Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Yusufça

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Ocak 2012
Mesajlar
9,323
Aldığı Beğeniler
30,359
Konum
Bitlis
Takım
Beşiktaş
Âile, toplumun âsâyiş ve huzurunu belirleyen önemli bir kurumdur. Sabahları toplumun içine karışan bütün insanlar, âilelerinden almış olduğu enerji ve birikimle başlarlar güne... Evde yaşanan sevgi-saygı, iletişim-paylaşım, diğergamlık-hoşgörü; pozitif veya negatif enerji olarak tezâhür eder. Bunlara insanların yüzlerindeki tebessüm ve selâmlaşmadan iş yerlerindeki iletişim ve verimliliğe kadar hayatın geniş bir yelpazesinde hemen her zaman şahit olmak mümkündür.

Bunun yanı sıra okullarımızda her geçen gün artan şiddet eğilimi ve Cennet meyveleri olan küçücük çocuklarımızda âniden nükseden öfke ve asabiyet ise, üzerinde durup düşünmeyi ve hayatımızı yeniden revize etmeyi gerektirecek derecede ehemmiyet arz ediyor.

Zamanımızın hız ve haz çağı olması, teknolojik araçların insan sinirlerini tahrip edecek kadar hayata hâkimiyet kurması, âileyi temel dinamiklerinden sarsmaya başlamıştır. Sevgi ve huzur merkezi olan yuvalarımıza, kapital ve tüketim virüsü bulaştığı andan itibaren âilelerimiz güvenli bir sığınak ve huzurlu bir liman olmaktan çıkıp seküler ve birbirlerinden bîgâne fertlerin zaruri birlikteliğine dönüşmüştür.

Âile fertlerinin dâimâ kendi hak ve ihtiyaçlarını ön planda tutup sivrilen egolarıyla hareket etmeleri, şefkat ve yardımlaşma odağı olan hânelerimize maalesef her türlü şiddeti dâvet etmiştir.

Sosyal medya fenomenleri olarak artan bilgilerimiz ve zirveye çıkan gururlarımızla ev içinde ve dışında istediğimiz her şeyi yapmak uğruna, âile fertlerini ve gerekirse âile reisini de evden uzaklaştırarak âileyi rahatça parçalamak… Bir telefon kadar yakınlaşmış ve kolaylaşmıştır artık!..

* * *
Âile olmak, kişilerin cüz’î irâdeleri yanında, her şeyden önce Âlemlerin Rabbi tarafından takdir edilmiş bir yazgıdır. Başlangıçta şahsî istek ve ihtiyaçlarla tercih edilip kurulmuş olmakla birlikte dînî bir sorumluluk altına da girilmiş olup kalpler Rahmân’ın sevgisiyle beslenmektedir.

Nesiller, ilk insan ve ilk âile, Hazret-i Âdem ve Havva’dan itibaren bu şekilde meydana gelmiş ve günümüze kadar da böyle devam etmiştir. İki farklı cinsiyet, iki farklı kültür ve biyolojik yapının elbette birbirine uyum problemlerini aşmaları zaman alacaktır. Önemli olan, karşılaşılan meseleleri sevgi-saygı ve empati ile çözüme kavuşturmak, şeytanın sevgiyi zedelemesine izin vermemektir.

Gerçekten insanlık tarihi boyunca devam eden “ilâhî huzur pınarı ve nesiller mektebi” olan âileye, Cennet’ten kovulan şeytanın müdâhalesi dâimâ büyük olmuştur. Peygamber Efendimiz, şeytanın bu azmini şöyle tarif eder:

“İblis tahtını su üzerine kurar. Sonra yapacakları kötülükleri yapmak üzere avânesini sağa-sola gönderir. Makam ve mevkîce ona en yakın olan, fitnenin en büyüğünü yapandır. Hepsi yaptıklarını anlatmak üzere İblis’in yanına gelir ve içlerinden biri:

«-Ben şunu, şunu yaptım.» der. Ancak İblis, ona:

«-Senin yaptığın da bir şey mi?» der. Sonra bir başkası gelir ve:

«-Karı-kocanın arasına bir fitne attım, hatta boşanıncaya kadar onların yakasını bırakmadım.» der.

İblis bundan o kadar memnun olur ki, hemen onu yanına çağırır ve:

«-Sen ne kadar şirinsin!» diyerek ona iltifat eder.”
(Müslim, Münâfikûn, 67)

Âyet-i kerîmede şeytan, “hannâs” (en-Nâs, 4) olarak vasıflandırılır. Yani “geriye çekilip fırsatını bulduğu anda saldırıya geçen, haktan görünüp insana sağdan yaklaşan, yapılan kötü ve çirkin işleri güzel gösteren ve her fırsatta insanın ayağını kaydırmak isteyen sinsi bir varlık”...

Âile fertlerine yaklaşımı hep bu şekilde sinsi ve hassas noktalarını gündeme getirici şekilde olmuştur. Şeyh Said isyanı günlerini bizâtihî yaşayıp ardından beş yetime ve bir o kadar torun ve yeğene hâmîlik yapan, doksan dört yaşındaki teyzem:

“-Bir kurtçuk eve girince, yavrularını bırakmadan çıkmaz; şeytan ve avâneleri de âileye girebilecek küçük bir sebep buldu mu, açılmadık defter, görülmedik hesap bırakmaz!” derdi.

Puslu havaların ne getireceği belli olmadığı gibi âile fertleri böyle durumlarda eski-yeni her şeyi konuşup hesap sormak, tartışmak ister. Zaten şeytanın en fazla hoşuna giden, iki kimsenin seslerini yükselterek tartışmasıdır. Tıpkı teyzemin:

“-Tartışmalarda şeytan ağızlara bal sürer, insanoğlu konuştukça konuşmak ister!” dediği gibi…


Seher KÜÇÜK
 

Hafız_70

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2007
Mesajlar
8,243
Aldığı Beğeniler
6,432
Takım
Fenerbahçe
Önemli paylaşım için Allah razı olsun kardeşim. Çocukların ilk okulu aile ocağı olmasına rağmen malesef dünya telaşesi sebebi ile ihmal edilmiş tam manası ile aile terbiyesi Allah ve peygamber aşkı aşılanamamıştır.
Hal böyle olunca daha sonraki okul yıllarında da eğitim verenler de ben dersimin saatini doldurayım da gerisini boş ver anlayışı içinde göz Nurumuz çocuklarımız kendi başlarına terkedilmişler onlarda İnternet telefon kötü arkadaş kıskacında sıkışıp kalmışlardır.
Tabiki sözüm meclisten dışarı.
Allah sonumuzu hayr eylesin.
Peygamberimiz sav in evleniniz çoğalınız ben sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim hadisin ce iftihar edeceği bir neslin ümmeti olmayı Allah herkese nasip etsin. Veselam
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
@Yusufça kardeşim...paylaşımız için evvel teşekkür ederim...
Teoride; her akıl,vicdan, kalp sahibi insan Hay Hay der muhakkak...asıl maharet bunları pratiğe dökebilmek...yani evlilik kurumu içerisinde yaşamak ve yaşatabilmek illâ ki...
94 yaşındaki teyzemiz gün görmüş, acı'tatlı birçok evrelerden geçmiştir muhakkak...
Şerr'i bilmeden hayr'ı bilmek, bulmak çok daha zor olsa gerek...
Eski'ler yaşayarak öğreniyorlardı sahip oldukları şartlar dahilinde...ve geçim ediyorlardı...
Sonraki nesiller de gerek şartlar, gerek imkânlar, gerekse yaşamadan bilinen birçok öğretileri bu kurum'da hayata geçirebilme...kolaylığı olduğu kadar zorluğunu da beraberinde getirdiği mâlum...
Teyzemizin en sonda ki sözüne şu minvâlde katılmam zor...
Ortada bir sorun var ise konuşulmalı, tartışılmalı,hatta anlaşamadığı konu hakkında dahii anlaşabilmeli...çünkü iki ayrı âlem, iki farklı cins, iki farklı karakter, iki ayrı insan...fikir, düşünce, hissiyat ...derken en nihâyetinde insan...
Tartışmada üslup şöyle olmalı böyle olmalı gibi tarife girmek haddim'e değil ...akıl ve vicdan sahibi er'kişi bilir muhakkak...
Çeyrek asrı beraber yürüdüğüm yoldaşım'dan çok şeyler öğrenmiş ve halâ öğrenebildiğim için şükür Rabbe derim...
Konuşmanın yalnızca söz'den ibaret olmadığını da yıllar dan ziyade yaşanmışlıklardan olduğunu arif olan anlar inşAllah...
Çok şey bilmesekte haddi aşmıyayım yeter evvelAllah????
 

Yusufça

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Ocak 2012
Mesajlar
9,323
Aldığı Beğeniler
30,359
Konum
Bitlis
Takım
Beşiktaş
Önemli paylaşım için Allah razı olsun kardeşim. Çocukların ilk okulu aile ocağı olmasına rağmen malesef dünya telaşesi sebebi ile ihmal edilmiş tam manası ile aile terbiyesi Allah ve peygamber aşkı aşılanamamıştır.
Hal böyle olunca daha sonraki okul yıllarında da eğitim verenler de ben dersimin saatini doldurayım da gerisini boş ver anlayışı içinde göz Nurumuz çocuklarımız kendi başlarına terkedilmişler onlarda İnternet telefon kötü arkadaş kıskacında sıkışıp kalmışlardır.
Tabiki sözüm meclisten dışarı.
Allah sonumuzu hayr eylesin.
Peygamberimiz sav in evleniniz çoğalınız ben sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim hadisin ce iftihar edeceği bir neslin ümmeti olmayı Allah herkese nasip etsin. Veselam

Aleykumusselam hocam, amin amin amin ..
 

Yusufça

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Ocak 2012
Mesajlar
9,323
Aldığı Beğeniler
30,359
Konum
Bitlis
Takım
Beşiktaş
@Yusufça kardeşim...paylaşımız için evvel teşekkür ederim...
Teoride; her akıl,vicdan, kalp sahibi insan Hay Hay der muhakkak...asıl maharet bunları pratiğe dökebilmek...yani evlilik kurumu içerisinde yaşamak ve yaşatabilmek illâ ki...
94 yaşındaki teyzemiz gün görmüş, acı'tatlı birçok evrelerden geçmiştir muhakkak...
Şerr'i bilmeden hayr'ı bilmek, bulmak çok daha zor olsa gerek...
Eski'ler yaşayarak öğreniyorlardı sahip oldukları şartlar dahilinde...ve geçim ediyorlardı...
Sonraki nesiller de gerek şartlar, gerek imkânlar, gerekse yaşamadan bilinen birçok öğretileri bu kurum'da hayata geçirebilme...kolaylığı olduğu kadar zorluğunu da beraberinde getirdiği mâlum...
Teyzemizin en sonda ki sözüne şu minvâlde katılmam zor...
Ortada bir sorun var ise konuşulmalı, tartışılmalı,hatta anlaşamadığı konu hakkında dahii anlaşabilmeli...çünkü iki ayrı âlem, iki farklı cins, iki farklı karakter, iki ayrı insan...fikir, düşünce, hissiyat ...derken en nihâyetinde insan...
Tartışmada üslup şöyle olmalı böyle olmalı gibi tarife girmek haddim'e değil ...akıl ve vicdan sahibi er'kişi bilir muhakkak...
Çeyrek asrı beraber yürüdüğüm yoldaşım'dan çok şeyler öğrenmiş ve halâ öğrenebildiğim için şükür Rabbe derim...
Konuşmanın yalnızca söz'den ibaret olmadığını da yıllar dan ziyade yaşanmışlıklardan olduğunu arif olan anlar inşAllah...
Çok şey bilmesekte haddi aşmıyayım yeter evvelAllah????


Bir kere teyze demişse doğru demiş :) :) onu sizinle tartışmıyorum
Ne yani teyzeye muhalefet mi edek, çok kızar :) (Bu sözler tabiki şaka)
İsimler net olarak aklımda olmadığı için isim vermeden yazacam;
Bir talebe münakaşa ilmiyle uğraşıyor
Büyük bir alim olan babası onu men ediyor o ilimden
"Ama baba, sizde o ilim ile uğraşıyorsunuz" diye itiraz eder oğlu
Baba şöyle der; "Biz uçurumun üstünde bir ip üzerinde hissederek tartışırız
karşımdakini kırsam, yanlış bir şey desem, o ipten uçuruma düşerim korkusu var bizde
Ama görüyorum ki sizde, karşı tarafı yenme, nefsi tatmin etme, galip gelme üzere tartışma yapıyorsunuz"
Yani demem o ki değerli ablam; Tartışmayı bilirsek tartışmakta güzel..
Nefsani olursa, ibadet bile çirkin..
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
EyvAllah kardeşim
Misâl çok güzel..
Âlim de o mertebeye erene dek Allahuâlem hayli evrelerden geçmiştir...deyip teyzemize işaret etmiş olmayayım????
Rahmet olsun Rabbimizden cümle göç edenlere...
Doğrudur kardeşim...tartışmayı bilenle tartışmak güzel????????
 
Üst Alt