Hayatı daha iyi, güzel yaşamak için bu 4 maddeyi hayatımıza geçirelim.
Kendimizle 4 anlaşma yapalım.
1- Söz büyüdür.
2- Hiçbir şeyi kişisel alma.
3- Varsayımda bulunma.
4- Yapabildiğinin en iyisini yap.
Birinci Anlaşma: “Söz büyüdür.”
“Kullandığınız sözcükleri özenle seçin.” Kullandığınız sözcükler saf, arı, temiz, kusursuz, eksiksiz olmalıdır.
Bir gün sabahtan itibaren konuşmalarınızda ne kadar olumsuz sözcükler kullandığınıza bir dikkat edin. Fark ettiklerinizi not edin. Çocukluktan itibaren en yakınlarımızdan duyarak öğrendiğimiz ve fark etmeden kullandığımız sözcükler.
Don Miguel olumsuz sözcüklerin etkisi için şöyle diyor “Söz, sadece bir ses ya da yazı sembolü değildir. Söz, bir güçtür; kendinizi ifade etme ve iletişim kurma gücüdür. Sözle düşünürsünüz. Düşünmekte kullandığınız sözlerle yaşamınızdaki olayları yaratırsınız.”
İkinci Anlaşma: Hiçbir şeyi kişisel alma.
“Sizi inciten söylenenler değildir. Söylenenler yaralarınıza dokunduğu için incinirsiniz. Sizi inciten sizsiniz.”
3.Varsayımda Bulunmayın.
Alışkanlıklarımız ve rutin davranışlarımız içinde varsayımlarda bulunduğumuzu fark etmeyiz bile” diyor Yazar. Herkesin bizim gibi düşündüğünü varsaymak. Her birimiz farklı bireyleriz, farklı şeylerden etkilenir, farklı şekilde tepki veririz. Bu nedenle hatalı düşünceye daldığımızı fark etmeyiz bile. Anlamak için iletişim kur.
Varsayma, Zannetme, Farz etme. Soru sor…
Dördüncü Anlaşma: “Daima Yapabildiğinin En İyisini Yap”
“Yapabildiğinin en iyisini yap.” Yazar Miguel son anlaşma için; “Bu anlaşma, diğer üç anlaşmanın kalıcı alışkanlığa dönüşmesini sağlayan anlaşmadır. Dördüncü anlaşma ilk üçünün aksiyonudur. Her koşulda, daima en iyisini yapın, ne daha fazla ne daha az. Ama şunu daima hatırlamanızda yarar var: An, her an değiştiği için asla ‘en iyiniz’ olmayacaktır. Dört anlaşmayı yaşamınızda uyguladıkça ‘en iyiniz’ de gittikçe ‘en iyi’ hale gelecektir.” diyor.
“Her günün hakkını vererek yaşayın. Bugün yeni bir rüyanın başlangıcı olsun.”
-Dört Anlaşma kitabından alıntı
Kendimizle 4 anlaşma yapalım.
1- Söz büyüdür.
2- Hiçbir şeyi kişisel alma.
3- Varsayımda bulunma.
4- Yapabildiğinin en iyisini yap.
Birinci Anlaşma: “Söz büyüdür.”
“Kullandığınız sözcükleri özenle seçin.” Kullandığınız sözcükler saf, arı, temiz, kusursuz, eksiksiz olmalıdır.
Bir gün sabahtan itibaren konuşmalarınızda ne kadar olumsuz sözcükler kullandığınıza bir dikkat edin. Fark ettiklerinizi not edin. Çocukluktan itibaren en yakınlarımızdan duyarak öğrendiğimiz ve fark etmeden kullandığımız sözcükler.
Don Miguel olumsuz sözcüklerin etkisi için şöyle diyor “Söz, sadece bir ses ya da yazı sembolü değildir. Söz, bir güçtür; kendinizi ifade etme ve iletişim kurma gücüdür. Sözle düşünürsünüz. Düşünmekte kullandığınız sözlerle yaşamınızdaki olayları yaratırsınız.”
İkinci Anlaşma: Hiçbir şeyi kişisel alma.
“Sizi inciten söylenenler değildir. Söylenenler yaralarınıza dokunduğu için incinirsiniz. Sizi inciten sizsiniz.”
3.Varsayımda Bulunmayın.
Alışkanlıklarımız ve rutin davranışlarımız içinde varsayımlarda bulunduğumuzu fark etmeyiz bile” diyor Yazar. Herkesin bizim gibi düşündüğünü varsaymak. Her birimiz farklı bireyleriz, farklı şeylerden etkilenir, farklı şekilde tepki veririz. Bu nedenle hatalı düşünceye daldığımızı fark etmeyiz bile. Anlamak için iletişim kur.
Varsayma, Zannetme, Farz etme. Soru sor…
Dördüncü Anlaşma: “Daima Yapabildiğinin En İyisini Yap”
“Yapabildiğinin en iyisini yap.” Yazar Miguel son anlaşma için; “Bu anlaşma, diğer üç anlaşmanın kalıcı alışkanlığa dönüşmesini sağlayan anlaşmadır. Dördüncü anlaşma ilk üçünün aksiyonudur. Her koşulda, daima en iyisini yapın, ne daha fazla ne daha az. Ama şunu daima hatırlamanızda yarar var: An, her an değiştiği için asla ‘en iyiniz’ olmayacaktır. Dört anlaşmayı yaşamınızda uyguladıkça ‘en iyiniz’ de gittikçe ‘en iyi’ hale gelecektir.” diyor.
“Her günün hakkını vererek yaşayın. Bugün yeni bir rüyanın başlangıcı olsun.”
-Dört Anlaşma kitabından alıntı

