Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Çıkma yollara
Sildim ayak izlerimi
Ömrüme yağmur düşüren
Camlardan bakıyorum şimdi sana
Her yer koyu bir yalnızlık
Aynalarda yitik gecelerin izleri var
Hüzünler bozuyorum güneşi olmayan sabahlara
Çıkma yollara
Üşürsün göçüklerim altında
Unut gitsin
Nasılsa kimsenin haberi yok
En sevdiğim güllerin dibine döktüm umutlarımı
Ayrılık vaktinin evvel zamanı
Şimdi düşlerimden sızıyor geceye
Hiç bahar gelmeyecek yediveren güllere
Ne yazık
Asıyorum şimdi tüm cümleleri
Geçmiş zaman eklerine
Bir gün düşecekler
Gül bahçelerine
Bu dünya bir kuyu , havasız çömlek;
Daralıyorum !
Kelime manayı boğan bir gömlek !
Paralıyorum !
Allah ismi varken lûgat ne demek !
Karalıyorum !
Kapımı , buyursun diye o Melek;
Aralıyorum !
Ben kimseye kusursuzum demedim.
İnsan doğası gereği hatalarımız ve kusurlarımız oldu.
Ben kimseye mükemmelim de demedim.
Çünkü etten kemikten bir insandım neticesinde.
Ama ben herkese gönlümdesiniz dedim
evet doğrudur dedim kusurlu da olsanız seviyorum dedim.
Kimseyi bir kalıba sokmak için uğraşmadım.
Sadece sevdim sevilmeyi beklemekte değildi niyetim.
Belki içilen kahvelerin hatrı olsundu yeterdi.
Belki güldüğümüz sohbetlerin anısı olsun yeterdi.
Olmadı mı?
Olmadı tabi çünkü siz sevmeyi beceremediniz.
Çünkü siz; kalbimdeki yerinizi bilemediniz...