Sevgili Dostlar,
Daha önce değişik vesilelerle ifade ettiğimiz gibi, yaklaşık 7 senedir her gün bulunduğumuz mekanın salonunda biraraya gelip en az yarım saat olmak üzere toplu dua okuyoruz. İçimizden hiç olmazsa birinin içli duaları kabul olursa, ondan hepimizin istifade edeceğine inanıyoruz.
Malumunuz, “dua külliyet kesbederse kabule karin olur” demiş büyüklerimiz; yani, Mevlâ-yı Müteâl’e beraberce teveccüh eden temiz yüzlülerin, aynı duygularla atan yüreklerin ve aynı taleplerle açılan ellerin sayısı ne kadar çok olursa, yapılan o duanın Hak katından kabul mührü alması ihtimali de o ölçüde büyüktür.
İşte, bu mülahazayla, zaman zaman burada okuduğumuz duaları size de bildiriyor; selim kalbleriniz, halis niyetleriniz ve yanık ifadelerinizle tazarrumuza katılmanızı, böylece dualarımızın kabulüne vesile olmanızı istirham ediyoruz.
İnşallah bundan sonra bu konuda size daha kısa aralıklarla yazacak ve bütün dualarımıza sizi de davet etmeye çalışacağız.
Milletimiz, ülkemiz, ülkümüz ve istikbalimizin bir yıldız gibi parlaması, bu uğurda gayret gösteren herkesin şerirlerin şerlerinden muhafaza kılınması ve hayır yolunda bulunanların işlerinde muvaffak olması..
Mevla-yı Müteâl’in, mü’minlere düşmanlık yapanların, insanlığın ebedi saadetinden başka derdi olmayan Hakikat sevdalılarına tuzaklar kuranların ve komplo üstüne komplolar hazırlayarak milletimizin önünü kesmeye çalışanların haklarından gelmesi...
Mülahazalarıyla bugünlerde aşağıdaki duayı okuyoruz.
Lütfen tazarru ve münacaatımıza katılır ve en azından “âmin” der misiniz?!..
Şimdiden çok teşekkür ederiz.
Hürmetlerimizle...
Editör B. Berk
Sevgili dostlar,
İhtiva ettiği mülahazaların bir kısmına göre meali verilen bu dua her gün okunmalıdır. Allah kabul eylesin.
.
Ey Yücelerden Yüce Yaratıcımız!
Bizleri, taât ve ibadette sabır gösteren “halîm”lerden; gönülde ve davranışlarda istikamet sırrına ermiş “selîm”lerden; kaba ve katı yürekli olmayan ve inanmıyorlar diye neredeyse kendini paralamak suretiyle ömrünü ah u enînlerle geçiren “evvâh”lardan; Cânan ile ilgili olmayan her şeye karşı tavır alan “Evvâb”inden; her hal ve tavrını yüce dergah’ın kriterlerine ve mihenklerine test ettiren “Münîb”lerden; büyüklüğüne rağmen ağyâr nazarında iki büklüm görünmeyi seçen “mütevâzi”lerden; her lahza Seni görüyormuşçasına davranışlarını ayarlayan ve Senin tarafından görülüyor olma bilinciyle hareket eden “haşyet ehli” kahramanlardan; Kur’an ahlakıyla ahlaklanmak suretiyle göründüğünde Allah’ın hatırlandığı kutlulardan; ağırbaşlı, temkinli, sakin, gayretli ve oturaklı “vakûr”lardan; ciddî kimselerden; temkin ehlinden; kâinatı ve içindekilerini Sana olan nisbetlerinden dolayı seven; Seni sevdirme gayreti içine girdiklerinden, onlara karşı bütün gönüllerde sevgi ve vüdd vaz’ettiğin sevgili kullarından; sağanak sağanak lütuflarını ve hoşnutluğunu elde etmenin verdiği sevinçle Senden râzı olmuşlardan; ilahî mukaveleye sâdık kalmış Senin râzı olduğun kullardan; atmosferine ve çekim alanına giren herkesin, seviyesine göre mâide-i semâviyeden hissemend olduğu heybet ehli kimselerden; öğretilerini ve dininin ruhunu anlayan kavrayış sahibi kimselerden; akl-ı âzam diye tavsif edilen “fetânet”in gölgesinde yol alan “fatin” zatlardan; ilhama mazhar olmuş “mülhem”lerden; ihlasa erdirilmiş “muhlas”lardan; ihlası kazınmış “Muhlis”lerden eylemeni diliyor ve bizleri bu yolda sabit kadem kılmanı dileniyoruz.
Duamıza son verirken, gaybın son habercisi Efendimize, onun temizlerden temiz ve her biri uyulacak bir kutup yıldızı hükmündeki ev ahalisi ve ashâbına; onun diğer peygamber kardeşlerine; indinde kurbiyete nâil olmuş meleklere; yeryüzü ve gökyüzü ehli sâlih kullarına, bizim nâmımıza salât ve selam etmeni diliyor, onların bütününden ve bizlerden râzı olmanı istirham ediyoruz, Rabbimiz!