Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

iLkay*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Eyl 2005
Mesajlar
1,210
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Şehr-i İstanbul
Takım
Galatasaray
biraz tepkisel yaklaşımlar olabilir ama...

tanrı tapılan,yaradan şey anlamındadır
ben eğer tanrım dersem benim hangi tanrıya taptığım belli olmaz
ama benim kasdettiğimi ben bilirim

bence tanrı demekde sakınca yok
tanrı ortak bir anlam taşır her dilce ve milletce...

ama en uygun olanı tabiki
ALLAH ve 99 MUBAREK İSMİDİR
çünkü hepsi birbirinden güzel anlamlar taşır..
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Soru
ALLAHu tealaya hitab ederken bazen Tanrım demekte bir mahsur var mıdır?


Bir âyet-i kerimede "En güzel isimler ALLAH'ındır. ALLAH'a bu isimlerle dua ediniz"1 buyurulur. Bu âyet, Cenab-ı Hakkın birçok isimlerinin bulunduğuna işaret etmektedir. Her birisi güzel ve ulvî mânâlar ihtiva eden bu yüce isimlere "güzel isimler" mânâsında "Esmâü'1-Hüsnâ" denilmektedir. Bu İlâhî isimlerden bazıları şunlardır: "Vâhid, Evvel, Âhir, Zahir, Bari, Musavvir, Rahman, Rahîm, Hayy, Kayyum, Halım, Kerîm, Tevvâb, Rezzâk, Muhyî, Mümît."

Cenab-ı Hakkın isimlerinin tamamı kesin olarak bilinmemektedir. Bazı âlimler Esmâ-i Hüsnânın bin kadar olduğunu beyan ederler. Nitekim, Peygamberimiz (a.s.m.) Cevşenü'l Kebîr isimli hususî duasında Rabbine bin bir isim ve sıfatla niyaz etmektedir. Yine bazı ulema ise bu isimlerin dört bini bulduğu kanaatindedir. Bu isimlerin ise ekserisini sadece Cenab-ı Hak bilir. Bir kısmını melekler, diğer kısmını da meleklerle birlikte peygamberler bildiği gibi; mü'minler de Peygamberimizden öğrendikleri kadarıyla malûmat sahibidirler.

îbnî Mâce ve Tirmizi gibi hadis kitaplarında Esmâ-i Hüsnâ hakkında rivayet edilen hadis-i şeriflerde Peygamberimiz bu isimleri bir bir zikretmekte ve faziletini bildirmektedir. Esmâ-i Hüsnânın sayıldığı hadis-i şerifin baş kısmının meali şöyledir:

"Şüphesiz, ALLAH'ın doksan dokuz, yüzden bir eksik ismi vardır. Muhakkak ALLAH tektir, tek olanı sever. Kim o doksan dokuz ismi sayarsa veya ezberlerse Cenab-ı Hak onu Cennetle mükâfatlandırır."2

Ancak, bu müjdeye mazhar olmak için sadece isimleri sayıp ezberlemek kâfi gelmez. Bu İlâhî isimlerin içinde bulunan ve taşımış oldukları ulvî mânâları düşünüp, kâinat yüzündeki tecellî ve akislerini müşahede etmeyi de unutmamalıdır. Meselâ, ALLAH'ın Rezzak olduğunu bilip düşünerek rızık için endişeye kapılmamalı. Rızkı helâlinden aramalı, kanaatkar olmalı. Cenab-ı Hakkın sadece insanın kendisini değil, en küçük mikroptan file kadar, parmak kadar balıklardan tonlarca ağırlıktaki balinalara kadar milyarlarca canlının ve bitkinin rızıklarını hiç şaşırmadan, ihmal etmeden, en güzel bir şekilde ihsan ettiğini düşünüp tefekkür etmek Rezzâk ismini okumanın bir cihetidir.
Cenab-ı Hakkın isimleri tevkîfîdir, yani semavîdir. Bu isimlerin büyük bir kısmı Kur'ân-ı Kerimde zikredildiği gibi, geriye kalanlarını Peygamberimiz bildirmektedir.

Peygamberimiz de (a.s.m.) zikretmiş oldukları isimleri Rabbinden öğrenerek bildirdiğine göre, Cenab-ı Hak için bu isimlerin dışında bir isim kullanılmaz. Yani, ALLAH sadece Kur'ân'ında bildirdiği ve Habibine öğrettiği isimleriyle kendisine niyaz edilmesini istemektedir. Başta mealini verdiğimiz âyet-i kerime bu mânâya işaret etmektedir.
Cenab-ı Hakkın, söylendiği zaman kalb ve gönülleri dolduran ve kâinatı mânâlandıran "ALLAH" ismi-i celâli ve doksan dokuz mübarek ismi ve sıfatları bulunuyorken Onu başka uydurma isimlerle anmak ne kadar yakışıksız bir hareket olduğu açıktır. Bilhassa "ALLAH" ismini söylememek için ısrarla "tanrı" kelimesini kullanmak iyi niyetten kaynaklanan bir düşünce değildir. Çünkü esasen "tanrı" kelimesi, bir olan ALLAH'ı tanımayıp başka "uydurma" mabutlara isim olarak verilmiştir. "Yer tanrısı, gök tanrısı" gibi. Halbuki Cenab-ı Hakkın böyle bir isme ihtiyacı olmadığı gibi, kendi bildirdiği isimlerin dışında çağrılmamasını, dua ve niyaz edilmemesini istemektedir.

İsmi Ahmed olan bir insanı "ağaç" diye çağırsanız size ne kadar kızacağını, hattâ darılıp küseceğini; yanlışlıkla söylemişseniz hemen "Benim ismim ağaç değil Ahmed'dir" diyeceği kesindir. Bir kul olan insan kendi ismiyle çağrılmayıp başka uydurma bir isimle çağrıldığı zaman nasıl kızıyorsa; kâinatın Rabbi olan Yüce ALLAH, kullarının kendisini uydurma isimlerle çağırmasına, dua etmesine hiç rıza gösterir mi? Bir insanı kendi ismiyle çağırmaya dikkat eden insan, Cenab-ı Hakkı yüce isimleriyle çağırmazsa ne kadar anlayışsızlık gösterdiğini, ne kadar hata ettiğini artık anlamalı. Bilhassa "ALLAH" ismi celilî ALLAH'tan başka hiçbir mahluka verilmediği için de ismi âzam olmuştur. Bundan dolayı Kur'ân-ı Kerimde "ALLAH" lafz-ı celâli, müstakil olarak iki bin sekiz yüz küsur yerde geçmektedir.

Buna göre Tanrı kelimesi ALLAH lafzının yerini tutmaz. Ancak kişi isterse ALLAH'ı niyet ederek, bir yaratıcıyı kasdederek, İlah ya da Tanrı diyebilir.

1-Araf Sûresi, 180.
2-İbni Mâce, Dua, Dua: 10. Tirmizî, Dua: 83.
Mehmed PAKSU Meseleler ve Çözümleri 1​
 
Üst Alt