Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Edebiyat

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Çığlık çığlığa bir sessizlikten geliyorum
Boğazımda susa mahkûm edilmiş kelimeler
Usulca aralıyorum göz kapaklarımı
Kirpiklerimin öte yanı uçurum
Eğer gözlerimden bir söz kaçırırsam; biliyorum ki öleceğim
Fırtınalı bir günde patlak verecek cinayetim
Hayata sırtımı döndüm bekliyorum
Karlı istasyonda içimde kaybolmuş gibiyim
Avaz avaz suskunlukta kendimi arıyorum
Gölgeme bassam düşeceğim
Kaçarak uzaklaşıyorum
Ardımda bırakıyorum tüm iz düşümlerimi
Geceyi iki parçaya bölüyor yağan kar
İçimde sarhoş bir kadının ayak izleri
Bir oğlan çocuğu misketlerini fırlatıyor halice
Parça tesirli acılarımı cebimde taşımışım senelerce
Yanlışlarımı zaten yaşadım
Artık kendi doğrularımı yaşamalıyım

Hayat pis bir elma şekeri tadındaydı hep,
Kırmızısına aldandım
Çürüyen dişlerim değil düşlerimdi çoğu zaman
Ya hayat bize ağır geldi ya da biz hayatı ağırladık
Şimdi hangi kente sığınsam;
Kanım topuklarımda, cıva ağırlığındaNe zaman elimi yüzüme götürsem;
Bir kadının gözyaşlarında boğuluyorum
Kadın iki eliyle tampon yapıyor ağzına
Bir aşkı daha kusmamak için,
Bildiği tüm küfürler can veriyor boğazında
Karlı istasyonda soluk alıp veriyor sayıklamalarım
Boş bir banktan seyrediyorum gece yayınını
Gece benim için seslendiriyor ‘’sorma ne haldeyim’’
Kirpiklerimin öte yanı uçurum
Eğer gözlerimden bir söz kaçırırsam; biliyorum ki öleceğim

CUMHUR KARAHAN...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Kırık Umutlar Sokağı.......

dalları kırılmış ağaçlar altındayım
kırık bir kaldırım taşının üstünde
kırık bir kalbin sahibiyim
bana dokunma…
dokunsan ağlayacak gibiyim

burası kırılmış umutlar sokağı
dokunduğum her şey kırık
kime baksam
boğazında düğümlenmiş bir hıçkırık
sanki buralardan hiç ayrılmamış ayrılık…

burası vazgeçmişler sokağı…
hayaller darmadağın olmuş
sanki hiç uğramamış buralara bahar
ağaçların dallarında kırık kanatlı kuşlar …

herkes bir sebepten olmuş sürgün
herkesin kalbi birilerine kırgın…
burada sular her an durgun…
kıştan sonra baharı beklerken
aniden gelmiş bir vurgun…
ve kırık umutlar sokağına sürgün…

yüzlere hiç yakışmamış tebessüm
ağlayan taşları ilk kez burada gördüm
belki ben de ağlarım
bir ağacın altında biterken ömrüm…
aşkı belki ben de anlarım
bir sonbaharda gelince ölüm…

AHMET BOZKUS...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe


Yalnızlık ömür boyu derim
Mavi bir gecede yalnızlığımı düşlerim
Taşlarım beni rahatsız eden dalgaları
Kızarım hışırtılar çıkartan dallara.

Karanlıklar içerisinde tek bir beyaz doğururum.
Beyazın içerisine imkânsızı koyar
İmkânsızı düşler
İmkânsıza âşık olurum.

Karıştıracağım saçlarımı birbirine
Mat renkler seçeceğim özenle
Düşüncelerden düşüncelere atlayacağım
Hep yalnız kalacağım.

Kurumuş bir yaprak gibiyim
Dokunulan her yerim kırılıyor
Soldum yalnızlığımla beraber
Dirilemem biliyorum.

Ersin Demir...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe

Yenildim!
Ben köleydim eylül! arzın sırtlarında,
Artık susacağım lakin;
Mavi bir düş kurmalıyım önce,
Kaf dağı ruhumu almalı
İstila etmeli aklımı...
Eski bir umutla geldim içimde
Bütün şarkılar yalan söylüyor burada
Yine de geldim,
Bir tek yağmurdan yok şikayetim..
Bu öfke benim değil eylül!
Solgun bir gün nasıl başlarsa
Puslu şehirde,
Öyle anlatmalıyım belki de
Yüreğime ağrı salan bu köhne azabı..

Birazdan başlar gece
Tüter içimde dinmez hüzünler
Gel avuçlarına dökeyim göz yaşlarımı
Anlatayım yaralarımı neyle sardığımı
Şimdi aşktır daveran damarlarımda
Şimdi kırılır zincirleri kölelerin
Dinle! geçmeden güzelliğin,
Nasıl savrulur insan aşksız kentlere,
Öğren! nasıl bulutlanır gözleri insanlığın...

Kalbim ah kalbim viran kalbim!
Hırpani bir akşam
Düştüğüm kuyu
Ay ışığıyla dolar mı kalbim!?

Şimdi gözyaşlarımı katarak sözlerime
Dinle yüreğimden bu şarkıyı
Söyle güneşler neden ölüyor?
Neden artıyor kalabalıklar?
Eylül! Ağular ekilmiş gözlerime...

Yüreğin burkabilir ama dinle!
Hazırım kalbini onarmaya
Eylül öyle eksik ki hayat!
Yüklenir sınırbilmez hüzünler
Yüklenir kalbin kapılarına.

Demlenince zaman
Büyür azar azar intihar’
Gecenin gözleri siner yalnızca
Tedirgin yürüyüşler sonrasında
Sen gelirsin zaman sürgünü yüreğime
Bilmezsin ki sen ,uzuyor karanlık,
Kırılınca kalem kırılıyor harflerim de
Bilmezsin, bilemezsin...

Sabahları kınadır rengi suların
Seni düşlemeye yetmez zaman
Önüm ardım cinnet
Kargaşa dört tarafıma örmüş duvarını
Bir gece ,söz kesilir
Sen gelirsin düşlerime eylül
Tutarak hüznün avuçlarını
Salınırsın düş bahçemde
Ey kalbim sanırım her şeyden çok
Masumluğun kirlenir ilk yağmurda...

Haydi saçları hep ırak çocuk!
Haydi dolan masallarda!
Bak işte ağardı tanyeri
Kuşları koşturan sevince koş
Bırak bağımsız bu türkünün bayrağını
Dikeyim yaşamaktan yorulmuş
O eylül gözlerine...

Eylül sen de gel!
Ellerinden tutarım
Aydınlanır belki kalbim
Sessiz ve kelimesiz gel
Kimseler bilmesin yaşadığını
Kutsal bir emanet gibi
Sığdırayım seni yürek ülkeme..
Sular uyansın kan uykularından
Şarkımız yükselsin gökyüzüne
Çember peşinde koşan çocukluğumla
Biz de girelim o çocuk masallarına...


HİKMET KIZIL...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Gözlerin dokunuyor kalbime ey cefakar
Öyle uzun bir hicran sundunki hayatıma
Zehrini yudumluyor ruhum melankolini
Lambalar sırılsıklam gönlümde sönmesin yar
Ellerin ab-ı hayat, gülüşün yar, sesin yar
Rüzgar mıdır, yağmur mu dumanlı bakışların
İrkiliyor durmadan bedenim, hülya mıdır
Neş'eme ızdırabın çektiği perdesin yar
Umudumun maviye büründüğü yerde mi
Mahulyam, ey şebnem edalım, nerdesin yar

Unutma ceylanların çölleri sevdiğini
Toprak neva sırrını ezberliyor göklerin
Renkler uğursuzluğu fısıldayıp duruyor
Ülfetim nevbaharı bekliyor, bilesin yar
Zarif bir düğüm gibi duruşun yar, sesin yar
Gülleri incinmesin masum dudaklarının
Aldırma, leylakların solduğuna içimde
Ruşenimsin ey canım, beyaz bir lalesin yar
Işığısın şehrayin kalıntısı ömrümün
Sensizim, avareyim; durmayıp gelesin yar

Esrarengiz şarkılar dinliyorum geceden
Neden ıslak bilmem ki, çehresi yıldızların
Mestediyor ruhumu endamın, ey cefakar
Eridim; ırmağına döküldüm; şulesin yar
Neden resimler gibi hercaidir sesin, yar
Ey deniz yürüyüşlüm, ey hüznümün kaynağı
Küskün ırmaklar bile benden daha mutludur
Şafakta billur olup, gönlüme giresin yar
Eski umutlarımın son bulduğu yerde mi
Sihirli akşamların ülkesinde misin yar

İlkin şakayıkları okşayan parmakların
Nedense, kanatlanıp uçtu yalnızlığıma
Anladım aynaların seni kıskandığını
Yüzünün nakışını özledim bilesin yar
Şeydayım, efkarlıyım; duyup da gülesin yar
Efsunlu duygularla sarsılıyor benliğim
Hasretim ey cefakar, süreyya gözlerinde
Ebedi nalan oldu gözyaşım; silesin yar
Pusatsız suvariler gibiyim yollarında
İntizarın alnıma vurduğu halesin, yar

Çeşmeler kurumaya yüz tutmuşsa içimde
İklimler lanetini kusuyorsa ötenin
Mahşere aralanan kapıdır şimdi zaman
Dil-rübasın, nümayiş sultanı, didesin yar
Ellerin ıtır dalı; duruşun yar sesin yar
Çakıyor yüreğimde şimşekleri ferdanın
Işık ol, perdesinden kurtar beni sevdanın
Nerdesin? ..Rüyada mı? ..Sanki mazidesin yar
Lalezarı solgundur melal yolculuğunun
Ilıksın, uykudasın, safsın, güzidesin yar

Yasaklara nigehban olma, ey mah-ı zemin
Orkideler seninle büyüsün bahçemizde
Rahmeti özümleyen bir bende-i numune
Olalım yeryüzünde, ey can, hep tazesin yar
Gurbetin lisanıdır gülüşün yar, sesin yar
Üflerken erdemini maveradan hicabın
Zümrüdüanka neden alev alev yanıyor
Ey enis-i mücella, sen ki, yelpazesin yar
Limanısın ruşenimin bela okyanusunun
Semadan damla damla inen firuzesin yar

Esirinim; ey nur-u nigahı, m, yakma beni
Sonsuzlığa seninle varalım, ey cefakar
İliğime işledin; no'lur, bırakma beni
Nazlısın; nazarındır ufuklarımı saran
Ayrılık acısıdır damarlarımda kıvranan
Yorgunum, yaralıyım; no'lur, bırakma beni
Şahikasın; şavkınla tutuştu hücrelerim


Esirinim; ey nur-i nigahım, yakma beni


Nurullah Genç...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe

Bir susarsın
Bin duyurmak istercesine,
Ama yol bu ,yürümeden tükenmiyor.
Gitmiyorum bilerek
Çünkü ,bu ağrılı umutlarla yürüsemde tükenmiyor!

Gelir,bilirsin geldiğini,
Yaklaşır bir kara adam edasıyla,
Sen çocuksundur,
Bilmezsin düşüncelerin hain olduğunu
Ve
Düşlerin bir iki kullanmayla kurutulduğunu.
Anlamazsın o koca adam bakışlarını
Çocuksundur
Kapanır kapılar, açılır perdeler,
Hep oynuyorsundur.

Gider,bilmezsin niye..
Aslında o gitmemiş,sen kalmışsındır.
Aralarsın çocukluğunu
Anlarsın ki vakti değildir saklanmanın.
Oyun çoktan bitmiştir.
Ve sen;
O kanamalı hüzne sobelenmişsindir.
Ondan sonra hüzün hep gelir...

alintidir...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Söylesene ey tuzu kendinde saklı yaralarım,
Hangi hüzzam şarkısının
Unutulan sözleriydim ben.
Hangi makamda recm edildi cümlelerim ?
Ey nemini kirpiklerinde saklayan yaşlarım
Söylesene..

Sen kendini öldürmeye yeltendikçe
Daha kaç satırın katline soyunacağım ben.
Sen siyahı üzerine bir bahar diye giydikçe
Hangi nehir kirli yüzüme yataklık eder de
Temize çekerim kundaktaki çocuğumu..

Bu kaçıncı sabah,
Bu kaçıncı gün,
Topuk seslerinin aceleci sesinin
Yarı uyanık uykularıma denk gelmeyişi.
Nasıl bir boşluktur ki bu,
Adımın tek bir harfinin o boşlukları dolduramayışı.

Suskunluğunun orucunu bozmaya niyetleniyorum.
Bir günah düşüyor perdelerime.
Boylu boyunca yatırılıyorum musallaya.
Kalkmak isterken,
Toprağın yüreğine düşürülüyorum.
İç ceplerimde saklı duran
Fotoğraflarından sorguya çekiliyorum.
Hükmü ne olursa olsun,
Ben senli hayata hediye edileceğim biliyorum.

Cümlelere sığmıyor artık özlemin.
Bir nehir taşıyamıyor artık senli harfleri.
Akıbetini bilmediğim bir ömrün içinde
Bir paranteze sığınsa da adlarımız,
Sevdaya dahil edildi yaralarımız.
Yara dediğime bakıp
Hemen gözlerine hüznü perde etme.
Bizdeki yara mutluluktur sevgili.
Ki biz bu sevdayı acıdan doğurmadık mı ?

Soğuk bir kış gecesinin sabahında
Es geçilse de yaralarımız,
Bir dirhem umut,
Bir avuç huzurla mutlu olacaktır yarınlarımız..



ISMAIL SARIGENE...
 

Yusufça

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Ocak 2012
Mesajlar
9,323
Aldığı Beğeniler
30,359
Konum
Bitlis
Takım
Beşiktaş
Boğazıma takıldı sevdan.
Üç kere sırtıma vur helâl de;
Alışık değilim harama, ondan olacak heralde...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Şehrim üşüyor bu gece,hava tam kar havası,ufkun kırmızıya çalan teninden kar taneleri dökülüyor...
Eskisi kadar karanlık değil gece....

İçimde incinmişliğim....
Yüklenip acıya dair ne varsa içimde,gecenin kıyısına çıkıyorum bu gece...
Geçmişime bakıyorum.Yaşanmışlıklarıma ,yaşanmamaşlıklarıma ve bir türlü tamamlamayı beceremediğim,yarım kalmış kendime......

Ne zaman içime biraz fazla baksam,yükseklik korkum depreşir....İçimdeki yarda arıyorum yarin izini....İçime düşemekten ve bir daha bulamamaktan korkarark kendimi,dalıyorum içimin karanlık dehlizlerine,yüreğimin kapısına "kendimi aramaya gittim , az sonra geleceğim"i asarak....

Garip bir duygu gelip yerleşiyor gönlüme....Sözler ateşini körüklermiş ya ızdırabın,yazmak gelmiyor içimden bu duguyu.....

Herşeyi ,herkesi anlarım da beni hayallerimden,umutlarımdan ve geleceğimden vuran sen olmamalısın ey yâr....
Bunu kaldıramam....

Anlatamadıklarımı saklıyorum gecenin koynuna....

Beni üşüten bu yokluk...
Beni üşüten bu gece....
Beni üşüten bu hava....

Geceye sakladığım hüzünler bir bir çıkıp yerinden gelip yerleşiyorlar içimin boşluğuna ve mayasına hüzün katılmış gözyaşları çiziyor yanaklarımı....

Kendi kendine hep gurbet olmuş,kendinin sılası olmayı becerememiş ben....
Mevsim bahar.....Şehir kurtuluyor eski renginden.....
Bir ben beceremedim içimin dağlarını yeşertmeyi..

...alintidir...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
konuşamıyorum
uysal deliliklerin
sararmış saçlarına verdiğimden beri
sözümün kilidini...
kulaklarım
çakal ulumalarına karşı
yarasa tüyleriyle boğuşur
dağılan cüzlerini
toplarken kalbimin
gecelerde
üç kalem kırılganlığı içimde
üç med-cezir sarhoşluğunda deniz
üç yara var içimde kanayan
konuşamıyorum...



neden sessizdir mezar taşları
neden susmuşsa akrepler
sanki
elleri kınalı gelin sessizliğinde gece
gecenin soğuk nefesi
geziniyor usul usul
gençliklerin dağ yarması ensesinde
sisliklere kanatlanan kuşlar geliyor
gözlerimin beyaz perdesine
şafakların
önce ufka doğduğunu söyleyen
mısralar dudağıma tıkanıyor
tellerde kalıyor melal bakışlarım
üç dağa çarpan
üç ırmak var ellerimde kaynayan
üç vadiye kapanıyor ayağımın patikası
konuşamıyorum...



tabut tahtaları çakmalıyım caddelere
barışmaya dair
ne varsa yaprakların yeşil yeşil uçuşan nefesinde
dökmeliyim içimden caddelere
iksiri çözülüyor
al çamurlara batmaların
hırsız yutağına duruyor
gençliğin yaldızlı gömütleri
gömleğime iliştirilen uyumsuzdur tırnağı
dirseklerimin nasırını yokluyor
geceleri...
zihnimde yeşeren üç başak
üç damla kan damlıyor saçlarıma
üç damla yaş dökülüyor gözlerimden
açılıyor yüreğimin kilidi
donuyor dişlerim sesim
gecenin karasında
konuşamıyorum...



Gökhan SERTER...
 
Üst Alt