Allahu teala affetmeyi, rızası için affedenleri sever..
“(Ey Rasûlüm!) Affedici ol! İyi ve güzel olan şeyleri emret! (Delil kabul etmeyen ısrarcı)câhillerden yüz çevir.” (el-A’raf, 199)
“…(Ey Peygamber!) Şimdi Sen onlara yumuşak davran, affet ve güzel muâmelede bulun!” (el-Hicr, 85)
Affın en güzel misâlleri, Rasûlullah s.a. v Efendimizʼin hayâtındadır. O, Uhud Harbi’nde amcası Hazret-i Hamza’nın ciğerini hırsla dişleyen Hind’i,
Mekke’nin fethi günü kelime-i tevhîdin şânı hürmetine affetti.
Kızı Zeyneb r.a ’yı mızrağıyla vurarak deveden düşürüp şehâdetine sebep olan azılı İslâm düşmanı Hebbâr bin Esved’i de îmân etmesi üzerine affetti. Hattâ önceden yaptıklarını hatırlatarak ona târizde bulunmayı bile yasakladı.
Rasûlullah s.a.v şöyle anlatır:
“Sizden önceki ümmetlerden bir adam hesâba çekildi; hayır nâmına hiçbir şeyi bulunamadı. Fakat bu adam insanlarla haşir-neşir olan zengin bir kimse idi. Hizmetçisine, darda kalan fakirlerin borcunu affetmesini emrederdi. Azîz ve Celîl olan Allah; «Biz affetmeye ondan daha lâyıkız; onun günahlarını örtün!» buyurdu.” (Müslim, Müsâkât, 30; Ahmed, IV, 120)
“(Ey Rasûlüm!) Affedici ol! İyi ve güzel olan şeyleri emret! (Delil kabul etmeyen ısrarcı)câhillerden yüz çevir.” (el-A’raf, 199)
“…(Ey Peygamber!) Şimdi Sen onlara yumuşak davran, affet ve güzel muâmelede bulun!” (el-Hicr, 85)
Affın en güzel misâlleri, Rasûlullah s.a. v Efendimizʼin hayâtındadır. O, Uhud Harbi’nde amcası Hazret-i Hamza’nın ciğerini hırsla dişleyen Hind’i,
Mekke’nin fethi günü kelime-i tevhîdin şânı hürmetine affetti.
Kızı Zeyneb r.a ’yı mızrağıyla vurarak deveden düşürüp şehâdetine sebep olan azılı İslâm düşmanı Hebbâr bin Esved’i de îmân etmesi üzerine affetti. Hattâ önceden yaptıklarını hatırlatarak ona târizde bulunmayı bile yasakladı.
Rasûlullah s.a.v şöyle anlatır:
“Sizden önceki ümmetlerden bir adam hesâba çekildi; hayır nâmına hiçbir şeyi bulunamadı. Fakat bu adam insanlarla haşir-neşir olan zengin bir kimse idi. Hizmetçisine, darda kalan fakirlerin borcunu affetmesini emrederdi. Azîz ve Celîl olan Allah; «Biz affetmeye ondan daha lâyıkız; onun günahlarını örtün!» buyurdu.” (Müslim, Müsâkât, 30; Ahmed, IV, 120)




