Derviş, bir tevekkül insanıdır. Onun tevekkülü, Niyazî-ı Mısrî'nin şiirinde geçer. Kahrı ve lütfu bir görür, Yunusleyin "Kahrın da hoş, lütfun da!" der. Sebeplere riayet etmeyi, ter dökmeyi, çalışmayı fiilî bir dua bilir. Çalışarak ve ter dökerek duasını yapar, sonra Rabbinden kendisine gelecek olana razı olur. Israrlı bir talebi olmaz, hayır üzere olanı diler. Bir süre sonra talip olmaktan da çıkar, Rabb'in her daim kendisini bildiğini, dolayısıyla ayrıca talep etmeyi adaba mugayir görür.
Mahmud Erol Kılıç, Hayatın Satır Araları, sf. 70