Ardıma düşme, tutma ellerimi, kanadım kırık bugün.
Çölün haberlerini sorma, kum taneleri alıp götürdü,
Yağmur bulutlarına sor yakubun yorgun gözlerini!
Kalem suskun bugün, kitap ateşe atacak kendini...
Kırgın gönüllere bir seda gelirse bilalin sesinden !
Atların ağladığı çölü, bir anlayabilsen dar-ı kerbelayı,
Zeynebe sorma ve yakuba, sorma ibrahime ismaili!
Hacerin yalın ayaklarını öpen çölde bir çocukla ağla,
Bana ağla! yada yusufun kardeşlerine!..ve yezide!
Dallarını eğme, uzatma bivefa kollarını çaresiz,
Gözlerime hep hüznü yakıştırdım, ağlamaya alıştım..
Dost değilmi ki göz yaşı, yar değilmi ki bin yara!...