Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Edebiyat

Yusufça

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Ocak 2012
Mesajlar
9,323
Aldığı Beğeniler
30,359
Konum
Bitlis
Takım
Beşiktaş
bir gelin rüyası, bir yalın duvak
içinde aklıma sen geliyorsun
sende bir deniz var beni boğacak
bir gülüşün kalmış bir düş olmuşsun
herşey çığlık çığlık herşey yalnayak

kapılar kırılmış hıçkırıyorsun
ve maviyi geri istiyor kuşlar
aydınlık aydınlık ama sen yoksun
bir resim yanıyor sonra susuşlar
söyleyin öyleyse beni kim vursun....



alıntı
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Seni...
Öyle derinlere gömdüm ki seni,
bir daha bulamadım sesini.
Sürekli kendini çoğaltan tekil özneydin benimle.
Kulelerden bağıran,
kangren olmuş bir susmaydım.
Haramzedeydi gülücüklerim.
Gittim,
muammaları bağlayarak gözlerime.
Baldıran acısı tadında,
melankol lanetler yapıştı dilime.
Kanla karışık tutarsız yeminler...
Bir de;
kalbimdeki soytarı hüzün...

Ey sevgili!
Sen Meryem kadar safsın ve zambak rengidir sevdaların.
Ya ben?
Ödünç aldığım vakur sancılarda ölebilmeyi diliyorum şimdi, dua dua...

Ortaçağ'ın günahkarlığından kalan,
skolastik bir yalnızlıktım ellerinde,
sevgili!
Söyleyemedim...
Yasaktı...
Dillendiremezdik aramızdaki sensizliği.
Sen küf kokulu hayatlardan geçip giderken,
avuçlarındaki mahşer meydanlarında lime lime edilen
ben oldum.
Süngülenmiş kent yığınları düşerdi,
saçlarımdan akıp giden yasadışı yağmurların bağrına.
Alnımda heder olmuş bir akşam,
kanatırdı düşlerimi bin kere.
Sana ihanetimmiş aslında bu protest yalnızlıklar. Bilemezdim...

Hangi aşkın ayrılığı bu kadar lanetliydi ki?
Hangi aşk mutluluk mevsimlerini solurken,
apansız zift çiçeklerine durabilirdi?
Yığılıp kaldığım yerde,
marazi öfkeler ayaklanırdı sevdanın eylülüne;
mahrem kahkahalarda acına suçüstü uyanma diye... Rüyalarımda kıskıvrak ağlama diye...

Gül diye ey yar!

Gül diye...

Kalsaydım,
üstüme kalmayacaktı bağışlanamayan suçlar.
Cinayet mahallerinde
sereserpe bırakmayacaktın gülüşlerimi, delil diye.
Kirli yüzler arasında sobelenmiş,
kirpikleri Sehmud Ovası'na değen bir kız çocuğuydun içimde. Bense susmaların gırtlağında unutulmuş,
söylenmeyen,
kullanışsız bir cümleydim.

Ey yar!

Kimliği belirsiz kelimelerin kabristanı değil midir susmak?

Sevgili!
Yüz'lerce sen'dim.
Sen'lerce yüz'düm.
Yüzünü geçemedim.
Boğuldum!
İyi ki kalmamışsın bende...

Çok cepheli yaşamların,
karabasan tünellerinde bıraktım ömrümü.
Yani biraz faili meçhul,
biraz aşinaydım kendimi öldürmelerime.
Sen düştükçe içine,
sığlaşıyordu gözlerim deniz deniz.
Adından susuyordum,
haykırış oluyordun beynimde.
Her intiharımdan sonra,
seni inkara yelteniyordum satırlarca,
sayfalarca.

Ey sevgili!
Coğrafyamın saçaklarına yağmur tıpırtısıyla düşen ey!

Susmalarım ihbarımdır;
en çok seni sustuğum,
en çok beni gammazladığım.
Üfleyince dağılan o tortusuz aşktan ne kaldı ki elimde,
iri cüsseli ayrılık sözlerinden gayrı?

Gittim!..
Görünmeden aşka, isyana, içine...

Duydum ki,
benimle sensizmişsin hala.
Gazel yaprakları taşıyormuşsun
gençliğinin kanamalı sol yanına.

Bedbin intiharların bitmeyen valsindeymişsin.

Nikbin niyetlerin asırlık uykuda...


Cengizhan Konuş...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Uzak kentin kayıp yıldızından rivayet olunur...

Üç noktaydı susuşum,
bir virgül hatırına yazıyorum şimdi...

Üç nokta . . . Üç çığlık ? ? ? Üç ölüm ! ! !
Ve tek bir virgül ,

Kirpiklerinden aşk soluyan deli,
yırttı acının kefenini, ölü kızın kalbine dokundu bu gece...
Ve gözlerine ölüm kaçan kız,
dokunulduğu her yanından kanadı...

Bir ölünün gözlerinden düş bulaştı geceye,
gece aklını yitirdi...
Bir delinin iç çekişiyle karardı yıldızlar...
Hıçkırıkları arşı kapladı…
Bir deli ağladı…
Ölü kızın kirpikleri adedince ağladı...
Parmak uçlarından dokundu aşka...
Saçlarına notası kırık şarkılar kondurdu...

Gece; tortulu bir masalın hüznünü andırıyordu...
Üçüncü kişiler hep susmuştu...

Bir masal duyuldu sessizliğin en sığ dilinde...
Uzak kentin kayıp yıldızıydı anlatan...
Yoktu ihtilaf...
Yoktu yalan...
Bir deli ve bir ölünün masalıydı duyulan...
Avuntusuz masallara şarkılar kuran
bir deli ve masallara hep sonundan başlayan bir ölü...

Çok geçmedi…
Gülüşüne düşler inşa edilen soylu derviş,
kent harabelerinin yoldaşlığında,
gecenin en uzak saatinde, tuz kokulu bitişle susturdu masalı...
Masal yitirdi kendini…
Masal yitirdi gerçeğini…
Bir deli ağladı…
Kirpikleri tükenmişti, ölü kızın saçlarına denk düşüyordu,
gözlerinde ki keder…
Ve gece deli gömleğini giydi üstüne,
masal üşümesin diye…

Ve ben... Üçüncü tekil şahıs...
Kent masallarının yorgun yüzü...
Uzak diyarların cana ziyan hüznü...
Ben... Bir masal boyu susan...
Suskusu us'unu yumruklayan...
Bir deliyi geçmişe yazan, bir ölüyü koynunda uyutan,
bir dervişe yaslanan...
Ben yani...
Mezar boşluklarında kirpiklerini uykuya yatıran...
Kefeninin cebinde ölüm saklayan...
Ben...
Suskun şiirleriyle geceyi ayartan...

Suçluyum...
Bir son bulaştırdım ellerime...
Bir masalı yıkarcasına, bir deliyi ağlatırcasına
sustum...
“Geçmiş” dedim...
Geçmedi...
“Gelecek” dedim...
Gelmedi...
“Şimdi” dedim, dokundum masala...
Kayıp yıldız kayıplığını kaybetti...

Faili meçhul bir masalın tek sanığıydım ben...
Masal mahallinde harflerim vardı,
suçum aşikardı...
Kalem; kelamla her buluştuğunda, adın kanardı,
canım yanardı... Suçluydum evet...
Bir masalı altı harf yaşatır sandım...
Yedinciyi hiç yazmadım...
Ne zaman canın yansa,
susumu bastım yarana, usumu kanatırcasına...
Hiç dinmedin...
Sustun hep…
Ben de sustum...
Sessizliğimi tamamladı susuşun...
Bir masalın ardından suçlarını bölüşüyorduk
suskunluğumuzun...

İçim acıdı...
Masal kanadı...
Ve omuz başında kanayan masal; yalandı!
Yüreğimi burkan, kalemimi kıran,
içimi senden çıkaran bir yalandı...
Yine de...
Adını bile yazamazken sen,
adınla kanadım ben!

Şimdilerde şehirler arası yalnızlık seferleri düzenliyorum gözlerine...
İsimleri silinmiş mezar taşlarında gülümsüyorum...
Ve hala ölü çocukların gözlerinde
masallar arıyorum...
Suçluyum...
Bir masaldan arta kalan yanımla,
suçlarımın bedelini ödüyorum...

Affet beni kayıp yıldız...
Affet...
Günahsız ölümler düşlüyorum...


Fatıma Arslaner...
 

Gözyaşım.

Göz Yaşımda Saklı
 
Üyelik Tarihi
6 Haz 2013
Mesajlar
605
Aldığı Beğeniler
193
10415598_683077461740073_4541060834465626243_n.jpg


Ne Garip DeğiL mi ; . ?
ßeni Kırdığın Yerde '' Seni '' SakLıyOr oLmam . . .
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Bir mısra söylemek.
Öyle bir mısra ki, bir damla su; çölün ortasında, sıcağa inat ve başı dik...
--
Öyle bir mısra ki; miras...
Defterlerin ve kitapların hafızasına aşkla kazınmış...
Yanına bir gül yaprağı konmuş.
Bir mısra...
Yıllar sonra...
Herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde heyecanla paylaşılan.
Sevgilinin yanında...
Dostun yanında...
Bir bardak çay, derin bir nefes ve hayata merhem gibi sürülen...
Bir mısra...
--
Yeri gelir...
Saatler süren sohbetlerin...
Bir “yaşamak” sancısının adını arayışların...
Kimi zaman o tarifsiz ürpertilerin...
Yanmaların...
Yüreğin kuş olup uçacağı heyecanların...
Hani kelimeler aciz kalır ya...
Bir masum bakışın...
Anlatmaya ve anlaşılmaya muhtaç bir masum bakışın...
İmdadına yetişir.
Bir mısra.
--
Bir mısra...
Müebbet bir derin nefesin, prangalarından kurtulup özgürlüğüne kavuşmasıdır.
Nihayet; baktığını görmek, gördüğünü anlamaktır.
Üç beş kelimedir belki, hayatı taşır sırtında bütün sırlarıyla...
--
Öyle bir mısra ki; o andan itibaren sahibi şairdir.
Gayrı tek söz söylemese bile kıyamete kadar...
--
Her mısra değil! ..
Çoğu seraptır; her coşkunun ve heyecanın ve dahi hüznün gayretiyle “o mısra” zannedilmiş...
Çoğu sadece zan! ..
--
Öyle bir mısra ki...
Acıdan damıtılır ancak...
Sahibi, dönüp bakamaz “şair”liğine...
Ani ve katı bir huzurla, donuk bir tebessümdür yaşattığı.
Acının makamından, hüznün makamına yükseltir.
Çünkü o mısra...
Sahibi için, geç kalmış bir mısradır.
Çağrıldığı zaman değil, istediği zaman gelir...


Murat Başaran...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Kasım Kasırgaları
her baharda kuşlar kanat çırparmış

ben uçsam nehirler kurur, ceylanlar vurulur dağlarda
kasım gelir kasıla kasıla
kasırgalarıyla
ben uçsam mevsim hazan olur

hasret ile yola çıkmak nedir bilmez misin
yazı başka ağlar
kışı başka
biçimsiz sızılara gebe kalır geceleri
geceler sayrılı sabahlar doğurur

kırılır kanatları çocukların
üzerinden silkeleyerek gidenlerin ardından
yetimlik kolay değil bilmez misin
yıkar umudun kalesini
menevişlenen hüzün boğar gözlerindeki feri

sonbahar gelmeden sararıp dökülen yapraklar gibi
elleri solgun gülüşler toplar gamzelerinde
bırakılır gelgitlere
insafı yoktur zamanın, dil acıya keser
başlar aysız gecelerde
ayrılığı kuşanmaya başlar türküler

senin o gidişin yok mu yüreğimin orta yerine düşen
dokunsam kan damlar sarkacından
sussam kan-konuşsam kan
hangi yana baksam
hangi yana çevirsem zamanı acıdan üryan

sorma….
sorma nasılım diye
dilimden dökülen nağmeler amansızca

bari
bari bir selam yolla
varsın dudaklarının buzlu yerinden olsun
itirazım da olmaz inan
de ki…
sana umutsuzluğu gönderdim
sana uykusuzluğu
baştan aşağı gözyaşı, baştan aşağı hicran

dudaklarımda ziftlenmiş bir keder ki
küçültsem diyorum küçültsem ufalasam sensizliği
bir çığlık gibi döksem yollara tükenir mi

ah senin o hercai duruşların yok mu
kırar sözcüklerin dilini
getirir cinnetin saatini

haydi…
ya kutsa ölümü gözyaşlarınla içten
ya da beni bana ver
çek git istersen

Müsade Özdemir...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Çocukluğumun coğrafyasında büyüdü
Yaralı dizleri kabuk tutmayan hüznüm…
Şimdi hangi sevincin arkasına gizlensem,
Hep hüzünlü yanım ifşa olacak..!

Kadim Dolunay...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Öyle acılar vardır ki, onları iyi gizleyemezsek, gözlerimizden bir yolunu bulup süzülür ve yanaklarımızı ıslatabilirler.


Halil Cibran...
 

Yusufça

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Ocak 2012
Mesajlar
9,323
Aldığı Beğeniler
30,359
Konum
Bitlis
Takım
Beşiktaş
Hayat bildiklerinizin ötesinde devam etmeye karar vermişse eğer,
Sadece oturup izlemek gelir elinizden...
Fakat istedikleriniz uğruna göze aldıklarınız varsa
O zaman hayat oturup sizi izler sadece.
Doğru ve yanlış arasındaki tüm çizgiler kabullenebildiğiniz kadardır.
En iyisi için en zoru göze almayan, en kolayında kaybolur...
 

Gözyaşım.

Göz Yaşımda Saklı
 
Üyelik Tarihi
6 Haz 2013
Mesajlar
605
Aldığı Beğeniler
193
970083_508476035890775_292879649_n.jpg


Bazen bir kahve yudumlayıp, bir şarkı açarsın, susarsın ve o şarkı senin söylemek istediğin her şeyi söyler. .
 
Üst Alt