uyuşur. Kalb krizi ihtimali veya felç geçirme korkusu içinde uyanmaya başlar. En büyük sermayesi olan hayatı tehdit altındadır. Hekim hekim dolaşarak ikna olmaya çalışmaktadır. Fakat evrenin sırlarını beş duyu ile çözemeyen pozitif bilim ölüm konusunda çaresizdir. Yapılabilecek iki şey vardır:
1) İçki ve eğlenceyi yoğunlaştırarak devekuşu rolüyle gerçeklerden kaçmak.
2) Gerçek inancın verdiği teslim ve tevekkülle kadere sığınmak.
İnançtaki lezzet o kişi için mânevî bir ilâç gibi tedavi edici olmuştur.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan