Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
(Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerîke leh lehü´l-mülkü ve lehü´l-hamdü ve hüve alâ külli şey´in kadîr.)
(Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O bir ve tektir. O'nun ortağı yoktur; mülk yalnız O'nundur; hamd O'nadır. O her şeye gücü yetendir.)
diyecek olursa; bu onun için İsmail soyundan bir köle azad etmesine denk bir ameldir. Ona on tane hasene yazılır, on tane günahı silinir, on derece yükseltilir. Akşam olana kadar şeytana karşı himaye altında bulunur. Eğer akşamı edince bunları söyleyecek olursa sabahı edene kadar aynı şeyler onun için söz konusu olur.
Hammad dedi ki: Bir adam Rasûlullah'ı (Sallallahu Aleyhi Vesellem) rüyada gördü: Ey Allah'ın Rasûlü! Ebu Ayyaş senden şöyle şöyle bir hadis nakletmektedir (diye sordu). Allah Rasûlü (Sallallahu Aleyhi Vesellem): Ebu Ayyaş doğru söylemiştir, dedi. [1]
(Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerîke leh lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.)
(Allah'tan başka ilah yoktur. Birdir. Ortağı yoktur. Mülk O'nundur. Hamd O'nadır. O her şeye kâdirdir.)
"Bunu bir günde yüz kere söyleyen on köle azad etmiş kadar sevap alır. Bununla ona yüz hasene yazılarak ondan yüz günah silinir. Akşamlayıncaya kadar o gün şeytandan korunur. Bundan daha çok amel işleyen bir adamdan başka hiç kimse onun getirdiğinden daha faziletlisini getiremez."[1]
Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bir gün sabah namazını kılmak üzere erkenden yanımdan çıktı. Daha sonra kuşluk vaktinden sonra geri döndü. Cüveyriye hâlâ oturuyordu. Allah Rasûlü (Sallallahu Aleyhi Vesellem):
'Hâlâ yanından ayrılırken seni bıraktığım durumda mısın?´ diye sordu. Cüveyriye: Evet deyince, Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurdu:
Andolsun senden (ayrıldıktan) sonra dört kelimeyi üç defa tekrarladım. Eğer bunlar sabahtan beri senin söylediklerinle tartılacak olursa hiç şüphesiz benim söylediklerim seninkilerden ağır basacaktır. (Söylediklerim şunlardır):
Resululah (s.a.), bir adamın; namazdan sonra Allah’a hamd etmeden, Peygamber aleyhisselâm’a salât ve selâm getirmeden dua ettiğini işitti. Bunun üzerine Resulullah (s.a.): “«Bu adam acele etti» buyurdu. Sonra o adamı yanına çağırdı. Ona veya bir başkasına: «Sizden birisi, dua edeceği zaman ilk önce Allah’a hamdü senâ etsin, sonra Peygamber (s.a.)’e salât ve selâm getirdin. Daha sonra da dilediği şekilde dua etsin.» buyurdu.”
Ebû Muhammed Ka’b b. Ucre (r.a.)’tan rivayet edilmiştir:
“Resulullah (s.a.), (bir gün) yanımıza çıkagelmişti. Ona ‘Ey Allah’ın Resulü! Sana nasıl selâm vereceğimizi öğrendik, fakat sana nasıl salavât getireceğiz?’ diye sorduk. Bunun üzerine Resulullah (s.a.): ‘Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdun mecîd. Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdun mecîd. (Allahım! İbrâhîm’in ev halkına rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve Muhammed’in ev halkına da rahmet et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin. Allahım! İbrâhîm’in ev halkına hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed’e ve Muhammed’in ev halkına da hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin.)’ diye dua ediniz, buyurdu.” [1]